hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk milleti olarak dünyaya son sözümüzü söylemedik

    { title }

    SONRAKİ VİDEO

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz şu veya bu gücün ne dediğine değil, sadece Allah’ın ve milletin ne dediğine baktık. Türk milleti olarak daha dünyaya son sözümü söylemedik. Biz şu anda tavan yapıyoruz" dedi.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 4. Necip Fazıl Ödülleri 2017 programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra törene Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve çok sayıda davetli katıldı.

    “Türk milleti olarak dünyaya son sözümüzü söylemedik”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, “Eğer bugün içeriden ve dışarıdan sürekli saldırılara maruz kalıyorsak, iftiralara uğruyorsak, davamıza ve onun uğruna adadığımız canımıza kast ediliyorsa sebebi bu mücadeleden vazgeçmiyor olmamızdır. Geçmişte olduğu gibi otur denildiğinde otursak, gel denildiğinde gelsek bu saldırıların hiçbiriyle karşılaşmayız. Biz şu veya bu gücün ne dediğine değil, sadece Allah’ın ve milletin ne dediğine baktık. Türk milleti olarak daha dünyaya son sözümü söylemedik. Biz şu anda tavan yapıyoruz. O dönemleri yaşamış olsaydınız, bugünü mukayese daha rahat olacaktı. Nereden nereye geldik. Eğer artık bir Betül kızımız varsa, bugün onlar üniversitelerde, bilimde, her türlü yarışın içinde yer alıyorsa, dibe çakan değil tırmanan bir nesil vardır” şeklinde konuştu.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    “Suriye’de bütün Müslümanların geleceğini hedef alan senaryoyu biz bozduk”

    “Müslümanlar olarak son sözümüzü söylemedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milyarlarca Müslüman olarak son sözümüz henüz ağzımızdan çıkmadı. Her şeyin zamanı olduğu gibi bu büyük inkılabında zamanı var. Bir yandan kendimizi büyütmenin ve o güne hazırlanmanın mücadelesini verirken, her türlü zulme ve ahlaksızlığa karşı şikayetimizi dile getirmekten geri durmayacağız. Elimizde düzeltemiyorsak, dilimizle onunla da bir şey yapamıyorsak kalbimizle yapacağız. Kalple yapmaktan dille yapma derecesine çıktık. İnşallah haksızlıkları elle düzelteceğimiz günleri de göreceğiz. Bunun ilk adımlarını atmaya başladık. Suriye’de tüm Müslümanların geleceğini ilgilendiren senaryoyu biz bozduk” diye konuştu.

    “Kudüs giderse Medine’yi koruyamayız”

    Kudüs’le ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Kudüs üzerinden tüm Ortadoğu’yu bütün Müslümanları hedef alan yeni bir saldırı başladı. Bu konuda ilk adımları Çarşamba günü büyük ölçekte attık. İnşallah devamını da getireceğiz. Şunu iyi biliyoruz Kudüs giderse, Medine’yi koruyamayız. Medine giderse, Mekke’yi koruyamayız, Mekke giderse, Kabe’yi de kaybederiz. Unutmayın Kudüs demek, İstanbul demektir, İslamabat demektir, Medine demek, Kahire, Şam, Bağdat demektir. Kabe demek bütün Müslümanlar olarak hepimizin şerefi, namusu, onuru, haysiyeti, varlık gayesi demektir. Biz bunların hiçbirinde vazgeçemeyiz. Allah’ın emrine ve ecdadın emanetine sahip çıkmak için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    “Rabbimin lütfüyle batmayan güneşin doğuşuna az kaldı”

    Dünyanın düzeninin bozuk olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
    “Dünyanın bu bozuk düzeni gün geliyor, Suriyeli masum bir beden olarak karşımıza çıkıyor. Gün geliyor, evi başına yıkılan, tüm hakları elinden alınan Filistinli olarak karşımıza çıkıyor. Gün geliyor yurtlarından topluca sürgün edilen Arakanlılar olarak karşımıza çıkıyor. Ama biz susmuyoruz. Pazartesi günü Başbakanımız Bangladeş’e gidiyor. Attığımız adımların yavaş yavaş neticesini alıyoruz. Düzen bozuk olabilir ama bizim buna rıza gösterme zorunluluğumuz yoktur. Biz bu bozuk düzene karşı mücadele edeceğiz. Biz bunun için önce kendimizden başlayarak milletimizi ve Müslümanları bu doğrultuda harekete geçiyoruz. Üstadın seslenişiyle, ‘Duran bu cadde çıkmaz sokak, haykırsam kollarımı makas gibi açarak. Durun bir dünya iniyor tepemizden, çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden’. Biz millet ve ümmet olarak tepemize inen gök kubbeyi görmezden gelemeyiz. Biz milletler olarak üzerimize düşeni yaptığımız zaman insanlık olarak bu sıkıntıları aşacağımıza inanıyorum. Bu adımları attığımız zaman üstadın müjdesine biraz daha yaklaştığımız göreceğiz. Ne diyor Üstad, ‘O gün bir kanlı şafak, gökten üflenen ateş, birden dağın sırtında, atlılar belirecek. Atlılar Put şehrine gediklerden girecek. Bir şehir ki orada insan ayaküstü leş. Yalnız iman ve fikir ne sevgili ne kardeş. Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek. Bir devrim, evvela devrimi devirecek. Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş, fertler toplum arası kalkacak artık güreş, herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek. Gökler iki şak olmuş, haberi bildirecek. Müjdeler olsun size doğdu batmayan güneş’. İşte size müjde, Rabbimin lütfüyle batmayan güneşin doğuşuna inşallah az kaldı.”

    Sıradaki Haberadv-arrow
    Sıradaki Haberadv-arrow