Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TEKNOFEST'te önemli mesajlar

Video: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan TEKNOFEST'te önemli mesajlar
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST İSTANBUL Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'nin gerçekleştirildiği İstanbul Yeni Havalimanı'na uçakla geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a F16 savaş uçakları eşlik etti. Erdoğan festival alanında yaptığı konuşmada "Günümüz dünyasında, gerçek anlamda bağımsızlığın birinci şartı; teknolojiyi tasarlayan, üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktır" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST İSTANBUL Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'nin gerçekleştirildiği İstanbul Yeni Havalimanı'na uçakla geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a F16 savaş uçakları eşlik etti. Erdoğan festival alanında yaptığı konuşmada "Günümüz dünyasında, gerçek anlamda bağımsızlığın birinci şartı; teknolojiyi tasarlayan, üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktır" dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanTEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivalinin düzenlendiği İstanbul Yeni Havalimanı'na uçakla geldi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST alanına böyle geldi


Kısıklı'daki konutundan ayrılan Erdoğan, daha sonra uçakla Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST İSTANBUL Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'nin gerçekleştirildiği İstanbul Yeni Havalimanı'na geçti.


Erdoğan'ın içinde bulunduğu ATA uçağına F-16'lar da eşlik etti. Bir süre alçak uçuşla alandaki vatandaşları selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçağı, alana indi.


Gençlerin karşıladığı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üzerine Cumhurbaşkanlığı forsunun bulunduğu pilot üniforması giydiği görüldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı taşıyan uçağa, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da F-16 ile eşlik etti.


Festival alanında konuşan Erdoğan şunları söyledi:


"Son yıllarda yaşadığımız her hadise özellikle bizlere bazı uyarılar yapıyor. Bu bakımdan atacağımız adımlar bu alandaki yatırımlar teknolojinin tüm alanlarında en önlerde olmamız gerektiğini göstermiştir.


'Yaşadığımız her hadise, özellikle bizlere bazı uyarılar yapıyor'


Günümüz dünyasında gerçek anlamda bağımsızlığın birinci şartı, teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktır. Teknoloji konusunda sadece kullanıcı olarak kaldığımız sürece hiçbir alanda özgürlüğümüzü garanti altına alamayız. Son yıllarda yaşadığımız her hadise, özellikle bizlere bazı uyarılar yapıyor.


'Şu havalimanı bile ülkemizin teknoloji konusundaki vizyonunun en somut ifadesidir'


Ülkemizin 'Milli Teknoloji Hamlesi'nin başarıya ulaşması, teknoloji üreten bir toplum haline dönüşmemizle mümkündür. Festivalimize ülkemizin dört bir yanından gelen binlerce gencimizi ve diğer katılımcılarımızı işte bu hedeflere ulaşmayı sağlayacak potansiyelimizin örnekleri olarak görüyorum. 'Milli Teknoloji Hamlesi' doğrultusundaki tüm çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı ve ilgili tüm kurumlar olarak sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte desteklemekte kararlıyız. Sadece bu etkinliğin düzenlendiği şu havalimanı bile ülkemizin teknoloji konusundaki vizyonunun en somut ifadesidir. Hezarfen'in, Ali Kuşçu'nun, Uluğ Bey'in başlattıkları hamleyi işte bu gün burada yeni havalimanımızda çok farklı bir yere taşıyoruz. Yıllardır başka yerlerdeki gösterilerini hayranlıkla izlediğimiz pek çok etkinlik, artık ülkemizde düzenleniyor.


Ülkemizin 'Milli Teknoloji Hamlesi'nin başarıya ulaşması, teknoloji üreten bir toplum haline dönüşmemizle mümkündür.


Teknolojinin ilk aşaması hayal edebilmektir. Milletimiz bu bakımdan çok ileri seviyededir. Kızıl elma diye ifade etttiğimiz ufkun ötesindeki hedeflerimiz hep ilerlemiştir. Türkiye'ye ne kazandırdıysak hep hayallerimizin peşinden giderek başardık. 


Teknoloji konusunda sadece kullanıcı olarak kaldığımız sürece, hiçbir alanda özgürlüğümüzü garanti altına alamayız. Günümüz dünyasında, gerçek anlamda bağımsızlığın birinci şartı; teknolojiyi tasarlayan, üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktır.


'Osmanlı devleti 17. Yüzyıldan itibaren teknoloji konusundaki geriliğinin farkına varmıştır'


Artık fiziki güvenliğinizi siber güvenlikle, dijital sanayiyle, yerli yazılımla, yapay zekayla tahkim etmiyorsanız kendi kendinizi kandırıyorsunuz demektir. Günümüzde dijital güvenliğiniz yoksa istediğiniz kadar fiziki tedbir uygulayın, gerçek manada özgürlüğünüzü sağlayamazsınız. Esasen bizim ecdadımız, yıllarca kendi döneminin teknolojilerine öncülük etmiş, daha sonra liderliği ne yazık ki elinden kaçırmıştır. Osmanlı Devleti 17. yüzyıldan itibaren teknoloji konusundaki geriliğinin farkına varmıştır. Dönemin padişahları ve dirayetli yöneticileri bu sorunun çözümünü batının teknolojisini ülkemize taşımakta görmüştür. Bu tercihin tabii bir sonucu olarak teknolojiyi kullanacak insan kaynağı da yine batıda eğitilme yoluna gidilmiştir. Bugün geriye doğru baktığımızda bu tercihin çok da isabetli olmadığını anlıyoruz. Mühendislik öğrensin diye Batı'ya gönderdiğimiz öğrenciler çoğunlukla zihinleri bize yabancı fikirlerle iğfal edilmiş olarak ülkelerine dönmüşlerdir. Halbuki asıl olan hazır teknolojiyi almak ve onun kullanımını öğrenmek değil, teknolojiyi tasarlamak, geliştirmek ve öğretmektir. Osmanlı özellikle Sultan Abdülhamid-i Sani döneminde bu istikamette birtakım adımlar atmışsa da maalesef devletin ömrü bunları tamamlamaya yetmemiştir.


'Gereken adımlar uzun yıllar boyunca yeterli düzeyde atılamadı'


Kıbrıs Barış Harekatı'nda ülkemizin mühimmattan yedek parçaya ve tüm bunlarla birlikte telsiz muhaberesinde bile haberleşme sistemlerine kadar her alanda yaşadığı ambargo, durumun vehametini anlamaya başlamamıza vesile olmuştur. Buna rağmen gereken adımlar uzun yıllar boyunca yeterli düzeyde atılamadı. Benzer sıkıntıları otomobilden bilgisayara teknolojiyle ilgili kadar her alanda görmek mümkündür. Yerli otomobilimiz Devrim'in hikayesi malumunuzdur. Hazırcılığın cazibesi bir kez daha üretim iştiyakına galip gelmiştir. Rahmetli Özal bu gerçeği fark ettiği için bu alandaki projeleri bütüncül değerlendirme yoluna gitmiştir.


Dönemin şartları ve imkanları çerçevesinde birtakım önemli çalışmalar başlatılmışsa da 2003'e geldiğimizde savunma sanayimizin ihtiyaçlarının ancak yüzde 20'si yerli imkanlarla karşılanabilir durumdaydı. Üstelik bu yüzde 20 içinde de yüksek teknolojiye dayalı maalesef pek bir şey göremiyorduk. Başbakanlığım döneminde bu alanı kişisel himayem altına alarak büyük bir atılım başlattık. Projelerin tasarımından finansmanına kadar her aşamasını bizzat takip ettim. Tank, helikopter, insansız hava aracı gibi pek çok ürünün hazır alım projelerini iptal ederek, tamamında milli ve özgün model geliştirme çalışmalarını başlattık. Bu sayede Türkiye, savunma sanayi ihtiyaçlarının yüzde 65'ini kendisi üretebilen bir ülke durumuna gelmiştir.


'Sınır içi ve ötesi operasyonlarda çok büyük zorluklarla karşılaşırdık'


Halen ülkemizde 600'ün üzerinde savunma sanayi projesi yürütülüyor. Tanktan zırhlı araçlara, savaş gemisinden deniz altına, uçaktan helikoptere, silahlı ve silahsız insansız hava araçlarından milli piyade tüfeğine, uydulardan hava savunma sistemlerine, füzelerden lazer silahlarına kadar geniş bir ürün yelpazesine şu anda sahibiz. Açık konuşmak gerekirse şayet bu düzeye gelmemiş olsaydık, şu anda yürüttüğümüz sınır içi ve ötesi operasyonlarda çok büyük zorluklarla karşılaşırdık. Eğer Afrin'de başarı sağladıysak, Cerablus'ta sağladıysak, Cudi'de, Gabar'da arka arkaya başarılar geliyorsa, Kandil'de, Sincar'da başarılar geliyorsa, işte bütün bunların büyük bir kısmını artık ülkemizde üretir hale geldik.


'Projelerimiz sabote edilmeye çalışıldı'


Savunma sanayimiz geliştikçe orta ve yüksek teknolojiye dayalı araştırma, geliştirme ve ticari ürün faaliyetleri de hızlanmaya başladı. Bunun yanında finans teknolojilerini sağlık, enerji ve diğer kritik teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirerek bağımsızlığımızı perçinlemeye çalışıyoruz. 'Dünyanın en büyük ekonomisinden biri olacağız.' derken aynı zamanda işin bu boyutunu da kastediyoruz. Bu çerçevede bilim insanlarımızın yurda dönüş seferberliğini başlatıyor. Uluslararası lider araştırmacılar programı hazırlıyoruz. Buradan dünyanın her yerindeki bilim insanlarımızı, ülkemizde başlattığımız bilim ve teknoloji atılımımıza katılmaya davet ediyorum. Öte yandan 1930-1940'lardaki hamlelerimiz ne ise, şimdi yeniden bu hamleyi kazanmak ve bu adımı atmak durumundayız. O zaman engellendiler. Bu dönemde de elbette projelerimiz sabote edilmeye çalışıldı.


'Daha ucuza verme vaadiyle kandırılmak istendik'


Bu projelere ön açan bir iktidar var. Ne diyorlardı bize? 'Boş verin. Ne yapacaksınız yeni teknolojiyi geliştirmeyi? Size en gelişmiş teknolojiyi verelim.' teklifleriyle karşılaştık. Sürekli daha iyisini, daha ucuza verme vaadiyle kandırılmak istendik. Şu insansız hava araçları... Vermediler. Bizzat oturduk, konuştuk. Vermediler. İki gün, üç gün, 48 saat... Paramızla vermediler. Ama terör örgütlerine görüyorsunuz 19 bin tır silah ve mühimmat gönderiyorlar, 3 bin kargo uçağıyla silah ve mühimmat gönderiyorlar. Bunlar, bize dost görünenler, stratejik ortak görünenler. Bize bunlar bunu yapıyor. Hatta ima yoluyla Nuri Demirağ'ların, Nuri Killigil'lerin akıbetiyle tehdit edildiğimiz anlar dahi oldu.


'Mücadeleyi bırakmadığınızda önünüzde kapıların birer birer açıldığını göreceksiniz'


Lütfen hayallerinizin peşinden gidin. Siz bu yola girdiğinizde yanınızda üniversiteleriyle, araştırma geliştirme destekleriyle, teşvik programlarıyla, hibe uygulamalarıyla, tüm imkanlarıyla devletinizi bulacaksınız. Şair ne diyor, 'Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır.' Bugün dünyanın en zengin insanları arasında yer alan Asya kökenli bir girişimcinin kurduğu internet alışveriş sitesine gelinceye kadar yaşadıklarının hikayesi de azimle hedefinize yürüdüğünüzde nereye ulaşabileceğinizin örneklerinden biridir. Ülkemizdeki pek çok iş adamından da kendi benzer hikayelerini dinledim. Hatta kendi hayat hikayem de aynı şekilde gelişmiştir. Sizlerden isteğim, karşılaştığınız zorluklardan, hayal kırıklıklarından asla yılmadan yolunuza devam etmenizdir. Eğer Tayyip Erdoğan sizin yaşlarınızdayken ilk karşılaştığı zorluk karşısında pes edip evine dönseydi bugün burada olamazdı. İnançlarımızda ümitsizliğe asla yer yok. Yüreğinizdeki iman asla bitmeyecek olan en önemli sermayenizdir. Şu aşamada size lazım olan tek şey gücünüzü imanınızdan alan kendi enerjiniz, azminiz, gayretiniz ve hedeflerinizdir. Kendinize güvendiğinizde, hatalarınızdan ders aldığınızda, kendinizi geliştirmekten vazgeçmediğinizde ve mücadeleyi bırakmadığınızda önünüzde kapıların birer birer açıldığını göreceksiniz. Günümüz dünyasındaki zenginlerin artık hep bireysel yeteneklerle takım çalışmasının birlikte anlam kazandığı teknoloji dünyasından çıktığını da unutmayın.


'Terör örgütlerine 19 bin TIR silah mühimmat gönderiyorlar'


Bu dönemde de elbette projelerimiz sabote edilmeye çalışılıyor. Ama artık bu projeleri sabote edecek bir iktidar yok, bu projelere ön açan bir iktidar var. Attığımız her adımda 'boşverin' teklifleri ile karşılaştık. Sürekli daha iyisini daha ucuza verme vaadiyle kandırılmaya çalışıldık. Şu insansız hava aracını vermediler. Paramızla vermediler. Ama terör örgütlerine 19 bin TIR silah mühimmat gönderiyorlar. Bunlar bize dost, stratejik ortak görünenler. İma yoluyla Nuri Demirağ'ların, Nuri Killigil'lerin akibeti ile tehdit edildiğimiz anlar oldu. Hiçbirine eyvallah etmedik. Allah'ın verdiği ömrü kimse kısaltamaz. Önceliklerimiz çerçevesinde başlattığımız projeleri sabırla dirayetle takip ettik, ediyoruz."


'AVM'cilere bir daha sesleniyorum takkeleri değişiriz'


Biz bunların hepsini aşacağız, siz bu konuşulanlara filan bakmayın, dolar molar filan falan, biz bunların hepsini aşar geçeriz. Onun için buradan AVM'cilere bir daha sesleniyorum, Tük Lirası dururken hala dolarla hareket edecek olursanız, kusura bakmayın, takkeleri değişiriz. Burası Türkiye, buranın parası Türk Lirası. Açık oylama yapıyorum evet mi? (alandakilerin 'evet' yanıtını vermesi üzerine) kabul edilmiştir."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS