{$ day.Temps.HighTemp $} °
Nilgün Mıhçıoğlu Nilgün Mıhçıoğlu

Nemrut'ta eşsiz bir gün doğumu macerası

Nemrut Dağı, her seyahatseverin “görülmesi gereken yerler listesi” nde mutlaka olmalı. Sadece ülkemizde değil, dünyada da en güzel gün doğumu ve gün batımını izleyebileceğiniz eşsiz noktalardan biri.



Ben de bu şahane deneyimi geçtiğimiz sene sonunda gerçekleştirdim. Nemrut Dağı’nda güneşin doğuşunu izlemek için yaklaşık 05.30 gibi zirvede olmanız gerekiyor. Bu nedenle merkezdeki otelimizden gece 02.30 gibi alınarak yaklaşık 83km. lik mesafeyi, 1.5 saat süren bir yolculukla tamamladık. Zirveye tırmanmaya başlamadan önce Nemrut Dağı Hizmet Bölgesinde bir ihtiyaç molası verdik. Çıtır çıtır yanan sobanın başında çaylarımızı içip minik bir kahvaltı yaptık. Mevsim ne olursa olsun zirve çok soğuk olduğundan, hazırlıklı değilseniz buradan battaniye kiralayabilirsiniz.

Molamızın ardından 2150 mt. lik zirveye tırmanmaya başladık. Önce uzun basamaklı bir patika merdiveniyle başlayan tırmanış sonrasında kayalık ve çakıllarla kaplı zorlu bir etaba yerini bıraktı. Karanlıkla ve oldukça soğuk ve sert esen rüzgara karşı bu tırmanışın çok kolay olduğunu söyleyemeyeceğim.

Nihayet zirveye ulaştığımızda binlerce yıllık kral ve tanrı heykellerinin yanında yerimizi aldık. Hayatımızda belki de sadece bir kez yaşayabileceğimiz bu anı ölümsüzleştirmek için herkes kameralarını, telefonlarını hazırlamıştı.

Tam beklenen saatte güneş kendini göstermeye başladığında gökyüzü ve bulutlar saniye saniye değişen muhteşem renklere bürünüyor. Ve alkışlar eşliğinde doğan güneş, bizi aydınlatıp ısıtıyor. Arkamızdaki heykeller, üstlerine düşen güneş ışıklarıyla olağanüstü görünüyor.

Nemrut’ta gündoğumu gökyüzü hakimiyetini temsil eden kartal ve krallığın yeryüzü hakimiyetini temsil eden aslan heykellerinin bulunduğu Doğu Terası’ndan, günbatımı ise Kommagene Kralı I.Antiochos’un heykelinin ve tanrılarla tokalaşma kabartmalarının bulunduğu Batı Teras’ından izlenmekte. İki bölümde de yaklaşık 10 m yüksekliğinde tahtlar üzerinde sırayla oturmuş tanrı heykelleri bulunuyor. Doğu ve batı teraslarını birbirine bağlayan yaklaşık 180 m. lik tören yoluna da Kuzey Terası adı verilmiş. Doğu terası kutsal merkez olduğundan önemli heykeller ve mimari kalıntılar burada bulunuyor.

Burada Kommagene Krallığı’ndan da bahsetmemiz gerek. Kommagene Kralı Antiochus, hayatı boyunca bir yandan babasının dengeli siyasetini sürdürmüş, diğer yandan kendini tanrılaştırmış, Nemrut’u heykellerle süsleyerek “Tanrılar Yurdu” adını vermiştir.

Yazıtlarda Kral 1.Antiochos’un mezarının da burada bulunduğu söylense de henüz keşfedilmemiş. Bir diğer ilginç bilgi ise, Kral Antiochus ölmeden önce “öyle bir yer yapacağım ki ölümümden sonra herkes buraya gelip beni ziyaret edecek” şeklinde bir kehanette bulunmuş. Belki de bu kehanetin sonucu olarak, günümüzde hergün yüzlerce kişi burayı ziyarete gelmekte. Yeri gelmişken, değerli fotoğraf sanatcımız Ara Güler’i de anmadan geçmeyelim. Kayıp kent Afrodisias’ı ve Nemrut’u dünyaya ilk tanıtan 1960 yılında kendisinin çektiği fotoğraflar olmuştur.

Nemrut dağı 1987 yılında, hem doğal anıt hem de insan eliyle şekillendirilmiş tarihi eser olarak, UNESCO Dünya Mirası listesine alındı. Aynı zamanda volkanik bir dağ olan Nemrut dağı, Türkiye ‘de faaliyete geçebilecek en riskli yanardağlar arasında sayılmakta.

Herkesin bu muhteşem tecrübeyi yaşamasını tavsiye ediyorum.

Yeni rotalarda buluşmak üzere …

Diğer Yazıları

Rengarenk bir masal diyarına yolculuk: ALSACE!

Çocukken içimizi ısıtan, her şeyin canlı ve rengarenk olduğu masal diyarlarının gerçek olduğunu söylesem ne dersiniz?

Devamını Oku 28.04.2021
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS