Cinayetin suçunu öldürdüğü eşine yıkmaya çalıştı

Cinayetin suçunu öldürdüğü eşine yıkmaya çalıştı

Kağıthane'de boşanmak isteyen eşi Nisa Ece İnçke'yi silahla öldürdüğü iddiasıyla "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan yargılanan, Recep İnçke, "Bazı şeyleri anlatmaya utanıyorum" deyince, avukat Pınar Hacıbektaşoğlu, "Öldürülmesinde acaba Nisa'nın kabahati var mıydı' algısı yaratmaya çalışıyor" diye tepki gösterdi.

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanık Recep İnçke, maktul Nisa Ece İnçke'nin annesi Caziye, kardeşleri Bedrettin ve Hasan Ece ile müdahillerin avukatı Mustafa Haki Okuducu katıldı. Duruşmada, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adına avukat Nuray Yiğit ile Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) adına avukat Pınar Hacıbektaşoğlu da hazır bulundu. Sanık İnçke'nin barodan atanan avukatı Çağrı Kendirlioğlu da duruşmaya katıldı.


Nurcan Arslan cinayetinde istenen ceza belli oldu


Duruşmada söz alan sanık avukatı Kendirlioğlu, dosyaya yeni atandığını, sanığın dosya kapsamına göre tasarlayarak öldürmediğinin ortada olduğunu savunarak, "Gerek teslim olması gerekse soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanları, adli makamlara yardımcı olması, tüm bunlar değerlendirildiğinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasını talep ediyoruz" dedi.


Sanık Recep İnçke de söz alarak, bazı konularda ifade veremediğini iddia ederek, avukatı ile cezaevinde görüşmek istediğini söyledi.


KADEM'in avukatı Pınar Hacıbektaşoğlu, sanığın bir türlü beyan edemediği hususlarla ilgili sürekli süre verilmesi nedeniyle davanın uzamasının aile ve toplumda kadın cinayetlerine ilişkin kanaatin olumsuz etkilenmesine neden olduğunu belirterek, bu hususlar göz önünde bulundurulup davanın karara çıkarılmasını talep etti.


Maktulün ailesinin avukatı Okuducu, sanığın bu aşamadaki beyanlarına itibar edilmemesini isteyerek, delillerin toplandığını belirtti. Okuducu, davanın karara bağlanmasını istedi.


Avukatların beyanlarının ardından tekrar söz isteyen sanık Recep İnçke, ''Beni araştırın, bahsedilen gibi biri değilim. Utanıyorum bazı şeyleri anlatmaya bunu ben avukatıma anlatmaya çalışacağım" dedi.


Mahkeme heyeti, sanık ve sanık avukatına esas hakkındaki savunmalarını hazırlaması ve son sözlerini sunmaları için süre verilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.


'Önemli olan yargılamaların kısa sürede bitmesi'


Duruşma çıkışında açıklama yapan KADEM avukatı Pınar Hacıbektaşoğlu, Nisa Ece İnçke davasının, KADEM'in müdahilliğinin kabul edildiği kadın cinayeti davalarından biri olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi;


"Bugün esasen geçen celse savcının mütalaası üzerine kararın verileceği duruşma olmasını bekliyorduk. Ne yazık ki davanın başından beri kadının ölümünü, eşini öldürmeyi hak gören ve psikopat dediğimiz ruhla bu cinayeti işleyen sanığın yine mağdur ve mazlum noktasında mahkemeyi etkileme gayretinin olduğu bir duruşma bitirdik. Ne yazık ki karar çıkmadı. Bu davalarda her zaman şunu söylüyoruz, cezaların ne kadar yüksek olduğu önemli değil, önemli olan bu cezaların caydırıcı olması ve davaların, mahkemelerin, yargılamaların kısa sürede bitmesi. Her uzayan kadın cinayeti davasında ertelenen her duruşma 'Acaba ölenin bir kabahati var mıydı?' sorusunu bu toplum nezdinde sorulur hale getiriyor ve bu da kadına yönelik şiddetin mücadele noktasında ne yazık ki etkisini azaltıyor."


Duruşmada bir an önce karar çıkmasını talep ettiklerini belirten Hacıbektaşoğlu, şu görüşleri dile getirdi:


"Sanığın süre uzatım ve savunma noktasında tekrar süre talebinin reddini talep ettik. Ancak 4 celsedir sanık defaten yazılı savunma vermiyor, sözlü beyanda bulunmuyor, 'Açıklayacaklarım var.' diyor, açıklayacaklarının üzerinde farklı bir algıyla duruyor. Bu algının üzerinden 'Acaba Nisa'nın kabahati var mıydı ölme ve öldürülme noktasında?' kanaatini oluşturma gayretini görüyoruz. Bizim için önemli olan şiddetin hiç olmaması, kadınların hiç ölmemesi ama eğer bir kadın ölmüşse, devlet olarak adalet olarak bunu yapan sanıkların, suçluların bir an önce müebbet ağırlaştırılmış hapisle cezalandırılarak, en azından bundan sonraki cinayetler için caydırıcı olarak anlaşılması ve algılanması gerektiğini belirtmek istiyoruz. Duruşma ertelendi. Umarım bir sonraki celse yine aynı konuşmayı yapmak zorunda kalmayız."


Müdahillerin avukatı Mustafa Haki Okuducu da sanığın eşine atfettiği kusurların basit şeylerden öte gitmediğinin görüldüğünü dile getirerek, "Savunma hakkının kısıtlanması konusunda elbette mahkemenin takdir hakkına saygı göstermek mümkün. Netice itibarıyla söyleyecek bir şeyi olan kişinin bu zamana kadar bunları söylemesi ve bunun da dikkate alınması gerektiği belliyken, mahkemenin bu konuda itinalı, dikkatli ve tedbirli davranması gerektiği düşüncesindeyiz. Umarız ki geç kalınmış bir adaletle karşı karşıya kalmayız. Burada eylemin işleniş biçimiyle savunmasız bir insana yöneltildiğini defaten söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz." diye konuştu.


- İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Recep İnçke ile Nisa Ece İnçke'nin evliliklerinin 2,5 yıldır devam ettiği, aralarında yaşanan problemler nedeniyle Nisa Ece İnçke'nin zaman zaman evi terk edip babasına gittiği ve son darp olayı üzerine babasının evine yerleşip kocasına boşanma davası açtığı belirtiliyor.


İddianamede, Recep İnçke'nin boşanma davası sürerken 7 Aralık 2016'da konuşmak için çağırdığı eşini, silah sesi duyulmaması için televizyonun sesini sonuna kadar açtıktan sonra 4 kurşunla öldürdüğü anlatılıyor. Cinayet sonrası sanığın, Pendik'te bir polis merkezine gidip 'eşini öldürdüğünü' söyleyerek silahıyla birlikte teslim olduğu bilgisi verilen iddianamede, polis memurlarının olay yerine gittiklerinde televizyon sesinin duyulduğu, kapının çilingir vasıtasıyla açıldığı ve İnçke'nin cesedinin evin giriş koridorundaki holde yerde yatar vaziyette bulunduğu aktarılıyor.


İddianamede, sanık Recep İnçke'nin, Nisa Ece İnçke'yi yakın mesafeden, televizyonun sesini yüksek açarak planlı bir şekilde tasarlayarak öldürdüğü kaydedilerek, "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS