Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler yeniden hakim karşısında

Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler yeniden hakim karşısında

15 temmuz darbe girişimi sonrası başlatılan darbe soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteciler Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan'ın yargılandığı davada ikinci duruşma görülüyor. Savunma yapan Nazlı Ilıcak, “Tayyip Erdoğan'a suikast düzenlemeye çalışan, tanka binen kimse, ben 11 tweet ve bir kartopu fotoğrafı ile aynı duruma düştüm” dedi.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yürütülen davada 6'sı tutuklu 17 sanık yargılanıyor. 


Gazeteciler Nazlı Ilıcak ve Mehmet Altan'ın da aralarında bulunduğu 5 sanık mahkemeye getirildi. Ahmet Altan ise SEGBİS yoluyla duruşmaya katılıyor.


Mahkeme geçen duruşma Mehmet Altan'ın evinden çıktığı iddia edilen 1 dolarları görmek istemişti. O dolarlar mahkemeye getirildi.


Ahmet Altan: Bugünkü adalet sistemine güvenim yok


Ilıcak savunma yaptı


Duruşmada ilk olarak söz alan tutuklu sanık Nazlı Ilıcak, “3 ay önce suçsuzluğum konusunda sizi ikna etmeye çalıştım. İkna ettiğimi de sandım. Ancak somut delillerin varlığını gerekçe göstererek tahliye vermediniz” dedi. Geçen duruşmadan bu yana geçen 3 sürede darbeyi bildiğine dair somut delillerin ne olduğunu düşündüğünü söyleyen Ilıcak, “Nazlı Ilıcak darbeyi biliyordu iddiasını savcı kanıtlamak zorunda. Darbeyi bildiği için konuşma yaptı, tweet attı deniyor. Savcı bunları da kanıtlamak zorunda” ifadelerini kullandı. 


Nazlı Ilıcak ifadesinin devamında, “Tayyip Erdoğan'a suikast düzenlemeye çalışan, tanka binen kimse ben 11 tweet ve bir kartopu fotoğrafı ile aynı duruma düştüm. Yassıada'da Menderes ve arkadaşlarının başına gelenlerle burada gazetecilerin başına gelen aynı şeyler. Yassıada mukayesesini tarih tekerrür etmesin, ibret alınsın diye yaptım. En yanlış insana bu darbe suçunu yamadınız” dedi.


Mahkeme Başkanı'ndan Ilıcak'a uyarı


Mahkeme Başkanı, sanık Nazlı Ilıcak'tan savunmasını daha önce yaptığını, eksik hususlara değinmesi gerekiği konusunda uyarıda bulundu. Mahkeme Başkanı, Nazlı Ilıcak'a "Bıraksak aksama kadar, yatsıya kadar, sabaha kadar konuşacağınızı biliyorum" deyince Ilıcak "Ben bunları anlatıyorum ama tutuklu kalıyorum. Masumiyetimi ispat etmeye çalışıyorum" dedi. 



Ahmet Altan: Hakkımdaki iddialarla ilgili tek bir somut delil yok


Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan gazeteci-yazar Ahmet Altan ise devleti devlet yapanın yargıçlar olduğunu vurgulayarak "Yargıçlık vasfını kaybeden bir yargıç görevine devam ederse, onu o görevde tutan devlet de devlet olma vasfını yitirir. Bir yargıç mahkemede yalan söylediğinde kendi yargıçlığıyla birlikte devleti de yok eder. Bir yıl önce Mehmet Altan'la birlikte darbecilere subliminal mesaj verme suçlamasıyla gözaltına alındık. Sonra bu gülünç iddia ortadan kayboldu ve biz 15 Temmuz'da darbe yapmak ve hükümeti silahla devirmeye kalkışma suçundan tutuklandık. Biz silahlı darbe yapmışız. İsnat edilen suç bu. Hakkımızdaki bu tuhaf iddialarla ilgili bir tek somut kanıt gösterin, ben bir daha savunma yapmayacağım ve hakkımda en ağır hüküm verilse bile temyize gitmeyeceğim. Çok net söylüyorum. Tek bir kanıt gösterin, temyiz hakkımdan vazgeçeceğim. Ömrümün geri kalanını bir hapishane hücresinde sessizce geçirmeye razı olacağım" dedi. 


Daha sonra Mehmet Altan savunmasını yaptı.


Savunması için gerekli olan kitaplarına ve belgelerine cezaevinde el konulduğunu söyleyen Mehmet Altan, "Darbeyi nasıl biliyoruz, bunun hiçbir kanıtı yok. İspatı yok" dedi. Altan, "İddianamenin çıkış noktası televizyon programındaki konuşmalara göre darbeyi bildiğimizdir, savcıya göre darbe olabileceğini söylüyorsak darbeciler ile iştirak hâlimiz vardır. Yoksa darbe olabileceğini nasıl söyleriz? Hukuktan ayrılmanın ağır neticeleri olacağını 1990 yılından beri darbeleri yazan, anlatan 40 yıllık hoca ve bir yazar, bir gazeteci düşünemez, öngöremez öyle mi?" ifadelerini kullandı.


"Gizli saklı işim olsa 1 dolarları neden tutayım"


Altan, iddianamede aleyhine delil olan 1 dolar için ise şunları söyledi: "Bugün sizin de gözlerinizle göreceğiniz gibi, yırtık, tedavülden kalkmış, koridordaki vestiyerde kullanılmayan yıpranmış bir kadın çantasında eski seyahatlerden unutulmuş, F serisi 1 dolara beyhude bir anlam yükleme çabası görülmektedir. Ancak bu iddianamenin özelliği zaten budur. Ayrı bir yerde, özel olarak muhafaza edilmesi söz konusu değil, odamdaki küçük miktardaki dövizler gibi, eski, yırtık, tedavülden kalmış bir seyahat bakiyesi olduğu aşikârdır. Ben örgüt üyesi olmadığıma göre, F serisi 1 doları neden, niçin, hangi maksatla saklayacağım. Anlamı ne olacak? Doğrusu, bir iddianame daha ciddi olmak zorunda değil midir? İkincisi, 15 Temmuz sonrası 1 dolar bulundurmak suç aleti silah bulundurmaktan daha tehlikeli bir hâle gelmişti. Gizli saklı bir işim olsa, ben 1 dolarları neden tutayım?"


"Ben neden FETÖ'nün medya ayağıyım, ben hocayım"


Benzer suçlardan yargılanan birçok sanığın tutuksuz yargılandığına da değinen Mehmet Altan, "Amaç bireysel olarak zulüm etmek ise bu hukukun dışında bir durum, ona bir şey diyemem. Ama ben mahkemelere, yargıya ve yargı bürokrasisine hâlâ güvenmek istiyorum. Adil, yansız, bağımsız, objektif ve hukuktan yana olduklarına inanmak istiyorum. Gerisi kararlara imza atanların bileceği iş. Ben sizin meslek hayatınız kadar hocalık yaptım. 30 yıllık profesörüm. Ben neden FETÖ'nün medya ayağıyım. Ben İstanbul Üniversitesinde hocayım, profesörüm" dedi. Duruşmaya ara verildi.


 


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS