None

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AKM'de önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AKM'de önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı'nın Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlediği 'Zindandan Mehmed'e Mektup Sergisi' ve 'Reis Bey' tiyatrosu gösterimine katıldı.

Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ayasofya tam da üstadın dediği şekilde açıldı. Kendisinin ardından okunan hatmin duasının orada okunacak olması da bu ulu mabedin asli misyonuna dönüşünün işaretidir. Mesele hancı yolcu meselesi. Biz de bu dünyada yolcuyuz. Üstat bütün dâhiler gibi anlatılması zor bir sanatkârdı. Osmanlı'yla Cumhuriyet dönemiyle toplumla ve siyasetle ilgili hakikatleri korkusuzca dile getirdi. O zorluğu çileyi seçti. Davası uğruna bedel ödemekten hiç kaçmadı. Şerefi, izzeti, güzeli dışarıda arayanlara vatan coğrafyasını, tarihimizi işaret etti. Necip Fazıl, bu millete kimsenin inayetine mecbur kalmadan var olabileceğini gösterdi. En büyük şiarı sahiciliğiydi. Gerici gibi aşağılamalara maruz kaldı. O günlerin gazeteleri her mahkemeye çıkışını müjde gibi duyurdular. Karşılarında saldırılara şiirleriyle yanıt veren Necip Fazıl vardı. Üstadın eserleri neslimizle birlikte gençlerimizin ufkunu aydınlatmaya devam ediyor. Hala Sultan Abdülhamit'e dil uzatanların olduğunu gördükçe ustanın doğruluğunu tekrar anlıyoruz. Asırlar geçse de ülkenin tarafları değişmiyor. Bugün de kifayetsiz muhterisler mevcut" dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Üstadın fikir namusu hassasiyetiyle yaptığı tespitlerin ve beslediği ruhun milletimizin ufkunu aydınlattığı, heyecanını harekete geçirdiği bilincini güçlendirdiği bir gerçektir. Bu besleyici damara, bu ateşleyici heyecana, bu itici lokomotife her dönem ihtiyacı vardır. En çok da içinden geçtiğimiz şu kritik süreçte ihtiyacımız var. Bunun için Necip Fazıl'ı okumak, anlamak, onun açtığı yolu, yükselttiği dava bayrağını ruhu ve manasıyla sürekli daha ileriye taşımak hepimizin boynunun borcudur" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, "Necip Fazıl, bugünkü Türkiye'yi anlamak için önce Sultan İkinci Abdülhamid'in anlaşılması gerektiğine inanıyor. Bu yaklaşımını da, 'marifet büyük kısmı kursaktan doğuma uydurmalarla Abdülhamid'i konuşturmakta değil, onun hakkında konuşabilmektedir' diyerek farklı bir boyuta taşıyoruz. En önemli eserlerinden olan Ulu Hakan kitabı bir tarih veya edebiyat ürünü olmaktan ziyade bu anlayışla ortaya konmuş bir dava manifestosuydu. Ülkemizde bunca yıl sonra hala Sultan Abdülhamid'e husumet besleyenlerin, edepsizce dil uzatanların, onunla hesaplaşma peşinde koşanların olduğunu gördükçe üstadın tespitlerinin ve hassasiyetinin doğruluğunu tekrar tekrar anlıyoruz. Asırlar geçse de maalesef bu ülkenin gündemi ve tarafları hiç değişmiyor. Dün de kendi bencil hesapları için ülkeyi ve milleti ateşe atmak, tarihini ve kültürünü hiçe saymaktan çekinmeyenler vardı. Bugün de aynı yoldan giden kifayetsiz muhterisler var. Elbette üstadın her dediği, her yazdığı dokunulmaz, tartışılmaz, müzakere edilmez değildir. Osmanlı'nın yıkılışına ve cumhuriyetin kuruluşuna şahitlik etmiş tek parti devrinin tüm zorbalıklarını iliklerine kadar yaşamış, tasavvuf kapısından girerek yeni bir dünya ile tanışmış, ülkedeki tüm fikir hareketlerinin içinde bizzat bulunmuş, devrinin tüm sınamalarından geçmiş bir ismin kendi iç yolculuğunun zorlu ve meşakkatli geçmesi kadar tabii bir şey yoktur. Nitekim üstadın da kendisiyle ilgili pek çok tanımlamayı art arda işaret ettiği en önemli husus fikir namusudur. Üstadın fikir namusu hassasiyetiyle yaptığı tespitlerin ve beslediği ruhun milletimizin ufkunu aydınlattığı, heyecanını harekete geçirdiği bilincini güçlendirdiği bir gerçektir. Bu besleyici damara, bu ateşleyici heyecana, bu itici lokomotife her dönem ihtiyacı vardır. En çok da içinden geçtiğimiz şu kritik süreçte ihtiyacımız var. Bunun için Necip Fazıl'ı okumak, anlamak, onun açtığı yolu, yükselttiği dava bayrağını ruhu ve manasıyla sürekli daha ileriye taşımak hepimizin boynunun borcudur" diye konuştu.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 'Zindandan Mehmed'e Mektup' şiirinin Osmanlıca olarak orijinal hat yazımı tablosu hediye edildi. (DHA)