Pankart soruşturmasında 4 ODTÜ'lü tutuklandı

Pankart soruşturmasında 4 ODTÜ'lü tutuklandı

ODTÜ'deki mezuniyet töreninde taşıdıkları pankart nedeniyle gözaltına alınan 5 öğrenciden 4'ü tutuklandı. Öğrencilerin "hakaret" suçlamasıyla tutuklanmasına gerekçe olan pankart, 2006 yılında da dava konusu olmuş ve mahkemece bu iddia reddedilmişti.

Orta Doğu Teknik Üniversitesinin (ODTÜ) mezuniyet töreninde taşınan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hakaret içeren pankarta ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 şüpheliden 4'ü tutuklandı.


ODTÜ'deki pankarta gözaltılar


Ankara Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerin ardından adliyeye getirilen şüpheliler, soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdikten sonra mahkemeye sevk edildi.


Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden pankartı taşıyan D.C.Y, B.A. ve F.E.D. ile pankartı hazırladığı tespit edilen Ö.K, tutuklandı. Pankartı bastığı belirlenen Ş.D. ise serbest bırakıldı.


ODTÜ'de 6 Temmuz günü yapılan diploma töreni sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren pankart taşınmasıyla ilgili 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Pankarttaki karikatür 2006'da da dava konusu olmuş, beraat etmişti


ODTÜ'lülerin Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla tutuklanmasının gerekçesi olan "Tayyipler Alemi" isimli karikatür 2006 yılında Penguen dergisi çizeri Erdil Yaşaroğlu'nun kaleminden çıkmış, o dönemde de 40 bin liralık tazminat davasına muhatap olmuştu. Yaşaroğlu'nun Cumhuriyet çizeri Musa Kart ile Evrensel çizeri Sefer Selvi'nin karikatürlerine tazminat davası açılmasına tepki olarak çizdiği karikatürle ilgili açılan davayı, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi reddederek beraat kararı vermişti.


Mahkeme kararı: 'Fikir ve düşüncülerin serbestçe açıklanabilmesi toplumun demokratikleşmesine katkıdır'


Mahkeme kararında ise şunlara vurgu yapılmıştı: "Geniş kitlelere ulaşan karikatürlerle ilgili davada, hukuka ve adalete duyulan güvenin sarsılmaması için hâkim siyasi bir refleksle hareket etmemeli. İnsanlar karikatürler nedeniyle gülünç duruma düşebilir. Bu durum karşısında kişilik haklarının ihlal edildiği her zaman ileri sürülebilir. O zaman da karikatürün aslında bir sanat türü olmadığı, sadece hakaret etmenin bir yolu olduğu sonucu çıkar ki bu sonuç da karikatürü tamamen yasaklamayı gerektirir.


Bilim insanları ve sanatçıları, düşünürleri, yazarları, şairleri tazminat silahı ile susturulmuş bir toplumda ilerlemeyi sağlayacak fikir zenginliği ortamının oluşması beklenemez. Fikir öyle bir şeydir ki, kimine göre doğru olan öbürünün doğrusu olmamaktadır. Hatta bu doğrular zamana göre kişinin kendisinde bile değişebilmektedir. Düşünce ve fikirler olumluyu değil, olumsuzu da içerebilir. İncitici, aykırı ve endişe yaratıcı da olabilir. Önemli olan değer yargılarına ilişkin düşünce ve fikirlerin serbestçe ifade edilebilmesidir. Çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereği olduğu için demokratik toplumun temel taşlarından biri, hatta en önemlisi düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğüdür.


Sanatçıların fikir ve düşüncülerini serbestçe açıklayabilmesi ile toplumun demokratikleşmesine katkısı göz ardı edilemez. Toplumu etkileme ve ileriye götürme gücüne sahip olan davacının, sahip oldukları güç nispetinde eleştiriye açık olması ve katlanması gerekir. Bu nedenle karikatürlerin hakaret amacı taşımadığı, kişilik haklarını ihlal etmediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.”



 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS