Cumhurbaşkanlığı'ndan S-400 açıklaması

Cumhurbaşkanlığı'ndan S-400 açıklaması

İbrahim Kalın, S-400'leri alma kararının bir gecede gerçekleşmediğini, yapılan çalışmaların, sürecin sonunda ortaya çıktığını, defalarca toplantılar gerçekleştirdiklerini ve bu zaman içinde Türkiye'nin güvenlik endişelerinin ciddiye alınmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye'nin, Batı güvenlik mimarisinin bir parçası olduğunu belirterek, "NATO üyesiyiz ve AB'ye tam üyelik için başvurumuzu yaptık. Fakat iki kişi lazım dans edebilmek için. Tek kişi, tek başına tango yapamaz. Türkiye'nin tek başına her şeyi yapmasını beklemeyin. Dolayısıyla her şey başarısız olduğunda da Türkiye'yi suçlamayın." dedi.


İbrahim Kalın, Başkent Üniversitesi ve Konrad Adenauer Stiftung iş birliğiyle düzenlenen İstanbul Güvenlik Konferansı 2019'un açılışında, güvenliğin artık küresel bir sorun haline geldiğini ve buna küresel bir cevap vermek gerektiğini söyledi.


Güvenlikle ilgili özellikle bölgesel çekincelere bakıldığında, herkesin ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini belirten Kalın, herkes güvende olana kadar kimsenin güvende olmayacağını ifade etti.


Türkiye'nin güvenliğinin sadece Suriye ya da Bulgaristan sınırında başlamadığını dile getiren Kalın, "Türkiye'nin güvenliği küresel ve çok boyutlu bir gerçekliktir. Bunu da ancak küresel ve çok boyutlu açıdan ele aldığımız zaman güvenlikten bahsedebiliriz. Bizler güvenliği, sadece kendi topraklarımızda değil aynı zamanda komşularımızda, bölgemizde ve küresel olarak tesis etmeye çalışıyoruz. Komşum güven altında değilse ben de güvende hissetmiyorum." diye konuştu.


Mülteci krizinin küresel bir sorun haline geldiğini ve doğru düzgün de irdelenmediğini aktaran Kalın, bu krizin Avrupa siyasetinin de kimyasını değiştirdiğini, ABD'ye kadar ulaştığını anlattı.


2015'te imzalanan göç anlaşmasına değinen Kalın, "Sayın Merkel'in tek başına yaptığı çalışmalara müteşekkiriz, sorumluluk aldı, siyaseten de bunun bedelini ödedi Almanya'da. Ama ne Türkiye ne de Sayın Merkel gerekli olan yardımı alamadı. 3,5 milyon mülteci Türkiye'de yaşamakta ve özellikle açık kapı politikasına devam edeceğiz. Mülteciler arasında bir ayrım yapmayacağız." diye konuştu.


Güvenliğin siyasi, ekonomik, siber, insani ve beşeri olmak üzere birçok boyutu olduğuna değinen Kalın, sözlerine şöyle devam etti:


"Türkiye kendi güvenlik problemleriyle uzun yıllardır savaşmakta. Avrupa'nın güvenlik mimarisi içindeyiz, önemli bir rol oynuyoruz NATO'da ve özellikle kendi paydaşlarımız, müttefiklerimiz ve komşularımız için güvenlik sağlıyoruz. Aynı zamanda karşılık da bekliyoruz. Türkiye'nin güvenlik endişelerinin tartışılması, konuşulması ve ciddiye alınması gerekiyor.


Müttefiklerimizin, komşularımızın El-Kaide ve DAEŞ ile ilgili yaşadığı sorunlara çok duyarlı fakat Türkiye'nin güvenlik çekinceleri söz konusu olduğunda bu kadar duyarlı olduklarını düşünmüyorum. DAEŞ ya da El-Kaide'nin dünyanın diğer ülkelerine olan tehditleriyle ilgili bu kadar duyarlıyken neden dünya Türkiye'nin sorunlarına duyarlı olmuyor. Terörizm bir küresel problemse, yani eğer Batılı ülkelere saldırdığında bu birden bire küresel husus oluyor ama İstanbul ve Ankara'dan, Türkiye bakış açısından baktığınız zaman neden bizim istediğimiz düzeyde müttefiklerimizden terörizm konusunda yardım almıyoruz. Sadece Avrupa'daki başkentlere saldırı olduğunda bu mesele bir mesele haline geliyor. Burada da bizim canımız sıkılıyor. Neden beklediğimiz ilgiyi biz göremiyoruz."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS