hourSON DAKİKA
left-arrowright-arrow
weather
İstanbul
down-arrowup-arrow
    Av. Ahmet Kemal Şenpolat Av. Ahmet Kemal Şenpolat

    Mahkemeler neden hayvan hakları ihlallerinde harekete geçmez?

    28.01.2015 Çarşamba | 17:11Son Güncelleme:

    Savcı hayvan hakları ihlali ile ilgili bir ihbar kendisine geldiğinde kendisi çok iyi bir hayvan hakları savunucusu bile olsa bu davayı 5199 sayılı yasa kendisine bu yetkiyi vermediği için açamaz. Yani savcıların eli kolu herhangi bir itlaf, zehirleme, öldürme, işkence durumunda maalesef bağlıdır.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Öncelikle şunu kural olarak bilmemiz gerekir ki ceza davası açma tekeli savcıların elindedir. Yani kamu adına dava açmak için savcı hareket eder. Vatandaşın tek başına mahkemelerde ceza davası açma yetkisi yoktur. Savcı ise kendisine gelen ihbar üzerine ya kendiliğinden dava açar ya da o suç şikayete bağlı ise kendisine suç duyurusu yapılması halinde ve ancak yeterli delil kendisine intikal ederse ilgili ceza mahkemesinde dava açabilir.

    Hayvan haklarını korumaya çalışan  şu aşamada herkes tarafından bilinen tek bir yasal düzenleme vardır. O da hepinizin bildiği 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunundur.

    Bu yasa ile de yaptırımları uygulayacak tek merci Orman Su İşleri Müdürlükleri'dir.

    Savcı hayvan hakları ihlali ile ilgili bir ihbar kendisine geldiğinde kendisi çok iyi bir hayvan hakları savunucusu bile olsa bu davayı 5199 sayılı yasa kendisine bu yetkiyi vermediği için açamaz.

    Kendisine başvuru yapıldığında takipsizlik kararı verip dosyayı Orman Su İşleri Müdürlüğü'ne ya da kaymakamlığa idari para cezası kesilmesi için gönderecektir.

    Yani savcıların eli kolu herhangi bir itlaf, zehirleme, öldürme, işkence durumunda maalesef bağlıdır.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Yavru yunusu pişirip yemeye çalıştılar

    Çünkü 5199 sayılı hayvanları koru-MA kanunumuz maalesef kabahatler kanunu kapsamında olduğu için hayvanlara eziyet edenler mahkemede yargılanamazlar. Hayvanları koruması gereken yasanın da tek yaptırımı idari para cezasıdır, yani fail bulunursa ona kaymakamlık ya da Orman Su İşleri Müdürlüğü tarafından idari para cezası kesilir; para da devlet kasasına irad (gelir) olarak kaydedilir. Tutuklama ya da hapis cezası mümkün değildir.

    Yani hayvan işkence çekmesi sonucu tüm bu bürokrasi sonucunda devlet de para kazanır! Şu andaki sistem budur. Caydırıcılığı yoktur.

    İşte bu nedenle herkesin yanlış bildiği üzere bu uygulamada savcılıkların ya da mahkemelerin bir suçu yoktur. Yasal düzenleme 5199 sayılı yasa kabahatler kanunu kapsamında olduğundan duruşması yargılaması ya da sabıka kaydına işlenebilecek bir durum söz konusu olamaz.

    İşte yıllardan beri tüm mücadelemiz bu yasanın kabahatler kanunu kapsamından çıkması ve hayvanlara eziyet eden kişilerin gelişmiş ülkelerde olduğu gibi mahkemelerde yargılanabilmesi ve eğer suçu sabit görülürse bunun sabıklarına işlenebilmesi içindir.

    Çünkü hayvanları, hayvan hakları savunucuları kadar aynı zamanda yasa koruyacaktır. Türkiye , çok büyük bir ülkedir ve her yerde de hayvan hakları için mücadele eden insan ya da dernek yoktur. O zaman işte onları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yasa koruyacaktır. Hatta öylesine ki, bu haksız fiil suç olarak kabul edildiğinde, suçun şikayete bağlı olması değil, re’sen savcılıkların , dolayısıyla polisin jandarmanın devreye girmesi gerekecektir. Şikayetçi olmasa bile, olayı gören birisi olmasa bile, savcının durumdan haberdar olur olmaz şüpheli kişi hakkında kamu adına dava açması gerekir.

    Haberin Devamıadv-arrow
    Haberin Devamıadv-arrow

    Mevcut durumda ise hukukçuların ise gözleri değil ama elleri bağlıdır.