yazarlar

yazarlar

Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren

  1. Yazarlar
  2. Güncel
  3. Afife Selen Selçuk

Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren

Tutankamun, kısaca Tut. Firavun. MÖ.1323. Mezarında hezaren var. Marie Antoinette, Kraliçe. MS. 1780’ler. Yatak odasında hezaren var. Christian Dior, Modacı. 1947. Yeni açtığı mağazasında hezaren var. Liste uzar. Biz uzatmayalım, konumuz, hezaren.

 



Özellikle yaz aylarında dekorasyon dünyasında sıklıkla duyduğunuz rattan, bambu, hasır, hezaren kelimelerinin hepsi aynı malzemeyle ama farklı işçilikle yapılan ürünleri tarif ediyor. Türkçede kullandığımız şekliyle hezaren kelimesi, Arapça hayzuran kelimesinin deformasyona uğramış hali ve hasır kelimesiyle aynı kökten geliyor. Bambu ya da ‘bir tık daha’ Türkçeleşmiş haliyle Hint kamışı demek. Ama dilimize geçerken sadece formu değil, anlamı da kaymış. Hezaren, Hint kamışının dış kabuğunun şeritlere ayrılıp bunlarla belli bir sistem çerçevesinde örülerek yapılan özel bir dekoratif malzemeyi tasvir ediyor. 1980’lerde hemen her Türk ailesinin evinde gördüğümüz hezaren sırtlı, masif ahşap, oymalı sandalye ve koltukların nereden geldiğinin hikâyesi bu.

2 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©A Reclining Lady with a Fan, Eleuterio Pagliani, 1876.
Şu yukarıdaki XIX. yüzyıla ait tabloya baktığınızda neler görüyorsunuz? Zenginlik? Lüks ve şaşaa? Bolca kumaş ve işleme? Elinde yelpaze tutan güzel elbiseli, güzel bir kadın? Hepsi olabilir tabii ki. Yalnız biliyor musunuz? Elinde yelpaze tutan o güzel elbiseli güzel kadın aslında ressama o pozu verirken kaşıntıdan ölüyor.

3 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Hush! (The Concert), James Tissot, 1875.
Peki, şu yukarıdaki XIX. yüzyıla ait tabloya baktığınızda neler görüyorsunuz? Zenginlik? Lüks ve şaşaa? Bolca kumaş ve işleme? Elinde yelpaze tutan güzel elbiseli, güzel bir kadın? Pek havalı, neşeli, saygın insanlar? Evet, doğrudur ama biliyor musunuz, elinde o yelpazeyi tutan güzel elbiseli güzel kadın ve pek havalı, neşeli, saygın insanlar, tam da orada bir aradayken sürekli kaşınıyorlar.

4 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©The Gallery of HMS Calcutta, James Tissot, 1876
Gelelim şu yukarıdaki XIX. yüzyıla ait tabloya... Neler var? Zenginlik? Lüks ve şaşaa? Bolca kumaş ve işleme? Elinde yelpaze tutan güzel elbiseli, güzel bir kadın? Ha, bir de şu flört durumu var. Mavi elbiseli kız oğlana yanaşmış ama oğlanın gözü çaktırmadan bizim yelpazeli de. Yelpazeli de yelpazesinin ardından çapkın çapkın gülüyor. İnanın, yelpazenin konumuzla hiç ilgisi yok. Konumuz aslında bu üç tablonun ortak noktalarından çok farklarına odaklanıyor. Aslında tek bir farkına... Üçüncü tablonun içeriği hakkında neyi telaffuz etmedik? Kaşıntıyı... Çünkü üçüncü tablodaki insanlar kaşınmıyorlar. Neden -ve aslında bize ne- mi? Şöyle ki...

Kurtçuk, güve ve pirenin altın çağı

5 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Tayabas Cane Chair, CB2
Orta çağda ve hatta devamındaki yeni çağda zenginlik ve bolluğun simgesi kumaş. En değerli ticaret malzemesi... Kadınlar kadar erkekler de bol kumaşlı kıyafetler giymeye, bol döşemeli, perdeli odalarda oturmaya meraklı. Üstüne bu insanların sık sık banyo yapmak gibi bir alışkanlıkları da yok. Niye? Çünkü parfüm sıkmak varken neden banyo yapılsın, değil mi? Ah, o katman katman kıyafetler, o kule gibi perukların altında günlerce yıkanmayan saçlar... Bununla kalmıyor, çok büyük, hep daha büyük malikânelerin dev pencereleri boyunca, yerden tavana duvardan duvara uzanan katman katman kumaşların, atadan torunlara geçen o canım damask desenli döşemeli mobilyaların, seyvanlı yatakların örtülerinin zırt pırt indirilip yıkanıp asılması da mümkün değil elbet. İşte bu yüzden ürüyorlar, ürüyorlar ve ürüyorlar. Yeterince mideniz bulandı mı? Konu “Bizim çocuk ilkokulda bit kaptı”dan çok öte yani. Bit, pire, güve orta çağ Avrupası’nın aristokrat yaşamının ayrılmaz bir parçası. Kolay kolay çıplak gözle göremedikleri için yokmuş gibi davranıyorlar, o kadar. Herkeste olduğu için de normal kabul ediliyor. Sürekli cayır cayır ateşli hastalıklara yakalanıp ölmelerinin bir sebebi de bu.

Viktorya annenin 5 benzemez stili

6 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Shutterstock
İngiltere’nin en zengin döneminin yaratıcısı ve tanığı, dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü kadın yöneticisi Kraliçe Viktorya’nın saltanatı, taç giydiği 1837’den öldüğü 1901’e uzanıyor. Bu kadar uzun bir süre içerisinde elbette tek bir stile bağlı kalmak, duygusal olarak ya da pratikte pek mümkün değil. İnsan büyüyor, tecrübe kazanıyor ve doğal olarak kendisiyle birlikte zevkleri de değişiyor. Kraliçenin hayatı boyunca stil konusunda değişmeyen tek özelliği yenilik merakı. Bir ikizler kadını olarak değişimin, ama süslü değişimlerin insanı. Egzotizm onun döneminde şahlanmış bir kavram. Sonuç: İngiliz Kolonyal Stili

Uzak doğudan gelen bolluk

7 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Patchwork Cane Console, Anthropologie
Kıta Avrupası’na ve Britanya’ya koloniler çağı, yani XV. yüzyıl itibariyle girmeye başlayan Uzak doğulu ürünlere artan ilgi ve talep, XIX. yüzyılda özellikle İngiltere’de yükseliyor. Avrupa’da neredeyse 200 yıldır tanınan Uzak doğu kökenli bir malzeme ise tacı kapıyor: Hezaren. Halihazırda şanı devam eden; mimaride barok, dekorasyonda rokoko denilen süs, püs ve altının her taraftan fışkırdığı stilden bıkmış gözüken Viktorya dönemi insanı, bu yeni malzemeden yapılmış yepyeni mobilyalarını birbirlerine kırsaldaki şatolarında, vakarlı edalarla verdikleri 5 çayı davetlerinde göstermeye başlıyor. Hezarenli mobilyalar yayıldıkça insanlar bir eksiklik olduğunu fark ediyor. Sonra birden, birinin beyninde bir ampul yanıyor ve sorun anlaşılıyor: “İmdat! Bir acayiplik var! Kaşınmıyorum, a dostlar!”

Corbu baba demiş ki

8 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Kangaroo Chairs, Pierre Jeanneret
Le Corbusier diye bir adam var. Mimarlar için bir çeşit vadedilmiş mesih ya da ona benzer bir şey. Öyle ki, mimarlık, tasarım ya da bunlarla ilgili konular bir ucundan mutlaka kendisine bağlanır. Onu bu kadar önemli yapan şey, zenginlik, kültür, hatta aristokrasinin görsel kodlarını tamamen değiştirmiş olması. Yaşadığı dönemin de tam bir geçiş dönemi olduğunu unutmamak lazım. Dünya endüstriyel devrim sonrası fıkır fıkır kaynıyor, yeni bir şeyler doğdu doğacak.

Düzen istense de istenmese de değişiyor. Her doğum öncesi gibi çok da sancılı bir dönem. Dünya tarihinin iki büyük savaşının art arda patlak vermesine şaşmamak lazım. Her neyse, Corbusier bir gün XX. yüzyıla kadar şaşaasını koruyan bu oymalı kakmalı, altın varaklı iç mekan düzenini; içeriğindeki tüm düşünce, gelenek ve prensiplerle birlikte tarihteki en büyük “verem” felaketi olarak nitelendiriyor ve oturduğu koltuktan hastalık kapan soylularla açıkça dalga geçiyor. Ne var bunda, demeyin, “Kral çıplak!” diyen ilk kişi o. Bu anlamda bir çeşit özgürlük savaşçısı!

“İçinde yaşadığımız bu makine, içi verem mikrobu dolu eski bir kanepedir.” Le Corbusier

Piresiz yaşama giriş

9 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Cane.01 sideboard, Mo-ow Design
Eğer hezarenin bir kullanma kılavuzu olsa ve şimdinin pazarlamacıları o çağda yaşasa şu cümleyi kılavuza mutlaka eklerlerdi: “Pire problemini önlemeye yardımcı.” Son kelime, memnuniyetsizlerin açacakları olası davalardan sıyırmanın garantisi. Hezarenin ana maddesi olan bambunun yaklaşık 1200 farklı çeşidi var. Endonezya başta olmak üzere Asya ve Afrika’da yetişiyor. Hafif, esnek, güçlü ve dayanıklı bir malzeme olması sebebiyle bambu, binlerce yıldır yetiştiği bölgelerde inşaat malzemesi olarak kullanılıyor.

10 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Shutterstock
Ahşabın aksine neme ve sıcağa dayanıklı olduğu için özellikle yazın dış mekanda da rahatlıkla kullanılabiliyor. Estetik olarak masif ahşapla, hatta günümüzün endüstriyel malzemeleriyle uyumu muhteşem. Bu anlamda zamansız olmaya aday. Tamamen doğal olduğu için terletmiyor, esnek olduğu için vücudu kavrıyor ve toz tutmadığı, yüzeyi pürüzsüz olduğu için de haşerelerin üzerinde yaşamasını imkansız kılıyor.

Modernizme doğru gelişme: Thonet Ve Breuer

11 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©The Last Evening, James Tissot, 1873
Şu yukarıdaki XIX. yüzyıla ait tabloya baktığınızda neler görüyorsunuz? Hala zenginlik, şaşaa, aşk, meşk falan görüyorsanız lütfen bu yazıyı okumayı hemen burada bırakın, işinize bakın, hayat eskisi gibi aksın, vs. Neymiş? Kaşın-ma-yan insanlar görüyormuşuz! Nereden anlıyoruz? Ressamın tablonun odak noktasına yerleştirip gözümüze soktuğu mobilya, hezarenli mobilyaların gelmiş geçmiş en ünlü 2. örneği, mis kokulu anneanne evlerimizin vazgeçilmezi Michael Thonet tasarımı sallanan sandalye. Tasarım tarihi 1860 civarı.

12 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Jacqueline Sits on a Rocking Chair, Picasso, 1954
Peki, şu yukarıdaki XXI. yüzyıla ait tabloya baktığınızda neler görüyorsunuz? “Aaa, Jaklin değil mi o? Tablo da Picasso’nun!” Geçmişte dolgun ve pek yararlı bir Picasso sergisi düzenleyip averaj kültür seviyesindeki İstanbullu’nun bu soruya bu cevabı verebilmesini sağlayan Sabancı Müzesi iyi ki var. Neydi, Türk Milleti akıllı ve çalışkandı, değil mi? Ama işte durduğu yerde oluşmuyor akıl. Kültür vereceksin ki, kültür beklentin olsun.

13 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Rocking Chair, Model 1, Thonet
Peki, sevgili okuyucu, Picasso’nun sevgili esmer bombası neyin üstünde oturuyor? Ressam tablosuna “Jacqueline bir sallanan sandalye üzerinde” ismini vermiş. Evet, bu sallanan sandalye de, o sallanan sandalye. Stephen King’in farklı çağları, farklı hikayeleri anlatan romanlarında zırt pırt ortaya çıkan zaman yolcusu bir karakteri vardır: Flagg. Tam ve resmi adıyla “Sallanan Sandalye, Model 1” de mobilya tarihinin Flagg karakteri olmaya aday. Adı üstünde, 1 numaralı sallanan sandalye. İlk, tek.

14 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Chair No.14, Thonet
Bir de “Sandalye No.14” var. Bir diğer Thonet tasarımı. Hemen hemen aynı zamanın ürünleri. Bunun tarihi 1859. Gelmiş geçmiş en ünlü hezarenli mobilya sıralamasının birincisi, klasik kafe sandalyesi olarak da bilinen ve formunun zarafeti ve işçiliğiyle XX. yüzyılda Le Corbusier, Pierre Jeanneret, Adolf Loos, Marcel Breuer gibi dev tasarımcılara ilham kaynağı olan yüce eser.

Yukarıdaki iki tablo dışında da bir çok ünlü ressam ve sanatçının eserlerinde karşımıza çıkan Thonet sandalyelerini, sadece birebir kendileri olarak değil, onlardan etkilenen, onlara referans veren, referans vereyim derken taklit eden onlarca örnekte görmek mümkün.

15 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Cesca Chair, Marcel Breuer, Knoll
Derken 1928 tarihinde Bauhaus akımının yaratıcılarından Marcel Breuer, tasarladığı ve kızının adını verdiği Cesca sandalye ile 3 numaralı ikon sandalyeyi yaratıyor. Thonet’in bükülmüş ahşap sandalyelerine karşılık bükülmüş çelik boruyla hezareni birleştiren Breuer, bu tasarımıyla hem kendi zamanının hem de şimdinin Loft akımının kült tasarımlarından birini tasarlamış oluyor.

16 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Jackson 4 Drawer Storage Unit, Safavieh
1950’ler Modernizmi’nin de en sevdiği malzemelerden biri olan hezaren, 80’lerde Neo Kolonyal mobilyalarla evlerimize girip, son senelerde güncel modern tasarımcıların elinde bambaşka kimliklere kavuştu. Yetmedi, oradan sahil evlerine sıçradı, eskinin tekrarı, yorumu olan hangi yaz stili varsa ona mükemmel uyum sağladı.

Hezarenin Fransızcası Cannage

17 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Fotoğraf hafızası sağlam moda meraklıları buraya! Bunca satırdır anlatıp durduğumuz malzemeyi bir desen olarak hayal edin. Şu ana kadar ayılmadıysanız ya da başlıktaki ipucuna rağmen aklınızda bir kelime yanıp sönmüyorsa, moda merakınızdan lütfen hemen vazgeçin, gidip bir kafede kızlarla kahve için.

18 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Shutterstock
1950’lerden beri hemen her koleksiyonunda ayakkabı-çantadan kıyafete, takılara uzanan ürün yelpazesinde cannage dediği deseni kullanan moda devi Dior’un hezarenle yolunun kesişme hikayesi şöyle:
Bay Dior, ilk mağazasını 1947’de açıyor. Dükkanın dekorasyonunda kullandığı klasik hezaren sırtlı bembeyaz XVI. Louis stili sandalyeler müşteriler tarafından büyük ilgi görünce 1954 yılında çıkardığı parfümünün ambalajında hezaren desenini kullanmak aklına geliyor.

19 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Bunun parlak bir fikir olduğu kısa zamanda belli oluyor. Satış rekorları kıran parfümün ambalaj tasarımı dünyada yeni yeni yükselmekte olan reklamcılık piyasası tarafından övgüyle karşılanıp benimseniyor ve Dior markası, Bay Dior bu dünyadan göçüp gittikten çok sonra bile aynı deseni sembolü olarak kullanmaya devam ediyor. Cannage, günümüzde moda sektöründe en çok kullanılan desen olma özelliğini koruyor.

Sonuç: Yeni hezaren

20 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©Allegory table, Gebrüder Thonet Vienna GmbH
Thonet markasının günümüzde iki temsilcisi var, her ikisi de resmi ve onaylı. Gebrüder Thonet Vienna GmbH ve Thonet. Özellikle ilki son bir iki senede
‘geleneksel bir malzemenin sınırları ne kadar zorlanabilir’ sorusuna cevap arayan ürünler ortaya koydu. Aynı furyadan etkilenen başka büyük markalar, zanaatkâr tasarımcılar da kayda değer ürünlerle kendilerini ortaya koyuyor.

21 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren ©The Recital, Victorio Reggainini, 1858-1938
Şu yukarıdaki XIX. yüzyıla ait tabloya baktığınızda yelpazeli kadınları görebiliyor musunuz? İyi. Hava çok sıcak, esmiyor. Bir yerden bir yelpaze bulmak iyi bir fikir olabilir.

22 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
İsveçli tasarım üçlüsü Front imzalı 2015 tarihli Hideout koltuk, yüksek hezaren örgülü tasarımıyla dikkat çekici, Gebrüder Thonet Vienna GmbH.

23 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
İspanyol süper star tasarımcı Patricia Urquiola’nın imzasını taşıyan Klara sandalye 2011’de Milano Tasarım Haftası’nda tanıtılmıştı, Moroso.

24 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Mathieu Gustafsson tasarımı Air dolap, duvar kıyısına değil, mekânın tam ortasına yerleştirilmek üzere tasarlamış, Grand Stockholm.

25 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Zanaatkâr tasarımcı akımının önemli temsilcilerinden Brezilyalı Gustavo Bittencourt’un Poltrona NONÔ ismini verdiği sallanan sandalyesi, yapboz mantığında tasarlanmış, Atelier Gustavo Bittencourt.

26 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Isabelle Gilles and Yann Poncelet tasarımı Straw serisi açık gri dolap, Fransız Colonel markasının bir koleksiyonundan.

27 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Fransız tasarımcı Mathieu Lehanneur tasarımı 2014 tarihli Hybrid radyo Lexon marka.

28 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Macar tasarımcı Gabriella Asztalos imzalı Wiener sandalye Viyana usulü hezaren işçiliğine bir gönderme. Heykelsi tasarımıyla dikkat çeken 2015 tarihli tasarım, İtalyan Luxury Living markasının ürün yelpazesinde yer alıyor.

29 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
İsveç’in ünlü markalarından Palmgrens 1950 yılında çıkardığı, bugün moda ikonları arasında bulunan klasik hezarenli el çantası ile adını dünyaya duyurmuştu. Bu tasarım günümüzde Mathieu Gustafsson başta olmak üzere birçok tasarımcının ilham kaynakları arasında bulunuyor, Palmgrens.

30 / 30
Çağlara kafa tutan işçilik: Hezaren
Patrik Bengtsson & Pierre Sindre tasarımı Pop Sofa 2014 tarihli ve İsveçli mobilya markası Gärsnäs tarafından üretiliyor.
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Description $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS