Ortadoğu'nun karanlık aktörü: İsrail'in Truva atı! | Video

Video: Ortadoğu'nun karanlık aktörü: İsrail'in Truva atı! | Video

Birleşik Arap Emirlikleri'yle Türkiye arasında yeni bir kriz var. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri'ne çalışan bir ajanı yakaladı. Bu, Ankara ile Dubai arasındaki ilk kriz değil. Sürecin detayları inceleme haberimizde...

GAZETECİ KİMLİĞİNDEYDİ, OPERASYONLA YAKALANDI

Birleşik Arap Emirlikleri ajanı Ortadoğu'dan geldi. Türkiye ile ilgili gizli bilgileri raporlamak isterken, film gibi operasyonla yakalandı.

45 yaşındaki o şüphelinin adı "Ahmed el-Astal." Kod adı "Abu Layla." Üzerinden Ürdün pasaportu çıktı. Filistin asıllı olduğunu söyleyen El Astal, iddiaya göre Türkiye'de kendisini gazeteci olarak tanıtıyor ve çok önemli noktalardan bilgi temin ediyordu. Esas görevi, Türkiye'deki siyasi gelişmeler hakkında haber yapmak ve sürgünde yaşayan Arap muhalifleri takip etmekti.

Gazeteci kimliğindeki ajan önce Sakarya'ya yerleşti. Ve bazı Türkleri gazeteci adı altında muhbir yapmaya çalıştı. Ama "Abu Layla"nın o görüşmeleri MİT radarına takıldı. Ve adım adım takip başladı. Ardından da ajan filmlerini aratmayan bir operasyonla Sakarya'da gözaltına alındı.

BAĞLANTILI OLDUĞU KİŞİLERİ SORGUSUNDA İTİRAF ETTİ

İlk sorgusunda bir şey söylemedi. Ama sonrasında kendini denetleyen ve bağlantıda olduğu kişilerin isimlerini ve kod adlarını bir bir söyledi. Ajan olduğunu kabul etti. İddialara göre "El Astal", paylaştığı bu bilgiler karşılığında aylık 20 bin lira kazanıyordu. Üst düzey bir güvenlik görevlisi casuslukla suçlanan Al Astal'ın Birleşik Arap Emirlikleri'yle ilişkisini belgeleyen çok sayıda doküman ele geçirdiğini belirtti. Astal'ın 2009 yılından bu yana Birleşik Arap Emirlikleri istihbaratı için çalıştığını ve 2013 yılından bu yana da Türkiye'de yaşadığını öne sürdü. Bir başka iddiaya göre de ajanın çalışma alanlarından birisi de Türk hükümetiyle ilgili bilgi toplamak, "15 Temmuz'u ve yeni bir darbe girişimi olasılığını raporlamaktı."

UZMANLAR İSRAİL'İN ARAP DÜNYASINDAKİ TRUVA ATI DİYOR

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilk ajan krizi bu değildi. Devlet yönetimi, aynı zamanda Abu Dabi emiri olan Şeyh Halife Bin Zayid el Nahyan ve ailesinin elinde bulunuyor. Oradaki etkili isim ise Veliaht Prens Muhammed Bin Zayed. Zayed'e en yakın kişilerden biri ise Türkiye'nin yakından tanıdığı bir isim. Cemal Kaşıkçı cinayeti zanlısı Ssuudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman. Uzmanlar, Birleşik Arap Emirlikleri için İsrail'in Arap dünyasındaki Truva atı diyor. İran'la rekabet içindeki Birleşik Arap Emirlikleri, birçok bölgede Türkiye'ye karşı da harekete geçmiş durumda.

KAŞIKÇI CİNAYETİ SONRASI DA 2 BAE AJANI YAKALANMIŞTI

Suudi Arabistan'ın İstanbul başkonsolosluğundaki Cemal Kaşıkçı Cinayeti, Ankara ile Riyad yönetimi arasında gerilime yol açmıştı. Ankara, cinayeti Suudi Arabistan'dan gelen timin işlediğini kanıtladı. O cinayet sonrası iki kişi gözaltına alındı. O kişilerin Birleşik Arap Emirlikleri ajanı olduğu ortaya çıktı. Zanlılardan biri hapishanede intihar etti. Ajanlar, Türkiye'de yaşayan, aralarında siyasi muhaliflerin de olduğu Araplar hakkında bilgi toplamaya çalışıyordu. Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri istihbaratının Suriye ve Irak'ta terör örgütü PKK ile yakın ilişki içinde olduğu iddia edildi. Hatta PKK'nın Suriye kolu YPG'li yetkililerle görüştüğü öne sürüldü.

ADI TERÖR OLAYLARI VE DARBE GİRİŞİMLERİNDE GEÇİYOR

Ama aslında Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin karşı karşıya kaldığı ilk ülke Mısır oldu. Mısır'da Muhammed Mursi iktidarının sonunu getiren askeri darbe sürecinde, İsrail'le birlikte Birleşik Arap Emirlikleri'nin adı ön plana çıktı. Türkiye ise meşru Mursi hükümetinin yanında yer aldı.

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri, Katar krizinde de karşı karşıya geldi. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan öncülüğünde ülkeler, Katar'ı ablukaya aldı. Abluka sonrası darbe yapılacağı iddiaları gündeme geldi. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Katar Emiri'nin yerine Londra'daki yeğenini iktidara getirmek istediği ortaya çıktı. Sudan'dan getirilen paralı askerlerle Katar Sarayı'nın basılacağı öne sürüldü. Bölgedeki Türk güçlerinin de etkisiyle darbe tehdidi boşa çıkarıldı.

Yemen'deki insani krizde de baş aktörlerden biri Birleşik Arap emirlikleri. Birleşik Arap Emirlikleri, paralı askerlerini ilk olarak Yemen'deki iç savaşta kullandı. Ancak bu müdahaleyi fırsatı çeviren İran yanlısı Husiler, Yemen'i ele geçirmeye başlayınca da çark etti. Yüzlerce Yemen askeri, Birleşik Arap Emirlikleri'nin hava gücüyle desteklediği ayrılıkçılar tarafından katledildi. Yemen'deki ablukalar yüzünden bölgede 14 milyon kişi mağdur oldu. Her 10 dakikada bir çocuk hayatını kaybetti.

Sudan'daki askeri darbede de Birleşik Arap Emirlikleri'nin rolü vardı. Türkiye-Sudan ilişkileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aralık 2017'de Sudan'a yaptığı ziyaret sırasında ülkenin kuzeyindeki Sevakin Adası'nı istemesi ve Ömer El-Beşir'in de 'tamam' demesi ile daha ileri bir boyuta taşındı. Sudan'da 30 yıllık Ömer El-Beşir dönemi, Nisan 2019'da askeri darbeyle kapandı. Darbe sonrası önce yönetime gelen Sudan Savunma Bakanı Avad Bin Avf, yemin töreninden 24 saat sonra görevi bırakmak zorunda kaldı. Yerine Abdulfettah El-Burhan geldi. Geçici yönetime ilk destek veren ülkelerden biri de Birleşik Arap Emirlikleri'ydi.

Somali de Birleşik Arap Emirlikleri'nin etki coğrafyasında. Türkiye ile son yıllarda iyi ilişkiler içine giren Mogadişu yönetiminin Birleşik Arap Emirlikleri'nin hedefi olduğu iddialar arasında. Türkiye'nin askeri üssünün olduğu ülke, intihar saldırılarının sahne oluyor. Türk güçleri hedef alınıyor. Somali saldırıların arkasında yabancı bir ülke var denilmişti. O saldırıda da olağan şüpheli olarak Birleşik Arap Emirlikleri ismi ön plana çıkıyor.

Ve son bölge Libya... Libya da Birleşik Arap Emirlikleri paralı askerleriyle devredeydi. Türkiye'nin meşru ulusal mutabakat hükümetine destek verdiği ülkede, Birleşik Arap Emirlikleri General Hafter'e hem askeri hem de lojistik anlamda büyük katkı sağladı. Türkiye devreye girdi. Türkiye ile Libya Meşru Hükümeti arasında imzalanan askeri müdahale sonrası sahada dengeler değişti.

Birleşik Arap Emirlikleri, bir zamanlar Körfez bölgesinde turizm ve finans yatırımlarıyla cazibe merkeziydi. Ama artık aynı zamanda, bölgesel hırsları ve agresif dış politikaları sonucu siyasi krizler ve insan hakları ihlalleri ile anılan bir ülke konumunda. Bundan diğer emirlikler de rahatsız.

TÜRKİYE'Yİ BÖLGEDEKİ EN BÜYÜK RAKİBİ GÖRÜYOR

Körfez'de krizlere de sebep olan Birleşik Arap Emirlikleri, özetle bazı Ortadoğu ve Afrika ülkelerini hem ekonomik hem de siyasi ve askeri kıskaca almış durumda. İsrail ile birçok bölgede perde arkasından işbirliği yaptığı öne sürülen Birleşik Arap Emirlikleri, karşısındaki en büyük güç olarak ise Türkiye'yi görüyor.

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS