hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Osman Can, HSYK seçimlerini "milli güvenlik" ile yorumladı

    Osman Can, HSYK seçimlerini milli güvenlik ile yorumladı
    expand

    AK Parti Merkez Karar ve Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi ve eski Anayasa Raportörü Prof. Dr. Osman Can, "paralel yapı" diye tabir ettikleri Gülen cemaati örgütlenmesini "milli güvenlik sorunu" diye tanımlayarak, "HSYK seçimleri, yargının yargı olarak kalıp kalmayacağıyla ilgili önemli bir seçimdir. Bu, tabii ki hayati bir şey" dedi.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Bursa'da, Plaza 16 Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yeni Anayasa ve HSYK" konulu söyleşiye katılan Can, etkinlik öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, 12 Ekim'deki HSYK seçiminin, kurulun anayasa ve hukuk çerçevesi içinde hareket etmesi bakımından çok önemli olduğunu söyledi. Türkiye'de milli güvenlik sorunu bulunduğunu belirten Can, "Devlet kurumlarının sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için son zamanlarda müşahede edilen ciddi bir sorun var. O da paralel yapı sorunu. Kendi içinde nasıl çalıştığı ve kime hesap verdiği bilinmeyen, bireysel iradeleri devre dışı bırakan bir hiyerarşik yapı. Böyle bir yapı, hayatın çeşitli yerlerinde olabilir ama yargı içinde olmaz. Yargı içinde olduğu andan itibaren yargı diye bir şey kalmaz" değerlendirmesinde bulundu.

    Adalet Bakanı Bozdağ: "Verecekleri karar meşrudur"

    Can, yargının, anayasaya, kanunlara, hukuka ve evrensel standartlara göre bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar alma mekanizması olduğunu vurguladı.

    Evrensel standartların devre dışı kaldığı bir yapı ortaya çıkmasının adaleti bitireceğini dile getiren Can, "Bu durumda 14 bine yakın hakim ve savcının görevini yerine getirebilmesi çok fazla mümkün olmayacaktır. Bu yüzden HSYK seçimleri, yargının yargı olarak kalıp kalmayacağıyla ilgili önemli bir seçimdir. Bu, tabii ki hayati bir şey" diye konuştu.

    Topluma ait yasama, yürütme ve yargının, millete karşı hesap vermek zorunda olduğunu bildiren Can, bu üç unsurun, milletin adalet, hukuk ve siyaset talebi doğrultusunda çalışması gerektiğini aktardı. Bu kurumlardan bazılarının, milletin egemenliği dışında başka egemenliklerin payandası haline gelmesi durumunda toplumun sessiz kalmasının çok fazla mümkün olmayacağını savunan Can, "Hukukun orada inşa edilmesi lazım. Çetelerin yargıdan temizlenmesi lazım ve yargının yargı olarak kalması gerekiyor. Yargının 76 milyona ait olması gerekiyor. Onun adalet beklentisine de cevap vermesi gerekiyor" ifadesini kullandı.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Yeni anayasa talebi

    Yasama, yürütme ve yargının, anayasanın temel konularından olduğunu hatırlatan Can, bunların demokratikleştirilmesi gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin bir darbe anayasasıyla yönetildiğini ifade eden Can, şöyle konuştu:

    "Türkiye, toplumsal olarak ve ekonomik açıdan çok önemli bir noktaya geldi. Yeni anayasayla Türkiye'nin siyasetinin ve kurumsal yapısının yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda yargı yapısının da yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Türkiye'nin anayasal kurumlarının bir bütün olarak 76 milyonun tercihine dönüşmesi gerekiyor. Bu da hayati bir mesele. Çünkü eskisiyle devam edemeyiz. Eski anayasayla devam ettiğimiz zaman, Türkiye'nin başına iş açar ve ilerlemesini çok ciddi bir şekilde engeller. Türkiye'nin ilerlemesini sağlayabilmek ve kendi iç barışımızı tesis edebilmek için yeni, demokratik, atılımcı ve çoğulcu bir anayasaya ihtiyaç var."

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Can, yeni anayasanın, gelecek bir yılın gündem başlığı olacağını sözlerine ekledi.

    CNN Türk görüntüledi: IŞİD ve PYD çatışıyor

    Ankara'da IŞİD alarmı

    Burdur Gölü için çamurda dans

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow