Genel merkezi Bursa’da kuracağız

Genel merkezi Bursa’da kuracağız
Covid-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

ZERRİN ÖZGÜLÜ: BUSADER Yönetim Kurulu Başkanı


1- Zerrin Hanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1965 Van doğumluyum. Elektronik Mühendisiyim. Meslektaşım olan eşim Gökhan Özgüle ile evliyim. Merve Küçükçağlayan Özgüle (psikolog) ve Mine Özgüle (yönetmen, senarist ve iletişim mezunu ) adlarında 2 kızım var. Otomasyon ve elektronik sistemlerde 28. Yılını tamamlayan ÖM-EL Mühendislik Firması’nın Yönetim Kurulu Başkan yardımcılığını, İnşaat sektöründe 15. yılını tamamladığım Zerrin Özgüle Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyorum. Aktif iş hayatımın yanı sıra sosyal ve toplumsal yapım sayesinde; 3 yıldır kurucu başkanı olduğum BUSADER Bursa Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri derneğinin Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorum. Ayrıca BUSİAD, BUİKAD ve Çekirge Rotary derneklerinin de üyesiyim.

2- Koronavirüs nedeniyle BUSADER olarak 2.5 aylık karatinda dönemini nasıl geçindiniz?

BUSADER olarak toplantılarımıza sosyal medyadan devam ettik. (Doktor, psikolog ve diyetisyen üyelerimiz toplantılarda pandemiyle ilgili bizleri bilgilendirdi). Uludağ Üniversitesi rektörü Ahmet Saim Kılavuz ile canlı yayın yaptık. Kitap kulübümüzde 2 ayrı kitabı tartıştık. Uludağ Üniversitesi’ne Videolaringoskop yani solunum cihazı temin ettik. Sağlık müdürlüğüne bağlı araştırma laboratuvarına çamaşır ve kurutma makinası bağışladık. Çok sayıda yaşlı ve engelli aileye gıda yardımı yaptık. Maddi destekler verdiğimiz vatandaşlarımız oldu.

3- Bundan sonraki süreçte sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını ve toplumdaki rolünü nasıl değerlendiriyor sunuz?

STK’ların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her şeyi devletten beklemek yerine, toplu dayanışma ile yaşanan sorun yada sıkıntıları birlikte çözmeye çalışmak ve bu şekilde doğan sinerjiyle çözümler üretebilmek devlet ile vatandaş arası köprü olmak, toplum için büyük katkı taşımaktadır. O yüzden sayılarımız ne kadar çok artarsa, o kadar zenginlik yaratır ve topluma o ölçüde katkı sağlar.

4- Dernek olarak önümüzdeki günler içinde yeni projeleriniz neler olacak?

BUSADER olarak yeni bir döneme giriyoruz. Yeni bir yapılanma içindeyiz. Genel kurulumuzu bu ay yapamadığımız için eylül ayına ertelemek zorunda kaldık. Genel kurul sonrası yönetim kurulumuz değişecek, arkasından aktif çalışan danışma kurulu oluşturacağız. Danışma Kurulu aynı zamanda farklı şehirler de kuracağımız, şubelerimizin takibini ve sorumluluğunu yürütecek. Şube sayımız arttıkça da Bursa’da genel merkezi kuracağız.

5- Koronavirüsün ülkemizde ortaya çıkmasında hemen önce İstanbul Şubesi’nin kurulma yolunda olduğu bilgisini vermiştiniz? Şubenin kuruluş durumu ne aşamada?

İstanbul şubemizin başkanı ve yönetim kurulu ile görüşmelerimiz ve iletişimimiz devam ediyor. Ancak tabi bu dönem sebebiyle İstanbul şubemizin kurulumunu ekim, kasım aylarına ertelemek zorunda kaldık. İstanbul şube başkanımız Florence Nightingale Hastanesi’nde kadın doğum uzmanı olarak çalışıyor. Yönetim kurulu birbirinden değerli iş insanları ve doktorlardan oluşuyor.

6- BUSADER olarak kaçıncı yılınızı geride bıraktınız? Dönem içinde yeni üye alım töreniniz olacak mı?

BUSADER olarak 3’üncü yılımızı tamamlamak üzereyiz. Dönem içinde yeni üye alımını durdurduk. Eylül ayı itibarıyla yeniden üye alımına başlayacağız.

7- Geçirdiğimiz süreçte içinde bulunduğumuz sektörler ve iş hayatınız nasıl etkilendi?

İnşaat sektöründe işlere devam ettik. Açık alanda çalışıldığı için de hijyen kurallarına uygun olarak çalışanlarımız aktif bir şekilde çalıştı. Hatta bu dönemde yeni yatırımlara girdik. Otomasyon firmamız kısmi çalışmaya devam etti. Genellikle program yazılımlarımız evlerden yönetildi. Yatırımların durdurulmasından dolayı tabiki bu süreçte etkilendik.

8- Koronavirüs sürecinde iş hayatınızda ne tür tedbirler aldınız?

Yüzyüze görüşmeler kısıtlandı mümkün olduğunca zoom toplantılarına sosyal medyadan ağırlık verdik. Çalışanlarımıza sosyal mesafe ve maske uygulamaları öğretildi ve çok dikkat edildi. İşyeri girişlerimiz kontrol altına alındı. Servislerimiz de taşınan personel azaltıldı.

9- Dış pazara da satış yapıyorsunuz. Sınırların kapandığı dönemde alternatif olarak neler yaptınız?

Dış pazarlarla olan ilişkilerimiz yoğun olarak partneri olduğumuz firmalar tarafından yönetilmekte. Onların iş durumları devam ettikçe bizim dış pazarlardaki işimiz de devam edecek. Bu dönemde de önce yapılmış olan anlaşmalar sebebiyle Meksika’ya büyük bir projeyi henüz gönderdik. Sınırların kapalı olduğu dönemde bekleme pozisyonunda kaldık.

10- Haziran ayı itibareyle normalleşme süreci başladı. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ne kadar dikkat etsek de genel bir rahatlamayı hissediyor bu durumdan endişeleniyoruz. Umarım halkımız bu serbestliğin yanlışlığını idrak ederek tehlikenin geçtiği anlamını yüklemeden bir an önce daha dikkatli davranmaya başlar. Aksi takdirde büyük sıkıntı yaratacağını düşünüyorum. Bu öyle bir virüs ki genç insanları da birden kaybedebiliriz.

11- Yakın gelecekte ekonomi alanındaki gidişata ilişkin görüşleriniz nelerdir?

Herşey pandemiye bağlı. Tekrar baskın bir şekilde yaşamazsak ekonomi kısa sürede toparlar diye düşünüyorum. Çünkü ihtiyaçlar birikiyor yok olmuyor erteleniyor sadece. Ancak 2. ve 3. dalgalardan bahsediliyor bunlar olursa herşey çok daha kötü gelişebilir. O zaman dünya ekonomisi de büyük çöküş yaşayacağından bu düşünce beni korkutuyor. Ülkemiz aslında pek çok yönden fırsatlar ülkesi. Tarım ve turizm önceliğimiz olarak üretime hız vermemiz bizleri ülke olarak daha yukarılara taşıyacaktır. Sağlık sektörünün de alt yapısı oldukça kuvvetli bu sektörün de Türkiye turizmine yönelebilir.

12- Koronairüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya atacağımız çok ça konuşuluyor. Sizin düşünceleriniz nelerdir?

Evet zaten yaşamaya başladık, internet her zamankinden çok daha yoğun kullanıldı. Hız çağına girdik artık insansız araçlardan ve ortak sanal paradan söz ediliyor bunların çok yakın bir tarihte gerçekleşeceğini düşünüyorum.

13- Geçirdiğimiz bu dönem kişisel olarak size neler kattı?

Ailenin kıymetini birlikte daha çok vakit geçirmenin önemini ve de keyfini, hayatı yavaşlatmanın bize sağladığı dinginliği hissetmemi sağladı. Bazen o kadar hızlı yaşıyoruz ki yaşadığımız anın tadını çıkartmayı bile fark edemiyoruz. İşte bu korona döneminde, sağlığımızın kıymetini daha iyi anladığımız, bir kahve içerken bile tadını çıkararak yapmanın ne kadar kıymetli olduğunu öğrendik.

14- Şu an yaz tatili gündemde olan konulardan biri. Tatil planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?

Yaz tatilinde genellikle Ayvalık’taki yazlığımızda keyif alıyoruz. Yazın yurt dışı yada tatil köyleri uzun zamandır tercihimiz olmadı. Bu dönemde de sanırım en güvenli ve daha korunaklı hissettiğimiz yer yazlık evimiz olacak.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS