{$ day.Temps.HighTemp $} °
Prof. Dr. Derya Uludüz Prof. Dr. Derya Uludüz

Doğduğunuz mevsim zihin sağlığınızı nasıl etkiliyor?

03.11.2022 Perşembe | 09:13

Eğer yaz çocuğuysanız kendinizi anlatırken “sıcakkanlı ve pozitif” tanımlamasını cümlenizin bir köşesine iliştirebilirsiniz ya da kışın dünyaya gelmiş biriyseniz “soğuk ve mesafeli” duruşunuzu nedense doğduğunuz mevsime atfedersiniz. Bunların hepsi genel geçer söylemler olsa da doğduğunuz mevsimlerin zihin sağlığınızı etkilediği bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmış bir gerçek.

Araştırmalar sonbahar ve kış aylarında doğan bebeklerin, bu mevsimde doğum yapan annelerin stresle ilişkili olan kortizol düzeylerinin daha yüksek olmasından dolayı zihinsel sağlık bozuklukları geliştirme riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Yine araştırmalar mevsimsellik ile sonraki yaşam arasında bir bağlantı kurularak anksiyete ve depresyon geliştirme riskini gözler önüne seriyor.

Rahim içi gelişimin kritik dönemlerindeki olumsuz çevresel maruziyetler, doğumdan sonra da devam eden fetüste, bireyin genetik olarak belirlenmiş sağlık yörüngesini etkileyen değişikliklere yol açabiliyor.

Bu değişiklikler hayatın ilerleyen dönemlerinde tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve psikiyatrik bozukluklar gibi hastalıklara yakalanma riskini artırıyor. Araştırmalarda şizofreninin, kış mevsimi nedeniyle, rahim içinde yüksek düzeyde kortizole maruz kalmanın bir sonucu olarak Ocak ve Şubat aylarında doğan kişilerde daha sık teşhis edildiğini göstermiş.

Kişinin doğduğu mevsim, yetişkinlikte tespit edilen dopamin ve serotonin seviyelerini bile etkileyebiliyor.

Yapılan araştırmalara göre;

- Yazın doğan insanlar, kışın doğanlara göre daha hızlı, daha sık hüzünlü ve neşeli ruh halleri arasında gidip gelirler.

- İlkbahar ve yaz aylarında doğan insanlar aşırı pozitif ve yüksek enerjiye sahip olma eğilimindedir.

- Kışın doğanlar, yılın diğer zamanlarında doğanlara göre daha sakin ve sessiz olmaya eğilimli ve daha depresifler.

Diğer Yazıları

Sürdürülebilir mutluluk mümkün mü?

Son yıllarda tüm kavramlar başına sürdürülebilirlik ekini almaya başladı. Sürdürülebilir eğitim, sürdürülebilir moda, sürdürülebilir üretim, sürdürülebilir sağlık liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Peki, sürdürülebilir mutluluk da mümkün müdür?

Devamını Oku 20.10.2022

Akıllı telefonunuzu ne kadar akıllı kullanıyorsunuz?

Akıllı telefonumla ilk tanıştığım dönemi hatırlıyorum. Daha ilk elime alışımda dokunmatik ekranına şaşkınlıkla bakmıştım. Kullanmaya başladığımda en hızlı asistandan bile daha hızlı, daha becerikli çıktı. En mutlu olduğumuz anları fotoğraf çekme becerisi ile hatıraya çevirip onunla paylaştık. Sıkıldığımız zamanlarda bizi eğlendirmesi de cabası. Ama zaman geçtikçe yemek yediğimiz masada ailemizle geçirdiğimiz zamandan çalmaya başladığını fark ettiniz mi?. O kadar renkli sanal bir dünya sunuyordu ki bir kısmımız kendimizi ondan alamaz olduk. Masada kafamızı kaldırıp etrafa baktığımızda bütün aile fertlerinin aynı oyuncakla oynadığını gördükçe içimiz rahatlıyordu. Endişe edecek bir durum yoktu, herkes halinden memnundu.

Devamını Oku 11.10.2022

Neden sosyal medyada paylaşım yapmaya ihtiyaç duyarız?

Kırsaldaki çiftçinin de, beyaz yakalı Ceo’nun da, hastanedeki temizlik görevlisinin de, ameliyathanedeki cerrahın da artık kayıtsız kalamadığı bir mecra sosyal medya. Hatta öyle ki, şu zamanda hala sosyal medya hesabı olmayan birini neredeyse dünya dışı bir varlık olarak algılar olduk. İnternetin şahsi gazetemiz ve kişisel televizyon kanalımız olmaya başladığı tabiri caizse “sosyal medya çağında” ortalama bir internet kullanıcısı günde yaklaşık üç saatini sosyal medya kullanarak geçiriyor.

Devamını Oku 01.10.2022
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS