'İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi' kültür-sanat eksenli faaliyetlere hazırlanıyor

'İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi' kültür-sanat eksenli faaliyetlere hazırlanıyor
'İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi' kültür-sanat eksenli faaliyetlere hazırlanıyor

 


 


 Ümit UZUN-Onur MERİÇ-Cemal YURTTAŞ / İSTANBUL,( DHA) BEYKOZ Kanlıca'da tarihi 18. yüzyıla dayanan Ataullah Efendi Tekkesi'nin bahçesi, kurucusu Hattat Hüseyin Kutlu olan "Alvarlı Efe Hazretleri İlim ve Sosyal Hizmetler Vakfı" tarafından yeniden düzenlendi. Hat sanatından musikiye, Osmanlı mutfağından kuş sarayına kadar tarihi ve kültürel değerlerin eğitim ve kurslarının verileceği yüzde 70'i tamamlanan bahçeye 'İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi' adı verildi.


KUŞ SARAYI DA VAR


Ataullah Efendi Tekkesi'nin arşivlerdeki dokümanlarından faydalanan vakıf, bahçeyi yeniden düzenleyerek, türbeyi ve bahçede bulunan çift katlı binayı restore etti. Tekkeye uygun olarak camii inşa edilen bahçede, çeşitli bitkiler ile 66 adet kalem servi ağacı bulunuyor. Yeşillendirilen bahçeye, eğitim ve kursların verileceği lale, gül ve sümbül adı verilen çadırlar kuruldu. Bahçenin orta kısmında bulunan havuzun aksı kıble yönünde düzenlenerek, cami minaresi ile bütünleştirildi. Hat sanatı eserlerinin de sergilendiği bahçede bir de kuş sarayı bulunuyor. Şu an güvercin, tavuk, horoz ve ördeklerin bulunduğu kuş sarayına tavus, sülün, keklik ve ibibik kuşları da eklenerek hikayeleri anlatılacak. Boğaz manzaralı çardakların bulunduğu bahçede, çocuklar için oyun parkı da mevcut.


“AMACIMIZ MEDENİYET, KÜLTÜR, SANAT EKSENLİ FAALİYETLER YAPMAK"

Hattat Hüseyin Kutlu, amaçlarının medeniyet, kültür ve sanat eksenli faaliyetler yapmak olduğunu belirterek, "Burası imar yasağı olduğu için bir bahçe olarak değerlendirilebilirdi. Biz de 'İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi'' adı altında bir proje hazırladık. Projenin maksadı, bahçede olabilecek bitkiler, ağaç, çiçek, bahçe düzeni, bahçe ve şehir köşkleri ile kaybettiğimiz medeniyetimizi nasıl hatırlatırız, nasıl yansıtabiliriz, hem kendi neslimize hem dünyaya, bizi medeni kabul etmeyen batı dünyasına, aslında bunun böyle olmadığını nasıl anlatabiliriz sorusuna cevap olmak üzere bahçe düzeniyle, havuz ve su aksıyla, çadırlarla, çadırlar içerisinde yapılacak kültürel ve sanatsal faaliyetlerle bunu gerçekleştirebilir miyiz? Söz olarak değil de biraz koklatabilir miyiz, hissettirebilir miyiz? Bütün dava budur" 

dedi.

“BURADA YÜZLERCE SİMGELİ ANLATIM VAR"

Her şeyin bir anlamı olduğunu kaydeden Hüseyin Kutlu, “Burada bizim medeniyetimizin bir yansıması olarak. Bu ağaç niye burada, diye sorduğunuzda onun muhakkak bir anlamı vardır. Adetlerinin bir anlamı vardır. Kalem serviler, her biri elif tevhidi temsil ettiği için tercih edilmiştir. Bunların yol boyunca adetleri bir tarafta 33 diğer tarafta 33'tür. Bu tesbih adetidir, bu 66 yapar. 66 ismi celalin rakam karşılığıdır. Burada buna benzer yüzlerce simgeli anlatım var" diye konuştu. Bunların ilk kez yapıldığını söyleyen Kutlu, "Bir kuş sarayı var. Biz bu kuş sarayında, tavus, sülün, papağan, hüthüt, ibibik, keklik vesaire bunları burada bulunduracağız. Tıpkı bu bahçedeki bitkilerin bir mana ifade ettiği gibi, onlar da bunu anlatacaklar. Burada sesli tanıtım sistemi kuruluyor. Mesela tavusu seyrederken, mesela tavusun neyi temsil ettiğini konuşacak" ifadelerini kullandı.


“Her şey aslında bir mana ifade ediyor, bir şey anlatıyor" diyen Kutlu, “Her şeyin bir dili var ama sen onu bilmiyorsun. Yani dikkat et. Bu dili öğren. Baktığın zaman bunun arkasındakini anlamaya çalış. Hikaye bundan ibarettir. Yapabilirsek mutlu olacağız" dedi.

İslam Medeniyeti Sanat Bahçesi'nde hat, tezhip, minyatür, ebru, musiki dallarında eğitim verdiklerini söyleyen Kutlu, "Maksadımız, kâğıtlara bir şey yazmak, onları süslemek değil. Gönlümüzü süslemek, ruhumuzu öyle işlemek. Buradaki sanat faaliyetlerimizin merkezinde insan duruyor. İnsanı eğitmek, insan ruhunu işlemek. Bu çadırlar onun için kapalı mekan ihtiyacını karşılamış oluyor" dedi.


HAT SANATI ESERLERİ

Bahçede hat sanatı eserlerinin sergilendiği alanla ilgili Hüseyin Kutlu, “Buraya maddi destek sağlasın diye, gönüllü insanların gönüllerini adeta yansıtarak, ortaya çıkardığı eserler, güzel sevenlere, güzeli sevenlere, arz ediliyor. Onu alıp, hem bir güzel eser sahibi oluyorlar hem de buraya bir katkıda bulunmuş oluyorlar. Orası bizim teşhir yerimizdir. Yaptığımız şeyleri orada sergilemiş oluyoruz. Yani biz burada bomboş oturmuyoruz diyoruz insanlara, bir nevi o bizim burada bulunuşumuzun hesabını vermek anlamına da geliyor" şeklinde konuştu.


OSMANLI MUTFAĞI VE KÜLTÜRÜ BÖLÜMÜ

Bahçede Osmanlı mutfağı ve kültürü üzerine de bölüm bulunduğunu belirten Hüseyin Kutlu, “Çadırın altı mutfak, orada insanın boğazından geçecek lokmanın aslında hikayesi anlatılacak. Şerbetlerimiz olacak. Nar, kızılcık, ahududu hep şifalı şerbetler. Çünkü biz hep böyle büyüdük. Bin yıl bu gıdalandık. Yemeklerimiz tamamen bize ait olan yemekler. Çünkü bizim hücrelerimiz bununla bin senedir gelişti. Şimdi böyle pastadır, falanlarla filanlarla, bizim bünyemize uygun olmadığı için dengemizi bozduk. Sıhhatimiz, gönlümüz, kafamız bozuldu. Dolayısıyla, bir kalbi selim, bir aklıselim, bir zevkiselim sahibi olmak için gayret edeceğiz, bunları elde edeceğiz inşallah" dedi.


“YÜZDE 70'İ TAMAMLANDI"

Kutlu, “Buranın yüzde 70'i tamamlandı. İnşallah geri kalanı tamamlandığı zaman, buraya gönül sahibi insanlar gelip, bu anlattığımız şeylere talip olduğu zaman bu hayallerimiz gerçekleşecek" ifadelerini kullandı.



 


Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS