CHP, başörtüsüyle ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu

CHP, başörtüsüyle ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu

CHP, başörtüsüyle ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu

CHP, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı başörtüsü ile ilgili kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

3 maddeden oluşan 'Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi', CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup başkan vekilleri Engin Altay, Engin Özkoç ve Özgür Özel'in imzasıyla Meclis Başkanlığı'na sunuldu.

Teklifin gerekçesinde; Türkiye’nin, imzacısı olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde insanlık ailesinin bütün üyelerinin eşit ve devredilemez haklara sahip olduğunun açıkça belirtildiği vurgulandı. Anayasa'da 'Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir' ifadesiyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı kaydedilerek şöyle denildi:

"Demokratik, laik hukuk devletlerinde bireylerin sahip olduğu dini inanç ve kanaat hürriyeti hiçbir sınırlamaya tabi tutulamaz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini engelleyecek biçimde yorumlanamaz; aksine laiklik din ve vicdan hürriyetinin kullanılmasının teminatıdır. Dini konulardaki bireysel tercihler ve bireylerin yaşam tarzı devletin müdahalesi dışında olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19’uncu maddesiyle teminat altına alınan ifade özgürlüğü, kıyafetini seçme özgürlüğünü de kapsamaktadır. Kadının kıyafeti başta; bireylerin yaşam tarzı, inancı ve etnik aidiyeti siyasetin konusu olmamalıdır. Geçmişte yaşanmış bazı baskıcı uygulamalar toplumsal hafızamızda olumsuz izler bırakmış, ayrıca siyaseten istismar aracı olagelmiştir. Yakın geçmişimizde üniversite öğrencilerinin başörtüsüyle eğitim hakkı engellenmiş, kamuda kadınların başörtülü çalışmasına izin verilmemiştir. Benzer engellemelerin ve yasaklamaların bir daha yaşanmaması için her türlü önlemi almak parlamentonun ve kamu idaresinin görevidir. Genelge, talimat, yönetmelik ya da diğer idari düzenlemeler ve hiyerarşik amirlerinin emirleriyle kadının ne giyeceğine ya da giymeyeceğine yönelik yapılmış zorlamalara son vermek ve kadının kıyafet seçme özgürlüğünü kanuni güvence altına almak için bu teklif hazırlanmıştır. Teklif ile kadınlarımızın Anayasa ile güvence altına alınan kişisel ve mesleki kıyafet özgürlüklerinin korunması öngörülmektedir."

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Teklifin maddeleri ise şöyle:

"Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.

Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer." (DHA)

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı:

'7,5 MİLYON GENCİN TARİHSEL BİR SORUMLULUĞU VAR'

TBMM'de partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu ilk olarak, 81 ilden toplantıya katılan 600 gence seslenerek, "Bir müzisyenimizin öldürülmesi hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Bir müzisyeni öldürmek; bu kadar kamplaşma, bu kadar kavga toplumu nereye götürecek. Sevgili gençler; Türkiye'yi barıştırmak istiyorum, Türkiye'de huzur olsun istiyorum, her genç özgürce dolaşsın, istediğimi müziği dinlesin, düşünce özgürlüğü olsun istiyorum" diye konuştu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Kılıçdaroğlu, gençlerin, "Hak, hukuk, adalet" sloganları üzerine, "Evet siz haykırıyorsunuz, adaleti istiyorsunuz. Adaletin olmadığı bir yerde; gençlik olmaz, düşünce özgürlüğü, hak, hukuk, devlet olmaz. Devleti adalet üzerine inşa edeceğiz. İkinci yüzyıla giderken cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracağız. Bunun sözünü veriyorum size. Bunları yapmaya kararlıyız. En büyük gücüm, bu ülkenin gençleri yani sizlersiniz. 7,5 milyon gencimiz ilk kez sandığa gidip oy kullanacak. 7,5 milyon gencin tarihsel bir sorumluluğu var. Benimle beraber olmaya hazır mısınız? Hazırsanız beraber çalışacağız" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

DEZENFORMASYON YASASI'NA TEPKİ

Ardından bugün Genel Kurul'da görüşmeleri başlayacak olan ve kamuoyunda, 'Dezenformasyon Yasası' olarak bilinen yasal düzenlemeye tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Yazı yazdı diye hapislere atılan insanların sesi olacağız. Bir kanun teklifi getirmişler, bunlar yetmiyormuş gibi özgür medyayı susturmak için başka arayışlara giriyorlar. Bu ülkenin gençleri doğruları görecektir. Ben bu ülkenin gençlerine katıksız güveniyor ve inanıyorum. Sesinizi kısmak isteyebilirler, onun hazırlıklarını yapıyorlar. Dezenformasyon yasası getirdiler. Geçen dönem CHP'liler buna karşı çıktı ve geri çektiler. Şimdi parlamento açılıyor, ilk önce bu yasa teklifini getiriyorlar."

BAHÇELİ'YE, 'DNA' YANITI

Bahçeli'nin kendisine yönelik, "DNA testini yaptırırsan, ölen teröristin test sonuçlarını da görmüş ve anlamış olursun" açıklamalarına yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Sayın Bahçeli bugün, 'Ey Kılıçdaroğlu DNA testi yap' demiş. Vallahi güzel bir öneri ama bir şartım var, beraber DNA testi yapacağız. Kimin ne olduğu çıksın ortaya. Beraber gideceğiz, aynı laboratuvara gideceğiz, birlikte DNA testi yaptıracağız. Ama ona bir ipucu daha vereyim. Benim kim olduğumu öğrenmek istiyorsan Konya'nın Akşehir'ine gideceksin. Seyyid Mahmud-ı Hayrani türbesinde bir Fatiha okuyacaksın. İki, İstanbul Müftülüğü'ne gideceksin, Kuyud-ı Kadime arşivi var, o arşive bakacaksın. Benim kim olduğumu öğreneceksin. DNA testi yapmaktan asla vazgeçmem, kim olduğumu biliyorum. Herkesin kimliği nasıl şerefiyse, benim kimliğim de benim şerefimdir" dedi.

'YÜREĞİ YETEN PEŞİMDEN GELSİN'

Kılıçdaroğlu, dün akşam sosyal medyadan başörtüsü kanun teklifiyle ilgili bir video yayımladığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bir helalleşme çağrısı yaptım. Uzun süredir ülkenin yaralarını kapatmaya çalışıyorum. Bu yaraları kanatanlar oy devşirmek ve koltuğunu korumak isteyen siyasilerdir. Devlet artık bu yaraları kapatmak zorundadır. Ve ben, ucu nereye varacaksa varsın bu yaraları sarmaya ant içtim. Birileri, 'Aday kim, kavga mı var, tartışma mı var' diye uğraşsın. Emin olun geliyoruz. Saray beni iyi dinlesin; kadınların duygularını, inançlarını istismar ettiğiniz yeter. Başörtüsü kanun teklifimizi bugün meclise veriyoruz. Göreceğiz kim samimi, kim samimi değil. Artık kanunu çıkaralım ve bu çağ dışı tartışma bitsin. Yüreği yeten de peşimden gelsin. Bu kadar açık ve net söylüyorum." 

Bakan Soylu'dan Kılıçdaroğlu'na tepki: Muhalefet bir terörist için ilk defa DNA testi istedi

Bakan Soylu'dan Kılıçdaroğlu'na tepki: Muhalefet bir terörist için ilk defa DNA testi istedi