Karadeniz'de tahıl koridoru açılır mı? BM yetkilisi CNN TÜRK'e konuştu

Karadeniz'de tahıl koridoru açılır mı? BM yetkilisi CNN TÜRK'e konuştu

Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının en önemli başlıklarından biri de Karadeniz'de bekleyen tonlarca tahılın çıkarılması için üzerinde durulan tahıl koridoru. Peki bu noktada Birleşmiş Milletler'in planının ve bu koridorun önemi ne? BM Türkiye'nin çabaları için ne diyor? CNN TÜRK Muhabiri Gülşen Coşkun, BM Türkiye Mukim Koordinatörü Alvaro Rodrıguez'e sordu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Gülşen Coşkun: Son günlerde uluslararası arenadaki en önemli konulardan biri gıda krizi ve Karadeniz'de bir gıda koridoru oluşturma çabaları. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da BM'nin planının uygulanabilir bir plan olarak görüldüğünü ifade etti. Hem BM'nin planı ve hem de gıda koridorunun önemi ne?

Alvaro Rodrıguez: İki açıdan var önemi. Birincisi Ukrayna'nın ihraç ettiği tahılların ülkeden çıkabilecek olması. Bu önemli çünkü dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülke, gıda güvenliği için Ukrayna'nın bu tahıl ithalatına ihtiyaç duyuyor. Bu çocuklara gıda demek, okullardaki eğitim programları ve genel tüketim açısından ihtiyaç duyulan gıda demek. Bu plan ve gıda koridoru, savaş sürecinde bile Ukrayna'nın ekonomisi açısından önemli ama gıda güvenliği ve küresel çaptaki gıda fiyatları açısından daha da önemli.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Gülşen Coşkun: Peki BM'nin iki taraftan da yani Rusya ve Ukrayna'dan beklentileri neler?

Alvaro Rodrıguez: Biz öncelikle ateşkesin sağlanmasını istiyoruz. Spesifik olarak gıda koridoruna bakarsak da görüşmeler üst düzeyde devam ediyor. Fakat tahıl yüklü gemileri oradan çıkarmak düşünüldüğü kadar kolay değil. Çünkü Rus donanmasının Karadeniz'de olduğunu biliyoruz aynı zamanda Ukrayna'nın kendi güvenlikleri için kıyılarında mayınlarının olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle pek çok müzakerenin yapılması gerekiyor ki biz bu adımı nasıl atacağımıza dair bir anlaşmaya varalım. Ayrıca Rusya, Ukrayna'ya yardım edilmesi durumunda kendi tahıl ve hububatının da ihracının önündeki yaptırımların da kalkasını istiyor. Yani görüşmeler yüksek seviyede sürüyor ve umuyoruz ki çözeriz. Türkiye'nin arabuluculuk çabaları BM Genel Sekreteri António Guterres tarafından takdirle karşılanıyor.

Gülşen Coşkun: Türkiye'den bahsettiniz. Türkiye'nin bu konudaki çözüm çabaları için ne demek istersiniz?

Alvaro Rodrıguez: Çok önemli bir çaba var. Rusya gibi BM'nin Güvenlik Konseyi üyesi olup başka bir ülkeyi işgal eden bir ülke olduğunda bu güvenlik konseyi için barışa yönelik adımlar ya da ateşkesi uygulamada sorun oluyor Güvenlik Konseyi'nin doğası gereği. Yani bu noktada genel sekreterliğin diyaloğu artırmak için başka ülkelerin destekleyici adımlarına ihtiyacı var. Türkiye bu noktada çok destekleyici. Antalya Diplomasi Forumunda Ukrayna ve Rusya'dan taraflar ağırlandı ve tabii ki diğer görüşmeler oldu. Bazen İstanbul'da bazen de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dünya liderleri ve Ukrayna ve Rus liderler de olmak üzere.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Gülşen Coşkun: Bu krizden sonra gıdada sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu gördük bir kez daha. BM'nin sürdürülebilir tarım için tavsiyeleri nelerdir?

Alvaro Rodrıguez: Bu iyi bir soru. Aslında krizden de önce Covid'in de sonucu olarak gıda güvenliği konusunun küresel çapta artacağını biliyorduk. Özellikle de dünyanın belirli bir kısmında. Örneğin Afrika'da özellikle de iklim değişikliğinin etkilerini görüyoruz. İklim değişikliğine adaptasyon, doğayı baz alan çözümler gerekiyor aslında. gıdanın üretimi için doğa ile işbirliğinde çalışmaktan bahsediyorum doğaya karşı çalışmaktan değil. Ayrıca çiftçilere doğru bitkileri Kullanmalarını sağlamak, doğru ekonomik teşvikleri vermek ve doğal afetlere de dikkat çekmemiz gerekiyor , bunun tarımsal ürünler üzerinde yıkıcı bir etkisi var. Ve aslında sadece tarımda sürdürülebilirlik değil genel anlamda sürdürülebilirlik üzerinde çalışmalıyız. Kadınların tarımdaki yeri, tedarik zincirleri örneğin ürünlerin süreci ve aynı zamanda sosyal programlar üzerinde çalışmalıyız. Tarım alanında çalışan insanların işlerini garanti altına almalıyız ki şehir merkezlerine göç etmek istemesinler. Kırsal alanda yaşamı desteklemeliyiz. Tüm bunlar kriz öncesi de BM'nin anahtar tavsiyeleriydi. Rusya'nın işgali sonrasında daha da önemli hale geldi, somutlaştırıldı.