İhracatın Finansmanında Başarı: Türk Eximbank

03.11.2020 Salı | 16:12

Rekabetin ekonomik göstergeleri, büyüme, verimlilik ve yaratılan istihdam olmakla birlikte pazar payı ve kârlılık oranı da firmaların rekabet edebilirlikleri ile ilgili faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Küresel piyasalarda artan rekabet ortamı ve riskler ile sıkılaşan finansal koşullar ihracatçılarımızın mevcut pazarlardaki hareket kabiliyetini sınırlandırmakta ve yeni pazarlara açılmasını daha da zorlu hale getirmektedir.

Ülke ekonomisinde faaliyet döngüsü ve sosyal yapının temelini oluşturan “küçük ve orta ölçekli işletmeler” içinde bulunduğumuz bu dönemde bir yandan üreterek ayakta kalabilme mücadelesi verirken, diğer taraftan küresel pazar içerisinde sınırların kalktığı, bilgi teknolojilerinin acımasızca rekabet ortamını sınır ötesine taşımakta olduğu bir konjonktürde; dünyanın hemen hemen tüm pazarlarında yer alabilme olanağı ile hiç bilmediği oyuncularla rekabet etmek zorundadırlar. Buna paralel olarak güçlü aktörlerle rekabet edemeseler bile dünyanın her yerinde en azından bildirişimde bulunabiliyor, sermayesi olanların iştahını kabartabiliyorlar. Rakiplerin artık daha güçlü olduğu, öğrenen organizasyonların daha da güçlenerek piyasalarda boy göstermesi küresel pazarda sınırlar ötesi rekabeti beraberinde getirmektedir.

İhracatçı firmalar, artan rekabet ortamında kendilerinden beklenen temel işlevleri yerine getirebilmek için her geçen gün daha fazla finansman kaynağına gereksinim duymaktadır. Buna bağlı olarak; üretim, pazarlama, finansman, personel ve yönetim gibi temel işletmecilik fonksiyonlarının yanı sıra istihdam ettikleri personel sayısı, satış hacmi, sabit sermaye ve makine parkı değeri, kullandıkları enerji miktarı, kurulu kapasite düzeyi, katma değerleri, kâr büyüklüğü ve piyasa payı gibi ölçülebilen özellikleri açısından büyük farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Böylelikle de her ihracatçı için “finansman” ve “yatırım ihtiyacı” değişken özellik göstermektedir

Türk Eximbank

Türkiye'de ihracatın kurumsallaşmış tek asli teşvik unsuru olan Türk Eximbank, bu amaca yönelik olarak ihracatçıları, ihracata yönelik üretim yapan imalatçıları ve girişimcileri kısa, orta ve uzun vadeli nakdi ve gayri nakdi kredi, sigorta ve garanti programları ile desteklemektir. Türk Eximbank’ın, gelişmiş birçok ülkenin resmi destekli ihracat kredi kuruluşlarından farklı olarak kredi, garanti ve sigorta işlemlerini aynı çatı altında toplamış olması, ihracatçı firmalara verilen hizmetlerde bir bütünlük oluşturulmasına imkân tanımaktadır.

Türk Eximbank’ın amacı; ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının arttırılması, girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence sağlanması, yurt dışında yapılacak yatırımlar ile ihracat veya döviz kazandırma maksadına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesidir.

 Bu doğrultuda Türk Eximbank, ihracatçılara 2019 yılında 26,7 Milyar USD kredi desteği ile 17,4 Milyar USD sigorta desteği olmak üzere 44,1 Milyar USD finansman desteği sağladı.

2019 yılında Türkiye ihracatı 171 Milyar USD seviyesinde olup, böylelikle Türk Eximbank’ın 2019 yılında Türkiye ihracatına %25,7’i oranında destek verdi.

Türk Eximbank'ın yılbaşından bu yana ihracata desteği 27,5 milyar dolara ulaştı.

Türk Eximbank, tüm dünyayı etkileyen pandemi sürecinde aldığı kararlar ve verdiği desteklerle ihracatçının yanında olan banka, normalleşme döneminde de ihracatçılara destek vermeye devam ediyor. Pandemi sürecinde sigorta limitlerinde alıcıya tanınan vadeleri ilave prim maliyeti oluşturmadan artıran, taahhüt kapama sürelerini uzatarak taahhüt cezalarını düşüren ve firmaların talepleri doğrultusunda kredilerin vadelerini erteleyen Türk Eximbank’ın destekleri yeni normalleşme döneminde de sürüyor.

 Daralan dünya ticareti ve pandeminin olumsuz etkilerine rağmen Türk Eximbank’ın bu yılın 1 Ocak-15 Ağustos döneminde, ihracatçılara sağladığı toplam destek tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak, 27,5 milyar dolara ulaştı. Kredi kullandırımları ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artışla 18,7 milyar dolara yükseldi. Ayrıca pandemi döneminde 5 bin 57 firmanın 4 milyar doların üzerinde vade uzatım talebi karşılandı.

Türk Eximbank’ın son dönemde orta ve uzun vadeli kredileri teşvik etmesi sayesinde ihracatçılar, uzun vadeli kaynağa uygun koşullarda erişim fırsatı buldu. Orta ve uzun vadeli kredilerin payı 15 Ağustos itibarıyla yıl başından bu yana bir önceki yıla göre yüzde 327 artış gösterdi ve toplam krediler içerisindeki payı yüzde 30’a ulaştı. Böylece pandemi döneminin olumsuz etkilerinin atlatılmasında destekler uzun vadelere yayılarak ihracatçıları rahatlattı. Bu kapsamda İhracata Yönelik İşletme Sermayesi Kredisi azami 5 yıl vadeyle, İhracata yönelik Yatırım Kredisi ise azami 2 yılı geri ödemesiz toplam 10 yıla varan vadelerle ihracatçılara sunuluyor. TCMB kaynaklı kredilerde ise TCMB uygulamaları çerçevesinde kredi kullandırımlarına devam ediliyor.

Son dönemde döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle finansman ve kur riski sıkıntısı yaşayan ihracatçılarımızın bu olumsuzlukları aşmasının en önemli kaynaklarından biri Türk Eximbank’ın sunduğu hizmet ve desteklerinin kullanım avantajlarıdır. 

Kaynaklar:

·         Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. / Türk Eximbank Web Sitesi

·         Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) – İhracat Verileri

Diğer Yazıları

“Ekonomik Reçete: Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY)”  

Banka ve finansal kurumlara olan kredi borçlarını ödemeye niyetli olan, ancak gelir-gider dengesi bozulduğu için edimlerini yerine getiremeyen müşterilerin geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine imkân verilmesine yönelik “Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY)” uygulaması, ihtiyacı olan firmalar için hayati önemdedir.

Devamını Oku 26.07.2021

Pandemiden etkilenen işletmelere uluslararası destek

Ülkemiz ekonomisinin faaliyet döngüsünün temelini oluşturan “küçük ve orta ölçekli işletmeler” içinde bulunduğumuz pandemi döneminde bir yandan üreterek ayakta kalabilme mücadelesi verirken, diğer taraftan küresel pazar içerisinde sınırların kalktığı, bilgi teknolojilerinin acımasızca rekabet ortamını sınır ötesine taşımakta olduğu bir konjonktürde; dünyanın hemen hemen tüm pazarlarında yer alabilme olanağı ile hiç bilmediği oyuncularla rekabet etmek zorundalar. Buna paralel olarak güçlü aktörlerle rekabet edemeseler bile dünyanın her yerinde en azından bildirişimde bulunuyorlar. Rakiplerin artık daha güçlü olduğu, öğrenen organizasyonların daha da güçlenerek piyasalarda boy göstermesi küresel pazarda sınırlar ötesi rekabeti ve ekonomik büyümeyi beraberinde getirmektedir.

Devamını Oku 10.05.2021

“Başarının Anahtarı: Finansal Verimlilik”

İşletmelerde finansal yönetimin önemi özellikle pandemi dönemi sürecinde daha da ön plana çıktı. Geçtiğimiz dönemde şirketler, hedefledikleri gelirleri elde ederlerken “finansal yönetimdeki” sıkıntılar gün yüzüne çıkmazken; özellikle pandemi dönemi gibi olağanüstü dönemlerde ve finansal krizlerde firmaların faaliyetlerinin durması, nakit girişlerindeki azalmalar ve alacak tahsilatındaki sıkıntılar gibi finansal problemler, firmaların yeni arayışlara girmesine neden oldu.

Devamını Oku 01.03.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS