hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Darbe sanığı emniyet müdüründen tuhaf savunma

    Darbe sanığı emniyet müdüründen tuhaf savunma
    expand
    KAYNAKAA

    Mersin'deki darbe sanığı eski emniyet müdürü Hasan Basri Dağdelen, 15 Temmuz gecesi Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanlığı'nda bulunmasını "Garnizon komutanına suikast ihtimali"; yanındaki polislerle ilişkisini, "Komşum, yemek yeriz diye çağırdım"; darbeci amiral Nejat Atilla Demirhan'ın, kendisine ait telsizden darbe anonsu yapmasını ise, "Ben telefonumla uğraşırken telsizi kullanmış" diye açıklamaya çalıştı. Eski emniyet müdürü FETÖ ve darbe girişimiyle ilgisi olmadığını savundu.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Mersin'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olduğu, eski Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ve eski 3. sınıf Emniyet Müdürü Hasan Basri Dağdelen'in de aralarında bulunduğu, çoğunluğu rütbeli askerlerden oluşan 2'si firari, 18'i tutuklu 32 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmanın 5. celsesinin 3. oturumuna, bazı sanıklar ve avukatları katıldı. 

    Kara Havacılık davasında müşteki beyanları alındı

    Darbe girişimi gecesi Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanlığından kaçarken yakalanan tutuklu sanık Dağdelen, Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasına karşı savunma yaptı. Dağdelen, hakkında ağırlaştırılmış müebbet istenen mütalaaya katılmadığını belirterek, darbe girişiminde yer almadığını, örgüt üyesi olmadığını iddia etti. Resmi görev verilmediği halde Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanlığına gitmesine yönelik iddiaya değinen Dağdelen, "15 Temmuz'da ailemle evde otururken kapı çaldı. Gelen bir astsubaydı, 'Garnizon komutanına suikast ihtimali var, Genelkurmay'da çatışma oluyor. Paşa sizi görmek istiyor' dedi. Kimliğini gösterdi, garnizonun emniyetle iletişim kurmaya çalıştığını, benim de orada bulunmam gerektiğini iletti. Üst düzey kriz yönetimi uzmanı olduğum için gitmenin doğru olacağını düşündüm" dedi.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Tuğgeneral Bekir Koçak'a ağırlaştırılmış müebbet

    Dağdelen, komutanlığa birlikte gittiği tutuklu sanıklardan eski polisler Seydi Vakkas Fidan ve Yaşar Şimşek'e olayı anlatmadığını iddia ederek, "Seydi Vakkas Fidan emniyetten arkadaşım, aynı zamanda komşum. Daha önce de bir yere gideceğim zaman yardım istemiştim. Yaşar Şimşek'i de yolda gördüm. Yemek yemek için çıktığını söylemişti. Ben de bir işim var sonra birlikte yeriz diye çağırdım" ifadesini kullandı.

    Darbe sanığının 'Seni belediye başkanı yapacağım' vaadi

    Darbe girişimini TRT'de bildiri okunana kadar bilmediğini ileri süren Dağdelen, komutanlıkta Demirhan ile görüştüğünü ancak herhangi bir yönlendirmesinin olmadığını savundu.

    Dağdelen, Demirhan'ın anons yaptığı polis telsizinin kendisine ait olduğunu doğrulayarak, şöyle konuştu: "Demirhan, dönemin Emniyet Müdürlüğüne vekalet eden Yakup Usta'ya ulaşamadığını aktardı. Nasıl ulaşırsınız? Ya telsizden ya haber merkezinden. Bana telsizimi sordu, ben de arabada olduğunu söyledim. Bir görevliyle gitti aldırttı. Ben telefonumla uğraşırken telsizi kullanmış. Engel olmalıydım ama çekindim. İstasyonlara 'Akdeniz Bölge Komutanıyım' dedi ama 'Sıkıyönetim komutanıyım, darbe yapıyoruz' gibi bir ifade kullanmadı. Bu telsiz kayıtlarıyla ortaya çıkmıştır."

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Dağdelen, darbeyle alakasının olmadığını, çatışma çıkmaması için taraflar arasında aracılık yaptığını iddia ederek, birliğe gelen polisler ile askerler arasında çıkan gerginliği yatıştırmaya çalıştığını savundu. Darbe girişimini öğrendikten sonra komutanlıktan ayrılmak istediğini öne süren Dağdelen, "Linç yemek istemedim. Kapıdaki bazı polislerle önceden husumetimiz vardı, kedi-köpek gibiydik. Komutana söyledim, botla gidebileceğimi iletti. Ben kaçmaya çalışmadım. Kaçmak istesem havadan, karadan kaçardım" diye konuştu.

    Örgütün gizli haberleşme programı ByLock'u kullanmadığını, eşinin de bu nedenle tutuklu olduğunu savunan Dağdelen, "Tahliye ve beraat istemiyorum. Bu olay nereye gidecek çok merak ediyorum. Bekleyip göreceğim. Devletin her kademesinde, Milli İstihbarat Teşkilatında arkadaşlarım var. Görüşüyoruz. Allah'a inandığım gibi inanıyorum bu işin sorumluları ortaya çıkıp hesap verecek. Bekleyip göreceğim o yüzden beraat istemiyorum" dedi.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Mahkeme başkanının, "Ciddi bir terör saldırısından bahsedildiğini söylüyorsun. Neden sıralı amirlerine, üstlerine bildirmedin?" sorusu üzerine o dönem Emniyet Müdürlüğüne vekalet eden Yakup Usta'yı aradığını ancak ulaşamadığını iddia eden Dağdelen, "Kamera kayıtlarını izledik. Komutanlıkta nereye gitsen arkanda silahlı adam var. Neden koruyorlar?" sorusu üzerine de "Bilmiyorum polisim, silaha alışkınım. Rahatsızlık duymadım" yanıtını verdi.

    Heyet, oturuma verilen aranın ardından diğer sanıkları dinlemeye devam edecek.

    Dava

    Mersin'deki darbe girişimine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olduğu, dönemin Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ve eski 3. sınıf emniyet müdürü Hasan Basri Dağdelen'in de aralarında bulunduğu 29 sanık hakkında 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 78'er yıl hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.  Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinde 20 Haziran 2017'de başlayan davada, yargılama boyunca 8 sanık hakkında tahliye kararı verilmiş, farklı dosyaların bu dava dosyasıyla birleştirilmesiyle sanık sayısı 32 olmuştu.  Savcı, esasa ilişkin mütalaasında aralarında Demirhan ve Dağdelen'in de olduğu 12 sanık hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, biri eski asker, 11'i eski polis 13 sanık hakkında da "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow