Anneler Günü'nde tek dileği dağa kaçırılan oğluna kavuşmak

Anneler Günü'nde tek dileği dağa kaçırılan oğluna kavuşmak

Diyarbakır'da, HDP il binası önünde evlat nöbeti tutan annelerden Ayşegül Biçer'in (36), Anneler Günü'ndeki tek arzusu,18 ay önce HDP'liler tarafından PKK'lı teröristlere teslim edildiğini öne sürdüğü tek oğlu Mustafa Biçer'e (18) kavuşmak.

Oğlu Mehmet'i, yaptığı eylemle geri alan Hacire Akar'ın çağrısına ilk koşan annelerden Ayşegül Biçer, eşi Rauf Biçer ile birlikte geçen yıl 3 Eylül gününden bu yana Diyarbakır HDP il binası önünde oturma eylemi yağıyor. Sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle hafta sonu eyleme gidemeyen diğer anneler gibi Anneler Günü'nü evinde geçirecek olan Ayşegül Biçer, oğlunun fotoğrafına sarılarak gözyaşı döktü.

'KIYAFETLERİ DAHA İLK GÜNKÜ GİBİ KOKUYOR'

Tek oğluna kavuşmayı ümit ettiğini söyleyen Ayşegül Biçer, "Anneler Günü, çok buruk bir gün. Ben artık çocuğumun fotoğraflarına değil, kendisine sarılmak istiyorum. Yoruldum, bıktım. Gerçekten sabrım taştı. Çocuğumun kıyafetleri, daha ilk günkü gibi, onun kokusu geliyor. Dolabı açınca kokusu yüzüme vuruyor. Gerçekten artık kaldırılmayacak kadar ağır. Her geçen gün daha çok rahatsızlanıyorum ve tükeniyorum" dedi.

'PKK, 40 YILDIR ANNELERİN GÖZYAŞLARINI AKITIYOR'

Terör örgütü PKK'nın, 40 yıldır annelerin gözyaşlarını akıttığını vurgulayan Biçer, terörü, şiddetle kınayıp, oğlunu geri istediğini söyledi. Biçer, şöyle konuştu:

"Meclis'te 'Hakların Demokratik Partisi'yiz' diyorlar. 'Kürtlerin savunucusuyuz' diyorlar. Biz buna inanmıyoruz. 40 yıldır hep anaların gözyaşı aktı. 'Anamız' diyorlar. O halde neden 40 yıldır anneler gözyaşı döküyor? Her tarafta, Türkiye’nin dört bir yanında, PKK 40 yıldır eziyetten başka bir şey vermedi. Kan dökmekten başka bir şey vermedi. Bizi savunmalarını istemiyoruz. Evlatlarımızı bize versinler. Devler bize her türlü hakkı tanımış. Devlet, Kürt- Türk ayrımı yapmaksızın bize bakıyor. Biz hepimiz kardeşiz. Kürt kim, Türk kim? Hepimiz birlik, beraberlik içindeyiz. Yeter ki bıraksınlar yaşayalım, evlatlarımızı bizden koparıp götürmesinler. Bugün Anneler Günü, belki vicdana merhamete gelirler. Onları merhamete çağırıyorum. Vicdana çağırıyorum. Yok eğer vicdana merhamete gelmiyorlarsa rabbim perişan etsin onları. Onları Allah’a havale ediyorum. Terörü şiddetle kınıyor ve de lanetliyorum."

'OĞLUM YOK YANIMDA, YALNIZIM'

İki Anneler Günü'nü oğlundan ayrı geçirdiğini ifade eden Ayşegül Biçer; "Oğlum yok yanımda, yalnızım. Allah rızası için artık gerçekten, artık yalnız başıma bu Anneler Günü'nü geçirmek istemiyorum. Oğlum eğer beni görüyor, duyuyorsan, gel bu Anneler Günü'nde annene güzel bir sürpriz yap. Fotoğrafın yerine sana sarılıyım. Kana kana beraber ağlayalım. Yeter artık bıktım. Artık yeter, yeter diyoruz artık" diye konuştu.

'TEK OĞLUM VARDI, BIRAKSINLAR'

Ayşegül Biçer'in eşi Rauf Biçer ise oğlunun bırakılmasını isteyerek eşinin kanser hastası olduğunu ve bu acıya daha fazla dayanamayacağını söyledi. Baba Biçer, şöyle konuştu:

"Yaklaşık 18 ay önce benim oğlum HDP tarafından kandırılarak dağa gönderildi. Belki de daha oğlumu saklıyorlar, hücre evlerinde, daha geçişi yapmamışlar. Ben sesleniyorum, bir baba olarak. Tek oğlum vardı. Annesi kanser hastasıdır, perişandır. Ben onlardan şunu rica ediyorum; Oğlumu bırakın, evine dönsün. Annesi perişandır. Bir Kürtlük davası diyorsanız, Kürtlük davasıyla alakanız yok sizin. Hiçbir zaman bizi savunmuyorsunuz. Eğer bizi savunuyorsanız tek bir evladımız vardı, annesi kanser hastasıdır. Ölüm döşeğindedir. Benim oğlumu gönderin." 

 

 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS