Bakan Dönmez keşif hikayesini anlattı! Gabar petrolü CNN TÜRK stüdyosunda

Bakan Dönmez keşif hikayesini anlattı! Gabar petrolü CNN TÜRK stüdyosunda

{ title }

SONRAKİ VİDEO

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, CNN TÜRK kanalında Hande Fırat'ın sunduğu Gece Görüşü programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Dönmez, "Hem Ordu açıklarında hem Rize açıklarında bir aramamız olacak. Ordu’da beklentimiz gaz, Rize’de petrol." ifadelerini kullandı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Bakan Dönmez'in açıklamaları özetle şu şekilde:

Ulusumuz, halkımız gittiğimiz her yerde olağanüstü teveccü gösteriyor. Bunun nedeni de şu; Bu zamana kadar komşu ülkelerimizde bu şekilde gazlar bulunurken, bizde bu kadar büyük ilk defa bulunuyor. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Amasya kuyusunda çalışmalarımız devam ediyor. Karadeniz'de rezervlerin miktarına göre 25-30 yıl üretim yapmayı planlıyoruz. Orta Karadeniz'de Kastamonu açıklarında bir yer var orada keşif yapabiliriz, Doğu Karadeniz'de Rize taraflarında bir araştırmamız var oradan petrol bekliyoruz. Hazar'da biliyorsunuz oldukça üretimin yoğun olduğu bir yer, Karadeniz'de böyle yoğun bir üretimin olduğu bir yer olacak.

'Ordu’da beklentimiz gaz, Rize’de petrol'

Akdeniz’de de ilk keşiften sonra yoğun bir arama yapılacaktır. Karadeniz’de dik yamaçlarla birden çukurlaşan bir denizimiz var. Orada bütün işlemler robotlarla yapılıyor. Tepede tabi operatörlerimiz ilgileniyor bununla. Zaman zaman 10 bin kişiye ulaştık işçi konusunda. Vatandaşa fatura gitti, ödeme emri gitmedi. Aslında Mayıs’ın sonuna kadar biliyorsunuz süreç devam ediyor. Ay sonuna kadar 20 milyon aboneye ulaşır bu da tahmini olarak 100 milyar TL’yi geçer. Yazın ortalama bir çok hanemize 0 olarak bedel gidecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği konu, burada bir kazanç olacaksa biz bunu vatandaşımızın cebine yansıtacağız. TPAO bildiğiniz üzere devlete aittir. Burada bir kazanç çıkacaksa devletimize geçecektir. Bu da hem devletin hem de milletin kazancı olacaktır. Karadeniz gazı olarak 718 milyar metreküp bir gaz var. Burada 450- 500 milyar dolarlık bir rezerv anlamına geliyor. Bir kere dövizimiz gitmeyecek burada da bir kazanç var. Bir yıl içerisinde bir planımız var. Hem Ordu açıklarında hem Rize açıklarında bir aramamız olacak. Ordu’da beklentimiz gaz, Rize’de petrol

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Bakan Dönmez keşif hikayesini anlattı Gabar petrolü CNN TÜRK stüdyosunda

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Şehit Esma Çevik geçtiğimiz yıl açıkladığımız kuyu, bu oldukça iyi bir kaliteli petrol. Türkiye’de çok bu oranda kaliteli petrol yoktur. Şimdi bu da zaten Cudi, Gabar bölgesinde keşfettiğimiz yer. Geçtiğimiz aylarda açıkladığımız Aybüke Yalçın kuyusundaki petrolde Esma Çevik’ten de kaliteli bir petrol. Bu aldığınızda bildiğiniz dizel kalitesinde petrol. Geçtiğimiz yıl 80 bin varil üretim yaparken bunu üzerine 100 bin varil daha eklenecek. Şehit Aybüke Yalçın’ın toplam tüm kapasiteleri ile üretime aldığımızda 200 bin varil üretim yapılabilecek günde. Buradaki hedefimiz 80 ile 100 kuyu. Burada ağır ekipmanı taşımak için TIR'lara ihtiyacınız var, sadece onları taşımak da yetmiyor. Burada her 500 metre veya 100 metre arayla burada 100 kuyu açacağız. Burada kuyuların sayısı arttıkça sahanın üretimi de artacaktır. Bizim hesaplamamız 1000 varil çıkartmamız. 45- 60 gün arasında 2. kuyuyu da bu bölgede bitiririz. Biz 4 yıl önce bu bölgede araştırmalara başladık, orada güvenliğimiz arttıkça biz bu bölgede çalışabilir duruma geldik. Bu konuda Mehmetçiğimize şükranlarımızı borçluyuz. Bu formasyonda kalitemiz artık böyle olur. Bu formasyonda bizde artık bir isim koyalım dedik. Turkish delight (Türk Lokumu) olarak belirledik ismini.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

20 yıldır AK Parti döneminde bir çok proje hayata geçirildi. Aslında baktığımızda onların hafızası almıyor olabilir ama tarasalar google'dan bile burada geçmişte yapılan birçok çalışmalar var. Burada sabırla beklemek gerekiyor. Bunlar olmasa sık sık iktidar değişse bunlar yapılabilir mi? 78’de keşif bulunuyor ama 2004’de açılıyor. Burada bu kadar uzun süre sürmesinin sebebi nedir? Çeşitli hükümetler değişmiş bu dönemde. Siyasi istikrarsızlık bu zamana kadar böyle keşiflere her zaman engel olmuştur. Tabi kaynak da lazım. O günlerde IMF’nin kapılarında geziyorlardı ki IMF’de bu tarz şeylere kredi vermiyordu. Nükleer’de 200 yılından önce 4 defa deneme yapılmış ama hiçbir hükümet becerememiş. Bunun bir sebebi de 2000’lerden önce Türkiye’de ortalama 18 ay sürüyor görev süresi. Burada kişi tanıyıp bir şeyler yapana kadar görevi bırakıyor. Burada biz Cumhurbaşkanımızın koyduğu planlar çerçevesinde ilerleyebildik. İnşallah 5 yıl daha kalacak cumhurbaşkanımız ve 5 yıl daha bu planları yapacağız. Biz önümüzdeki dönemlerinde planlarını şimdiden yapmaya başladık. Hedefimiz açık ve net, vizyonumuzda belli olduğu için bu yolda başka bir şeye sapmadan açık bir şekilde hedefimize ilerliyoruz.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

'4 reaktörün yapımının aynı zamanda başlayıp devam ettiği başka bir ülke yok'

2030’dan 2050’ye kadar dünyada bulunan 500’den fazla nükleer santralin sayısının 1000’e çıkarılacağı düşünülüyor. Orada da fosil yakıtlar kömür ve kısmen doğal gaz gibi bunları denetimli olarak kullanmak gerekiyor. Güneş enerjisi gündüz var gece yok. Rüzgar her zaman aynı şekilde esmez. Önce yenilenebilir enerji konusunda maksimuma ulaşmak sonra nükleer konusunda tedariği sağlamayı düşünüyoruz. Gaz ithalatımızı da azaltmış olacağız. Bu 4 reaktörün aynı zamanda başlayıp devam ettiği başka bir ülke yok. Dünyanın en büyük reaktör inşası şu an Türkiye’de. Birer yıl arayla her bir reaktör devreye girmiş olacak. 2028 yılında da 4 reaktör aktif olarak çalışmış olacak. Rüzgarın çok estiği ve yoğun olduğu dönemlerde ihtiyacımızı depolayalım pillerle onu da akşam saatlerinde kullanalım. Geçtiğimiz yıl biz enerji ihtiyacımızın %44’ünü yenilebilir enerji kaynaklarından %14’nü de kömür kaynaklarından elde ettik. Bu da ortalama %57- %58 oranında kendi imkanlarımızla elde ettik anlamına geliyor.

21. asrın temel karakteri, bu iklim değişikliğiyle mücadele konusunda, yenilebilir enerjinin aktif olarak kullanılması için yapılan bir müdahale var. Geçtiğimiz yılda Paris İklim Anlaşması Meclisimizden geçti biliyorsunuz. Bizde 2023 yılını 0 emisyon olarak belirledik. Burada ülkeler 2050- 2060 yıllarında bunu sağlayabilirse +2 dereceyi yakalayabiliriz demektir. Şimdi bir de elektrik talebi artıyor. Elektrikli arabalar artıyor. Evimizde 3 tane televizyon olabiliyor. Bundan ötürü elektriğe olan ihtiyacın zaman içerisinde arttığını söyleyebiliriz.

Sıradaki haber
Sıradaki haber
Sıradaki haber
Sıradaki haber