SON DAKİKA! Cem Garipoğlu'nun otopsi fotoğrafında dikkat çekmişti! 'Mor lekenin sırrı ne?'
Cem Garipoğlu, 2009 yılında genç öğrenci Münevver Karabulut'u öldürdü. Bu cinayetin ardından 197 gün sonra yakalanan Garipoğlu, 2014 yılında cezaevinde intihar etti. Gelinen son aşamada ise Cem Garipoğlu'nun otopsi ve son dakikalarına ait kamera kayıtlarını yayınladı. Bu görüntülerde, Garipoğlu'nun ellerinde göze çarpan mor lekelerin sebebini açığa çıkardı.
İstanbul Bahçeşehir'de 2009 yılında yaşanan cinayet Türkiye'nin gündeminden düşmedi. Lise öğrencisi Münevver Karabulut, sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından vahşice katledildi. Parçalanmış cesedi Etiler'deki bir çöp konteynerinde bulunan Münevver Karabulut'un katili Cem Garipoğlu, 197 gün firar etti. Ardından kendi isteğiyle teslim olan caninin 10 Ekim 2014'te intihar ettiği söylendi.
Türkiye'yi sarsan Münevver Karabulut cinayetinde baba Süreyya Karabulut, cezaevinde 9 yıl önce intihar eden kızının katili Cem Garipoğlu'nun mezarının açılmasını istedi. Ancak yargı, bu talebi reddetti. Yıllardır gündemde olan sorulara cevap verebilecek nitelikteki hamle, katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun babası Mehmet Nida Garipoğlu'ndan geldi. Baba Garipoğlu avukatı aracılığıyla Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na oğlunun mezarına "Feth-i Kabir" DNA eşleştirmesinin yapmasını istedi.
Cem Garipoğlu'nun hem otopsi fotoğraflarını hem de cezaevinde intihar ettiği iddia edilen 10 Ekim günü son anlarını ise SABAH gündeme getirdi. 10 Ekim 2014 tarihinde intihar ettiği iddia edilen Garipoğlu'nun gerçekten ölüp ölmediğiyle ilgili soruşturma dosyasına da giren bilgilere göre Garipoğlu, Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna 24 Ekim 2011 tarihinde götürüldü. Bir süre güvenlik nedeni ile F Blok F9 üst blok koğuşuna yerleştirildi. 1 Aralık 2011'de talebi üzerine F Blok F3 Alt koğuşuna yerleştirildi.
Garipoğlu, Silivri'de 10 Ocak 2013'e kadar koğuşu aynı hapishanede cezasını çeken kişilerle paylaştı ancak bu tarihten itibaren güvenlik gerekçesi ve kendi talebiyle tek başına F Blok F3 Alt koğuşuna alındı. Ta ki intihar ettiği iddia edilen 10 Ekim 2014 tarihine kadar. Garipoğlu'nun koğuşunda 3 yaşam odası, 1 hobi odası, 1 mutfak ve avlu yer alıyordu.
İntihardan bir gün önce 9 Ekim'de sabah sayımını saat 08.11'de veren Garipoğlu, Kurban Bayramı nedeniyle anne ve babası ile açık görüş yapmak için saat 10.50'den 11.42'ye kadar gardiyanlar tarafından koğuşundan alınarak geri götürüldü.
Garipoğlu, 11.42'de koğuşa getirildiğinde öğle yemeğini de koğuştayken aldı ve yemekten sonra bir süre koğuşta bir süre de avlu da dolaştı. 14.30 sıralarında tekrar koğuşuna geçti ve mazgaldan verilen yemeği aldı. Akşam saatlerine kadar koğuş içerisinde bölmeler arasında yaşantısına devam etti. 20.07'de akşam sayımını verdi. Gardiyanlar koğuşa gelerek gece sat 01.50 sıralarında koğuş içerisini mazgaldan kontrol etti. Garipoğlu o sırada mutfakta bulaşıkları yıkıyordu. Kapıya gelen gardiyanlara başını uzatarak cevap verdi. Alınan ifadeler ile kamer görüntüleri bu olay örgüsüyle örtüştü.
Kamera görüntülerine göre 9 Ekim'i 10 Ekim'e bağlayan gece uzun bir süre koridorda volta atan Garioğlu saat 03.09'da 3'üncü bölmenin kapısını tamamen kapattı. Garipoğlu 4 dakika sonra ise koridorda bulunan tabureyi aldı ve 3'üncü bölmeye geçip kapısını tekrar kapattı. Bir daha da dışarıya çıkmadı.
İnfaz koruma memurları 10 Ekim sabah sayımı için koğuşa geldi ve seslendi. Ancak Garipoğlu ses vermedi. İçeri giren gardiyanlar Garipoğlu'nu 3 numaralı odada başında poşet, boynunda, kırmızı renkli düğümlenmiş naylon çamaşır ipi, üstü çıplak, altında eşofman bulunur şekilde yerde yatar şekilde buldu. Görevliler hemen revir ve 112 sağlık ekiplerini haberdar etti. Yapılan sağlık kontrolünde Garipoğlu'nun vefat ettiği anlaşıldı.
3 numaralı odada yani Garipoğlu'nun intihar ettiği iddia edilen odada yapılan aramada, boş resim tuvali, boyalar, yatağı bulunmayan boş bir ranza ve üstünde bazı eşyalar yer alıyordu. Şüpheli görülen tüm eşyalara el konuldu ve muhafaza altına alındı. 4 numaralı odada ise temizlik malzemeleri yer alıyordu.
Cem Garipoğlu'nun otopsi görüntülerinde iki el parmaklarındaki morluklar da dikkat çekti. Herkesin merak ettiği Cem Garipoğlu'nun el parmaklarındaki morlukların, siyah mürekkep lekesi olduğu belirlendi. Soruşturma birimleri yaptıkları incelemelerde bu lekelerin, Silivri 5 Nolu L Tipi Cezaevi F Blok F3 Alt koğuşunda kalan Garipoğlu'nun resim çalışmaları kapsamında olmuş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.
Koğuştaki, 3 numaralı odada yani Garipoğlu'nun intihar ettiği iddia edilen odada yapılan aramada, boş resim tuvali, boyalar, yatağı bulunmayan boş bir ranza ve üstünde bazı eşyalar yer alıyordu. İşte Garipoğlu'nun otopsi sırasında her iki el parmaklarındaki mürekkep lekelerinin, resim çalışması amacıyla gerçekleşebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Garipoğlu'nun ölüp ölmediğiyle ilgili iddialar üzerine Karabulut ailesi Cem Garipoğlu'nun mezarının açılmasını (fethi kabir) istedi. Ancak talep hem savcılık hem de Adalet Bakanlığı tarafından reddedildi. Cem Garipoğlu'nun babası Nida Garipoğlu da geçtiğimiz aylarda mezarın açılmasını ve tartışmaların son bulması yönünde savcılıktan talepte bulundu. Soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan Cem Garipoğlu'nun otopsi işlemi sırasında yapılan işlemlere ait fotoğrafları ve video kayıtlarının hazırlanıp savcılığa gönderilmesini istedi ve dosyaya bilirkişi atadı. Bilirkişi de otopsi görüntülerini izleyerek dökümünü yaptı ve savcılığa sundu. Düğümü savcılığın Garipoğlu'nun mezarının açılıp açılmamasıyla ilgili vereceği karar çözecek.