Nur Erdem Özeren Nur Erdem Özeren

Lisans - önlisans doluluk oranları sonuç analizleri

11.08.2017 Cuma | 15:27

2017 yılında boş kalan kontenjanlar herkesin gündemine oturdu. Aslında böyle olacağını önceden görmüş ve çeşitli mecralarda paylaşmıştık. Barajı aşanlar- aşamayanlar, sınava girenler - giremeyenler, tercih hakkı olanların değişimi, sınavsız geçiş hakkı olanlar… Adım adım ilerleyerek büyük resme bakmak gerekiyor. Başlıyoruz…

Sınava giren aday sayısı 45.000 civarı artmış görünüyor. Oysa yalnızca sınavsız geçiş hakkını kullanan adayları da göz önünde bulundurunca, tercih yapacak adayların 30.000 azaldığı görülüyor.

Hemen akabinde bu tabloya da bakalım. Önceki tabloda yalnızca parayı ödeyip sınava girmeyenleri görüyoruz. Oysa başvuru yapmasına rağmen parayı yatırmayan ve vazgeçen de ciddi bir kitle var. Özellikle üniversite öğrencisi ya da üniversite mezunu adaylar başvurup para ödemeden vazgeçmişler. Bu sayı her yıl artıyor. Yatay geçiş hakkı işe yarıyor diyebilir miyiz? Sanmıyorum. Başvuru yapıp ödeme yapmama sebebini anlamak zor.

Ancak parasını ödemesine rağmen sınava girmeyen 40.000 kişi var. Bunlar da yine üniversite öğrencileri. Aslında bu durum Meslek Liselilere yorumlanmamalı.

Bir de bu veri var elimizde. Tek tek bakmak gerekmiyor. Dip toplama bakarak görebiliriz ki, YGS’de 150 barajını aşıp tercih hakkı olan aday sayısı yalnızca 35.000 kişi azalmış görünüyor. Ancak iki sonraki tabloda göreceğiz ki, 77.000 aday da sınavsız geçiş için başvuran aday vardı geçen yıl. Yani, Önlisans tercihi yapabilecek aday sayısı 100.000 azaldı. Bu, başlı başına ciddi bir boşluk yaratmaya yetecekken, başka etkenler de eklendi.

Ayrıca bu tabloda da görüyoruz ki, puanı hesaplanan öğrencilerin geçen yıllarda % 90 civarı herhangi bir puan türünde barajı aşmışken, bu yıl % 87. Bu 3 puan, 65.000 kişi demek! Yani 65.000 öğrenci de 150’yi aşamamış!

2016’dan 2017’ye Önlisans tercihi yapabilecek aday sayısı 165.000 kişi azaldı!

Bu da Lisans’taki alarm. Geçen yıl altın yılını yaşayan üniversiteler (1.370.000’den 1.600.000’e çıkan aday sayısı) bu yıl hayal kırıklığı yaşıyor. 180 barajını aşan aday sayısı 2017 YGS sonrası geçen yıla göre 100.000 kişi azalmış!

Burada ise 180 barajını aşamayan aday oranı 6 puan! Herhangi bir puan türünde 180 barajını geçen, 2016’da % 77, bu yıl ise % 71. Bu 6 puan, yaklaşık 125.000 kişi yapıyor.

LYS öncesi yapılan eleme işe yaramış görünüyor. LYS’de sınavı geçerli aday sayıları geçen yıl ile çok yakın rakamlarda. Yani YGS’de barajı aşan sayı azalmış olsa da, ümidi olmayan adaylar LYS’ye girmemiş. Ancak Önlisans talebindeki azalma için 77.000’lik sınavsız geçiş hakkını burada görebiliyoruz.

LYS’ye başvuran aday sayıları çok değişmemiş olsa da, MF ve TM puan türünde aday sayısı oldukça azalmış, TS’de ise çok değişmemiş. MF ve TM’deki aday sayılarında % 20 – 25’lik, yaklaşık 150.000’lik bu azalmaya rağmen Lisans programlarının doluluk oranları da oldukça başarılı diyebiliriz.

Bir de lise türlerine göre bakalım aday sayılarındaki değişime. 

Her okul türünü tek tek değerlendirelim. Özel okulların aday sayısı artmış olsa da, her puan türünde ayrı ayrı aday sayısına bakıldığında azalmayı görüyoruz.
Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liseleri ile Öğretmen Liseleri mezun sayısı, puanı hesaplanan öğrenci sayısı artmış. Fen Liselilerde hem MF hem TS, Öğretmen Liselilerde TS puanı hesaplanan aday sayısı artmış. Ancak TM adayları azalmış.

Anadolu Lisesi öğrenci sayısı artmış görünüyor. Ancak bu öğrenciler aslında Lise kategorisinden geçen adaylar. Yani aslında Düz Lise olup Anadolu Lisesi ismini alan liselerin mezunları. Benzer durum İmam Hatip Liseleri için de geçerli. Mezunları İmam Hatip mezunu mu yoksa liselerin isimleri mi İmam Hatip bu veriyi bilmiyoruz. İmam Hatip mezunları çoğunlukla MF puan türünde başarı gösteremiyor görünüyorlar.

Meslek Liselerinin LYS başarılarında çok ciddi farklılık yok. Yani Lisans hedefi olan Meslek Lisesi mezunu sayısı – başarısı azalması diğer okul türleri ile benzerlik gösteriyor. Asıl sıkıntı bu adayların Önlisans tercihlerinde.

Bu tablo ise, tercih hakkı olan adayların tercih yapıp yapmama oranını gözler önüne seriyor. Geçen yıla göre 110.000 kişi azalan tercih yapma hakkı olan aday sayısı, tercihlerde 375.000’e çıkmış. Geçen yıla göre tercih yapan aday sayısı 375.000 azalmış! Meslek Lisesi mezunlarından tercih yapma hakkı olan aday sayısındaki azalma, diğer liseler ile aynı iken, tercih yapmayan 375.000 adayın 245.000’i Meslek Liseli!

Tercih yapan adaylar geçen yıla göre % 40 azalmış meslek liselilerde. Düz liselilerde ise % 17 azalmış. Bu oranlara bakınca, Önlisans kontenjanları iyi bir doluluğa bile sahip diyebiliriz.

Bu genel tablodan, tüm lise türlerinden Lisans ve Önlisans yerleşme oranlarına bakalım.

Özel okulların yerleşme oranları 5 puan birden düşmüş, yaklaşık % 60’tan % 55’e. Ancak bu oran da oldukça düşük. Bu öğrencilerin bir kısmı yurt dışına gidiyor olabilir. Oransal olarak değil sayısal olarak baktığımızda, “Özel Lise” kategorisindeki öğrenci sayısında artışı görüyoruz. Sayıda artışa rağmen kazanma oranı çok düşmemiş görünüyor. 10.000 civarı daha fazla öğrenci özel okullardan üniversiteleri kazanmış.

Fen ve Öğretmen Liselerinin öğrenci sayıları da % 15 civarı bir artışla 5.000 kişi artmış. Buna rağmen Fen ve Sosyal Bilimler Liselerinin yerleşme oranları aynı oranda kalmış olmasına rağmen Öğretmen Lisesi mezunlarının üniversite kazanma oranı bir miktar azalmış görünüyor. Yine de özel okulların üniversite yerleşme oranından (% 60) sonra en yüksek yerleşme oranı (% 55) bu liselerde yer alıyor.

Bundan sonraki lise grubunda aslında isim (tür) değişiklikleri söz konusu. Yabancı Dil ağırlıklı lise mezunu sayısı bir anda 13.000’den 100.000’lere çıkmadı elbette. Anadolu Lisesi mezunu sayısı da 100.000 artmadı. Düz liselerin 180.000’inin isimlerini değiştirip adına Anadolu Lisesi dedik, Yabancı Dil ağırlıklı lise’ymiş gibi yaptık, ancak bu değişim Lisans’ta yerleşen öğrenci sayılarını neredeyse hiç etkilemedi, bir miktar artış oldu. 200.000 yeni Anadolu ve Yabancı Dil ağırlıklı öğrencimiz varken, Lisans kazanan sayısı yalnızca 18.000 arttı.

Düz lise mezunları 180.000 kişi azalmış, ama ancak yerleşen toplam aday sayısı 80.000 azalmış. Yani bu öğrencilerde de, adı değiştirilen liselerdeki öğrencilerde de üniversite yerleşme başarısı düşük. Bu değişimler, Anadolu Lisesi yerleştirme başarısını % 50’lerin bir miktar üstünden % 50’lerin altına taşımış görünüyor. Ancak asıl sorun düz liselerde, bu liselerden mezun gençlerin % 20’si bile Lisans’a yerleşemiyor. Önlisans ile birlikte bile değerlendirdiğimizde üniversiteli olma oranı 3’te 1’lerde.

İmam Hatip Lisesi mezunu sayısı 200.000’den 222.000’e gelmiş. Lisans yerleşme sayıları 32.000’den 40.000’e yükselerek başarısını arttırmış görünüyor. Aynı şekilde ÖnLisans yerleşme oranı da bir miktar artmış. Ancak İmam Hatip Lisesi mezunlarının toplam üniversite yerleşme oranı Düz Lise mezunlarına çok yakın, 3’te 1’i üniversiteli olurken 3’te 2’si açıkta.

Askeri okullar ve Polis Okulları’nın az sayıda mezun vermelerine rağmen üniversite yerleşme oranları oldukça yüksek sayılabilir. Polis Okullarında oran geçen yıl oldukça yüksek iken bu yıl Polis Koleji mezunlarının da üniversite yerleşme oranları % 30’lar seviyesine gerilemiş.

Güzel Sanatlar Liseleri ve Spor Liseleri de az sayıda mezun veriyor olsa da, en düşük üniversiteli olma oranına sahipler, üniversiteye girmeye gerek duymuyorlar da diyebiliriz, sınava hazırlıktan çok uzaklar da diyebiliriz.

Meslek Liselerinin tamamına baktığımızda, başvuran aday sayısında çok fazla düşüş yok. Lisans yerleşen sayıları da geçen yıl ile neredeyse aynı. Ancak ÖnLisans yerleşme sayıları 200.000 civarından 100.000’lere inmiş görünüyor, ki bu da ÖnLisans kontenjanlarının boşluğunu açıklıyor.
Lisans programlarına yerleşmede geçen yıla göre en büyük artış Sağlık Meslek Lisesi mezunlarında. Geçen yıla göre 2 kat daha fazla aday Lisans programlarına yerleşmiş.

Büyük resimde Meslek Lisesi mezunlarının gerek başvuruda, gerekse başvuru sonrası tercih hakkını değerlendirmede çok geride kaldıklarını görmek mümkün. “Bu öğrencilerin ÖnLisans mezunu olması bir katma değer midir yoksa Meslek Lisesi eğitimi yeterli midir?” sorusuna benim yanıtım, bu öğrencilerin mesleki yeterliliklerinin çok iyi olduğu ve Meslek Yüksekokulu eğitimini özellikle Devlet Üniversiteleri’nde ve bir ilin ilçesinde almalarının çok büyük katkı sağlamayacağı yönünde.

Meslek Yüksekokullarının en iyi değerlendirmesi gerekenler Düz Lise mezunları. Onlar için en güzel iş hayatına giriş kapısı, bir Lisans programında laf olsun diye diploma almak yerine gerçek bir meslek sahibi olabilecekleri Önlisans eğitimi.

Lise türlerine göre başarılardan sonra, son olarak, üniversitelerin doluluk oranlarını değerlendirelim.

Lisans programlarında Devlet Üniversitelerindeki % 4’lük artış, sayısal olarak 14.000 kontenjana tekabül ediyor ve bu sayı bile Vakıf Üniversitelerinin doluluk oranının düşmesine etki ediyor. Zaten artmayan aday sayısında, Vakıf Üniversitelerinde artan kontenjanlar dolmamış, aynı sayıda öğrenci Vakıf Üniversiteli olmuş.

Aynı durum KKTC için de geçerli, aday sayısı değişmezken yapılan kontenjan artışı karşılık bulmamış, bir de üzerine tercih edilirlik azalmış ve doluluk oranlarında ciddi azalmalar yaşanmış.

 Önlisans programlarında da kontenjanlar arttırılmış. KKTC için büyük bir değişim söz konusu değil, zaten kontenjan da çok düşük. Ancak devlet ve vakıf üniversitelerinde artan kontenjan karşılık bulmamış, bir de üstüne yerleşen sayısı 100.000’e yakın azalınca, felaket gelmiş.

Açıköğretim Etkisi

Açıköğretim’in LYS puanı ile öğrenci almaya başlaması ve kontenjan artışı da toplam doluluk oranlarını etkilemiş görünüyor. 56.000’den 69.000’e çıkan kontenjanlara giren öğrenci sayısı geçen yıl 56.000’den 16.000’e düşmüş görünüyor. 54.000 boş kontenjan yalnızca Açıköğretim’de var. Bu da toplam devlet üniversitesi kontenjanlarının doluluk oranının azaldığı algısına neden oluyor.

Son olarak, yeni mezun – eski mezunların yerleşme durumlarına bakalım. Son sınıflarda başvuran aday sayısı çok az artmış. Ancak Lisans’a yerleşme oranları % 10, Önlisans’a ise % 50 - yüzde elli - azalmış.

İkinciye - üçüncüye hazırlananlarda ise Lisans’a yerleşme oranı oldukça artmış görünüyor. Bu önemli. Önlisans’ta da değişim hiç yok!

Daha önce bir üniversiteye yerleşip tekrar hazırlanan adayların Lisans’ta yerleşme oranı azalmış, ancak yeni mezunlara göre daha az azalmış. ÖnLisans’ta ise bu adayların yerleşme oranı da sayısı da artmış.

Üniversite mezunları Lisans’ta da Önlisans’ta da geçen yıla göre daha az başarılı olmuşlar. Ancak kaydını sildirip girenler bu yıl Lisans’ta daha başarılı bir performans sergilemiş.

Açık Öğretim programlarını geçtiğimiz yıllarda bu “kayıt sildiren” adaylar ve son sınıfı bitirenler dolduruyormuş diyebiliriz. Diğer adaylarda bu oran önceki yıllara göre daha az azalmış.

Tüm bu kontenjan analizlerine ek olarak, ekonomik durgunluk bu tercihlerin sonuçlarının en önemli sebebi. Hem Vakıf Üniversitelerine talebin artmaması, özellikle eğitim ücreti yüksek kontenjanların dolmaması, hem de öğrencilerin “İş Garantili” meslekler için “İş Garantili” zannettikleri bölümleri ve üniversiteleri seçmeleri, artık belli üniversitelerin ve belli bölümlerin dolmamasına neden oluyor.

Özellikle İBF programları (İşletme, İktisat, Uluslararası Ticaret, vb) iş bulunamaz algısı ile boş kalıyor. Genellikle aynı öğrenci YGS puanı ile Önlisans Sağlık programlarının “İş Garantili” olduğunu zannederek tercihlerini bu yönde yapıyor.

Tüm bunların üstüne, bir de tercih konusunda her yıl öğrencileri istatistiklere boğan “Uzman”lar bu yıl hem gençlerin hem de rehber öğretmenlerin kafasının karışması nedeniyle Önlisans tercihi yapmamasına neden oldular diyebiliriz. Yıllardır önceki yılın “puanına” ,“sıralamasına” bakan aday öğrenciler, bu yıl böyle bir veri görmeyince ne yapacaklarını şaşırdılar, korktular, tercih yapamadılar.

Oysa “Kariyer Danışmanlığı” ile “Tercih Danışmanlığı”nın farkını gençlere anlatabilmiş ve Önlisans mezunlarının da “Başarılı” olup “İş Bulabileceklerini” ve “Para Kazanabileceklerini” anlatabilmiş olsaydık, öğrenciler “4 yıllık olsun taştan olsun” ya da “2 yıllık okuyacağına hiç okuma daha iyi” gibi söylemlere takılmadan “Kendilerine uygun” mesleği -bölümü seçebilir ve üniversite eğitimi sırasında kendilerini geliştirip “İş bulup” “Para kazanabilirler”di.

Hala fırsat var. Özellikle de Düz Lise mezunları için…

 

 

 

Diğer Yazıları

Türkiye’nin liseleri

Hazır liseye geçiş sistemi değişmiş ve liseler Milli Eğitim Bakanı tarafından “Nitelikli – Niteliksiz” diye kategorize edilmişken, Türkiye’de liselerin durumu ve öğrenci profili ile ilgili sizlerle bildiklerimi paylaşmak istiyorum…

Devamını Oku 07.11.2017

Üniversiteye girişte yeni sınav sisteminin tercihlere yansıması

Sırayla YÖK ve ÖSYM açıklamaları sonrası üniversiteye girişte yeni sınav sistemi ile ilgili birçok bilgiyi öğrendik. Ancak hala belirsizlikler devam ediyor. Kolay kolay da bitecek gibi görünmüyor. Bu yılki gençler yine belirsizlikler içinde girecekler sınava ve tercih dönemine.

Devamını Oku 20.10.2017

Tercih yapmayanlara sorduk “neden?”

YÖK binlerce gence neden tercih yapmadığını sordu, anket yaptı.

Devamını Oku 18.09.2017
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
{$ item.DailyVideosDetails.Section_Title $}
LG
MD
SM
XS