"2. Soğuk Savaş"ta yeni cephe Ay mı?

"2. Soğuk Savaş"ta yeni cephe Ay mı?

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, 50 yıl sonra yeniden Ay'a dönüyor. İnsanlık için yeni umutlar vadeden Artemis uzay aracı, 29 Ağustos Pazartesi günü fırlatılacaktı ama olmadı. Kapsüldeki yakıt sızıntısı sorunun çözülememesi nedeniyle test uçuşunun yeniden ertelendiği duyuruldu. Peki, bu noktada Çin ve Rusya'nın da Ay'a gitmeleri ve ayla ilgili projeleri düşünüldüğünde insanoğlu Ay'a neden tekrar dönüyor? Ay, Dünya'daki vekalet savaşlarının yeni bir cephesi mi? Herkes Ay'da bir alan kapma peşinde mi? Yoksa ay yüzeyindeki zengin madenler mi hedefte? Detaylar inceleme haberimizde...

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, 50 yıl sonra tekrar ay gitmeye hazırlanıyor. NASA, Artemis projesiyle 50 yıl sonra ilk büyük sınavını verecek. Artemis-1 roketi, normal şartlarda mürettebatı taşıyacak Orion kapsülü ile Ay'ın yörüngesine boş olarak gönderilecek. Kennedy Uzay Merkezi'nde rampaya yerleştirilen roketin görevi 42 gün sürecek. 2024 yılında Ay'ın yörüngesine insanlı bir uçuş planlanıyor ancak gönderilen astronotlar iniş yapmayacak. NASA Astronotu Reid Wiseman, "Artemis 2, Orion Kapsülü'nde 2 astronot ile Ay'ın etrafında dönecek. Bu aşamada astronotlar bir insanın uzayda gittiği en derin noktaya ulaşmış olacak. Tarih yazacaklar. Daha sonra Artemis 3 ile astronotlar bir kez daha Ay'a ayak basacak" dedi.

NASA'nın bu projesi başarıya ulaşırsa, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi 2025 yılında Ay'a tekrar astronot gönderecek. NASA Yöneticisi Bill Nelson, "2025'te insanları yarım yüzyıldan sonra ilk kez yeniden Ay'a taşıdığımızda Dünya'daki birçok kişi bizi izleyecek diye tahmin ediyorum. Ay'a inecek insanların arasında ilk kadın ve bir sonraki erkek de olacak" diye konuştu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

NASA, astronotların iniş yapması için Ay’ın güney kutup bölgesinde 13 bölge belirledi. Geçmişte Amerikalı astronotlar gün ışığından en yüksek düzeyde faydalanmak için Ay'ın ekvator çizgisi sayılabilecek bir hatta inmişlerdi. Bu defa Dünya'nın uydusunun güney kutup bölgesine yapılacak inişte gün ışığından yararlanma imkanı daha az olacak. Ancak bölgede buz kütleleri barındıran kraterlerin bulunması burayı stratejik bir hedef haline getiriyor. Bölgede su bulunması halinde bir üssün kurulması ve sürdürülebilir olması ihtimali de artacak.

ABD, RUSYA VE ÇİN, AY PROJELERİNİ NEDEN HIZLANDIRDI?

NASA'dan önce son olarak Çin, uzay yarışında önemli adımlar atarak Ay'a gitmişti. Peki, Ay ve uzayla ilgili projeler aslında, Dünya'da yaşanan vekalet savaşlarının devamı mı? ABD, Artemis projesinde yalnız değil. Projenin askeri boyutu açıklığa kavuşmamakla beraber bilimsel ve ticari boyutunun ortaklarının sayısı 20'ye ulaştı. Avustralya, Kanada, Japonya, Lüksemburg, İtalya, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri 2020 yılında Artemis projesi anlaşmasına ilk imza koyan ülkeler oldu. Sırasıyla Ukrayna, Güney Kore, Yeni Zelanda, Brezilya, Polonya, Meksika, İsrail, Romanya, Singapur, Kolombiya, Fransa ve Suudi Arabistan da Ay'daki müstakbel üssün paydaşları arasına katıldı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Eski ABD Başkanı Donald Trump, "Uzay söz konusu olduğunda çok uzun yıllar boyunca keşif ve keşif hayallerimiz gerçekten siyaset ve bürokrasi tarafından heba edildi ve biz bunu boşa çıkardık. Yaptığınız şey psikolojimiz için çok önemli. Parasal ve askeri olarak önemli olacak ama tam buradaki ruh için çok önemli. Çin, Rusya ve diğer ülkelerin bizi yönetmesini istemiyoruz, biz hep önderlik ettik. Bugün konumuzla ilgili olarak onlarca yıldır çok uzaklara gittik. Açık ara lider olacağız. Yüzde bin arkamızdasınız" demişti.

ABD'nin kendilerini yalnızca Baltık Denizi, Ukrayna, Tayvan ve Malakka Boğazı'nda değil uzayda da çevrelemeye çalıştığını fark eden Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya'nın yanıtı gecikmedi. Haziran ayında iki ülkenin ay yüzeyi ya da yörüngesinde ortak bir istasyon inşa etmek için anlaşma imzalamaya çok yakın oldukları duyuruldu. Moskova ve Pekin, projelerine destek olacak 20'ye yakın ülkeyi yanlarına çekmenin peşinde. Ukrayna savaşı kaynaklı olarak maruz kaldıkları yaptırımlar hiç şüphesiz Çin-Rusya ortak Ay istasyonunun kaderini de etkileyecek.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

TRUMP 2020'DE UZAY MADENCİLİĞİ TASARISINI İMZALADI

ABD, 1960’lardaki Apollo projesinin ardından Ay'a ikinci yolculuk için 2017 yılında Artemis projesi yürürlüğe kondu. Bu projenin kritik aşamalarından biri de eski ABD Başkanı Trump'ın 2019 yılının Ağustos ayında nükleer güçle çalışan uzay aracı inşası için bir başkanlık kararı imzalamasıydı. Bunu 2020 yılının Aralık ayında yine Trump tarafından imzalanan "6 Numaralı Direktif" izledi. Bu direktifle ABD'nin uzay politikası kapsamında nükleer enerjinin kullanımı resmiyet kazandı. Trump, yeni ay yolculuğu neticesinde uzay madenciliğinin yasal zeminini de oluşturmayı hedefliyordu.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Kararnamede, "Amerikalılar dış uzaydaki kaynakların aranması, çıkarılması ve kullanılması konusunda teşvik edilmeli" denilerek ABD'nin 1979'daki Ay Sözleşmesi'ne taraf olmadığına dikkat çekiliyor. Ay sözleşmesi devletlerin ay ve diğer gök cisimlerindeki faaliyetlerini düzenliyor. Sözleşme, uzaydaki herhangi bir faaliyetin uluslararası hukuka uygun olmasını şart koşuyor.

TRUMP: ABD VARLIĞI YETMEZ, HAKİMİYETİMİZ DE OLMALI

2015'te ABD Kongresi, Amerikan şirketlerine Ay ve asteroidlerdeki kaynakları kullanma izni veren bir yasa geçirmişti. Başkanlık kararnamesine göre ABD, Ay'da maden arama ve çıkarmasını engelleyen uluslararası hukukun kullanılmasına yönelik her türlü girişime karşı çıkacak, koşulların el vermesi durumunda mars ve "diğer gök cisimlerinde" madencilik yapabilecek. Trump iki yıl önce "Uzayda sadece Amerikan varlığının olması yetmez, Amerikan hakimiyeti de olmalı" diyerek Savunma Bakanlığı'na bir "uzay gücü" kurulması talimatı vermişti.

HEDEFTE AY'DAKİ MADENLER Mİ VAR?

Ay'daki madenleri çıkarma konusunda herhangi birinin yasal olarak hak sahibi olup olmadığı hala en önemli tartışma konularından bir tanesi. Ay'ın yüzeyinin altında yaklaşık 1,6 milyar ton maden rezervi var. Ayın yüzeyi yaklaşık yüzde 40 ila 45 oksijen, yüzde 20 silikon ve yüzde 10 alüminyum ile az miktarda demir ve titanyumdan oluşuyor. Son sekiz senedir bu madenleri dünyadaki yaşamsal kaynaklara çevirmek teknoloji geliştiriliyor.