Öğretmenlik ve bazı sağlık programlarında kontenjan kısıtlamasına mı gidiliyor?

Öğretmenlik ve bazı sağlık programlarında kontenjan kısıtlamasına mı gidiliyor?

Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu’nun 2019 yılı üçüncü toplantısı dün gerçekleşti. Toplantı sonunda YÖK resmi internet sayfasında konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Açıklamalar içerisinde en çok dikkat çeken kısım ise Öğretmenlik ve bazı sağlık programlarında kontenjan azaltılması ile ilgili teklifin görüşüldüğüydü. Buna göre teklifin YÖK Genel Kurulu’na teklif edilmesi kararlaştırıldı. Peki Öğretmenlik ve bazı sağlık programlarında kontenjanlar azaltılacak mı? İşte konuyla ilgili Onur Soğuk’un düşünceleri.

Onur Soğuk - Eğitimci


YÖK’ten umutlandıran adım!


Üniversiteli işsiz oranının son yıllarda iyice artmasının nedenlerinin başında abartılı yükseköğretim kontenjanları geliyor. İhtiyacımızdan çok daha fazla meslek uzmanı yetiştirildiği bir gerçek. İhtiyaç bir taneyken üç tane mezun ediyor olmak diğer iki mezunu işsizlik ile başbaşa bırakmak anlamına geliyor. Mezun işsiz sayısının bir diğer sonucu da özel sektörde işe başvuran sayısının artış göstermesi. Bu artık işe alımlarda kriterlerin ağırlaşması ve iş refahının azalması anlamına geliyor.


Üniversitelerde kontenjanların yüksek olması aynı zamanda kalabalık sınıflara ve bunun sonucunda birçok bölümde eğitimin niteliğinin düşmesine de neden oluyor. YÖK özellikle son dönemde bu kapsamda birçok çalışma yürütüyor. YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulu bu sene içinde 3.defa topladı. Toplantının amacı ihtiyaçlar doğrultusunda yükseköğretim kontenjanlarının tekrar düzenlenmesiydi. Bu iki bakanlığın görüşleri ve yapılan çalışmalar neticesinde kontenjanlarda düşmeler göreceğiz. Son yılların gözde alanı sağlıkta birden yükselen kontenjanlar sonucu oluşan işsizlik ve yıllardır öğretmenlikteki atama sıkıntıları düşünüldüğünde neden bu alanlara öncelik verildiğini anlayabiliyoruz.


Son birkaç yılda her tercih döneminden sonra boş kalan kontenjanları, ülkemizde insanların üniversitelere karşı oluşan negatif algılarını konuşuyoruz. Üniversiteli işsiz sayısına bakılınca insanlar neden böyle düşünüyor diye sormamıza da gerek kalmıyor. Bu algı bir sene içinde oluşmadı tabii ki hemen de değişmeyecektir fakat atılan pozitif adımlar devamlı olursa zamanla değişimi hep beraber görmüş olacağız.


Üniversite adayları açısından kontenjanların azalması bu yıl yerleşmek için önceki yıllara bakış daha fazla zorlanacakları anlamına geliyor. Yerleşmede kısmen etkili olacak bu dezavantajlı durum üniversiteden mezun olurken de ciddi bir avantaj olarak görülebilir. Sadece öğretmenlik ve sağlık alanında değil diğer birçok alanda da kontenjanlarda daralmalar olması gerektiği ortada. Onlar için de gerekli çalışmaların yapılmasını ve ihtiyaç doğrultusunda kontenjan düzenlemelerinin yapılmasını bekliyoruz.


 

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS