kültür sanat

Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar

  1. Kültür Sanat

Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar

Osmanlı İmparatorluğu döneminde erkeklere özgü olarak betimlenen hapishanelerde adi suçlardan yargılanan kadınlar da vardı. Osmanlı'da aciz ve masum kadın algısının yanı sıra adi suçlardan hüküm giyen kadın suçlular hapishanelerde nasıl şartlarda kalıyorlardı? Osmanlı'da kadın mahkumlar hangi suçlardan yargılanıyordu? İşte Osmanlı'nın kadın hapishaneleri hakkında bilinmeyenler...  



Osmanlı İmparatorluğu’nda 1839 Sultan Abdülmecit Dönemi’nde yayınlanan Tanzimat Fermanı ile birlikte başlayan reform ve modernleşme girişimleri dönemin hapishanelerinde de değişikliğe neden oldu. Tanzimat Fermanı ile birlikte zindanlardan modern hapishanelere dönüşüm başladı.

Osmanlı’da hapishanelerin daha çok erkeklere özgü bir alan olduğu algısı var olsa da Osmanlı’da adi bir suçlu olarak kadınların hapishanelerde var olma süreci erkeklere göre farklılıklar gösteriyor.

Suçun, suçluluğun ve hapishanelerin 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda ‘erkeklerin dünyasına ait’ bir mesele gibi görülmesi, kadınların suç dünyası içinde ‘dışlanmış’ bir karaktere bürünmesine neden oldu.

Osmanlı hukukunda kadının varlığı çoğunlukla davacı olarak tasvir edilmiş ve mahkemelerdeki “hak arayan” duruşu, kadını hep masum ve haksızlığa uğramış görülüyordu.

Kadının suçlu olarak görüldüğü tek alan ise fuhuş dolayısıyla ‘zina’ suçlarıydı. Osmanlı toplumunun bu fuhuş suçu işlemiş kadınlara bakışı, fuhuşu bir suç olarak görmekten çok bedenini kullanmaya mecbur kalan, ahlaki normlardan uzak yaşayan, sahipsiz ve kimsesiz kadınların, aileleri ile toplumsal ve dini değerleri için yarattığı potansiyel tehlikeye odaklıydı. İslam hukukunun yüzyıllardır “zina” kapsamında değerlendirdiği fuhuşa kadı mahkemelerinin verdiği en yaygın ceza sürgün cezasıydı.

19’uncu yüzyılın ikinci yarısında ise modern hukuk sürecinin parçası olarak uygulamaya koyulan 1858 Ceza Kanunnamesi ve modern yargı usulleri fuhuş nedeniyle yargılanan kadınlara sürgün cezası yerine hapis cezası verilmesini emrediyordu.

Fuhuş yapan kadınlara uygulanan cezanın hapsetme olarak değiştirilmesi kadın hapishanesine duyulan ihtiyacı artıran sebeplerden biri olurken, öte yandan da mahkemelerde tutuklu yargılanan suçluların davalarının görülmesi sırasında yaşanan gecikmeler hem kadın hem de erkek hapishanelerine duyulan ihtiyacı artırmaktaydı.

Kadını aciz, masum ve günahsız bir davacı olmak yerine bir fail olarak kabul edilen tek suç fuhuşmuş gibi gösterilse de İttihat ve Terakki yönetiminin 1911-1920 yılları arasında gerçekleştirdiği hapishane anket ve sayımlarında kadınların da hırsızlık, cinayet, kız kaçırmaya yardım gibi suçlardan yargılandığı görüldü.

Osmanlı’da ilk versiyonu 1840’ta yayınlanan, 1851 ve 1858’de kapsamı genişletilen modern ceza kanunnamelerinde cinayet, cünha ve kabahat olarak üçe ayrılan suçlardan herhangi birinden hüküm giymiş kadınlar bir suça işleyerek, kendi aktif rol ve statülerinin belirleyicisi oldu.

10 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Hapishanelerin modernleşme sürecinin yanı sıra kadınların da adi suçlarda rol almasıyla birlikte kadın hapishanelerinde modern hapishane anlayışının yakınından dahi geçmediği durumlar da yaşandı.

11 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
1851 yılında İngiliz elçi Stratford Canning’in Osmanlı’da hapishane sorununa ilişkin yayınladığı raporla birlikte modernleşme sürecindeki hapishanelere ilk uluslararası müdahale de yapılmış oldu.

12 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Canning’in yayınladığı raporda, ilk kez Osmanlı’da kadın hapishanesi ve kadın koğuşu yapısı eksikliği ısrarlı bir şekilde vurgulanıyordu. Stratford Canning’in kadın hapishanesi eksikli- ği vurgusuyla birlikte, erkek (zükur) hapishanelerinin yıkık dökük, derme çatma yapılardan, genellikle de kale burçları (Yedikule), hisarlar (Anadolu ve Rumelihisarları), yahut terk edilmiş, boş evlerden ibaret olduğu ve hapishanelerin rehabilitasyon, ıslah ve suçluyu topluma kazandırma gibi amaçlarından uzaklaştırıldığı vurgulanıyordu.

13 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
1850-1919 yılları arasında hapishane kompleksi inşaatları ekonomik sorunlar gerekçesiyle çoğunlukla gerçekleştirilemezken, hapishaneler (sıklıkla da kadın hapishaneleri) genellikle kiralama yoluyla oluşturuluyordu. Bu mekânların yıkık dökük, derme çatma, terk edilmiş ahırlardan, viranelerden ve evlerden oluşması da fiziksel yapısı itibariyle modern bir hapishanenin olmazsa olmazlarından denetim, ıslah ve rehabilitasyon gibi amaçlardan uzaklaşılmasına neden oluyordu.

14 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Özellikle kadın mahkumlar için kiralama usulüyle oluşturulmuş hapishanelerin adına ‘imam evleri’ deniyordu.

15 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Toplumun güvenini kazanan kişilerin kullanılmayan evleri hatta zaman zaman ahırları kiralanarak oluşturulan bu kadın mahpushanelerinin güvenliğinden, denetiminden ve hatta kadın mahkumların kişisel ve yemek, giysi, yatak gibi ihtiyaçlarından ev sahipleri sorumluydu.

16 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Savaş süreci ve suçların artmasıyla birlikte hapishane ihtiyacı doğmuş ve geleneksel olarak imam evi olarak anılan hapis evlerine dönüştürülme sürecinde ise Kosova vilayetine bağlı Brana kazası Çarşı Mahallesi’nin imamı Hafız Nail Efendi’nin evi yerel otoriteler tarafından kadın hapishanesi olarak kiralanmaya uygun görülmüş ve 1912 yılı Eylül ayında bu evin imam evine dönüştürülmesine karar verilmişti. Dolayısıyla bu evde mahkum olan kadınların sorumlulukları, denetimleri ve teftiş usülleri tek bir kişiye verildi.

17 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Geleneksel olarak uygulanmaya devam edilen kadın hapishanelerini kiralama yönteminin yanı sıra, mevcut hapishanelerin koğuş veya odalarını kadın mahkûmlara ayırmak yahut sonradan yeni bir koğuş inşa ettirmek de Osmanlı hapishanelerinde yürütülen farklı bir uygulamaydı.

18 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Mahkum sayıları az olan kadın koğuşları için, kadın gardiyan atayarak ayrı birer maaş ödemesi yapmak yerine erkek gardiyanları kadın mahkumların denetim ve teftişinden sorumluydu.

19 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Bununla birlikte 1913 yılında, Karesi (Balıkesir) Hapishanesi’nde kadınlar koğuşunun da denetim sorumluluğunu almış olan gardiyan Mehmed Çavuş’un, kadın mahkumları gece yarısı hapishanenin dışına çıkararak fuhuş yapmaya zorladığı ortaya çıktı.

20 / 20
Osmanlı'nın gizli tarihi: Kadın mahkumlar
Öte yandan bazı erkek gardiyanların kadın koğuşu nedeniyle ek ücret talep etmeleri üzerine hapishaneler idaresi yönetimi Gardiyanlar Talimatnamesi’nin 33. Maddesine ek olarak kadın koğuşunda erkek gardiyan görevlendirmenin yasak olduğunun altını çizdi. Böylece günümüz modern kadın hapishanelerinde geçerli kuralların da temeli atılmış oldu.
Kaynak: Toplumsal Tarih Dergisi / Gizem Sivri
{$ nextTitle $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}

{$ item.Description $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS