Adnan Polat: Hırsızlıklar masaya konmadan Galatasaray'ın iyileşeceğine inanmıyorum

Adnan Polat: Hırsızlıklar masaya konmadan Galatasaray'ın iyileşeceğine inanmıyorum

Galatasaray Kulübü'nün eski başkanlarından Adnan Polat, yıllar sonra Sarı-kırmızılı camia ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Şardan'ın hakkını vermem lazım 30 milyon dolarlık sponsorluk vardı, biz geldiğimizde bu rakamı 228 milyon dolara çıkardı.


Bugün Galatasaray Galatasaray'ı bilmeyenlerin elinde kaldı. Anlatacak o kadar çok şey var ki dinlemek bile istemezsiniz mideniz bulanır.


Stadın açılında yaşanan olaydan sonra stat elimizden gider endişesi ile imzalar atılıncaya kadar, camianın kongre de dahil hepsini sineye çektik. Tepki Erdoğan Bayraktar'ın konuşmasında Canaydın başkanımızla ilgili "acz içinde" diye başlayan konuşmasına idi.


Dursun Özbek geldi, konuştuk, birincisi iç barışı sağla dedim ikincisi bu paraları çalanlar kimse araştır ve koy masanın üzerine dedim. Söz verdi, ama ikisini de yapmadı. Ünal Aysal, Galatasaray'ın menkullerini bitirdi. Hesabını soran bir Allah'ın kulu yok.


"EMANETE HIYANET OLMAZ"


Galatasaray Kulübü bize emanetti. Emanete hıyanet olmaz. 39 kişiyi yolsuzluk ve hırsızlıktan kovduk. Bu kişilerin yarısı bizden sonraki dönemde geri alındı. Bizden sonraki dönemde Ünal Aysal yönetimi 6 ay boyunca ErnstX-Young şirketine bizim dönemimizi incelettiler. Açık aradılar. Hiçbir şey bulamadılar. Ünal bey zamanında kaynakların en zengin olduğu dönem idi. Üç senede 1 milyar dolar harcadı. Ve ondan sonra gelen başkan Duygun bey '300 milyon kaybolmuş' dedi. Ama usulsüzce idari ibra edilmeyen başkan benim. Ben artık ne diyeyim.


"BU GİDİŞLE GALATASARAY'IN ELİNDE HİÇ BİR ŞEY KALMAYACAK"


Bu gidişle 2021 yılında ancak şunu göreceğiz, Galatasaray'ın elinde gayrimenkul olarak bir şey kalmayacak. Gelirleri sadece stat, yayın ve sponsorluklardan ibaret olacak. Bu da yıllık 80-120 milyon dolar arasında olabilecek. Benim yeteneksizlikten, beceriksizlikten, usulsüzlükten işine son verdiğim adamlara şimdi 20-50 bin lira maaşlar ödeniyor. Galatasaray'da iç barış olmadan, herkese eşit mesafede duran bir tüzük yapılmadan ve hırsızlıklar masaya konmadan Galatasaray'ın iyileşeceğine inanmıyorum.


"MAHKEMEDEN AKLANARAK ÇIKTIK"


Usulsüz bir idari ibrasızlık. Benim kararım mahkemeye gitmemek yönündeydi ama arkadaşlarım bunun tersini istediler. Arkadaşlar "ya siz ne çaldınız da sizi ibra etmediler" diye bize soruyorlar bizim aklanmamız lazım diyorlardı. Bunu üzerine mahkemeye gittik. Ve Yargıtay genel kurulu 46 üyenin hepsi oy birliği ile bizim lehimize böyle bir saçmalık olmaz deyip usulsüz ibrasızlığı yok sayan bir karar aldı. Dursun Bey'e gönderdim sonucu. Kongrenin başında oku bu nezaketi bize göster dedim, Galatasaray'ın iç barışı için bunu yapmalısın dedim. Söz vermesine rağmen bu nezaketi bile göstermekten aciz kaldılar.


"CANAYDIN'IN SÖZÜ"


Canaydın, Mehmet Koçarslan ile yaptığı anlaşmada ilk 5 yıl içinde 5 milyon dolar yatırım yapması halinde kontratı bir 5 yıl daha uzatma sözü vermiş. Bu yatırımın yapıldığı divan kurulunun oluşturduğu bir heyetle tespit edilmişti. Başkan Canaydın, hasta yatağında bana yazdığı mektupta 'Galatasaray'da devamlılık esastır, bu sözümü lütfen yere düşürme Adnan' demişti, ben de gereğini yaptım. Herhalde dünyada kendi adasını yıktırıp kullanılmaz hale getiren tek kulüp biziz. Önünden geçerken herhalde gurur duyuyorlardır.


"DURSUN ÖZBEK BAĞIMSIZ VE ÖZGÜR DEĞİL"


Dursun Başkan Galatasaray iç barışı için bir mahkeme kararını okuyamıyorsa, Galatasaray'daki 300 milyon yolsuzluğu çıkıp açıklayamıyorsa,


Galatasaray'a gönül verenlere aynı mesafede bir tüzük yapması da mümkün değil, çünkü hür ve özgür iradesi ile karar verme imkanı kısıtlıdır.


Bu yüzden Galatasaray'ın geleceği için çok pozitif düşünemiyorum, sadece üzülüyorum."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
 
LG
MD
SM
XS