Mustafa Denizli'den Diagne sözleri

Mustafa Denizli'den Diagne sözleri

Kasımpaşa Teknik Direktörü Mustafa Denizli, İHA’ya çarpıcı açıklamalar yaptı. Yabancı kuralından VAR sistemine, eski yıldızı Diagne’den milli takımın Şenol Güneş kararına kadar her soruya içtenlikle cevap veren Denizli, özellikle 6+2+2 olarak değişmesi gündeme gelen yabancı kuralına tepki gösterdi.

3 büyük kulübü şampiyon yapma başarısı gösteren, A Milli Takım’ın başında başarılara ulaşan, şu anda Kasımpaşa’nın başında bulunan Teknik Direktör Mustafa Denizli, İHA’ya çok özel açıklamalar yaptı.


Eski golcüsü Diagne’nin Galatasaray’daki performansına değinerek sözlerine başlayan tecrübeli teknik adam, yıldız oyuncunun henüz özgüven kazanamadığını belirtti. Kendilerinin de Diagne’den doğan boşluğu doldurmaya çalıştıklarını söyleyen Mustafa Denizli, “Bu oyuncunun yerine birini arıyoruz. Performansa bakıp bulduk desek 'Hocam yapma, tabloya bak' derler. Bulamadık henüz. Bu boşluğu farklı şekillerde kapatmaya çalışıyoruz. Esas olan şu; bir futbolcu gider, bir futbolcu gelir. Futbolcunun takım dediğimiz bu grupla doku uyuşmasının uyması gerekiyor. Diagne’nin Galatasaray’daki çalışma temposu belki bizden daha fazla. Ama bu durum, kendisinin başarılı olma şansını artırmıyor. Biz maalesef futbolcuyu her zaman bireysel olarak değerlendiriyoruz.


Futbolda futbolcunun performansını bireysel olarak değerlendirdiğiniz zaman doğru sonuçlara varamazsınız. Futbolcuyu çevresiyle beraber değerlendirmeniz gerekir. Sağı, solu, arkası, önü, bu gibi ilişkiler yumağı futbolcuyu farklı kılar. Bizdeki ortamı Galatasaray’da bulamadı. Galatasaray’da o bölgelerde oynayan oyuncuların kalitesi, bizim futbolcularımızın kalitesinin altında mı? En kötü şartlarda eşitler. Ama saha içi dili dediğimiz faktör henüz Galatasaray’da oluşmadı ve Diagne bunun sıkıntısını yaşıyor. Daha büyük sıkıntı, bir futbolcu gündemi ve kamuoyunu bu konularla meşgul ederse, bu konularla ilgili bazı grupların beklentisini yukarıya çekerse, bu beklentilerin de karşılanmadığı 2-3 hafta geçerse, burada algılar değişmeye başlar. Bu durum, futbolcu üzerinde son derece olumsuz bir faktördür. Diagne bunu da yaşıyor olabilir.


Bir futbolcu ister 20 yaşında olsun, ister 28-30 yaşında olsun bundan kurtulamaz. Dolayısıyla Diagne’yi izlerken onun adına da, ona bu kadar umut bağlayan ve bu kadar yatırım yapan takım adına da düşünüp üzülüyorum. Belli noktalarda çok iyi meziyetleri var ve bunu rahat kullanamıyor. Futbolcu güvenini kaybettiği zaman durum değişiyor. Dünya üzerinde kim olursanız olun, ister en büyük yıldız olun, isterse de son derece genç ve vasat bir futbolcu olun, hissettikleriniz ve yaşadıklarınız çok farklılık göstermez. Diagne bu rahatlığı hala bulamadı ve hala belki de soru işareti. Diagne güvenini kaybetti demeyelim kazanamadı diyelim” ifadelerini kullandı.


“Fatih Terim, Diagne’ye müthiş yardımcı oluyor”


Diagne’nin şu anda attığı gol sayısının, hiç gol atmaması halinde dahi gol krallığına yetebileceğini belirten Mustafa Denizli, “Biraz abartılı olur belki ama, Diagne bundan sonra hiç gol atmasa bile belki gol kralı olacak. Böyle bir lig yaşıyoruz. Ama çok ciddi beklentisi olan, ciddi maddi manevi yatırım yapılan bir futbolcu. Onu biraz tanıdığım için saha içinde neler hissettiklerini, koşarken, topla buluştuğu anda yakın çekimde vücut dilinden beynini okumaya çalışıyorum. Bazen Fatih hocamızla konuşuyoruz ve müthiş yardımcı olmaya çalışıyor Diagne’ye. Bu söylediklerimi o da bilen bir insan. Tecrübe dediğimiz faktörü, genç oyuncular üzerinde nasıl kullanacağını en iyi bilen insanlardan birisi. Buna rağmen çok kolay değil. Kim olursa olsun çok kolay değil. Bu tip beklentisi olan futbolcular bu sıkıntıyı yaşar. Yerini doldurabildik mi, henüz dolduramadık.


Bizim yaptığımız transferler 20 yaş grupları. Takım ikinci yarıya kötü başlayınca, kendi adlarına ‘Acaba bu sonuçlarda bizim de sebebimiz var mı?’ diye düşünmeye başladılar. Bu sıkıntıyı yaşadık biz de. Daha tam çözemedik. Belli performans yükselmeleri oluyor ama tam çözemedik. Sonuçlar bize yardımcı olmadı. Sonuçlar düşündüğümüz paralelde gitseydi, belki bu oyuncuların tamamından istifade edecektik. Bu rahatlığı bulamadık ve dolayısıyla onlar adına ve bizim adımıza da şanssızlık oldu. Güven dediğimiz faktörün kaybedilmesi ya da kazanılması adına çok iyi oynayıp kaybettiğimiz maçlar oldu. Bunu bütün kamuoyu biliyor. Bu durum da bazen ‘İyi oynasam da kazanamıyorum’ düşüncesini yerleştiriyor. O zaman iyi oyunu da kaybedersiniz. Biz 3-4 haftalık periyotta bunu kaybettik ama sonrasında Allah’a şükür dönme şansımız oldu” diye konuştu.


“VAR sistemi adaleti sağlıyor ama önemli olan niyet”


Bu sezon başından itibaren uygulamaya koyulan VAR sisteminin artıları ve eksileriyle ilgili soruyu yanıtlayarak sözlerine devam eden Mustafa Denizli, “Her sistemin artıları ve eksileri vardır. VAR sisteminin karşılığı, adaletin kaybolmaması adına yapılan bir sistem. Futbol kesintiye uğramaması gereken bir oyundur ve mümkünse asgari pozisyonda kullanılmalı. Belki birçok maçın neticesi değişti bu sistem sayesinde. Türkiye’de bu sistemin gelmesini en çok isteyen kurumlardan birisi belki de hakemlik kurumuydu. Bir gün Cüneyt hocayla bir kurulda beraberdik. Sistem henüz gelmemişti ve fikrini sordum. “Ben insanım, hata yapabilirim. Bunun karşılığı benim yuvamın huzurunun kaçması mı, kişilik algılarımın bozulması mı ya da beni daha farklı düşüncelerle ortaya mı koymaları gerekiyor. Hata yapmayan insan olur mu?” dedi.


Bunu söyleyen belki de dünyanın en iyi hakemlerinden birisi ve belki de birincisi. ‘Aman hata yapmayayım’ baskısı insana hata yaptırır. Yüzde 51 penaltıysa penaltı verilsin diye yazmıştı bir arkadaşımız. Şimdi burada yüzde 51 bile haktır. Ama bu sistem, bunu ortadan kaldıran ve adaleti sağlayan bir sistem. Bu durum büyük ölçüde telafi edildi ama sıfıra inmesi mümkün değil. Türkiye’nin aynı kalitedeki iki hakemine pozisyonları izletin, yüzde 15’inde farklı kararlar çıkar. Futbol yorum işidir. Pozisyon yorumlamasına gelirsek, ben pozisyonu hakemden iyi yorumlarım. Çünkü futbola saha içi ve dışında 50 yılımı vermişim. Bir insanın vücut dili, koşuyu ne için yaptığını sana gösterir. Mesela bir pozisyonda ben hakem olsam, oyuncu kırmızı kart görmesin diye, koşuşundan dolayı düdüğü çalarım. Bunu kırmızı kart görmemesi için çalmam aslında, gittiği adam sakatlanmasın diye çalarım. Ben uzun süre dünyanın en iyi hakemlerinden Marcus Merk’le program yaptım. Onunla anlaşamadığımız, onun haklı olduğu ya da benim haklı olduğun bir sürü pozisyon vardı. Hakem futbolun ruhunu saha içinde kaçırabilir. Çok iyi hakem olabilirsin ama bunu kaçırabilirsin. VAR sistemi adil bir sistem ama neticede birisi yorumluyor. Bizde bir laf vardır; öküzün altında buzağı aramak. Her öküzün altında buzağı aranır mı, böyle bir ülke olabilir mi? Niyet işte” açıklamasını yaptı.


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS