Göbeğinizi eritemiyor musunuz? Sürekli kilo mı alıyorsunuz? Sebebi toksinler olabilir

Çoğumuz bu günlerde kendimizi iyi hissetmiyoruz. Hasta değiliz ama iyi de değiliz. Uyuyamıyoruz, gözlerimizin altında morluklar var, halsiz huzursuz hissediyoruz, midemizde ekşime, reflü ve hazımsızlıktan yakınıyoruz. Bağırsaklarımız iyi çalışmıyor, unutkanlıklarımız ve başağrılarımız var, durmadan sebepsiz kilo alıyoruz. Bu yakınmalar günlük hayatımızın bir parçası oldu, ‘benim allerjim var, uykusuzluğuma alıştım’ gibi mazeretlerimiz var.

Etrafımızdaki gizli düşmanlarımız: Toksinler

Peki bize neler oldu, sağlığımız neden zorlanıyor? Bu yakınmalarımız için doktora gittiğimizde yapılan tüm tahliller normal çıkıyor. Şikayetlerimiz için bir sürü ilaç reçetesi alıyoruz. Ama neyi unutuyoruz? Toksik maruziyeti unutuyoruz.

Toksik maruziyet sizi etkiliyorsa bunu nasıl anlarsınız? Eğer son 3 ay içinde şu şikayetlerden en az 4 tanesinden yakınıyorsanız bu durum toksinlere maruz kaldığınızın vücudunuzun sıkıntıda olduğunuzun göstergesidir.

Bu şikayetlere dikkat!

Bu yakınmalar akıllı beyninizin size mesajları, beden dili ile beyniniz sizinle konuşmak istiyor.

1-Başağrıları

2-Karın çevresinde engelleyemediğiniz kilo artışı

3-Vücutta ödem ve şişkinlik

4-Aşırı tatlı yeme isteği ve sık acıkma atakları

5-Sıcağa tahammülsüzlük ve aşırı terleme

6-Uyku problemleri, gecenin bir yarısında uyanma ve uykuya dalamama

7-Sürekli duygu durumunuzda değişiklik ve sinirlilik hali

8-Sebebini anlayamadığınız bulantılar

9-Aşırı yorgun halsiz hissetme

10-Soluk sivilceli bir cilt, göz altı morlukları

11-Hazımsızlık, geğirme, midede ekşime ve kabızlık

Herşey toksik

Toksinler vücudumuzda doku ve hücrelerimizde çok hızlı birikirler. Onları göremeyiz ama ordadırlar ve sağlığımızı tehdit ederler. Bazı toksinler enerji metabolizması için gerekli olan oksijeni engellerler, vücut fonksiyonu için önemli olan enzimleri engellerler ve hasara yol açarak sağlığımızı tehdit ederler.

Endüstri çağı ile toksinler artık yaşamımızın her yerinde havada suda, yediğimiz besinlerde. Annelerimiz anneannelerimiz bu kadar fazla toksine maruz kalmadı.

Bebek biberonları plastik, ketçap süt meyve suyu herşey plastikte saklı. Gıda ve içecek paketlemesi öyle bir hale geldi ki taptaze sıkılmış organik besinleri plastik kutulara doldurup toksik maddelere çeviriyoruz. Plastik rulolarla meyve, sebze ve etlerimizin etrafını sarıyoruz. Ev temizlik malzemelerinden duvar boyasına kadar herşey toksik, ofisimizde fotokopi kağıdı, kartuş, yapıştırıcılar, klimalar diklorbenzen dediğimiz zehirli madde içeriyor.

Sorun tabii şiş göbeğimiz değil, vücudumuzda biriktirdiğimiz toksinler

Toksik maddeler karaciğerimizi ve bağırsaklarımızı doldurur. Bağırsaklarımızda şişkinlik, iltihaplanma, kabızlık yapar. Yavaş yavaş ve sinsi şekilde vücudumuza zarar verir. Sıklıkla şunu duyarsınız ‘ne yaparsam yapayım az da yesem egzersiz de yapsam göbeğimi eritemiyorum’. İşte kimyasal göbek nasıl oluşuyor en basit örneği bu. Sorun tabii şiş göbeğimiz değil, vücudumuzda biriktirdiğimiz toksinler.

Hala neden iyi hissetmediğinizi merak ediyor musunuz? Bu kadar toksin maruziyeti vücudumuzda her hücremize ve vücudumuza işlemiş. Çoğumuz farkında bile değiliz, kilo almamızın sık nedeni toksik maruziyettir. Toksinler vücudumuza girer ve beynimize kadar ilerler. İyi haber ise şu; bu toksik dünyanın kurbanı olmak zorunda değilsiniz. Beslenme düzeninizi değiştirerek, ufak değişikliklerle yaşam boyunca vücudunuza hasarı ortadan kaldırabilirsiniz.

İnsan vücudu bu kadar toksini, kimyasalı işleyip vücuttan uzaklaştırmayı planlamamıştır. Daha sağlıklı olmak istiyorsak toksin ve kimyasalların vücudunuz için güvenli olmadığını bilmemiz gerekiyor. Sağlığımızı geri çevirmek için kaybedecek vaktimiz yok.

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS