Erdoğan Kobani için sert çıktı

Erdoğan Kobani için sert çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye atacağı adımları dikkatli atabilecek kadar bir yönetim kabiliyetine sahiptir. Biz aklımızı kiraya vermedik" dedi.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler Dörtyol Meydanı'nda düzenlenen Esenler Belediyesi Toplu Açılış Töreni'ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye atacağı adımları dikkatli atabilecek kadar bir yönetim kabiliyetine sahiptir. Kusura bakmasınlar, biz aklımızı kiraya vermedik. Bizim ne aklımız ne de irademiz ipotek altında değildir. Oturur, değerlendirir, istişareyi yaparız, ona göre adımlarımızı atarız" dedi.

Erdoğan, "Kanal İstanbul sözümüzü de unutmadık, bugünlerde ihale hazırlıkları yapılıyor. İnşallah ihalesiyle birlikte Karadeniz'i Marmara'ya bağlayacağız. Kanal İstanbul'un da her iki tarafında numune adeta şehircikler göreceksiniz" diye konuştu.

Erdoğan'dan HDP'ye sert mesaj: "Sabrımızın sınırı var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bosna Hersek'ten bana ne, Mısır'dan bana ne, Filistin'den bana ne, Suriye'den bana ne, Irak'tan bana ne' diyemezsiniz. Eğer biz Osmanlı bakiyesinin üzerinde, Selçuklu bakiyesinin üzerinde bir Türkiye isek, bizim buralar için 'bana ne' deme hakkımız yok. Buralarda olan bitenden her zaman bizim dertlenmemiz şart. Bu yeni Türkiye'nin görevidir. Büyük devlet olmanın görevidir" ifadelerini kullandı.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Devletin zirvesinden hiç yayınlanmamış fotoğraflar

"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" sözünü yineleyen Erdoğan, böyle bir Türkiye'nin yeniden imarı ve ihyası için çalıştıklarını, bundan taviz vermeyeceklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bosna'da ailesinin tüm fertlerini kaybedip Srebrenitsa'da o kayıp mezarları arayan anneleri gördüğünüz zaman, sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunu anlarsınız ama bu bir aşk meselesidir, dertli olma meselesidir. 'Bosna Hersek'ten bana ne, Mısır'dan bana ne, Suriye'den bana ne, Irak'tan bana ne?' diyemezsiniz.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Eğer biz Osmanlı bakiyesinin üzerinde, Selçuklu bakiyesinin üzerinde bir Türkiye isek bizim buralar için 'bana ne' deme hakkımız yok. Buralarda olan bitenden her zaman bizim dertlenmemiz şart. Bu yeni Türkiye'nin görevidir, büyük devlet olmanın görevidir. Bunu bir kenara koyamazsınız. Kırım'da uzun zaman sonra kavuştuğu vatanını kaybetme korkusu yaşayan kardeşlerimizin yürek çarpıntısı, burada, İstanbul'da karşılık bulur. 'Hayır' diyemezsiniz. Bunun için İstanbul, bunun için Türkiye, çevresinde olup biten olaylar karşısında tepkisiz kalamaz. Biz güçlü olacağız ki komşularımız da güçlü olabilsin."

 "Batı medyasının asparagas haberlerle Türkiye'yi karaladığını gördüm"

Fransa gezisinden yeni döndüğünü ve orada birçok konuda görüşme yaptığını hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi: "Orada bir kuruluşta yaptığım toplantıda, verdiğim konferansta, bir hava gördüm. Neydi? Batı medyasının ne kadar asparagas haberlerle, yalan yorumlarla Türkiye'yi karaladığını gördüm. Çok enteresan... Soru ne biliyor musunuz? 'Siz Peşmergelere niçin müsaade etmiyorsunuz?', 'Siz Özgür Suriye
Ordusu'na niçin müsaade etmiyorsunuz?' Dedim ki, 'Müsaade etmediğimizi size kim söylüyor? Siz bana burada bir defa yalan bir soru üretiyorsunuz ve bana bunu soruyorsunuz. Bir defa şu anda Peşmergeler, Türkiye toprakları üzerinden geldi ve Kobani'ye, yani eski adıyla Ayn-el Arab'a girdi. Özgür Suriye Ordusu geldi, girdi. Senin bunlardan bile haberin yok. Tam aksine PYD denilen bir terör örgütü bunları almıyordu. Sonunda almak zorunda kaldı. Niye? Dert başka. Bir üst akıl bunları farklı yönlendiriyor."

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

"Kobani niye bu kadar önemli?"

"Kobani niye bu kadar önemli?" diye soran Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Değerli kardeşlerim Kobani'yi bu kadar önemseyenler acaba Hama'yı niye önemsemediler? Humus'u niye önemsemediler? Deyr Ez-Zor'u niye önemsemediler? Kobani'de neden? Burası düşündürücüdür. Aynı şekilde Irak'ın yüzde 40'ı DEAŞ'ın işgali altında. Orayı niye önemsemiyorlar? Musul'u niye önemsemediler? El Anbar'ı niye önemsemediler? Burası da düşündürücü? Enteresan. Türkiye, atacağı adımları dikkatli atabilecek kadar bir yönetim kabiliyetine sahiptir. Kusura bakmasınlar, biz aklımızı kiraya vermedik. Bizim ne aklımız ne de irademiz ipotek altında değildir.

Haber devam ediyor
Haberin devamı
Haber devam ediyor
Haberin devamı

Otururuz, değerlendiririz, istişareyi yaparız ona göre adımlarımızı atarız. Şu ana kadar da yaptığımız budur. Kardeşlerim bütün bunlar olurken, burada bir gerçeği görmemiz lazım. İşte buyurun, Amerika yardım yapıyor. Nereye? Kobani'ye. İndirilen silahlar, terör örgütü, bir kısmı DEAŞ'ın eline düşüyor, bir kısmı da PYD'nin eline... Böyle bir yanlış olabilir mi? Biz uyarımızı yaptık, 'Bak yanlış yapıyorsunuz. Bu göndereceğiniz silahlar, mühimmatlar ya terör örgütü DEAŞ'ın eline giderse ne olacak?' İşte Musul'da verdiniz, Irak'ın merkezi ordusu kaçtı, bütün verdiğiniz silahlar DEAŞ'ın eline. İşte biz bu yanlışlara düşmeyiz."

Türkiye'nin tarih boyunca mazlumlar için umut ışığı olduğunu, bugün de bunun sürdüğünü dile getiren Erdoğan, "Türkiye asırlar boyunca mağdurlar, muhtaçlar için sığınılacak, güvenli bir ülkeydi. Bugün de aynı şekilde güvenli bir ülke. Bakın şu anda komşumuz Irak ve Suriye'de yaşanan gelişmeleri çok dikkatle, çok büyük hassasiyetle izliyor, büyük devlet refleksiyle olaylara müdahalemizi yapıyoruz. Basit düşünenler, belli kalıplar belli şablonlar içinde düşünenler, şu anda bizim bölgede ne kadar aktif olduğumuzu, ne kadar başarılı ve barışçıl bir yol izlediğimizi göremezler, göremiyorlar ama biz büyük devlet refleksiyle, usta bir satranç oyuncusu tecrübesiyle bölgedeki ateşi düşürmenin, söndürmenin mücadelesini veriyoruz ve Allah'a hamd olsun, bunda da başarılı oluyoruz" dedi.

"Utanmadan, sıkılmadan diyorlar k.."

Türkiye'de ve Türkiye dışında bazı çevrelerin Kobani meselesi üzerinde bu kadar durmuş olmalarının manidar bulduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Şimdi ben gayretle, buradaki mücadelede yerimizi aldığımızı öylüyorum. Dikkatinizi çekiyorum, Kobani'de şu anda 2 bin savaşçı var ama Kobani'den 200 bin insan nereye geldi? Türkiye'ye geldi. Öyle mi? Bunlar başka bir yere gitmedi. Birileri, Kobani'den çıkan Kürt vatandaşları kalkıp da ağırlamadı, onlara destek vermediler. Yediren, giydiren kim? Türkiye. Şu anda Türkiye'de 1 milyon 600 bin sığınmacı var, mülteci var.

Şu ana kadar bizim yaptığımız harcama 4.5 milyar doları buldu. Kardeşlerim, Türkiye, bütün bu harcamaları yaparken 230 bin çadır kent ve konteyner kent kurarken, dünyanın bize gönderdiği destek ne biliyor musunuz? 200 milyon dolar. 4,5 milyar dolar biz harcamışız, 200 milyon dolar bize destek gelmiş. Batı, sesi çıkmıyor. BM, sesi çıkmıyor. Siz ne işe yarıyorsunuz? Ne işe yarıyorsunuz? Türkiye üzerine düşeni yapıyor bir de utanmadan, sıkılmadan diyorlar ki Türkiye bu işlere sessiz kalıyor. Hayır, öyle değil. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Asıl sessiz kalan sizsiniz. Siz görevinizi yapmıyorsunuz. Türkiye, sınırında cereyan eden tüm bu olaylar karşısında bütün tedbirlerini kendi alıyor, elinden gelen bütün gayreti kendisi ortaya koyuyor."