Somalı çocukların duygulandıran gelecek hayalleri

Video: Somalı çocukların duygulandıran gelecek hayalleri

13 Mayıs Cumartesi, 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma faciasının 3'üncü yıldönümü. Facia, 432 çocuğu yetim bıraktı. Onların hayatında asla doldurulamayacak bir boşluk açtı. Ve 3 yıldır babasız büyüyen o çocukların hayatları gibi hayallerini de değişti. Şimdi bir çoğu madenle geçinen ve bir faciayla günlük hayatı alt üst olan Soma'dan çok daha büyük hayaller kuruyorlar. Gelecekte iyi mesleklere sahip olmak istiyorlar.

Manisa'nın Soma ilçesinde 3 yıl önce meydana gelen maden faciası sonucunda yetim kalan ve babalarının hasretiyle yaşayan çocuklar, gelecekte iyi bir mesleğe sahip olmanın hayalini kuruyor. Soma'nın Eynez mevkisindeki ocakta 13 Mayıs 2014'de 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği facia, 432 çocuğu yetim bıraktı. Aradan 3 yıl geçti ancak evin kapısından babasının girmesini bekleyen çocukların özlemi ise hala geçmedi. Babalarının hasretiyle yaşayan Somalı çocuklar, gelecekte iyi bir mesleğe sahip olmak istiyor.


Betül pilot olmaya adım adım yaklaşıyor


Facianın ardından babası Ali Yüksel'in mezarına "pilot olacağım, yüzünü kara çıkarmayacağım" yazılı mektup bırakan 11 yaşındaki Betül Yüksel, uygun yaşa geldiğinde pilotaj eğitiminin Türk Hava Kurumu tarafından verileceğini öğrenince derslerine daha sıkı sarıldı. Anne Ergül Yüksel, çocuklarının eğitim masrafı için para biriktirirken, Betül de yaşamının her anını anlattığı mektuplarla birlikte başarı belgelerini Soma'daki Madenci Şehitliği'ne taşıdı. Babasına daha yakın olmak için pilot olmayı istediğini anlatan Betül, şunları söyledi:


"06.30'da kalkıyor, okula gidiyorum. Öğle teneffüsünde kitap okuyorum, köpeğim Tarçın'ı seviyorum. Derslerim güzel, çok güzel bir okulda okuyorum. Onun için çok çalışıyorum, babam için pilot olmak istiyorum. 4'üncü sınıfta da geçen dönem de takdir aldım. Bu dönem de takdir alacağım. O takdirleri biriktiriyorum, bazılarının fotokopisini çektiriyorum, babama götürüyorum. Mutlu olsun takdir almamdan. Babam güzel yerlere gelmemi istiyordu. Benimle gurur duysun."


İkiz kardeşi Furkan astronot olmak istiyor


Betül'ün ikiz kardeşi Furkan da babasını kaybettikten sonra hayatının birden değiştiğini söyleyerek, artık eskisi kadar mutlu olamadığını ifade etti. "Babam çok iyi bir insandı, çarşıya çıkar, birlikte futbol oynardık, lunaparka giderdik, bazen denize de götürürdü." diyen Furkan, "Kazadan sonra içimden bir parça kopmuş gibiydi, kötü oldu." dedi.


Okul hayatının iyi gittiğini ama takdiri 1 puanla kaçırdığını belirten Furkan, uzayda yeni keşifler yapabilmek için astronot olmayı hedeflediğini, meslek sahibi olmalarını madenci babalarının çok istediğini, bu nedenle daha çok çalışacağını ve daha başarılı olacağını söyledi. Başlarına gelenleri öğrenen çok sayıda insanın aradığını, hediyeler, kitaplar gönderdiğini dile getiren Furkan, telefon numaralarını yazanları aradığını anlattı.


İkiz kardeşini, annesini ve kendisini yalnız bırakmayan herkese teşekkür eden Furkan, "Bizi arayan, soran herkes çok önemli ve değerli." diye konuştu.


"Herkes ağlayınca benim de ağlayacağım geliyor"


Henüz 3 yaşındayken madenci babası Süleyman Çata ile ikizi olan amcası İsmail Çata'yı yitiren Ahmet ise 1'inci sınıfa gittiğini ve okumayı yazmayı öğrendiğini belirtti. Her sabah Soma'daki okuluna gittiğini, tatil günlerini ise Bayat köyündeki babaanne ve dedesinin yanında geçirdiğini söyleyen Ahmet, "Babaannem ve dedem ağlıyor. Babamla ve amcamla ilgili konuşunca ağlıyorlar. Sonra gözyaşları kuruyor, beni görünce mutlu oluyorlar, ağlamayı bırakıyorlar. Onları çok seviyorum." ifadelerini kullandı.


Ara sıra kendisinin de ağladığını anlatan Ahmet, duygularını şöyle dile getirdi:


"Herkes ağlayınca benim de ağlayacağım geliyor. Babama gidiyorum bazen. Babam için dua ediyorum. Onunla konuşuyorum. Ona diyorum ki 'Baba rüyamda seni gördüm'. Onunla sohbet ediyorum. Rüyamda babamla yaptıklarımı ona da anlatıyorum."


Okuma yazmayı öğrendikten sonra ilk mektuplarını da babasına ve amcasına yazdığını belirten Ahmet, hep onları ne kadar sevdiğini, hiç unutmadığını yazdığını, mektubun sağ alt köşesine de yazarlar gibi imzasını attığını ifade etti. Ahmet, yetişkinlerin her çocuğa yönelttiği "büyüyünce ne olmak istersin" şeklindeki sorusunu ise şöyle yanıtladı:


"Ben itfaiyeci olmak istiyorum. Öyle içimden geliyor. Bazen insanları kurtarıyorlar. Yangınları söndürüyorlar. Bazen yangında bebekler, aileler kalıyor. Mesela şimdi bir dünya var ya o dünyadaki insanlar azalıyor bazen. Ben o zaman üzülüyorum, onların ölmemesini istiyorum. İtfaiyeci olma fikri de aklıma babam öldükten sonra geldi."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS