‘Yeni gerçekliğimiz’

‘Yeni gerçekliğimiz’
Covid-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

DOÇ. DR. EFSUN DİNDAR: Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi

1-Pandemi (Küresel Salgın) ne demektir?

Pandemi, dünyada birden fazla ülkede veya kıtada, çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel bir isim. Virüsün yayılması ve tutunması pandemik olarak yorumlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tanımlamasına göre bir pandemik ancak aşağıdaki 3 koşulu sağladığında başlamış sayılır:

-Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı.
-Hastalığa sebep olan etmenin insanlara bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması.
-Hastalık etmeninin insanlar arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması.

2-COVID-19 nedir?

Hayatımıza bir anda giren ve her gün defalarca duyup söylediğimiz bir terim oluverdi. Bu virüsle yaşamayı öğrenmek için epey çaba sarf ediyoruz. Koronavirüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. İnsanlarda, birkaç koronavirüsün soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir. Yeni koronavirüs hastalığına ise SAR-CoV-2 virüsü neden olmuştur. Yeni koronavirüs hastalığı (Covid-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür.

3-Koronavirüs enfeksiyonu kişiye nasıl bulaşır?

Bu konuyla ilgili çalışmalar yapılıyor, aynı zamanda bilgi kirliliği de çok. Bununla ilgili en temel bilgi hastanın öksürmesi veya aksırması sırasında ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaştığıdır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi yoluylada virüs alınabilir. Bu nedenle, kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir.

‘ATIKLARI ATTIĞINIZ YERE DİKKAT EDİN’

4-Çevresel temizlik ve etik yöntemi nasıl olmalı?

Bu konu virüsten korunmada çok önem arz ediyor. Öncelikle kişisel hijyen ve el temizliğinin hayati önem var. Kendimizi korumak için maske kullanımı zorunluluk arz ediyor. Bunun dışında maske, tulum vb. önlemlerde alınması önemli ancak kullanıldıktan sonra maske, eldiven vb sıradan atıklar olmuyor. Yani sıradan bir çöpe giremez. Ya da gelişi güzel yerlere atılması çok riskli. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konuyla ilgili yayınladığı genelge ile bu atıkların toplanması, biriktirilmesi ve uzaklaştırılması ile ilgili bazı kriterler yayınladı. Atıklar mutlaka ayrı kutularda toplanmalı, 72 saat bekletme kuralına uyulduktan sonra ağzı kapalı olarak kaldırılmalı. O nedenle market, iş yeri, okul ve sitelerin bunun için ayrı toplama kutuları koyarak önlem alması gerekiyor. Bizler de evlerde bu atıkları sıradan çöpe atmamalıyız. Ne yazık ki sokaklarda, market önlerinde, otoparklarda çok fazla yere atılmış maske görüntülerine şahit oluyoruz. Onlar artık tıbbi bir atık kategorisine giriyor. O nedenle lütfen bu konuda hassasiyet gösterelim.

5-Genel enfeksiyondan korunma önlemleri neler?
Bu konuda alınabilecek en etkili yöntem mümkün olduğu kadar izole yaşamak. Ancak bunu belli ölçüde yapabiliyoruz bir yandan hayat devam etmek durumunda. Virüsle birlikte dünya durdu, bu süreçte farkındalığımızı ve hayata bakış açılarımızı sorguladık. Eksiği, fazlayı, önemliyi, önemsizi pek çok anlamda yeniden düşündük, mevcut duruma teslim olmayı öğrendik.. Ama teslim olmak donup kalmak değildir, mesajı alıp yeni bir bilinç oluşturmak için fırsattır. Yeni hayat için şansımızı ve yaşamı kurgulamak kendi elimizde.
Bu farkındalıkla kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için sosyal mesafeye dikkat etmek ve bunun neyi anlatmaya çalıştığına kafa yormamız gerekiyor.

‘YENİ BİR MODEL GELİŞTİRİLMELİ’

6-Okulların temizliği ne şekilde yapılmalı?

Pandemi sürecinde okullarımız fiziksel olarak kullanılmayacak. Tekrar dönüş söz konusu olduğunda dezenfeksiyon önlemlerinin alınması, sosyal mesafe kuralına uygun sınıfların dizayn edilmesi, öğrenci kapasitesi, kantin kuralları, bahçede teneffüs kuralları gibi pek çok açıdan yeni bir model geliştirilmesi gerekecek.

7-Ülkemizde yeni dalga Covid-19 salgın riski var mı?

Bu konuda çeşitli öngörüler yapılabilir. Bilim insanlarının bu konularla ilgili çeşitli çalışmaları ve modellemeleri var. Ancak boyutlarının ve etkisinin hangi düzeyde olacağını öngörmek tıpkı bu süreçte olduğu gibi bilinmezlikleri getirebilir. Şu bir gerçek ki dünya tek, ama insanların tüketimi yaklaşık 3 dünya oranında... Doğal kaynaklarımız hızla tükenmekte, kirlenmekte ve ekolojik yıkım geri döndürülemez boyuta gelmiş durumda. İklim değişikliği ile beraber ekosistemler değişiyor, biyoçeşitlilik zarar görüyor. İklim değişikliği sonucunda dünyamız karbon emisyonları yüzünden ısınmaya devam ediyor. Şöyle düşünelim sağlıklı bir insanın vücut sıcaklığı 36 °C civarındadır. Bu sıcaklık 38°C yükseldiğinde hastalanıyoruz ve yaşamımıza normal şekilde devam edemiyoruz. Dünya içinde bu benzetme yapılabilir. Dünyanın sıcaklığının 2°C artmasının çok ciddi sorunlara neden olacağı bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. Yapılan son çalışmalarda kutuplarda yaşanan buzul erimeleri neticesinde donmuş halde pasif halde olan ancak erimeyle birlikte tekrar aktif hale gelen mikroorganizmalar olduğu belirlendi. Dolayısıyla bu şekilde bir tehlike yaratır mı? Yeni hastalıklara sebep olur mu bilmek zor.

8-Yeni koranovirüs (Covit-19) kimleri daha fazla etkiler?

Bu konu ile ilgili klinik bulgular hem ülkemizde hem de dünyada derlenmeye ve değerlendirilmeye başlandı. Tablolar yeni yeni şekilleniyor ve birçok faktör analiz ediliyor. Şu anki açıklanan bilimsel verilere göre 60 yaş üstü olanlar, ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar daha fazla etkileniyor. Oransal olarak erkeklerin daha fazla etkilendiği yönünde veriler mevcut. Ancak tabi ki, herkesin hastalığa yakalanma riski söz konusu. Riskin düşük olduğu gruplarda olmak yeterli önlem alınmaması gerekliliği göstermez. Bu nedenle bağışıklık sistemimizi güçlü kılmak oldukça önem taşıyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmek, yeterli ve kaliteli uyku, stres ve kaygıyı yönetmek güçlü bir bağışıklık için olmazsa olmazlardan.

‘KİŞİSEL VE TOPLUMSAL HİJYEN ÇOK ÖNEMLİ’

9-Maske takmak koronavirüs enfeksiyonundan korur mu?

Eğer kişi virüs taşıyorsa, hastalığı başkalarına bulaştırmamak için maske takması gerekiyor. Aynı zamanda maskenin, hastalık belirtisi göstermeyen, ancak koronavirüs taşıyan kişilerin başkalarına bulaştırmalarında da önleyici olması açısından büyük önem arz ediyor. Ancak, kişiler maske takmak suretiyle virüslere karşı korunduklarını sanarak, aslında hastalanma risklerini artırabilirler. Bu nedenle maske takanların genel hijyen kurallarını ihmal etmemelerini, sürekli ellerini yıkamalarını, sosyal mesafeyi korumalarını ve risk grubundaki insanlardan uzak durmaları gerekiyor.

10-Kolonya ne kadar süreyle el hijyeni sağlar? Ellerin yıkanmasında önerilen bir dezenfektan var mı?

Kolonya ve el temizlik dezenfektanlarının ana maddesi olan alkol, çok sayıda mikroorganizmayı öldürebiliyor. Konunun uzmanlara göre her iki yöntem de doğru ancak sabunla el yıkamak, hastalıklara karşı daha etkili bir önlem olarak gösteriliyor. Dezenfektan ise su ve sabuna ulaşmanın mümkün olmadığı zamanlarda iyi bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Alkol bazlı el dezenfektanları ve kolonya çok kısa sürede buharlaştığı için ağzı açık kalmış kolonyaların mikrop öldürme özelliği azalabilir. O nedenle büyük hacimlerde dezenfektan ve ev kolonyalarının ağzının sıkı kapatılması gerektiği unutulmamalıdır.

‘FİZİKSEL TEMASTAN KAÇININ’

11-Hastaya yapılan ziyaretler nasıl olmalıdır?

Şu dönemde maalesef hiçbir şekilde hasta ziyareti yapmamak gerekiyor. Sevdiklerimizi ve kendimizi korumak, hastalığın bulaşma oranını azaltmak için mümkün olduğunca temastan kaçınmalıyız. Birbirimize olan desteğimizi fiziksel olarak değil kalpten hissettirerek bu süreci en iyi şekilde yönetmeliyiz.

12-Kontrollü normalleşme sürecini nasıl değerlendirmeliyiz?

Bu hastalık ile beraber hayatımızın öncelik sırası değişti. Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Yeniden hayata doğmak, farkındalığımızı ve bilincimizi geliştirmek için çok önemli bir fırsat elde ettik. Alışkanlıklarımız, beklentilerimiz, ilişkilerimiz bu süreçten sonra eskisi gibi olmayacak ve de olmamalı... Kendimizi güncelleme, yeniden düzenleme döngülerimizi gözden geçirmek için harika bir teslimiyet yaşadık aslında. Teslimiyet donup kalmak demek değildir, dinlemektir, mesajı almaktır. En çok neye değer verdiğimizi düşünüp yeni dünya için yol haritamızı oluşturalım. Bu süreçte sinirli, sıkışmış, bunalmış hissettik. Virüs ne bir ceza, ne de evrimleşmemiz için bir gereklilik. O nedenle korku enerjisine kapılmadan sabırlı davranarak bu dünyada olup bu dünyanın ürünü olmadan bu süreci yönetmenin bilincine gerçeğine uyanmalıyız. Normalleşme sürecini de bu sebeple kaldığımız yerden devam edecekmiş gibi düşünmeyelim. Tedbirleri elden bırakmadan, farkındalığımız yükselmiş şekilde, birbirimize saygı duyarak yeni sürece adapte olalım.

Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
 
LG
MD
SM
XS