Aziz Yıldırım'dan Ali Koç'a teklif

Video: Aziz Yıldırım'dan Ali Koç'a teklif

Eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, mevcut başkan Ali Koç'un 3 yıl önce genel kurulda büyük teveccüh ile başkanlığa seçildiğini ifade ederek, "Bugüne kadar bunlar hiçbir tane ağaç diktiler mi. Kulübün oraya bekçi kulübesi yaptılar, bunun dışında başka bir şey yok." dedi.

Aziz Yıldırım'ın Çırağan Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısına eski yöneticilerden Mahmut Uslu, Şekip Mosturoğlu, Ali Yıldırım, Abdullah Kiğılı, Yasemin Merçil, Murat Özaydınlı, Nihat Özbağ, Önder Fırat, Mithat Yenigün, İlhan Ekşioğlu, Ozan Balaban ve Cenk Başak'ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Ali Koç'un 3 yıl önce genel kurulda başkanlığa seçildiğini hatırlatan Yıldırım, kendi dönemindeki yöneticilerle seçimden sonra bir araya gelerek konuşmama kararı aldıklarını belirtti.

Söz konusu süreçte tahrik edildiklerini vurgulayan Aziz Yıldırım, "Biz bu tuzaklara düşmedik çünkü Fenerbahçe yönetimine bir bahane olmaması için bu tutumu sergiledik. Bugünden sonra Fenerbahçe'ye yapılacak olan zararların karşısında kamuoyunu bilgilendireceğiz ve gereken hareket neyse yapacağız. 3 senedir enkaz edebiyatı konusu var. 'Biz çok kötü bir mali tablo aldık' deniliyor, biz öyle bir tablo bırakmadık." ifadelerini kullandı.

Başkanlığa 1998 yılında seçildiği dönem ile 20 yıl sonrası arasında kulüpte büyük farklılıklar oluşturduklarını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bugüne kadar bunlar hiçbir tane ağaç diktiler mi. Kulübün oraya bekçi kulübesi yaptılar, bunun dışında başka bir şey yok. Bu 16 bin üye Ali Koç'u niye seçti, ben anlamadım. 16 bin kişi beyaz atlı prens olarak gördü seni. Gelecek pamuk prensesi alıp uçuracaksın. Fenerbahçe tarihinde iki defa futbol takımı küme düşüyordu. Biz, Ali Şen zamanında 1980'lerde averajla kümede kaldık. Bundan 3 sene önce son 3-4 maça kala küme düşmekten kurtulduk. Altıncı mı yedinci mi olundu ne. Bu senede 3'üncü olduk. Ali Koç şunu bilmeli Fenerbahçe taraftarı ve Fenerbahçeliler bundan başarılı bir futbol takımı ve Spor kulübü bekliyor. 'Ben şampiyonluk sözü vermedim' diyor. Fenerbahçe Başkanı olan, yönetimde olan herkes şampiyonluk sözü vermeye mecburdur. Biz şampiyon olamazsak başarılı değilizdir."

"Hapis mi yattın?"

Aziz Yıldırım, mevcut başkan Ali Koç'un göreve geldiğinden itibaren büyük maddi zorluklar yaşamasından dert yanmasına tepki gösterdi.

Ülker Stadı'nı bankadan borç alarak yaptıklarını anlatan Yıldırım, "Fenerbahçe'nin varlıklarının farkında değiller çünkü gidip gezmediler ama hep bir bahaneleri var. 'Biz enkaz aldık' diyorlar. Ali Şen'den ben başkanlığı aldığım zaman 1998'de gazetede 'borç 5.5 trilyon' yazıyordu. Biz buradan geldik buralara. Seçildi diyor ki; 'ben bu 3 senede çok sıkıntılar çektim'. Hapis mi yattın? Pandemi de 1 hafta evden çıkmadın. Ali Koç'un bir sıkıntısı var. Aziz Yıldırım ve arkadaşlarından rahatsız oluyor. Biz kaybettiğimiz için kenara çekildik. Biz aday olduk seçilemedik. Seçilseydik o şartlar neyse bizlerde onu yaşayacaktık. Bizler kaçmadık buradayız yine kaçmayız. 'Ben çok eziyetler çekiyorum herkes bana saldırıyor' diyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Fenerbahçe'nin kendisiyim"

Aziz Yıldırım, "Ben Fenerbahçe'nin kendisiyim." ifadesini kullandı.

Başkanlığı süresince büyük sorunlar yaşadıklarını ve çok daha kötü bir Fenerbahçe'yi devraldıklarını vurgulayan Yıldırım, birçok defa görevi bıraktığını ancak kimsenin rakip çıkmadığını ve görevine ricalarla geri döndürüldüğünü hatırlattı.

2011'de hapsi yattığını dile getiren Yıldırım, "Ali Koç'un içine Aziz Yıldırım ve arkadaşları kaçmış. Bizi kendine rakip görmesin, biz bu camianın ferdiyiz. Bunların hepsi değerli insanlar. Yönetime girerek veya dışarıdan değil. Dost arkadaş olarak varız. Bizi düşman olarak görme, bizi içinden at. Bizle rakip olmanın tek şartı var; 20 sene başkanlık yapıp o başarıları alacaksın, stadı tekrardan yapacaksın, tesisleri yıkıp yeniden yapacaksın 20 sene bunları yapacaksın sonra gözümün üstünde kaşım yok demeyeceksin. Ben buraya kadar sabrettim, bundan sonra sabretmen. Her gecenin bir sabahı olmaz beni kızdırmayın, ayıp denen bir şey var. Ben Fenerbahçe'nin kendisiyim, 30 yılımı bu kulübe verdim." diye konuştu.

Mevcut başkan Ali Koç'u kulübe yeterli maddi desteği vermemesi nedeniyle eleştiren Aziz Yıldırım, "Ben sizi mahkemeye vereceğim. Fenerbahçe'nin kutsal kürsüsünde konuşan insanların verdiği sözleri yerine getirmesi lazım. Ben sana teklif yaptım. '150 milyon avro biz verelim, 150 sen ver futbolu sen idare et, basketbolu biz alalım.' dedim. Sen kulübe ne verdin, kulübe 50 milyon dolar hibe ettin. Sonra 297 trilyon borç verdiğini söylüyorsun. Ben 1998-1999'da 30 milyon dolar nakit verdim, kimseye de söylemedim. Senin verdiğin para 80 milyon. Sen 150 milyon avro söz verdin, sözünü yerine getir." diye konuştu.

"Seni bu seyirciyle göndereceğim"

Aziz Yıldırım, Ali Koç'a ithafen "Seni affetmem bunu bil. Seni bu seyirciyle göndereceğim." dedi.

Koç'un yaptığı transferleri ağır bir şekilde eleştiren Yıldırım, futbolcu ücretlerinin SPK'ya bildirilmediğini de dile getirdi.

Fenerbahçe'nin iyi bir yolda ilerlemediğini aktaran Yıldırım, "30 yaşından büyük oyuncu almayacağız, gençleştireceğiz, dedi. Herkesi kandırdı. Biz Fenerbahçeliler safız ya. Geldiğimiz nokta ne? Onların kendi rakamlarıyla 2 trilyon borç gösteriyorlar bana, kendileri dağıttığı kitapçıkta yüzde 67 borç artmış, kendi verdikleri hariç. İki yılda bu kulübe 500 milyon dolar para gitti. Ne oldu bu paraya? 50 milyon avro bu arkadaşların çalışmalarının alınmış olan oyuncuların bonservis parası. Burada 3 basketbolcunun ABD'ye gidişinden alınan para da var. 25 milyon avro sermaye artırımı yaptılar. 25 milyon avro benim devlete yalvar yakar çıkarttığım kanun var. Vergilerin amatör şubelerde kullanılması ile ilgili. Sağ olsun Cumhurbaşkanımız bunu kanunlaştırdı ve tüm kulüplere yaradı. Toplam bizim bıraktığımız yönetimden dolayı aldığı para 100 milyon avro. 50 milyon da kendisi verdi, 50 milyon da kredi aldılar, etti 220 milyon. Sonra 2 sene statta maç oynandı. Kombine sattılar, loca sattılar, 2 sene 100 milyon. Yayın gelirleri normal şartta 35-40 milyon olması gerekir, o düşük. Sonuçta bütün her şeyle 500 milyon dolar kulübe para girdi. İspatla desinler ispatlarım. Yalan söyleme huyum yok benim." ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un kendilerini yalancılıkla suçladığının altını çizen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ben hayatımda bilerek hiç yalan söylemedim. Yalan söyleseydim hapis yatmazdım. Bunları anlaması lazım. 'Ben saygılıyım.' diyor. Ben zona olmuşum pantolonun kayışını bağlayamıyorum, 2 sene onunla uğraştım. Seni affetmem bunu bil. Seni bu seyirciyle göndereceğim. Ali Koç, sen Vehbi Koç'un torunu, Rahmi Koç'un oğlusun. Sana gidip de Darmstadt'tan Serdar'ı almak yakışmaz. Bundan sonra sahnedeyim, arkadaşlarım da sahnede, herkes serbest. Real Madridli Ramos boşta, Marcelo boşta, git al. Benzema'yı al, git Roma'dan Dzeko'yu al. Böyle oyuncular al Fenerbahçe'ye. Geçmişine bak Fenerbahçe'nin kimler geldi. Anelka geldi, Daum'dan dolayı kulübede oturdu. Roberto Carlos şampiyon oldu, 100 bin kişi elini sallayarak aldı geldi Türkiye'ye. Yoksa sen gidip Darmstadt'tan Serdar'ı al, sen bırak başkanlığı. Senden beklentimiz bu. 'Para yok' diyorsan bırak, parası olan gelir. Her şeye 'Para, para' diyorsun, seni nasıl seçti bu insanlar? Sen para vermeyeceksen kimse seni seçmez. Sana söylüyorum bundan sonra her söyleyeceğin söze 2 söz söylerim. Hiç televizyonlardan ayrılmam. Nasılsa sallamak kolay. O yanındakiler konuşuyor kulüpte. Ben yanındakilerin hepsini duman ederim."

"Ben hapisteyim sen yönetime girmedin, ayrıldın gittin"

Aziz Yıldırım, cezaevine girdiği dönemde Ali Koç'un kendilerini yalnız bıraktığını belirtti.

2011 yılında Fenerbahçe'nin bütçesini 250 milyon dolara bağladıklarını ve daha sonra araya 3 Temmuz sürecinin girdiğini kaydeden Yıldırım, "2009 yılında dünyanın en çok gelir getiren kulüpleri arasında 19'uncu sırada olan kulüp, 20 takımlı listeye giren ilk Türk takımı oldu. Ali Koç bu 3 Temmuz'un neresinde ben anlamadım. Bir gün bakıyorsun '3 Temmuz kırmızı çizgimiz', bir bakıyorsun '2013'ten sonra yönetimin başarısızlığıdır' diyor. Ya 3 Temmuz'dayız ya değiliz. Geçen gün diyor ki 'Benim dava arkadaşlarım bana FETÖ'cü diyor'. Biz öyle bir şey söylemedik. Oraya girersek Hakan Şükür'ün suçlamalarına cevap vereceksin. Dava arkadaşı olmak için aynı eylem içinde olmanız gerekiyor, yoksa olmaz. Biz hapis yattık, Giresun'daki insanlar da bizden dolayı hapis yattı. Onlar bizim dava arkadaşımız ama bu tarafta sen 2012'de seçim var, ben hapisteyim sen yönetime girmedin, ayrıldın gittin. Ben polise gittim 'Bunlardan şikayetçiyim.' dedim, dilekçe verdim. 75 kişiye tamamlanacak şekilde kişiler taraf oldu. Bizden başka herkes sevindi, biz sevinemedik." ifadelerini kullandı.

"Basketbol takımına Obradovic'i getireceğim"

Aziz Yıldırım, basketbol şubesinin AŞ yapılması durumunda şubeyi almaya talip olduğunu ve sarı-lacivertli ekibin eski başantrenörü Zeljko Obradovic'i hemen getirebileceğini söyledi.

Obradovic'in yakın dostu olduğunu ifade eden Yıldırım, "Ben basketbolda geldiğimiz noktada marka üretilen bir Fenerbahçe'nin bu hallere düşmesine üzülüyorum. Çünkü çok emek verdik. Biz önünde sponsor olmadan şampiyon olduk. Borç aldık, ödedik ve sonra da isim hakkını sağlayınca gelen parayla borçları kapattık. Bizden sonra aynı takım ve Obradovic devam etti. Yine Dörtlü Final'e kaldık ve başarısız olduk. Çünkü birlik, beraberlik kayboldu. Şimdi benim teklifim, Ali Koç yarın genel kurulda konuşmanda söyle; 'Basketbol takımını AŞ haline getiriyorum' ve ben bu AŞ'yi almaya talibim, yarın da Obradovic'i getiriyorum. Yönetim kurulunu bizden yapacağız. Obradovic gelecek, her sene de Dörtlü Final oynayacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Ali Koç'un babası Rahmi Koç'un kendisini hapishanede ziyaret ettiğini, bu yüzden ona büyük saygı ve sevgi beslediğini aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:

"Üç senede bir şampiyon olduk biz. Altı senede bir defa şampiyon oldu, diyor. Dokuz senede 4 defa kazanmışız. Ya hesap bilmiyor ya da birileri başka bir şey söylüyor, anlamadım. Ben 6 senede 2 defa şampiyon oldum, tüm camiayla 13 kupa kazanmışız. 17 teknik adamla çalışmışız 20 senede. 'Fenerbahçe'ye antrenör bulamıyoruz, insanlar gelmiyor.' diyor. Böyle bir söz hakarettir, böyle bir şey olamaz. Sen parayı verirsen insan her yere gelir. Sen para veremezsen kimse gelmez. Sen bana ver 10 milyon avro, ben sana kimleri getiriyorum sen gör. Oyuncular da öyle. Sen Koç'sun ya. Sen benim gibi babası öğretmen aile çocuğu değilsin. Sen Koç'un farkında değilsin. Sen gereğini yap, yapmayacaksan aday olma. Burada 34 bin üye var, birisi çıkar elbet. Bak rakip seçim yapıyor, 5 aday çıkıyor. Bizde niye çıkmıyor? Biz niye halka açtık kulübü? Niye çıkmıyorlar? Ben niye açtım bunu halka? Ben kalacaksam ömür boyu açmazdım. Korkmayın, çıkın aday olun. Kaybedin ne olacak, biz de kaybettik. Bak para kazanmaya, ailemizle zaman geçirmeye başladık, herkes mutlu. Sizlerden ricamız lütfen kulübe daha çok sahip çıkın."

Mevcut başkan Ali Koç'un seçim döneminde birçok yabancı kulüple arasının iyi olduğunu söylediğini fakat bu kulüplerden hiçbir oyuncunun transfer edilemediğini belirten Yıldırım, "Niye, onların meblağı yüksek. 52 oyuncu geldi, kaç para verdi bilen var mı? Şeffaf olacaklardı. Olmazlar bu zihniyetle. Kurumsal yapıymış, yesinler kurumsalı. Böyle kurumsal yapı yok. Para yok, Fenerbahçe batmış ama sen 52 oyuncu alabiliyorsun. Burada 292 trilyon borç, 30 milyon dolarla bunu hallediyorsun. Antrenörleri getiriyorsun, Cocu'ya 1,5 milyon tazminat veriyorsun. Maaş veriyorsun, kaça geldi? Mourinho'yu getirsen daha iyiydi. Mesut Özil ve İrfan Can Kahveci. Kahveci kaça alındı bilen var mı? Bir lira federasyona ödeme göstermediler veya gösterdiler 1 milyon en fazla. Ama önümüzdeki seneden sonra çok ödeme var. İrfan Can için Galatasaray ve Marsilya 4,5 milyon avro bonservis bedeli verdi. Biz kaça aldık? 11 milyon avroya. Sakın beni yalanlamaya kalkmasınlar, evrakları koyarım önlerine." ifadelerini kullandı.

Transfer yapılırken başkan Ali Koç'un kandırıldığını kaydeden Yıldırım, şöyle devam etti:

"Paralara yazık, Fenerbahçe'ye yazık. Gazeteci soruyor, 'Emre Belözoğlu şampiyon yapsaydı onunla devam edecek miydiniz?' diye, cevap veriyor; 'Ben belki olmayacaktım.' diyor. Hayda ne demek istiyor? Niyeti şu, şampiyon yapıp ondan sonra gitmek ve gittikten sonra 'Ali Koç başkan Fenerbahçe'yi şampiyon yaptı' dedirtmek istiyor, tek derdi bu. Ne enkaz bırakmış farkında değil. 20 senede yaptığım borçtan fazla 3 yılda yaptı, hesaplar ortada. Yanlış transferler, çalışmalar. 52 oyuncu almak yerine 10 oyuncu alsaydın Aykut'u, Hasan'ı tutsaydın, devam etseydin ama içine Aziz Yıldırım kaçmış. Benimle yarışamazsın ben sokakta büyüdüm. Ben bilye oynuyorum, sen pamuklara sarılarak yaşadın, biz çok dayak yedik. Ama Allah aşkına biraz yanına sağlam bir yönetim al. Yine duyduğum isimlerle gidersen olmaz. Saygın insanları al, ama onların titri olarak yüksekte olması lazım. Yoksa kalkmaz Fenerbahçe yükseğe. Buradaki arkadaşların hepsinin titri var. Benim yönetimimden bir başkan Ali Koç, bir de TFF Başkanı Nihat Özdemir çıktı. Bıraksam bunların birisi başkan olurdu, 'Ben geleceğim siz durun.' dedim. Espriler yapıyorum, bir daha hayatta düşünmüyorum başkanlığı. Arkadaşlarımdan biri olursa destekleyeceğim. Fenerbahçe'nin bundan sonra geleceği ile ilgili her hareketin içinde olacağız. Çekildi kenara oturdu yok. Protokolde oturacağım, tribünde beni görecekler. Loca almayacağım, ben protokolde bedava oturacağım. Borç olabilir, altından kalkabilirsin ancak mevcut yönetim yüzünden güven az. O durumun asla telafisi yok. Fenerbahçe'nin en büyük sorunu bu."

"Hiç kimse bu kulübü satamaz, peşkeş çekemez"

Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin Katarlılara satılmasına yönelik dedikodulara ilişkin, "Hiç kimse bu kulübü satamaz, peşkeş çekemez." ifadesini kullandı.

Sarı-lacivertlilerin satılabilmesi için tüzük gereği genel kurulun karar vermesi gerektiğini hatırlatan Yıldırım, "Benim hayatım boyunca böyle bir düşüncem olmadı ve yaptığım açıklamada şu kısa yeri söyleyeyim. Bir kere daha ifade etmek isteriz ki Fenerbahçe, hiçbir siyasi kurulun, sosyal dini bir zümrenin altında olmadığı gibi hiçbir sermaye grubunun altında olmayacaktır. Adı ne olursa olsun, hiç kimse bu kulübü satamaz, peşkeş çekemez. Bu kulübün içinde, yönetimlerinde, başkanlarında, hocacılar ve FETÖ'cüler gördüğüm veya hissettiğim an oradayım. Hocacı ve FETÖ'cüler bu kulübe giremez." diye konuştu.

Yıldırım, Ali Koç'un bahsettiği gibi bir enkaz bırakmadıklarının altını çizerek, "Biz bir hesap çıkardık, mali çalışan insanlarla beraber. Bu hesaba göre bütün malları saydığımız zaman 591 milyon dolar mal varlığı var. Ek olarak 300 milyon dolar bıraktım, şimdi Ozan'ı satacaklar, gidip borcu kapatsınlar. Rakamlar burada, istiyorlarsa vereyim onlara. Burada Fenerium ile ilgili biz 50 milyon dolar demişiz ama Abdullah Bey bir değerlendirme yapmış. Bu iki değerin ortalaması 145 milyon dolara denk geliyor. 340 milyon avroya borcu aldığım zaman ben size gösterdim. 270 milyon avro ben size borç bırakmışım, size 75 milyon avro hemen alacağınız arsa var diye gösterdim. Beceremediniz, başka kafalardaydınız. Başka yerlere gittiniz, onlar da parmak bastılar, iş bitti. Sonra oradan da düştü, ben size 200 milyon borç bıraktım. Enkaz işte bu. Ben diyorum ki 500 milyon avro mal varlığı bıraktım. 200 milyon avro da borç bıraktım diyorum, hadi o 300 olsun. Eğer bu 300, 500'ü geçerse ben bunu ödemeye hazırım. Bir daha enkaz edebiyatı yapmayın bana." değerlendirmesinde bulundu.

Fenerbahçe'nin maddi anlamda rakipleri Galatasaray ve Beşiktaş'tan iyi durumda olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ben 5 arkadaşımı görevlendireceğim ve onlar gidip kulüpte bunları inceleyecekler, ne çıkarsa tutanak tutacaklar ve kamuoyuna bildirecekler. Bunu yapmazlarsa ben mahkemeye müracaat edeceğim. Öyle iftira atmak yok. Bize başka konuda dersiniz tamam da para konusunda demeyin. Üç yılda 52 transfer, 6 teknik direktör, 2 sportif direktör. Hoca boşuna arıyor. Ben olsam Emre ile devam ederim, hiç gerek yok. Yeni getireceği macera olacak. Lider kalınan hafta sayısı 5, galibiyet yüzdesi 47,2. Bundan dolayı yayın ve diğer gelirler düştü. İlk sezonda küme düşme tehlikesi, ikinci sezonda 6'ncı bitirme, 3'üncü sezonda yüzde yetmiş hazır denen kadronun 3'üncü bitirmesi. Üç sezon boyunca başka takımların şampiyonluğunu izledik. Avrupa'ya gidilmedi. Burası Kadıköy buradan çıkış yok. Galatasaray'a var olan 20 yıllık yenilmezliğin, Trabzonspor'a olan 23 yıllık, Beşiktaş'a olan 15 yıllık yenilmezlik serilerinin bitişi. Fenerbahçe bu maçların haricinde Göztepe'ye 21, Gençlerbirliği'ne 21, Sivasspor'a 7 yıl sonra yenildi. Sahada yenilgi rekoru kırdık. Psikolojik üstünlük sona erdi. Kadıköy'den çıkış yok, sözü sona erdi."

"Kendisi gittiği zaman sponsorluklar devam edecek mi?"

Aziz Yıldırım, amatör branşların tamamına Koç Grubu'nun sponsor olduğunu ve bunun çok büyük bir tehlike arz ettiğini dile getirdi.

Ali Koç'un görevden ayrılması durumunda sponsorlukların büyük zarar göreceğini ve bunun Fenerbahçe'yi felakete sürükleyebileceğini belirten Yıldırım, şunları aktardı:

"İsviçre saati gibi çalışan, gurur duyduğumuz bir Fenerbahçe vardı ama şimdi ne haldeyiz biliyorsunuz. Ali Koç ne vadetti? Kulübün şeffaf olacağını söyledi ama maalesef olmadı, olamaz da. Olacağını da zannetmiyorum. 'İngiltere'de bir teknoloji şirketiyle çalıştık, ciddi veriler çıkıyor. Nerede zaafımız olduğu ortada, çıkıyor. Baştan aşağı takımı kuramıyorsunuz. Önceliklerimizi belirledik, 6 scout ekibiyle 100 kişilik futbolcu havuzu belirlendi. Üç sene sonra kapı kapı sponsor arayan değil, sponsorluğun geldiği kulüp olacağız.' diyor. Ya şimdi, Fenerbahçe'de o kadar çok sponsor vardı ki... Biz kime gitsek saygıyla bakıyordu. Bize para var, yok sormuyorlardı. İhtiyacımız var, veriyorlardı. 20 seneden bir sponsorluk kalmadı. Murat Ülker, 'Tüm takımlardan çıkıyorum ama basketbolda seni yüzüstü bırakmak istemiyorum. Stadın isim hakkını alayım 90 milyon da kulübe vereyim.' dedi. Şimdi Koç Grubu'nun tüm şirketleri Fenerbahçe'de sponsor. Kendisi gittiği zaman bu sponsorluklar devam edecek mi? Etmeyecekse büyük sıkıntı başlayacak. Çok tehlikeli bir durum bu. Kendi şirketlerinden vermesin, kamuoyundan bulsun, ucuz olsun ama onlardan alıp koyalım. Fenerbahçe'nin geleceği belli olsun en azından."

"Bayraklar çıktı, salladık, ne yapacağız?"

Ali Koç'un kulübe 50 milyon dolar verdiğini ve 292 milyon da kulübü borçlandırdığını ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bu borçlara cevap versin. Kendisi 150 milyon verecekti. 'Bizim tek projemiz var. Fenerbahçe'yi şahlandırmak, şampiyon olmak' sözüm yok diyor, bu ne demek ben anlamadım. Fenerbahçe'nin ölüsü 2'nci oluyor. Söz vermek şampiyon yapmak oluyor. Yapamayacaksan niye geliyorsun? 'Birkaç kişi dışında kimseyle sorunumuz yok.' diyor, 'Kimseyi göndermeyeceğiz.' dedi, tüm kulübü gönderdi. İnsanlar gittikten sonra da işe alınmaması için bir yerleri aradılar. Dostu düşmandan daha fazla, halkın takımı Fenerbahçe'yi özledik, 'Biz Şampiyonlar Ligi ön elemesinden elenirsek transfer yapmayacağız.' dedi. Benfica'ya elendik, 8 kişiyle imzaladık. 'Fenerbahçe bayraklarını hazırlayın güneşin doğuşunu izleyeceğiz.' dedi. Valla bak şimdi bilmediği bir şey var. Kalamış'ta güneş batar mehtap vardır. Bu bayrakları hazırladık çıkardık ne yapacağız? Ben merak ediyorum bu bayraklar çıktı, hazır salladık ne yapacağız? 3 Temmuz'un neresindesin sen, zorla söyletiyor bizleri. Süreçler devam ediyor, bu süreçler bittikten sonra kulübe düşen görevler neyse yapsınlar. 3 Temmuz'la ilgili kızımın bana attığı bir mesaj var, "Gözümüz aydın baba" diye. Bir gün Metris'i ve bu olayları yaşayan biri, bunları kitap haline getirecek. O zaman herkes her şeyi öğrenecek. Bizi birbirimize düşürmeye çalıştılar orada. Ama hiçbir zaman kaçmadık."

"Volkan Ballı'yı göndermezsen seninle birlikte göndereceğim"

Aziz Yıldırım, idari menajer Volkan Ballı'nın kulüpten gönderilmesi gerektiğini belirtti.

Koç'un yönetim şeklini eleştiren Yıldırım, "Soyunma odasına giren başkan olmayacağım, dedi. Girdi, oyuncuları otobüsle İstanbul'a gönderdi, kendisi uçakla döndü. 'Tribün mühendisliği yapmayacağız.' dedi, taraftar platformu kurdu, taraftar Samandıra'da oyunculara ayar verdi. Trabzonsporlu Alper Boğuşlu'yu kadroya aldı, sonra yol verdi gitti. En sevdiği adam Volkan Ballı. Geçen hafta İlhan Bey Bodrum'da oturuyor, gelmiş sarılmış. Ona söylediği söz; Fenerbahçe şike yaptı. Volkan Ballı bunu söyledi ve diyor ki başkan bana alkolik demiş o yüzden öyle yazmış çizmiş. Ondan dolayı kızmış o tweeti atmış. Bak Ali Koç sana sesleniyorum, bu Volkan Ballı'yı göndermezsen seninle beraber göndereceğim. 3 Temmuz'a ihanet edenlere bu kulüp içinde yer yok. Bunları temizle kulüpten. Bunlar olduğu müddetçe iyiler kazanamaz, bunları temizle. Kulüpçülük ayrı bir şey, şirket ayrı şey. Kulüp, ruhunu kaybederse küçülür, büyüme şansı olmaz." ifadelerini kullandı.

Başkanlığı süresince 'Bir daha kulübe gelmemeli' dediği isimlerin Ali Koç tarafından takıma yeniden kazandırıldığını hatırlatan Yıldırım, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir ile sarı-lacivertlilerin arasının düzelmesi gerektiğini belirterek, şunları aktardı:

"Kavga ediyorlar sezon başlamadan önce. İçerideki herkesi önce mutlu edeceksin, barış çubuğu uzatacaksın. Nihat Özdemir, 15 sene ikinci başkanlığımı yaptı. Hepimiz insanız, hatası olabilir. Ama sonuçta bir hizmettir bu. Burası paralı bir hizmet yeri değil. Şimdi bir cümle kullanmış, cümlede yanlış olabilir, bizler de hata yapıyoruz. Şimdi kavga etmeyin Nihat Bey ile yanınıza alın. Yanınıza aldığınızda her şeyi yapmaz, zaten orada olamaz. Sizin lehinize olması için yol gösterir, şikayetlerinizi anlatın. 'Ağabey' deyin anlatın, evine gidin anlatın. Korkmadan, çekinmeden anlatın. Basın yazıyorsa korkmayın doğruysa. Ama Nihat Özdemir'i harcamayın. Sen saldırıyorsun ona. Kulübe 25 seneden fazla hizmet etmiş olan insanları harcarsanız yarın bir gün size de yaparlar. Bu adamı taraftarın önüne attınız. Nihat Bey, Amerikan Hastanesine koronavirüs olunca yattı. Emre'yi alıp gizlice ziyarete gittin. Tepkini ona göre koy o zaman. Dediniz ki biz bunu atıyoruz kulüpten, attınız yalandan. Adam kendisi istifa etti. Ses yok seda yok burada. Nihat Özdemir'i atana kadar FETÖ'cü üyeler var, bir kısmını da biz yaptık, onları atın ya. Ondan sonra diyor ki 'Saçmalıyor konuşmalarda'. 'Savcılarla top oynadık, yemek yedik' diyor. Evet ben yaptım, ben yedim ama kimse bilmiyordu onları. O attığın üye imzalarının altında senin de imzan yok mu yönetim kurulu üyesi olarak Ali Koç. 'Türkiye'ye hiçbir teknik direktör gelmiyor' sözü hem Fenerbahçe'ye hem Türkiye'ye hakarettir. Sen bunun üzerine Avrupa'nın en iyi antrenörünü getirmek için uğraşacaksın. İyi, kaliteli yönetemiyor. Koç ailesinin çocuğusun, değerli insanlar var. Onlar sana akıl versinler, bu kulüp ayağa kalksın, bak daha kötüye gidecek. Bu şekilde dönmez. Seyirci tribünlere geldiği zaman bizler gibi durmaz. Rahmetli Emin Cankurtaran, Cemil Turan'ı transfer etmiş, taraftar para attı sahaya. Onun için iyi sporcular al, biz seni alkışlayalım. Her şeyi iyi yap destek olalım. Futbolda hakemler kötü baskette kötü. Hiç iyi giden bir şey yok mu? Bir tuğla koymuyorsun, her gün şikayet ediyorsun."

Aidat konusuna da değinen Yıldırım, aidatların belli miktarda artması gerektiğini ancak aşırıya kaçma durumunda halk kulübü profilinden uzaklaşılacağını dile getirdi.

"16. maddeye karşıyım, bunu geri çekecekler"

16. madde ile ilgili görüşlerini belirten Yıldırım, "Somutta bir şey yok, hepsi anlatıyor. Gayrimenkulleri satıyor, hisse senedini satıyor. Ne kadar satacağı yüzde 15 vs gözüküyordu. Burada bir rakam yok. Yüzde 50'ye kadar sattı diyelim. Bunların değeri nedir? Bu 16'ncı madde için önerim, dinliyorlarsa beni, bunu çeksinler. Otursunlar bu maddeleri güzelce anlatsınlar. Böyle böyle yapacağız, bu kadar para gelecek, bunu buraya ayıracağız desinler. Genel kurul yapsınlar uygunsa kabul edilsin. Buna karşıyım bilsinler. Bunun ucu yok, bunun arkasından kulübü de satıyoruz diyebilirler. 16'ncı maddeye karşıyım, bunu çekecekler. Mahkemeye götürürüm. Böyle saçma iş getirilmez. 17'nci maddede yeni şube kurulması var. Üç yeni şube kuruyorlar, 5'er yıllık bütçeleri belli etmeden açmasınlar bunları, kulübü zarar ettirirler. Gereksiz zevkleriniz için yapmayın." ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe Üniversitesinin Medicana Grubu'na hangi şartlarda satıldığını kimsenin bilmediğini vurgulayan Yıldırım, tüzüğe göre yüksek divan kurulu seçiminin yapılması gerektiğini de kaydetti.

Kimsenin Fenerbahçe Kulübünü satamayacağını da ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kimse Fenerbahçe Kulübünü satamaz, nokta. Fenerbahçe'yi satmak için 34 bin üyenin 3'te 2'sinin 'Evet satın' demesi lazım. Kimse hiçbir şey yapamaz. Birlik, beraberliği sağlayın, kavga etmeyin, önce içeriyi düzeltin, dışarıyla kavga etmeyin. Dışarıyla kavgalar bize zarar verir. Haklı olduğunuz davalarda yapın. İçeride muhakkak başka fikir söylüyor diye düşman olmayın, işlem yapmayın. Hep beraber, birlik beraberlik içerisinde bu kulübü yukarı taşıyın. Başkanlığı bıraktığımda bu imkanı bulamadım, 20 yıllık dönemimde bana destek olan insanlara teşekkür etmek istiyorum. Dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Birçok tesiste bizlere yardımcı olup 6222 sayılı maddenin çıkmasında desteklerine teşekkür ederim. Bu süreç zorlu bir süreçti. Bu süreç içerisinde Metris'e gelenleri hep korkuttular. Bizim konuşmalarımızı her akşam alıp polislere verdiler, ondan insanlar çekiniyordu. Orada Rıdvan Dilmen vardı, her akşam gelirdi, saygılarımı sunuyorum."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS