Dr. Selda Öktem Dr. Selda Öktem

Osteoporoz nedir?

07.07.2022 Perşembe | 12:02

Kabaca kemiğin yapısında kolajenden oluşan bir bağ dokusu bir de mineralden oluşan bir dolgu vardır. Kemikteki en önemli mineral içeriği kalsiyum tuzlarıdır. Kemikte her gün yeni kemik yapımı ve yıkımı sürmektedir, yapım hızının yıkım hızına yetişemediği hallerde osteoporoz başlar. Osteoporozda kemiğin mineral içeriği azalmaktadır ve kemik gözenekli bir hal alır. Dayanıklılığı azalır, kırılganlığı artar.

Kemikteki mineral yoğunluğunu etkileyen birçok faktör vardır. Kalsiyumdan fakir beslenmek, bazı endokrinolojik hastalıklar, ilaç kullanımı, sigara kullanımı, yaş ve hormonal değişiklikler gibi nedenlerle kemiklerde depolanmış olan kalsiyum çözünür. Kanda kalsiyum düzeyinin normal tutulabilmesi için en büyük kalsiyum deposu olan kemikler aşındırılır.

-Hangi yaş grubunda daha sık görülür? Menopozdan sonra görülme riski neden artar?

Osteoporoz elbette ileri yaşlarda görülen bir durumdur. 50 yaş üzerinde görülme sıklığı artar. Yaş arttıkça sıklık da artar. Hipertiroidi, kalsiyum-fosfor dengesini bozan bazı endokrinolojik hastalık durumlarında daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir. Esasen kemik yoğunluğunun en yüksek olduğu yaş ergenlik dönemidir. 30’lu yaşlardan sonra kemik yapımı yavaşlamaya başlar.
Östrojen varlığı kemik yapıyı güçlü kılar. Menopozla azalan östrojen düzeyi kemikteki yıkımın hızlanmasına neden olur ve denge bozulur. Menopozun özellikle ilk 2 yılında kemik yıkımı çok hızlanır. Bu nedenle menopoz döneminde kalsiyum alımının desteklenmesi çok önemlidir.

-Kemik erimesi teşhisi nasıl konur? Hastalık hangi şikayetlerle belirti verir?

Normal röntgenlerde kemikteki ışın geçirgenliğinin artmış olması şüphelendirmelidir. Kemik dansitometresi (DEXA) dediğimiz bir ölçüm yöntemi yaygın olarak kullanılır. Kemik yoğunluğundaki azalma yaş grubuna göre ve toplum ortalamasına göre derecelendirilir. Sapmanın derecesine göre osteopeni veya osteoporoz olarak isimlendirilir. DEXA dışında yeni ölçüm yöntemleri de geliştirilmiştir.

-Zıplamak, yürüyüş yapmak ve dans etmek kemik sağlığını korumaya yardımcı olur mu?

Egzersizin her türlüsü kemik sağlığını destekler ve kemiğin dayanıklılığını artırır. Hareketsizlik kemik yıkımını artırır. Şu ya da bu nedenle uzun süre hareketsiz kalan kişilerde osteoporoz hızlanır. O nedenle özellikle mutlaka yürüyüş yapılması önerilir. Zıplamak, dans etmek, fitness gibi sporun ve hareketin her türlüsü faydalıdır. Kemik yapı kullanıldıkça ve hatta darbe aldıkça güçlenir. Örnek verecek olursak, maçlara ve çalışmalarına bir süre ara vermiş olan bir boksör sonraki ilk maçında daha çok kırık riski yaşayabilir.
Kemik sağlığının korunması için dengeli beslenmeli, hareket etmeli, sigara ve alkolden uzak durmalı, kalsiyum ve D vitamini destekleri alınmalıdır.

-Kemik erimesini önlemede beslenmenin rolü nedir?

Beslenme her konuda olduğu gibi osteoporozun önlenmesi ve tedavisinde çok önemlidir. Kemiğin mineral yapısının güçlü olması için D vitamini, kalsiyum ve fosfor almak gereklidir. Ayrıca asidik beslenme kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Yani fazla hayvansal protein tüketmek, asitli içecekler, doymuş yağ tüketmek, kızartma tarzı yemekler son ürün olarak bol miktarda asit üretir. Vücut bu fazla asidi böbrekler yoluyla atmaya çalışır. Yaşamak için kan PH 7.38-7.42 arasında olmalıdır. Kanın PH derecesinin bazik kalabilmesi için tamponlama mekanizmaları çalışır. Tamponlama mekanizmaları kanı bu aralıkta tutmak için kemikten kalsiyum salınmasına neden olur.
Kısaca alkali beslenme (sebze ağırlıklı, zeytinyağı ve buğulama, kaynatma metoduyla pişmiş yemekler), kalsiyum ve D vitamininden zengin beslenme kemik sağlığımız için gereklidir.

-Kemikleri güçlendirmek için süt ve süt ürünlerinin yanı sıra başka hangi besinleri tüketmek gerekir?

Süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengin olmakla beraber bazı handikapları vardır. Hayvansal ürünlerin yıkım ürünlerinin asit olması bir yandan kemikten kalsiyumun kaybına da neden olmaktadır.
Bunun yerine ıspanak, lahana, kuru fasülye, brokoli, bamya, balkabağı, roka, portakal, incir gibi sebzelerden ve meyvelerden tüketmek çok daha faydalı olacaktır. Badem, susam, chia tohumu, haşhaş ve mercimek yoğun kalsiyum içerir. Somon ve sardalye gibi yağlı balıklar da kalsiyum ve omega-3 açısından zengin oldukları için rahatlıkla bol bol yenebilir.

-Kahve tüketimi kemiklere zarar verir mi?

Kahve ve çay tüketiminde aşırıya kaçılması bağırsaklardan kalsiyum emiliminin azalmasına ve böbreklerden kalsiyumun kaybedilmesine neden olduğu için osteoporoz için risk yaratır. Bu nedenle günde 1 fincan Türk kahvesi veya 2 kupa filtre kahve veya 3 bardak çaydan fazla tüketilmemesini öneriyoruz.

-Bu hastalıkta uygulanan tedavi yöntemleri nelerdir?

Öncelikle düzenli olarak D vitamini ve kalsiyum takviyesi gereklidir. Esasen bu iki temel madde kırık riskini azaltan en önemli desteklerdir. Osteoporozun şiddetli olduğu hallerde bunlara ek olarak kullanılan, verilen kalsiyumun kolaylıkla kemik dokuya tutunabilmesini destekleyen özel ilaçlardan verilir. Hormonal ve endokrinolojik sistem kaynaklı kemik kaybının tedavisinde mevcut hastalıkların tedavi edilmesi gereklidir.

-Kemik erimesi doğru beslenerek tamamen iyileşebilir mi?

Doğru beslenme osteoporozu önlemekte yeterli olabilir belki ama tedavi etmekte yetersiz kalır. Bu nedenle yukarıda saydığımız ilaçlar ve destekler verilmelidir. Bunun dışında egzersiz, yürüyüş, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması şarttır.

Spor geçmişi olan kişilerde osteoporoz görülme sıklığı azdır. Bu nedenle herkesin hareketli ve spor içeren bir yaşam sürmesini öneriyorum. Özellikle çocuklarımızı spora yönlendirmeliyiz.

 

Diğer Yazıları

Eklem kireçlenmesi

Eklem kireçlenmelerinin görülme sıklığı yaşla birlikte artar mı?

Devamını Oku 25.07.2022

Romatizma hakkında genel bilgiler

Romatizma kelimesi eski Yunanca “rheuma” kelimesinden köken alır. Önceleri eklemlerde iltihaplı sıvı birikimine neden olan ve iskelet sistemini ilgilendiren hastalıklar için kullanılmıştır. Ancak yıllar içinde romatizmal hastalıkların kapsamı genişletilmiştir. Vücudumuzdaki bağ dokusunun otoimmün hastalıkları olarak kısaca söylenebilir. Bu durumda kas iskelet sistemi dışında, tüm vücut doku, organ ve sistemleri romatizmal hastalıklar kapsamına girer.

Devamını Oku 05.07.2022
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS