Atlasjet uçağı Isparta'da düştü: 57 ölü

x
Atlasjet uçağı Isparta'da düştü: 57 ölü
Atlasjet uçağı Isparta'da düştü: 57 ölü

Atlasjet uçağı Isparta'da düştü: 57 ölü

Atlasjet Havayolları'nın İstanbul-Isparta seferini yapan ve içinde 50 yolcu ile 7 mürettebatın bulunduğu MD83 tipi yolcu uçağı Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Çukurca bölgesi yakınlarında düştü. Kazada kurtulan olmadı.

Atlasjet uçağı Isparta'da düştü: 57 ölüVideo
30.11.2007 Cuma 12:22
Uçağın acil durum sinyali göndermediği belirlendi.
 
Uçağın düşmesinin ardından herhangi bir patlama olmamasının ise, kısa parkurda uçulduğu için uçakta fazla miktarda yakıt bulunmamasından kaynaklandığı ifade edildi.
 
Uçakta 6 bilimadamı vardı
 
Ölen yolcular arasında Süleyman Demirel Üniversitesi'nin davetlisi olarak, "fizik" konusunda konferans vermek üzere Boğaziçi ve Doğuş üniversitesinden gelen bilimadamları da bulunuyordu:
 
Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Engin Arık, araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan.
 
Prof. Dr. Engin Arık'ın, 'European Organization for Nuclear Research (CERN)'deki 'Atlas Deneyi'nde çalıştığı, ayrıca bu 6 bilimadamının 2 yıl önce başlatılan ve Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenen "Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarları" projesinde görevli oldukları bildirildi.
 
Bu arada, uçakta 49 değil, 50 yolcu olduğu anlaşıldı. Uçakta ölenler arasında 1.5 aylık bir bebek de bulunuyor.
 
Olayın gelişimi

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne göre;
 
- Ankara'daki radar istasyonu, saat 23.23'te uçuş prosedürlerini alması için uçağın Isparta Hava Meydanı Kulesi ile temasını sağladı.
 
- Son yaklaşma anına kadar uygulanacak prosedürler bu temasla pilotlara iletildi.
 
- Havalanan uçak, iniş için pisti soluna alarak alçalmaya başladığı saat 01.45'te radardan kayboldu.
 
- Isparta Süleyman Demirel Havaalanı kulesi pilotlara "yaklaşmaya devam edin" uyarısı yaptı. Bu sırada uçakla bağlantı kesildi. Bağlantının kesilmesinden önce uçaktan acil durumlar için gönderilen sinyal gelmedi.
 
Acil durum sinyalinin Antalya ve Ankara'daki radar istasyonlarının yanı sıra Isparta Süleyman Demirel Havaalanı kulesinden ve bölgede uçuşunu sürdüren uçaklardan da alınabileceği, bu sinyal sayesinde düşen uçağın yerinin çok daha kısa sürede tespit edilebileceği ifade edildi.
 
- Uçak radardan kaybolduğu sırada, bölgeden transit geçiş yapan çok sayıda uçaktan da bilgi istenmesine karşın, herhangi bir olay ihbarı yapılmadı.
 
- Uçağın önce Burdur Gölü'ne düştüğü zannedildi. Askeri radarlardan alınan yardımla uçağın koordinatları belirlendi, ardından bölgeye gönderilen bir uçak ve bir helikopter uçağın enkazını saat 06.55'te buldu.
 
Kara kutular bulundu
 
Uçağın kara kutuları da öğle saatlerinde bulundu. Kazanın nedenlerini araştırmak üzere oluşturulan kaza kırım heyeti, enkaz bölgesinde yaptığı arama çalışmalar sonucunda kara kutu olarak adlandırılan CVR VE FDR cihazlarına ulaştı.

 
PİLOTUN DURUMU
Düşen uçağın kaptan pilotu Serhat Özdemir'in ablası Nevin Öztan:
 
"Evli ve 3 çocuklu olan kardeşim Serhat Özdemir, Antalya'da oturuyordu. Hava Harp Okulu mezunuydu. Aynı zamanda İTÜ elektrik-elektronik mühendisliğini bitirdi. 1981 yılından bu yana pilotluk yapıyordu.
 
1990 yılında ordudan ayrıldı ve bir süre ABD'de yaşadı. Daha sonra ABD vatandaşı oldu ve çifte pasaport taşımaya başladı.
 
Benim kardeşim profesyonel bir pilottu. Teknik arızası olan bir uçakla kesinlikle uçmazdı.
 
Uçağın pilot hatasından veya teknik bir arızadan dolayı düştüğüne inanmıyorum. Sabotaj olabilir."
 
Kardeşinin adının Muhammet Serhat olduğunu bildiren Nevin Öztan, 11 Eylül'den sonra ABD'de tepki gördüğü için kardeşinin ilk adını mahkemeye başvurarak sildirdiğini söyledi.
Çalışmalarını tamamlayan Isparta Sivil Savunma Müdürlüğü amiri Ertan Yurdabak, "Enkaz gövde ve kokpit olarak iki parçaya ayrılmış ve alanda dağılmış. Yanma olmadığı için kimliklerin teşhis edilmesi zor değil. Yolcular arasında küçük bir bebek cesedini de bulduk. Karakutu ve ses kutusu da bulundu" dedi.
 
Hayatını kaybeden yolcularla uçak mürettebatının cenazeleri Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi morguna getirilmeye başlandı.
 
"Korkunç manzara"
 
Afyonkarahisar İl Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliği Müdürü Turhan Ala ise, uçaktaki insanların çarpma anında öldüklerini gözlemlediklerini belirterek, "Karşılaştığımız korkunç bir manzaraydı" dedi.
 
Ala, yaptığı açıklamada, gece 03.00 sıralarında uçağın düştüğü haberinin geldiğini, uçağın göle mi yoksa ormanlık alana mı düştüğü konusunda bilgi alınamadığı için Afyonkarahisar'dan ancak saat 04.30 sıralarında yola çıkabildiklerini anlattı.
 
Turhan Ala, Afyonkarahisar'dan gelen 25 teknisyenin yanısıra Isparta ve Burdur il sivil savunma ekipleriyle birlikte olay yerine vardıklarında yoğun bir sisle karşılaştıklarını belirterek, "Uçağın paramparça olduğunu gördük. Önce yaralı yolcu olabilme ihtimali üzerine gövdede arama yaptık. Buradan 10 ceset çıkardık" dedi.
 
"500-600 metrekarelik alana yayılmış olan cesetleri kimlik tespitleriyle birlikte jandarmayla işbirliği yaparak aldık, ambulanslarla gönderdik" diyen Ala, "Uçaktaki insanların çarpma anında öldüklerini gözlemledik. Karşılaştığımız korkunç bir manzaraydı" dedi.
 
Kotil: "Yardım gönderiyoruz"
 
THY Genel Müdürü Temel Kotil, Isparta'daki uçak kazasına ilişkin, "Milli taşıyıcı olarak, olayın gerçekleştiği ilk dakikadan itibaren Atlasjet Havayolları'na her türlü destek ve yardımı gösteriyoruz" dedi.
 
Kotil, yaptığı yazılı açıklamada, THY ailesi olarak kazadan dolayı büyük üzüntü yaşadıklarını, hayatını kaybeden mürettebat ve yolcuların yakınlarının acısını derinden paylaştıklarını ifade etti.
 
Bu arada Kuzu Hava Yolları'na ait bir uçak, Isparta'nın Keçiborlu ilçesi yakınlarındaki uçak kazasında yaşamlarını yitiren bazı yolcuların cenazelerini almak üzere Isparta'ya gidecek.
 
Kuzu Hava Yolları yetkililerinden alınan bilgiye göre, uçak bu akşam saat 23.00'te, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Isparta'ya hareket edecek.
 
Yetkililer, cenazelerin teşhisinin ardından yaklaşık 20 kadar cenazenin uçakla İstanbul'a getirileceğini bildirdiler.
 
Cenazeler teslim ediliyor
 
Atlasjet uçağında hayatını kaybedenlerden 19'unun cenazesi, yakınlarına teslim edildi.
 
Cenazelerin kaldırıldığı Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde uzun süre bekleyen ölenlerin yakınları, adli işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenazelerini teslim aldı.
 
Kimlik tespiti yapılan 40 cenazeden 19'u yakınlarına teslim edildi.
 
Diğerlerinin de teslimine devam edileceği belirtildi.
 
Hastanede bulunan AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, gazetecilere yaptığı açıklamada, kimliği tespit edilemeyen cenazelerle ilgili DNA testlerinin yapılacağını söyledi.
 
Bilgiç, cenazeler için Isparta Otogar camisinde yarın öğle namazının ardından toplu cenaze namazı kılınacağını bildirdi.
 
Öte yandan cenazelerin teşhisinin yapılabilmesi amacıyla, ölen yolcuların İstanbul Havalimanı güvenlik kamerasında çekilen görüntülerinin yetkililer tarafından kimlik tespit çalışmaları kapsamında cenaze yakınlarına teşhis ettirildiği öğrenildi.
 
Pilot ile kulenin son konuşması
 
Uçak ve kule arasındaki son telsiz konuşmaları:
 
Saat 01.18:
Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler.
Isparta Kule: İyi geceler, devam edin.
Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri.
Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluş ikaz.
 
Pilot, uçağı VOR olarak adlandırılan, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'ndaki sinyal vericinin üzerine geldiğini bildiriyor.
 
Bir sonraki noktası olan, 'pisti karşılama pozisyonu' olarak adlandırılan 'in-bound' noktasını rapor etmek üzere hareket ediyor.
 
Saat 01.36:
Kaptan Pilot: Isparta Kule, in-bound olduk.
Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. Yaklaşmaya devam edin.
 
Uçakla yapılan son konuşmada pilotlar 'in-bound' olduklarını, yani pisti karşıladıklarını kuleye bildirdi.
 
Bu noktada uçağın pist başından uzaklığı yaklaşık 18 kilometre. MD-83 tipi uçağın bundan sonra alçalma yaparak piste iniş yapması gerekiyordu.
 
Son sinyal göl üzerinden

Kazanın ardından uçağın enkazı üzerinde helikopterle uçan Isparta Valisi Şemsettin Uzun, "O bölge, uçağın geçiş noktası değil" dedi.
 
Vali Uzun, "Uçak oraya nasıl indi anlamak mümkün değil. Sırtın öbür tarafına düşmüş. Ağaçlık ve biraz kayalık bir bölge. Uçak perişan vaziyette. Üzüntülüyüz. O bölge uçağın geçiş alanında değil. Uçakla irtibatın kesildiğini 03.00'te haber verdiler. Uçağı kuleden görmüşler. Hatta hava raporlarını vermişler. İniş için müsait denilmiş. Burdur üzerinden dönüş yapacaktı. Orada bir irtibatsızlık oldu" diye konuştu.
 
Vali, "Gövde var, kanatlar pek yok. Yarım gövde. Gövdenin ön tarafı var. Sağa sola serpilmiş parçalar var. Ben böyle bir şey görmedim" ifadesini kullandı.
 
Cesetlerden kan örnekleri alınıyor

Enkazın bulunmasının ardından bölgeye onlarca ambulans, jandarma, sivil savunma ve arama kurtarma ekibi gönderildi.

Bölgede çalışmalarını sürdüren sağlık ekipleri, bir yandan cesetleri torbalara koyarken, diğer yandan da çok geniş bir alana yayılan ceset parçalarını, kimliklerin teşhis ve tespit edilebilmesi amacıyla DNA testi yapılmak üzere toplayıp kan örnekleri aldı.
 
Valilik ve kaymakamlık yetkilileriyle uçakta yakınları bulunan vatandaşlar ve çevredeki köylerden de çok sayıda kişi de otomobilleriyle bölgeye geldi.
 
Dar bir orman yoluyla ulaşılan bölgeye ulaşımın rahat sağlanabilmesi amacıyla resmi kurumların iş makineleri yolu genişletme çalışmaları yaptı.

Atlasjet: "Teknik arıza yok"
 
Atlasjet Havayolları Üst Yöneticisi Tuncay Doğaner, hava şartlarının, görüş şartlarının uçuşa elverişli olduğunu belirterek, "Bundan daha güzel bir hava olamaz. Ancak meydan, pist görüldükten sonra, uçağın buraya nasıl düştüğü bir araştırma konusudur. Teknik bir arızayla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur" dedi.
 
Kazada kurtulan olmadığını belirten Doğaner, uçağın normal şartlarda Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'na geldiğini belirterek, "Meydanın görüldüğünü ve yaklaşmaya devam ettiklerini kuleye bildirdikten sonra uçakla temas kaybolmuştur" açıklamasını yaptı.
 
Doğaner, daha sonra bir hava kurtarma helikopterinin, uçağın yerinin meydanın kuzey-batısında Kıraç köyü yakınlarında olduğunu tespit ettiğini aktardı.
 
Tuncay Doğaner, uçağın Priştina'dan geç geldiği için İstanbul'dan geç kalktığını kaydetti.
 
Kara kutu çözecek
 
Süleyman Demirel Havalimanı'nın yaklaşması ve görüşü gayet kolay bir havaalanı olduğunu dile getiren Doğaner, "Bundan sonraki safha kara kutunun bulunup incelenmesidir. Artık konu bizden çıkmıştır. Uçağın herhangi bir arızası yoktur" dedi.
 
Uçak World Focus Havayolları'na ait 
 
Uçağın 1996 model MD83 tipi olduğunu aktaran Doğaner, "Bakımları yerindedir. Bakımlarıyla ilgili bir hata söz konusu değildir. Uçak World Focus Havayolları uçağıdır. Yolcuların bütün sorumluluğu bize aittir" diye konuştu.
 
Doğaner, pilotların da eğitimden yeni dönmüş, son derece deneyimli kişiler olduğunu kaydetti.
 
Öğle saatlerinde Isparta'da bir açıklama daha yapan Doğaner, kazanın bakım ile ilgisinin olmadığını savunarak, "Net bir şekilde söylüyorum: Kim bunun aksini iddia ediyorsa, bunun karşısında dimdik dururuz" dedi.
 
"Enkaza bakacağız, Bunun sebebi nedir? Çok ilginç bir kaza. Uçak olmaması gereken bir yerde" diyen Doğaner, daha sonra kazanın olduğu bölgeye gitti.

165 yolcu kapasitesine sahip uçağın bir dönem Türk Hava Yolları'na da kiralandığı açıklandı. Uçak, 29 Temmuz 2007'de uçuş ekipleriyle birlikte Atlasjet'e kiralanmıştı.
 
Kriz masası

Olayın ardından Atlasjet Havayolları'nda ve Isparta Süleyman Demirel ve Antalya Havalimanı'nda kriz masası oluşturuldu. Antalya AKUT'dan da 5 kişilik bir ekip Isparta'ya gitti.



Bakan Yıldırım bölgede

Kaza bölgesinde havadan ve karadan incelemelerde bulunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, uçağının 11 yaşında olduğunu belirterek, "30-40 yaşında olup çalışan uçaklar var. Uçağın yaşı değil, kondisyonu önemli" dedi.
 
Yıldırım, "Sivil savunma ekipleri, diğer görevliler, Cumhuriyet Savcısı nezaretinde cesetlerle ilgili tespitlerini yapıyorlar. Oluşturulan kaza kırım heyeti de olay mahallinde çalışmalarına başladı" dedi.
 
AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, bir gazetecinin uçağın arızalı olduğuna ilişkin iddialara yönelik sorusunu, "Bu konuda teknik bilgi vermem doğru olmaz" diye yanıtladı.
 
Bilgiç, başka bir soru üzerine de, "Rotası burası değilmiş. O yönde bilgiler var. Detaylar teknik incelemeyle araştırılacak" dedi.
 
Isparta Valisi Şemsettin Uzun da, İstanbul'dan gelecek yolcu yakınlarının Süleyman Demirel Üniversitesi'nin Doğu Kampusü'ndeki Çiftçi Eğitim Merkezi'ne götürüleceğini, burada teşhis edilen cenazelerin yakınlarına teslim edileceğini söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, kazaya çok üzüldüğünü belirterek, yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı diledi.
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu müessif kazadan dolayı milletçe acımız büyüktür. Bu elim kazanın meydana geliş nedenleriyle ilgili teknik incelemeler devam etmektedir. İnceleme sonucu ortaya çıkacak sonuçlar, benzer elim kazaların tekrarlanmaması için yol gösterici olacaktır" dedi.
 
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden açıklama
 
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden kazayla ilgili şu açıklama geldi:
 
"Yapılan arama çalışmaları sonucunda uçağın Keçiborlu'nun 6-7 kilometre güneybatısında, havalimanından yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta, Çukurören ile Yenitepe köyleri arasında bulunan bin 830 metre rakımlı Türbetepe mevkiine düştüğü tespit edilmiştir. Bölge arama kurtarma ekipleri, Isparta Valiliği'nce olay mahalline hareket etmiştir. Şu anda bölgede enkazın olduğu noktada bir polis helikopteri bulunmaktadır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan Kaza Kırım Ekibi kaza mahalline hareket etmiştir. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bünyesinde, ayrıca İstanbul ve Isparta'da oluşturulan kriz merkezleri tarafından gelişmeler takip edilmektedir."
 
Ölenlerin ilginç hikayeleri
 
Bu arada Atlasjet uçağında ölenlerin her birinin ilginç hikayeleri ortaya çıkmaya başladı.
 
Isparta'nın Eğirdir ilçesinde yaşayan Mehmet Yiğitbaşı'nın adını DP olarak değiştiren DYP'nin Eğirdir eski ilçe başkanı olduğu, bir ara Eğirdir belediye başkanlığına da aday olduğu öğrenildi.
 
Kazada eşi Zeliha Yiğitbaşı ile birlikte hayatını kaybeden Mehmet Yiğitbaşı'nın uçak yolculuğundan çok korktuğu ve zorunlu olmadıkça uçağa binmediği de kaydedildi.
 
Mehmet-Zeliha Yiğitbaşı'nın İstanbul'da avukatlık yapan oğulları Süreyya Yiğitbaşı'nı ziyaretten döndükleri de belirtildi.
 
Kazada hayatını kaybeden ve Isparta'da hediyelik eşya ticareti yapan Tevfik Büyükçaylı'nın ise hayatında ilk kez uçak yolculuğu yaptığı kaydedildi. Yeğeni Kemal Sapan, iki çocuk babası Tevfik Büyükçaylı'nın İstanbul'a alışveriş için 3 arkadaşıyla birlikte gittiğini ve daha önce uçak yolculuğu yapmadığını söyledi.
 
Keçiborlu'da düşen uçaktaki 49 yolcunun isimleri şöyle:

Ceren Ceylan
Özlem Karataş
Nuri Tığlı
Bahri Öndürücü
M.Rafi Taşkent
Muhsin Öndürücü
Şakir Özsoy
Kasım Muhammet Saygılı
Perihan Kutlu
Sinem Kutlu
Aysun Fatime Balcı
Mustafa Zengi
Davut Demirkurt
Hayri Tokgöz
Tevfik Büyükçaylı
Mehmet Yiğitbaşı
Zeliha Yiğitbaşı
Özgen Berkol Doğan
Engin Abat
Prof. Dr. Engin Arık
Sibel Uysal
Mehmet Yılmaz
Necati Kartal
Saniye Kartal
Hakan Ulutaş
Doç. Dr. İskender Hikmet
Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ
Fahrettin Oğurlu
Özcan Oğurlu
Hakan Yakup Tullu
Alp Tezcan
Oğuz Cafer Çiftçi
Yusuf Çiftçi
Nazire Kurnaz
Gözen Polat
Mustafa Fidan
Doğan Göktaş
Hazal Kaynak
İsa Çobankaya
Saniye Çobankaya
Yaşar Çobankaya
Burhan Tepebaşı
Ruşen Mustafa Hamza Hemreli
Fuat Güler
Mustafa Çalışkan
Kenan Büyük
Süleyman Hilal
Ayşe Cantürk
Melike Ceylan
Sadettin Baysal
 
Mürettebat:
 
Kaptan pilot Serhat Özdemir
2'nci pilot Tahir Aksoy
Kabin Amiri Çağatay Şirin
Hostesler Mana Topçu, Sinem Hatice Vurbul, Mümine Bulut
Teknisyen Alaattin Çelik Gürtürk
 


Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.