Spor yazarları, Galatasaray - Beşiktaş maçını yorumladı

Spor yazarları, Galatasaray'ın Beşiktaş karşısında aldığı 2-0'lık galibiyeti köşesine taşıdı. Yazıların genelinde özne Fatih Terim oldu. İşte spor yazarlarının maç hakkındaki yorumlarından bazıları:



Şansal Büyüka (Milliyet)
Galatasaray, bildiğimiz, tanıdığımız, alıştığımız Galaasaray gibi başladı... Aslantepe’nin Aslan’ı gibiydi... Tıpkı bundan önceki maçlarda olduğu gibi... Bizi şaşırtan, hayal kırıklığına uğratan Beşiktaş oldu... Perşembeden pazara üç gün geçmişti ama sanki Beşiktaş bu üç gün içinde Kadıköy’den Aslantepe’ye gelememişti...

Oysa Aslantepe’de oynuyorsan, karşında Galatasaray varsa, bire bin katacaksın, pozisyonunu çok dikkatli alacaksın, fırsat yakalarsan “hovarda“ gibi harcamayacaksın.

Uğur Meleke (Hürriyet)

Eğer bu sezonu Galatasaray şampiyon tamamlar, Gomis de kupanın yarısını ben eve götüreceğim derse, pek fazla itiraz edemezsiniz herhalde! Türkiye’ye belki bu adamdan daha iyi gol koklayanı gelmişti, daha kuvvetlisi gelmişti, ama onun kadar komple bir santrfor gelmemişti bence. Gomis’e bir takma isim verecek olsam, “Bay Doğru” derdim; çünkü bu adam kadar doğru oynayanını, efektif oynayanını, her zaman/her durumda gerekeni yapanı görmemiştik bu ülkede…

Mehmet Demirkol (Fanatik)
Beşiktaş, Allianz Arena’da dahi bu kadar pastan uzak oynamamıştı ilk dakikaları... O maçta kırmızı kartın hemen öncesinde baskıyı gören Güneş, savunmayı ‘uzun oynayın’ diye uyardığından beri Beşiktaş baskı görünce vuruyor. Terim, bu riski Donk’un Talisca üzerinde kuracağı baskıyı hesaplayarak almıştı. İki kanatta Q7 ve Babel ve sonra Lens’i de oynatmamayı başardılar.

Alvaro Negredo’nun sakatlığı sonrası santrfora santrfor değişikliği yapmayışı Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in en büyük hatası oldu. Vagner Love bir maç oynayacaksa o maç bu maç olmalıydı. Çünkü onun için bunda daha uygun bir savunma göbeği yok. Fatih Terim belki tam bir dış saha oyunu bulamadı ama bu ön alan baskısı ve Donk’lu oyunla bir derbi oyunu bulmuş görünüyor.

Ali Ece (Fanatik)
Galatasaray’ın en büyük iki kozundan birisi Mariano’nun erkenden sakatlanıp çıkması dahi Sarı- Kırmızılılar’ın havasını bozmadı. Mariano sakat değilken bile zaman zaman Linnes’e forma veren Fatih Terim, Linnes ile de hedeflediği oyunu oynatmayı başardı. Galatasaray, Başakşehir galibiyetinin ilk yarısındakine benzer şekilde en doğru zamanda frene en doğru zamanda gaza basarak oynadı.

İlk gol çok önemliydi: Nagatomo, çizgiyi çok iyi kullanıp çok kritik bir asiste imza attı. Gol Fernando’nun ayağından gelse de golü sağlayan Gomis’in usta işi aldatıcı koşusuydu: Fransız santrfor, tek hareketle adeta tüm Beşiktaş savunmasını hipnotize etti! Negredo sakatlanınca Love girmeyecekse, Love neden alındı? Hazır değilse diğer santrforlar neden yedek kulübesinde?

Kenan Başaran (Hürriyet)

Temel olarak Beşiktaş, ‘Süt Kupası’ dediği Ziraat Türkiye Kupası yarı finalini gereksiz yere önemseyip tarihi bir hata yaptı ve Süper Lig; daha da önemlisi Şampiyonlar Ligi’ni de feda etti.

Cem Dizdar (Fanatik)

Avrupa’nın kalite değil ama çekişme açısından ‘En havalı ligi’nde şampiyonluk yarışındaki iki takımın maçının ‘dingin ama gergin’ geçmesi anlaşılır bir durum. ‘Dingin’ geçen ilk devrenin en önemli notu, Muslera’dan gelen topa Gomis’in ‘tık’ kafa vuruşu ile başlayıp golle biten akınını Beşiktaş defansının çaresizce izlemesiydi.

Önemli bir not da, sakatlanan Negredo yerine santrfor yerine tartışmalı karakter Lens’in sahaya gönderilmesiydi. Doğra savunma, doğru hücum İkinci devrenin ilk aksiyonu Babel’in karşı karşıya pozisyonda atamaması oldu. Ardından Şenol Güneş defansın aksayanı Pepe’yi alıp sahaya Vida’yı gönderdi ama bu hamleyle Tosiç’i attıran penaltı süreci ile maçın da bitimi oldu. Kalesini doğru savunan Galatasaray, doğru örgütlediği hücumlarla zaten yüksek olan şampiyonluk şansını iyiden iyiye yükseltirken, demoralize Beşiktaş ikincilik şansının de epey uzağına düştü.

Erman Toroğlu (Fotomaç)
Beşiktaş sadece maçı değil, şampiyonluğu da kaybetti. Ama maçtan evvel bazı şanssızlıkları vardı. Mesela Caner'in oynamaması, Pepe'nin ve Negredo'nun sakatlanması... Hepsi üst üste geldi. Galatasaray'da mücadele etmeyen yoktu. Kötü oynayan da yoktu. Herkes savaştı... Ama Nagatomo diye bir adım vardı. Tam bir Japon ahlakıyla oynadı. Harikaydı. Bir de bu seneki yeni transfer Donk!.
Rıdvan Dilmen (Fotomaç)

Terim çok iyi bir yarışmacı antrenör... Kredisi de muazzam açık. Dursun Özbek'in giderayak yaptığı en önemli operasyondu bu. Galatasaray'ın Fatih Terim'le olan duyguları yükseldi. Sessiz sedasız müthiş konsantrasyonla maça hazırlandılar. Beşiktaş mental olarak hafta içi oluylar nedeniyle maça iyi hazırlanmadı. Zaten Şenol Hoca'nın maç önü açıklamaları da bunu gösteriyordu.

'Türkiye'de futbol mutbol yok' buyrun dedi. Tolgay mücadele etti ama etkili değildi, Talisca sertliğe dayanamadı. Quaresma konsantrasyon sıfırdı. Beşiktaş 'Oyun benim' demedi hiç. Muslera sıfır hata ile oynadı... Müthiş bir konsantrasyon vardı. Nagatomo mükemmel oynadı. Denayer bireysel hatalar yaptı ama çabuktu. Maicon, cepheden gelen toplarda iyiydi. Teknik direktör ve taraftar 5 yıldız..

Turgay Demir (Fotomaç)
Futbol kitabı şöyle diyor; misal penaltı pozisyonunda hakem avantaj oynatıyor ve eğer hücumdaki oyuncu o avantajı değerlendiremiyorsa hakem önceki kararına dönemez! Fırat Aydınus eyyamı da abarttı..

Penaltı pozisyonunda kale boş olduğu için avantaj oynattı, Rodrigues değerlendiremedi, oyunu devam ettirmeliydi ama dönüp penaltı ve kırmızı kart verdi ki bu iki karar da yanlıştı. Bariz gol şansından kırmızı kart yok artık! Fırat Aydınus dün başka bir futbol kitabının kurallarını uyguladı hikaye bu. Okuduğu kitapta her ne yazıyorsa maçın hemen başında Belhanda'nın Medel'in yüzüne attığı dirseği görmesine rağmen kırmızıyı çıkaramadı.

Oysa biz aynı derbilerde Sneijder'in yüzüne el uzattığı için Veli'nin atıldığını görmüştük! Her neyse bizim futbolumuz böyle maalesef; eyyam gırla gidiyor....

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS