Bir Yeşilçam emektarı: Yadigar Ejder

Yeşilçam’da bir yıldızlar vardı bir de ismini bilmeden sevdiklerimiz. Yadigar Ejder de adını bilmeden sevdiklerimizdendi.



Zaten asıl adı da Yadigar Ejder değildi. 1951 yılında Sivas’ta doğduğunda ailesi ona “Adnan” adını verdi. Adnan Koyun ilkokul 3’e kadar okudu. Kendi istemediği için bıraktı okulu… Hareketli bir çocuktu ve sinemayı çok seviyordu. Sivas’taki bir sinemada çalışıyor, günlerce eve gelmiyordu.
Babası Almanya’daydı. Bir gün annesinden para istedi ve sonra olanlar oldu. Yadigar Ejder’in kardeşi Gülseren Erdoğan bu olayı Erhan Tuncer’in yazdığı Deligözel kitabında şöyle anlattı: Annem o büyüdüğü sırada hastaydı. Bir gün bir yere gidecekmiş, annemden 10 lira para istemiş. Annemde de 50 lira varmış. “Ver anne” dedim. “Bu parayı verirsem bir daha getirmez” dedi. İtiş kakış sırasında annemin kulağına çarptı, annem felç oldu. O yüzden onu bir daha pek sevemedik.
Bu olayın ardından Yadigar Ejder evden ayrıldı, babasıyla beraber Almanya’ya gitti. 1.5 yıl sonra İstanbul’a döndü. Cebinde parası da vardı. Çok sevdiği sinema dünyasına girmek istiyordu. Artistlerin gittiği yerlere gitmeye başladı, ama zamanla parası da tükendi. 1972 yılında ilk kez bir filmde rol aldı.
Ama kimseye asıl adının Adnan olduğunu söylemedi. Sivas’ta ünlü bir kabadayı olan Yadigar’ın adını kullandı. Kimse kendini rahatsız etmesin diye de “ben cezaevinden çıktım” diye bir hikaye uydurdu. Çünkü görüntüsünün aksine korkak ve ürkekti.
İlk filminden sonra ufak tefek rollerde oynamaya başladı. 1976 yılında tam 41 filmde rol almıştı. Çok kazanmıyordu ama yaşamını idame ettirebiliyordu. Hiç evi olmadı. Parası olduğunda iyi otellerde, olmadığında daha küçük otellerde kalıyordu.
Sinemadaki asıl çıkışını ise Kemal Sunal ile oynadığı filmlerde yaptı. Avanak Abdi filminde milyonların sevgisini kazandı. Fakat 1986 yılından sonra kendisine nedeninin bilinmediği bir ambargo uygulandı. Uzun süre hiçbir film teklifi gelmedi. O dönem Taksim Gezi Parkı’nda uyuduğu bile oldu.
Daha sonra bir filmde bir de skeçte oynaması istendi. Film setinden çıkıp, televizyona gidiyordu. Ama çok hastaydı. Zaten uzun zamandır başı ağrıyor, bacakları şişiyordu. Ama iş bulamam korkusuyla kimseye söylemiyordu.
1991 yılında ise baş ağrıları daha şiddetli bir hal almaya başladı. Yemek yemek için girdiği bir lokantanın tuvaletinde bayıldı. Yadigar Ejder yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması geçirdi, hayatını kaybetti.
Hiç kimseye aile fertlerinden birinin numarasını vermediği için cenaze bir süre sahiplenilmedi. En sonunda oyuncu arkadaşlarını yardımı ile cenazesi alındı, Beyoğlu- Kulaksız Mezarlığı’nda toprağa verildi. Babası, gazetelerde vefat haberini görünce İstanbul’a geldi. Çevredeki bazı insanların Taksim Parkı’nda soğuktan donarak öldü haberlerine canı sıkılmıştı.
Yeşilçam’ın emektarının ölümü büyük gazetelerin ikinci sayfalarında ufacık bir dikdörtgenin içinde yer aldı.
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS