Ne kadar özenli olduğumuz tartışılır

Ne kadar özenli olduğumuz tartışılır
COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

CANSU VATANSEVER: YONCADIR KADIN DERNEĞİ KURUCU BAŞKANI


Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğu olara 24 Eylül 1992 yılında doğdum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi zihinsel engelliler öğretmenliğini 2. sınıfta dondurup marka iletişimi bölümüne geçiş yaptım şuan ki işimle paralel devam ettiriyorum. 10 yıl kadar İstanbul ve yurt dışında iyi modacılarla ve markalarla çalışıp modellik yaptım ve yanında oyunculuğu ekleyerek uzun süre modelliği sürdürdüm. 5 yıldır sağlık sektöründe çalışıyorum ve bir güzellik merkezi işletiyorum.

‘Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak gerekli özeni gösteriyor muyuz?
Dünya olarak epey zor bir süreçten geçtik ve geçiyoruz. En hızlı şekilde kucaklaşabileceğimiz tedirgin olmadan yürüyebileceğimiz günlere geçmek temennim, ama tabi bu süreçte ne kadar özenli olduğumuz tartışılır. Yine de değişmeyen 3 kural var ve olabildiğince uymaya çalışıyoruz maske kullanımı, sosyal mesafe ve hijyen kuralları unutulmamalı bunlara dikkat ettiğimiz sürece riskimiz azalacaktır.


Kurucu başkanı olduğunuz ‘Yoncadır Kadın Derneği’nin kuruluş fikri nasıl oluştu?
Ben bireysel olarak mavi kapak toplayarak başladım. Biriktirdiğim kapaklarla 3 kişiye tekerlekli sandalye edindirdim. 10 yıldır kendi başıma sosyal sorumluluk projeleri yapıp az da olsa elimden geldiği kadar ihtiyaç sahiplerini ilgili kişilerle buluşturup yardımcı oluyordum. İstanbul’ da yaşadığım dönemde bir süre uzak kaldım yardım işlerinden. Bursa’ya döner dönmez enerjisi yüksek, hayata daima pozitif bakan ve iyiliği ilke edinmiş tanıdığım kadınlardan oluşan, 35 kişilik bir whatsapp grubu kurdum. Ben hepsini tanıyordum fakat kimse birbirini tanımıyordu.

TÜRKİYE YEŞİLENSİN

Bir dönem sosyal medyada çok meşhur olan birbirine meydan okuma videolarından yola çıkarak biz de, ne yazık ki vahşice öldürülen bizi derinden etkileyen Emine Bulut haberlerinin ardından “Emine Bulut Adına Türkiye Yeşillensin”projesi ile fidan bağış videoları çekerek bir yola çıktık. Çıktığımız bu yolda hızlı bir büyüme oldu ve resmiyete dökme kararı alıp, her şeyi usulüne göre planlayıp Yoncadır Kadın Derneği’ni kurduk.

Derneğinizin vizyonu ve misyonu nedir?
Derneğimizin misyonunu aynı amaç etrafında birleşen ve insani değerlere sahip 75 kadının yardım amaçlı aynı yolda yürümesi olarak adlandıra bilirim. Yoncadır Kadın Derneği yaşamı zorlaşmış ailelere, hastalıkla savaşan çocuklara, şiddet gören kadınlara kendilerini iyi hissetmelerine yönelik yapacağımız projeler oluşturmada, gülen yüzleri çoğaltmak maksadıyla kurulmuş bir dernektir.

KÖY OKULLARI

Vizyonumuz ise bulunduğumuz şehirde ve çevresinde gitmediğimiz köy okulu, mutlu etmediğimiz çocuk kalmaması, hastalıkla savaşan her çocuğa gülümseme bırakıp, hayallerini gerçekleştirip, hayatlarının bir köşesinde ‘Yonca’yı bizimle anması, ihtiyaç sahiplerinin onurunu zedelemeden, kırmadan el uzatıp faaliyetlerimizi bu yönde sürdürmektir.

Yoncadır Kadın Derneği’ne destek olunması için ne yapılması gerekli ?
Büyük firmalar bizlerle iş birliği yapıp ortak projelerde bizimle buluşabilirler, içinde iyi olan her şey de biz varız, 3 yapraklı yoncanın 4. Yaprağı için sizlere ihtiyacımız var ki bize ulaşana şans götüre bilelim.

Üye alımlarında hangi kriterlere dikkat ediyorsunuz?
Gerçekten birilerini mutlu edebileceğinin heyecanını yansıttığında ve bunun için gönüllü her durumda fedakarlık gösterip çalışacağını bilmek bizim ilk kriterimiz samimi bir niyette bize gelmesi yeterli oluyor. Üyelerimizden maddi beklentimizden çok manevi beklentimiz var şuan 75 üyeyiz ve hepsi mutlaka bir kadının bir annenin bir babanın bir çocuğun kalbine dokunmuştur.

Pandemi sürecinde hangi etkinliklerinizi iptal ettiniz?
Büyük bir konser alanında 90’lar gecesi yapacaktık her şey hazırdı. Sibel Alaş-Ragga Oktay- Mansur Ark 300 çocuğu 23 Nisan’da giydirmek için sahne alacaktı ama maalesef belirsiz bir tarihe ertelemek zorunda kaldık. Ayrıca ramazan ayında ‘Yonca İftar Çadırı’ 15 gün iftar verecektik ancak pandemi sürecinde olduğumuz için iptal ettik umarım önümüzdeki ramazan ayında bunu gerçekleştirebiliriz.

Yeni normalle birlikte hayata geçirdiğiniz etkinlikler oldu mu? Bunlardan bizlere bahseder misiniz?
Proje koordinatörü olan Berna Tuna tarafından muhteşem bir Mama Anne projesi oluşturuldu. Pandemi sürecinde işini kaybeden aileler bebeklerine mama ve bez almada çok zorlandı. Bu süreçte yine bağışçılarımız sayesinde temin edilip, doğrudan evlerine sipariş edildi. Bebeğin büyümesine destek oldukları için bu proje mama babası, mama abisi, mama ablası olarak çeşitlendirilip herkes tarafından ilgi görmeye devam etti. Şu an 60’a yakın mama anneliği üstlenilmiş bebek var. Aileleri de unutmadık elbette 450 aileye erzak dağıtımı yapıldı, 20 ailenin kira ve birikmiş faturaları ödendi. Dernek üyemiz Duygu Özer önderliğinde sokak hayvanları için 300 kilo mama dağıtık.

Biraz hayallerinizden bahsedelim. Kendinizle ilgili hayalleriniz nelerdir?
Çok şükür ki birçok hayalimi tırnaklarımla kazıyarak gerçekleştirdim 16 yaşımdan 28 yaşıma kadar kendi ekmeğimi kendim kazanarak karnımı doyurdum. Şimdi ise ruhumu bu dernek ile doyuruyorum. İş yerim ile alakalı şubeleşme hayallerim var ama derneğimizle ile ilgili bir yonca cafe hayal ediyorum. İhtiyaç sahiplerini çalıştırıp gelirin bir çoğu ile yine ihtiyaç sahiplerine katkı sağlamak… Hem keyifle oturup zaman geçireceksiniz hemde birilerinin ocağına yemek kaynamasına yardım edeceksiniz içeceğiniz kahve ile… Bunları muhteşem yoncalarımla zaman içerisinde gerçekleştireceğime eminim...

Dünya üzerinde sizi anlatan, kendinizi oraya ait hissettiğiniz bir yer var mı? Ve neden?
Şu anki düzende burada yaşamalıyım dediğim ve oraya ait hissediyorum dediğim bir yer yok. Ama eski süreçlerde olsaydı Roma’yı çok seviyorum romantik ve duygusal bir yapım olduğu için orası bana çekici geldi. Türkiye’de ise Bozcaada, Cunda, Urla gibi yerlere daha ait hissediyorum, pozitiflik , sıcaklık, samimiyet olan her yer beni kendine çekebilir.

Sizce kadınların iş hayatındaki yerini arttırmak amacıyla neler yapılabilir?
Kadın istihdamına devlet tarafında destek verilmeli. Şu an yeteri kadar kadının iş hayatının içinde olduğunu düşünmüyorum. Ekonomide ve sosyal yaşamda sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi, nüfusun yarısını oluşturan kadınların, yaşamın tüm alanlarına aktif bir şekilde katılımı ile mümkün olur. Bunun içinde fırsatlar sunulmalı üzerine çok detaylı çalışılması gereken bir konu bence. Toplumda kadının üstüne yüklenmiş annelik, kadın, ev idaresi gibi bir sürü rol var. Kadınların yeteneklerine yönelik eğitimler verilip ardından bu alanlarda iş yerlerinde minimum 10 kişilik istihdam sağlanması sözü alınarak işletme sahipleriyle iş birliğine gidilebilir. Bunun gibi kadın istihdamı için bir sürü atılım yapılabilir.

Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Bu konuda sizin düşünceleriniz?
Çok büyük değişimler olacağı aşikar, restoranların kare kodlu menülere geçmesi, online alışverişlerin artması, toplantıların görüntülü konuşmalarla gerçekleşmesi, tam bir dijital çağ dönemi. Eğitim ve sağlıkta da ciddi değişimler olacağını düşünüyorum. Bu düzene ayak uyduramayanlar için zor olacak. Biz şirket olarak çok önce e-fatura sistemine geçmiştik teknolojik anlamda geride kalmayıp ilerlemenin yollarını araştırmaktayız. Dernekte de online olarak sertifika sistemimiz en kısa zamanda açılmış olacak.

Son olarak bizlere internet üzerinden yapılan canlı yayınlarla ilgili neler söylemek istersiniz?
Evde kaldığımız sürede herkes sosyal medyaya fazlası ile yöneldi. Bunu çok güzel avantaja çevirenler, faydalı yayınlar yaparak izleyicilerine yansıtanlar oldu. Biz dernek olarak da bunu çok iyi kullandığımızı ve kendimizi çok daha rahat tanıtabildiğimizi düşünüyorum. Teknolojinin hızla gelişmesi ile canlı yayınlar doğru kullanıldığı takdirde verimli sosyal medya kullanımı olacağına eminim.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS