Kolostomi torbasından kurtulmak için Türkiye’ye geldi

Kolostomi torbasından kurtulmak için Türkiye’ye geldi
Kolostomi torbasından kurtulmak için Türkiye’ye geldi

İSTANBUL, (DHA)- ROMANYA’DA yaşayan Cornel Sırbu, kolonoskopi muayenesi esnasında kalın bağırsak kanseri olduğunu öğrendi. Gerçekleştirilen ameliyatta Sırbu’nun bağırsağı dışarı alınarak 'kolostomi torbasına’ bağlandı. 'Kolostomi torbası' ile hayatına devam eden ve zor günler geçiren Sırbu, Türkiye’de gerçekleştirilen operasyonla torbadan kurtulup sağlığına kavuştu.


Romanya’da yaşayan ve özel bir şirkette mühendis olarak çalışan Cornel Sırbu, 2017 yılında rutin kontrol amaçlı kolonoskopi yaptırdı. Operasyon sırasında Sırbu’nun kalın bağırsağında kolon poliplerine rastlandı. Kalın bağırsak kanseri tanısıyla ameliyata alınan Cornel Sırbu’nun bağırsağı vücudunun dışına çıkarılarak 'kolostomi torbasına’ bağlandı. 3 yıl boyunca 'kolostomi torbası' ile yaşamına devam eden Sırbu, hem iş hem sosyal yaşamında birçok olumsuzluk yaşadı. Romanya’da doktorların bağırsağın içeri alınamayacağını söylemesi üzerine soluğu Türkiye’de alan Cornel Sırbu, Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Ağalar tarafından gerçekleştirilen operasyon ile adeta yeniden doğdu.


"EVDE KAPALI KALMAK ZORUNDA KALDIM"


‘Kolostomi torbalı' yaşamın çok zor olduğuna dikkat çeken Cornel Sırbu, "İlk tanım 2017'de konuldu. Kontroller esnasında kolonda birkaç polip görüldü. Doktorlar ameliyat kararı verdiler. Polip olan kısım ameliyat ile çıkarıldı. Ameliyat sonrası bağırsağın bir kısmı dışarıya çıkarılarak torbaya bağlandı. Ardından kemoterapi tedavileri başladı. Bu torba ile yaşamak hayatımı olumsuz derecede etkiliyordu. Hiçbir yere gidemiyor, evde kapalı kalıyordum. 3 sene boyunca bu torba ile yaşadım. Torba dolmasın diye daha az yiyordum. İşimle ilgili toplantılara da çok zor katılıyordum. Durumun çok iyi gitmediğini fark ettiğimde Türkiye'ye gelme kararı aldım. Burada genel cerrahi ve onkoloji doktorları tedavime başladı. Kemoterapiye olumlu cevap verince kolostomi torbasının kapatılmasına ve bağırsağın vücuda alınmasına karar verdiler. Ameliyat gerçekleşti ve şu an kendimi iyi hissediyorum" dedi.


Çok zor bir dönemden geçirdiklerini anlatan eşi Emilia Sırbu ise "Tanı ilk konulduğunda bütün aile şoktaydı. Ameliyata girerken kimse bana ‘eşin torba ile uyanacak’ demedi. Ameliyat sonrası torbayı görünce yıkıldık. Aileden birinin eşimin bakımını yapması gerekiyordu. Bakımı ben üstlendim. Eşim işine çok vakit ayıramıyordu. Çok zor günler geçirdik" diye konuştu.


KANSER MAKATA YAKLAŞTIKÇA RİSK ARTIYOR


Bu tür kalın bağırsak tümörü ameliyatlarında 'kolostomi torbası' bağlanmasının nedenini açıklayan Prof. Dr. Fatih Ağalar, "Kalın bağırsak kanserlerinde tümör makata yaklaştıkça ameliyatın torbalı bitme olasılığı artar. Bir tümör makata ne kadar yakınsa hastanın radyoterapi ihtiyacı da o oranda artar. Hastaların yüzde 60'ı torba kapatılması ameliyatı yapılmadığı için ömürlerini o torba ile bitirir. Ancak bu şekilde yaşamak zorunda olmadıklarını bilmeliler. Uygun vakalarda özel teknikler uygulanarak torbalar kapatılabilir" ifadelerini kullandı.


Torba kapatılması ameliyatları açılması kadar riskli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ağalar, "Bağırsağın vücuda alınması ameliyatlarının yüzde 4’ünde hastanın kaybedilmesi riski vardır. O nedenle mümkün olduğunca torbadan kaçınmak gerekir. Ameliyat torbalı bitti ise tedavi sonrası kişiyi iyi bir merkeze sevk etmek önemlidir” uyarısında bulundu.


ÖZELLİKLİ CERRAHİ GEREKTİRİYOR


“Her kolostomi açılan kişide kolostomi kapatılamayabilir. Bazı kolostomiler kalıcıdır” diyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Ağalar, sözlerine şöyle devam etti: “Bazen kanser dışı kalın barsak hastalıklarında da mecbur kalınarak açılan kolostomilerin kapatılmasında da cerrahlar zorluk yaşayabilir. Bu hastaların da ileri merkezlere gönderilmesi uygun olur. Bu ameliyatlar oldukça özellikli ve kolay sayılamayacak ameliyatlardır.”


Son olarak kalın bağırsak kanserlerine dikkat çeken Prof. Dr. Fatih Ağalar, "Yüzde 90'ı iyi huylu oluşumla polipler temizlendiğinde kanser riski en aza iner. Erken teşhis edildiğinde ise yüksek oranda başarıyla tedavi edilebilir. Bu nedenle 45 yaşına gelen herkes tarama kolonoskopisi yaptırmalı. Tarama kolonoskopisinde işler yolunda ise ikinci tarama 10 sene sonra olmalıdır. Ailede kalın bağırsak kanseri olup olmaması da kolonoskopi sıklığında rol oynar" dedi.


Yasal Bilgilendirme
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS