Mete Sohtaoğlu Mete Sohtaoğlu

“Bizans imparatoru" YAŞIYOR!

28.05.2014 Çarşamba | 17:17

O zaman 86 yaşında olan kuaför, o yıllardan itibaren "İstanbul tahtının varisi" olduğunu iddia edip asalet ünvanları dağıtıyordu. Bizans'ın "yaşayan imparatoru", giriş davetiyesinin oldukça pahalı olduğu Bizans kartalı motifli flama, bayraklarla donatılan salonlarda, balolar düzenleyip “Bizans’ı Yaşatma ve Güzelleştirme Derneği”ne bağış toplamaya başlamıştı.

Yıllar önce dinler tarihi, felsefe, ezoterik ve gizli örgütler, ve benzeri konularda birçok makale ve kitap yazan  Rahmetli teolog, gazeteci, araştırmacı ve yazar Dr. Aytunç Altındal, bu konuyu yerinde incelemiş ve makale konusu yapmıştı. Daha sonraki yıllarda Murat Bardakçı, 2006 yılı Temmuz ayında bu konuyu gündeme getirmişti. Bu yazıda sizlere Kutsal Bizans tahtının varisi, Paleolog Hanedanı'nın Lideri; Aziz Yuhanna, Aziz Yorgo, Kostantinopol Haçı ve Bizans İmparatorluğu'nun Asya Yıldızı Tarikatlerinin Büyük Üstadı, "İmparatorluk ve Krallık Majesteleri 3.Henri de Vigo Aleramico Paleologo Canstantine’nin (Enrico Vigo), hikayesini anlatacağım. 

“Bizans tahtının tek yasal varisi”
2000’li yılların başında Fransa'nın Güneyinde yaşayan Milano doğumlu İtalyan kuaför, kendisini "Bizans İmparatoru" ilan etmişti. (Bundan sonra da günlük hayatında bu ünvanları kullanmaya başlamıştı: H.I.R.H. Prince Henri de Vigo Aleramico Paleologo Constantine III, Heir to the Throne of Byzantium, Head of the Paleologue Dynasty, Grand Master of Order of St. John, Order of St. Jorge, Order of the Cross of Constantinople, Order of The Star of Asia of Imperial Byzantium) 

Çakma Bizans İmparatoru!
O zaman 86 yaşında olan kuaför, o yıllardan itibaren "İstanbul tahtının varisi" olduğunu iddia edip asalet ünvanları dağıtıyordu. Bizans'ın "yaşayan imparatoru", giriş davetiyesinin oldukça pahalı olduğu Bizans kartalı motifli flama, bayraklarla donatılan salonlarda, balolar düzenleyip “Bizans’ı Yaşatma ve Güzelleştirme Derneği”ne bağış toplamaya başlamıştı. Çeşitli Avrupa ve Asya ülkelerinde düzenlenen bu balolarda yüksek meblağlar ödeyen sosyetenin önde gelen simaları “Bizans’ın Şövalyesi” ilan edilip asalet ünvanı almaya hak kazanıyorlardı. Şu an 94 yaşında olan 3. Henri’nin Malta Cumhurbaşkanı ve bazı İslam ülkelerinin bu balolara katılan büyükelçileri ile olan fotoğraflarını da gördüğünüzde bu asillik meselesinin Avrupa’da nasıl ciddiye alındığını ve hala imrenilen bir statü olduğunu görebilirsiniz.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bilgisini bulacağınız "Majesteleri Bizans İmparatoru'nun Özel Elçisi" Sara Kuo'dan bir "Bizans nişanı" kabul eden Eski (devrik) Cumhurbaşkanı Sukarno'nun Japon asıllı eşi, Endonezya'nın 60’lı yıllardaki "First Lady"si Ratna Sari Dewi Sukarno’nun Bizans balolarının daimi şeref misafiri olmasını da unutulmamalı.

Murat Bardakçı’nın satırlarıyla ifade edersem “Servet sahibi ve asalet meraklısı bazı enayiler Bizans'ın hala devam ettiğine inanıp İtalyan kuaföre para akıtmakta bir mahzur görmüyorlar” diyelim... 

Sahibinden satılık kont ünvanı
Bu balolarda bol sıfırlı meblağları ödeyenler "şövalye", "kont", "dük", "marki", “markiz” gibi “asalet” ünvanları bahşedip "Bizans Hanedanı asili" ilan ediliyordu. Majestelerine göre “Bağışlanan para” başta göz hastalıkları üzerine çalışmalar yapan kliniklere verilip, kalan miktar hayır kurumları arasında bölüştürülüyor. “Majesteleri”, bu hayır işlerini yaparken hukuki zeminden de ayrılmamaya çalışıyor. Asalet ünvanlarını tasdik ettirmek için Avrupa'da davalar açıp,sonuçları ilan edilmediği halde mahkemelerin “Bizans tahtı üzerindeki hakları”nın tasdik edildiğine dair basın açıklamaları göndermeyi ihmal etmiyor. 

Bizans'ın "yaşayan imparatoru"
Bizans'ın "yaşayan imparatoru" 3. Henri 1918'de İtalya'nın Milano şehrinde doğmuş, Kral Umberto'nun sadık bir bendesi olmuş ama kralın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tahttan indirilmesi üzerine kendi ifadesiyle "halkın demokratik kararına saygı göstermiş", artık diplomasi işlerini bırakıp iş hayatına atılmış. Derken, soylu bir aile mensubu olduğunu öğrenen “Bizans tahtının varisi"nin hayatı değişmeye başlamış. Hayatına giren Çinli bir kadın bu “taht mücadelesi”nde “Majesteleri”nin sağ kolu olmuş. Adı Sara Kuo ((郭莎拉). 2000 yılında Çin Polisi, Hong Kong ve Shenzhen’de “asalet” ve “kraliyet” ünvanları dağıtmak suretiyle dolandırıcılık yaptığını ve arandığını açıklamıştı.

Haberlerin basında yer alması üzerine “İmparator” sert bir mesaj yayınlayarak Tayvan sosyetesinin bunlara inanmaması gerektiğini belirtip “bir kısım medya”nın gerçekleri çarpıttığını açıklamıştı. Ünvanlarının ve asaletinin Avrupa Sosyetesi tarafından bilinip, tanındığını da belirten “İmparator”, yargıda hesaplaşma mesajı göndermişti.Sara Kuo, ise yaptığı yazılı basın açıklamasında üzüntüsünü belirtmişti. Bu hadiseden iki yıl sonra “İmparator, Taipei’de bir otelde bölgenin önde gelenlerinden Hsing Yu’yu (星雲), şövalye ilan ederek “Büyük Usta” ünvanını ve gramer hatalarıyla dolu asalet ve kraliyet belgelerini teslim etmişti. Toplantıyı takip eden Tayvan Devlet Üniversitesi Eski Hukuk Profesörü Lin Fu-Shen (林福順), “İmparator” hakkındaki iddiaların iftira olduğunu “Ekselanslarının sahih bir kişilik olduğu kanaatindeyim demişti. Fransa, İtalya ve Rusya açılan davaları “İmparator”un kazandığını söyleyen bu profesörün daha sonra “cinsel taciz” sebebiyle görev yaptığı üniversite ile ilişiğinin kesildiğini de söyleyelim. 

Dağılın! Esas İmparator benim
Ortada böyle büyük paralar olunca diğer “prensler” ve “varisler” arasındaki çekişme mahkemelere yansıyor. Örneğin Bizans tahtının gerçek varisinin/prensinin kendisi olduğunu iddia eden Pietro Donato Paleologo Mastrogiovanni adındaki bir başka İtalyan, Enrico Vigo aleyhine gene Milano'da sahtekarlık-dolandırıcılık davası açmıştı. 

İtalya'da Bizans oyunu
Enrico Vigo, Bizans’ta 1259 yılından  Osmanlı’nın İstanbul’u 1453’te fethetmesine kadar tahtta olan Palaiologos Hanedanı’nın son imparatoru Constantine XI.Palaiologos’un (1404-1453), tahta çıkamayan ve 1443'te emekliye ayrılıp 1448 ölen kardeşi Theodore II Palaiologos’un soyundan geldiği iddiasındadır.

Tarihçiler, Palaeologos hanedanının her ne kadar son imparatorun yeğeni Andreas Palaiologos’un 1502'te ölmesiyle tarih sahnesinden silindiğinin yazsa da, Majesteleri Üçüncü Henri ailenin devam ettiğini, 15. yüzyılın sonlarından itibaren Grek kimliğinden asimile olup İtalyanlaştığını ve bugünlere kadar geldiğini söylüyor. Not olarak şunu da belirteyim Mora'da Demetrios Palaiologos ile hanedanın varlığı bir süre devam etmiş ancak Fatih Sultan Mehmet Han, 1460'da bu despotluğu da ortadan kaldırmıştır. Enrico Vigo, aile şeceresinde olduğunu iddia isimleri “asalet kayıtları”nda hiçbir zaman yer almamış kişilere dayandırıyordu. 

KAYNAKLAR:
Murat Bardakçı- Hürriyet Gazetesi/ 16 Temmuz 2006,Pazar/ “Bizans'ın kuaför-imparatoru 100 bin dolara asalet unvanı dağıtıyor”
Gazeteci-Araştırmacı rahmetli Aytunç Altındal’ın kişisel web-sitesi:
Chen Ze-chang tarafından yazılan “The Lost Civilization: Explore Byzantine Civilization”,
Ruth Bagan tarafından yazılan “Handbook of Ancient Civilisation: Art of Byzantium”,
Michel Kaplan tarafından yazılan “Tout l’or de Byzance” adlı kitapları kaynak kitap olarak gösterip dağıtıyor.

Diğer Yazıları

"El-Kaide 3.0": Hedef 2020

Üç yıl önce Suriye, Libya, Tunus ve Sina bölgelerinde "Arap Baharı" olarak nitelendirilen dönem başladığından beri "Küresel Cihad Hareketi" yuvalandığı Arap coğrafyasında sessiz sedasız yayılmaya başladı. Bugün yaşadığımız durum aslında 2005-2006 yılında kamuoyuna sızan 20 yıllık El-Kaide planında (2000-2020) çoktan öngörülmüştü. Bölgesel siyasi konjonktürün etkisiyle meydana gelen gelişmelerin çıtayı çok yüksek tutan örgüt için bile sürpriz olduğu aşikar. Bu taslak plan "mücahitlerin" kendi gayretlerinden çok siyasi ve ekonomik gelişmeler yüzünden planlandığı gibi yürüdü. Önce El-Quds El-Arabi Gazetesi'nde bir seri yazı dizisi halinde yayınlanan ve çevrilerek "Fuad Hüseyin- El Zerkavi: El Kaide'nin 2. Nesli" ismiyle yayınlanan kitapta El Kaide'nin 7 aşamadan oluşan 20 yıllık planı detaylı olarak açıklanmıştı.

Devamını Oku 17.06.2014

70 yıl önce o sahilde 2000 kişi öldürdü

Müttefik güçlerin Kuzey Fransa'nın Normandiya sahillerine çıkarma yaptıkları 6 Haziran 1944 günü tarihi bir gün. İkinci Dünya Savaşı'nın seyrinde o gün, Nasyonal Sosyalist Almanya'ya karşı ikinci bir cephe açılması başarıldı. Bunun ardından işgal altında bulunan Fransa kurtarıldı ve müttefikler Hitler'in birliklerine karşı Batıdan ilerlediler. Bu yüzden her yıl "D-Day" anısına büyük çaplı törenler yapılıyor.

Devamını Oku 06.06.2014

Bu ses sizi çıldırtabilir!

2010 Dünya Kupası'ndaki vuvuzela travmasını hatırlarsınız. Gerçi futbolseverlerin unutması ne mümkün. Müjde mi, kötü haber mi bilemedim. 4 yıl sonra futbolseverleri 2014 Dünya Kupası’nda yeni sürprizler bekliyor

Devamını Oku 30.05.2014
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS