Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği

Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği

Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği

x
Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği
Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği

Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliği

Meclis'e sunulan Hayvanları Koruma Kanunu tasarısı başta hayvan hakları savunucuları olmak üzere pek çok sivil toplum örgütünden tepki topluyor. Hayvanseverler, yeni yasanın Hayırsız Ada katliamından daha da kötü sonuçlara yol açmasından endişe ediyor. 70 binden fazla imza toplayan hayvanseverler pazar günü de yurdun dört bir yanında eylem yapacak.

Hayvanseverleri kızdıran yasa değişikliğiVideo
01.01.1901 Salı 02:00
Haber: Gözde Akgüngör Pamuk / Cnnturk.com

2004 yılında ilk kez yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Yasası, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca yeni bir taslakla TBMM’ye sunuldu. Ancak taslak, yasanın değişmesini destekleyen hayvan hakları savunucuları tarafından bile tepkiyle karşılandı. Çünkü taslak sokaktaki sahipsiz kedi ve köpeklerin, şehir dışında kurulacak doğal hayat parklarına gönderilmesini öngörüyor. Doğal hayat parklarında ise hayvanların yiyecek ve barınma ihtiyaçlarının sağlıklı karşılanabileceğinden endişe duyuluyor, yeteri kadar bakım personeli ve veteriner olmaması da ayrı bir sorun. 

HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu Başkan Yardımcısı Nesrin Çıtırık, yurt çapında tüm hayvanlar denilince milyonlarca hayvanın söz konusu olduğunu belirterek, “Yurt çapında bu milyonlarca hayvanı koymak için 1000 adet yasadaki adıyla “Hayat parkı” yapıldığını varsaysak bile, bu hayvanları oraya toplayacak “tecrübeli” belediye ekibi bulmak mümkün değildir. Ayrıca bu milyonlarca hayvanın gunluk beslemesini de belediyeler karşılayamaz” diye konuştu. Çıtırık, “Bu hayvanların hepsi toplama adı altında öldürülecektir. Bu yasa teklifi kedi ve köpekleri yok etmek için hazırlanmıştır, bu bir katliam yasası olacaktır” dedi.

Yanıtsız sorular

Çıtırık, şu konulardaki muğlakliğin altını çizdi:

- 2004 yılında çıkan kanunda hükme bağlamış olmasına rağmen, binlerce belediye "Kısırlaştırma" yapmadığı gibi bir "bakımevi" bile kurmamıştır.

- Belediyeler bakımevinde i 50-100 hayvana dahi bakıcı ve veteriner veremez ve onları açlık ve susuzluğa mahkum ederken, "milyonlarca" hayvan topladığında, "on binlerce bakıcıyı, binlerce veteriner hekimi" istihdam etmeyeceği ve bir günlük yemekleri bile trilyonlar tutan milyonlarca kedi-köpeğin besleme maliyetini karşılamayacağı için, kolay yol olan "öldürmeyi" seçecektir.

- Kediler, doğası gereği yakalanması imkansız olan hayvanlardır. Yüzbinlerce kediyi de "canlı" toplayamadıkları için, öldürecekleri açıktır.

- Pitbull ve diğer tehlikeli hayvanlar için "3 ay içinde bakim evlerine teslim etmek zorundalar" ibaresi yasa teklifine konmuş. Şehirlerin %90’ında hala daha bakımevi yokken bu hayvanlar hangi bakımevine konacaktır?

 

1910 yılında İstanbul'daki sokak köpekleri Marmara Denizi'ndeki ıssız Hayırsız (Sivri) Ada'ya sürülmesiyle yaklaşık 80 bin hayvan ölüme terk edilmişti. 

“Hayırsız Ada vakasının tekerrürü…”

CDA Derneği Başkanı, HAYTAP Onur Kurulu Üyesi, Veteriner İç Hastalıklar ve Psikoloji Uzmanı Tamer Dodurka da yasanın hayvanseverler tarafından katliam yasası olarak adlandırılmasında bir yanlışlık olmadığını belirtti. Cnnturk.com’un sorularını yanıtlayan Dodurka, şunları dile getirdi:
“Yasada sokakta hiçbir köpeğin kalmayacağı hepsinin eninde sonunda doğal yaşam alanlarına alınacağını ve etolojik (davranışsal) ihtiyaçlarının karşılanacağından bahsediyor. Maalesef bu madde onların etolojiden ne kadar habersiz olduklarını ortaya koyuyor. Herkes biliyor ki, evcil hayvanların doğal ve uygun etolojik ortamı, kanunda belirtilen doğal yaşam alanları değil, insanların yanıdır. Evcil hayvanın genetik bilgisi insanla birlikte olmayı gerektirir. Bu alanlarda evcil hayvanların etolojik ihtiyaçlarının karşılanacağını söylemek cehalettir.

Bu tür alanların olumlu sonuçlar verdiğine dair dünyada hiçbir örnek yoktur. Bu alanlarda yaşayacak hayvanlardan güçsüz olanlar yemek yeme şansına bile sahip olmayacak, yemek kavgalarıyla ölüp gideceklerdir. Bu, tarihte bizi dünyaya rezil eden Hayırsız Ada vakasının tekerrüründen başka bir şey olmayacaktır. Ayrıca insandan bu kadar uzakta bakılacak hayvanlar gün geçtikçe insan yaşamından uzaklaşarak tekrar sahiplenilmesi iyice güç hale gelecektir. Bu yüzden bu yasanın katliam yasası olarak isimlendirilmesinde hiçbir yanlışlık yoktur.”



Dodurka, bakım sorununun nasıl aşılacağına ilişkin sorumuzu da şöyle yanıtladı: “Türkiye’nin birkaç istisnayı saymazsak hayvan bakımevlerinde yaşayan hayvanların çoğunun karnının doymadığını, belediyelerin birkaç yüz hayvana bakmaktan aciz olduğunu, veteriner hekim ve personel sayısının yeterli olmadığını bilirken bu devasa yaşam alanlarında(!) hayvanları nasıl doyurabilirsiniz? Bunların birbirini kırıp geçirmelerine nasıl engel olabilirsiniz? Bunların planını yaparken hangi hayvan davranış uzmanına danıştınız? Veya bu uzmanlardan gelen eleştirilerin hangisini dikkate aldınız?”

Yasada neler değişmeli?

Dodurka, yasada değişmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı:

1- Hayvanlara yapılan tüm işkence, eziyet ve tecavüz suçları tecil edilemeyecek ya da paraya çevrilemeyecek şekilde hapis cezasıyla cezalandırılmalıdır. Tasarıda işkence yapana para cezası, işkenceden öldürene 2 yıla kadar, ancak paraya çevrilebilir nitelikte hapis cezası öngörmektedir.

2- Bu yasada hayvanları mağdur edecek tek kelime bile olmamalıdır. Nitekim deneyi ve ötenaziyi meşrulaştıran kavramlar bu yasada yer bile almamalıdır.

3- Yasanın mevcut hali ve üzerinde çalışılan taslakta Pet shoplarda hayvan satışı belli kurallar dahilinde de olsa izin verilmektedir. 

Pazar günü eylem var 

Yasayı durdurabilmek, seslerini duyurabilmek isteyen hayvanseverler Facebook’ta örgütlendiler. 30 Eylül saat 14.00’de farklı şehirlerde kitlesel eylemler yapılacak. 
Eylemin etkinlik sayfası:  https://www.facebook.com/events/155454427926171/ 

İmza kampanyasına rekor katılım

Yaşam Hakkına Saygı Platformu da amacı "hayvanları bertaraf etmek" değil "korumak ve haklarını gözetmek" olan bir yasa için bir deklarasyon yayınlayarak imza kampanyası başlattı. Bireysel katılımın yanısıra pek çok sivil toplum örgütünün de imzası olan bildiride imza sayısı 70 bini geçti. İmza kampanyasının detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. 

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.