kültür sanat

John Steinbeck seçkisi: Ben Bir Devrimciyim

  1. Kültür Sanat
  2. Kitap

John Steinbeck seçkisi: Ben Bir Devrimciyim

John Steinbeck’in yoksulluk ve emek sömürüsünden ırkçılık ve ayrımcılığa, mevcut politik ve sosyal atmosferden savaş cephelerindeki izlenimlerine yazılarından derlenen "Ben Bir Devrimciyim" seçkisi okurla buluştu. Sel Yayıncılık, Mayıs ayında ayrıca, Ali Cüneyd Kılcıoğlu'nun öykülerinden oluşan "Yas Orkestrası"nı, Enis Batur'un okurun önüne yeni bir ekran açtığı "Bu Kalem Un(Ufak)"ı, David Graeber'ın "ayakları yere basan" bir değer teorisi ürettiği "Değer Teorisi - Antropolojik Bir Giriş"i, André Gorz'un "güncelliğini koruyan" fikirlerini sergileyen "Ekolojinin Kızıl Hattı"nı ve ödüllü öykücü İsahag Uygar Eskiciyan'ın "Konteyner Zaafı"nı da yayımladı.



Ben Bir Devrimciyim

John Steinbeck emekçilerin yaşam koşullarını gerçekçi ve samimi bir üslupla işlediği öykü ve romanlarıyla dünya çapında elde ettiği başarının yanı sıra dönemin önde gelen yayıncıları tarafından aranan bir muhabir ve köşe yazarıydı.

Ben Bir Devrimciyim, Steinbeck’in yoksulluk ve emek sömürüsünden ırkçılık ve ayrımcılığa, mevcut politik ve sosyal atmosferden savaş cephelerindeki izlenimlerine, kırka yakın dergi ve gazete için kaleme aldığı yazılardan derlenmiş en kapsamlı seçki.

Yalnızca ödüllü bir yazarın değil, düşüncelerini sakınmadan dile getiren, yaşamını tüm açıklığıyla anlatmaktan çekinmeyen, eleştirilmekten yılmayan, çelişkiye düşmekten korkmayan ve polemikten kaçmayan “gerçek” bir insanın, çağına dair derinlemesine izlenimleri...

Nobel Edebiyat Ödülü’yle taçlandırılmış Steinbeck’in yazma tutkusunun toplumsal mücadelelere ve tarihsel olaylara bakış açısıyla harmanlandığı bu eser, her kuşaktan Steinbeck okuru için yeni bir perspektif vaat ediyor.


Yas Orkestrası

Ödüllü oyun yazarı Ali Cüneyd Kılcıoğlu kaçınılmaz acıları kendine has karanlık mizahıyla hafiflettiği öykülerde, yitip gidenlerin ardından ayakta kalma uğraşı veren, şehrin hoyratlığında savrulmuş insanlardan yükselen kakofoniyi dinlemeye davet ediyor okuru.

Kayıplar, anlaşmazlıklar ve talihsizliklerle gölgelenen hayatlarında hem suçluyu aramaktan hem de kendini suçlamaktan yorulmuşlarla bir yas orkestrası kuran Kılcıoğlu, sıradanlaşan acının her aşamasını tanıdık karakterlerle resmediyor.

Unutmak isteyip de unutamamak, umudu ve umutsuzluğu paylaşmak, geçmiş ve gelecekle hesaplaşmak ve nice insanlık hali üzerine on beş öykü…

Bu Kalem Un(Ufak)

Çehov’un ünlü sözü “vaktim olsaydı daha kısa yazardım” kitabın çıkış noktası. Bu Kalem Un(ufak)’ın her cümlesiyle Enis Batur okurun önüne bir ekran açıyor : Birinden değilse öbüründen yola çıkarak herkes bir kitap yazabilir.

Değer Teorisi - Antropolojik Bir Giriş

Popülist politik söylemlerden iktisadi savlara, felsefi tartışmalardan ideolojik metinlere varıncaya kadar her alana ve gündelik yaşantımıza girmiş olan “değer” kavramı muğlak bırakılmış, verili sayılmış ve yeteri kadar sorgulanmamıştır. Ya aşırı genelliğe ya da aşırı göreceliğe terk edilen bu kavramın köklerine inilmesi ve farklı toplumlar nezdinde taşıdığı anlamların irdelenmesi, alternatif bir toplum ve siyaset tahayyülü açısından kilit öneme sahiptir. David Graeber on beş yıllık bir araştırmanın ürünü olan bu eserinde ayakları yere basan bir değer teorisi üretiyor. Antropolojinin önde gelen isimlerinden Marcel Mauss’un armağan ekonomilerine dair araştırmaları ile Marx’ın siyasal iktisat eleştirisinin buluştuğu Değer Teorisi, aynı zamanda yirminci yüzyılın köşetaşı düşünürlerinin oluşturduğu takımyıldızın da izini sürüyor. Felsefe, iktisat ve antropolojinin ustalıkla sentezlendiği Değer Teorisi: Antropolojik Bir Giriş’te gerek para ile armağan arasındaki paralellikler ve zıtlıklar, gerekse eylem ve prestij, meta fetişizmi ve arzular üzerinden değer meselesine yeni ve tartışma yaratacak bir bakış açısı getiriliyor.


Ekolojinin Kızıl Hattı

İktisadi aklın belirleyiciliğini reddeden bir hayat üzerine kafa yormuş düşünürlerden André Gorz’la Marksizmden fenomenolojiye, varoluşçuluktan eleştirel düşünce ve ekolojiye uzanan geniş bir yelpazede yapılmış bu derinlemesine mülakatlar, Gorz’un güncelliğini koruyan fikirlerini özlü bir şekilde sergiliyor. Gorz’un “serbest zaman” ütopyası, güvence altına alınmış ve çalışma süresinden kopartılmış bir gelir sayesinde kişinin kendi özerkliğini kurmasına yönelik yaratıcı ve militan faaliyetlere katılımını öngörmektedir. Reform ve devrim seçenekleri arasında gidip geldiğimiz günümüzün neoliberal dünyasında hayatlarımızı anlamlı kılmanın; sosyalizmi iktisadın belirleyiciliğinden kurtularak düşünmenin ve ekolojik bir mücadele hattını “kızıl” bir çizgiye dahil etmenin yolları üzerine kafa açıcı fikirler, mücadele yolları ve yaşam tarzları arayanlara…

Konteyner Zaafı

Ödüllü öykücü İsahag Uygar Eskiciyan Konteyner Zaafı’nda rutinlere getirdiği eleştirilerle kara mizah çıtasını yükseltirken öykücülükteki yerini sağlamlaştırıyor. Gündelik hayatın çatlaklarına sızarak boşlukları gerçekdışı unsurlar ve sıradışı karakterlerle renklendiriyor.

Hissedenlerin melankolisine, düşünenlerin ise komedisine kapıldığı somurtuk dünyaya nanik yapan oyunbaz bir zihnin alegorik çalımları…
{$ nextTitle $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}

{$ item.Description $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS