Menopoz dönemi sorunları

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Yrd. Doç. Dr. Gülbu Tanrıverdi, kadınların menopoz döneminde düzenli beslenmesi, egzersiz yapması ve erken tanı yöntemlerine başvurmaları gerektiğini bildirdi.

28.01.2010 Perşembe 11:46
Tanrıverdi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, menopoz döneminde kadının ciddi bir değişim sürecine girdiğini söyledi. Bu dönemde kişinin üreme, sindirim, sinir, kalp ve damar gibi birçok sisteminin tamamiyle etkilendiğini belirten Tanrıverdi, şöyle dedi:

"Bu değişimle başetmenin birçok alternatif yolları vardır. En basitinden bir kadın doğum uzmanına gidilerek hormon tedavisine başlanabilir. Hormon tedavisiyle, eksik olan, yani onu o değişikliklere sürükleyen östrojeni suni olarak dışarıdan verebilirler. Aslında yaşanması gereken bir dönem değil. Yani sık sık egzersizini yapan, düzenli beslenen ve erken tanı muayenelerini yaptıran bir kadının korkacağı bir dönem değildir. "

Menopoz döneminde kemiklerde kalsiyum yetersizliğinin başladığını ve kırılmalar meydana geldiğini dile getiren Tanrıverdi, bu duruma bağlı olarak da kamburluklar ve kemik erimelerinin ortaya çıktığını kaydetti.

Tanrıverdi, bu dönemden, sindirim ve sinir sisteminin de etkilendiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

"Kabızlıklar başlıyor ve kişinin sindirim sistemi eskisi gibi çalışamıyor. Kişi daha sakin bir hayata giriyor. Östrojen hormonunun vücutta yarattığı etki artık azalmış ya da bitmiş durumdadır. Sinir sisteminde ise hafıza kayıpları, dikkatini toplayamama görülebiliyor.

Alzheimerın, menopoz sonrası dönemlerde kadınlarda daha fazla ortaya çıktığı gibi çalışmalar yapılmıştır. Bunların dışında kalp hastalıkları artıyor, kalp krizi riski erkeklerde daha fazlayken, menopoz sonrası dönemde kadınlarda erkeklere eşdeğer, hatta daha fazla kalp hastalıkları ortaya çıkıyor. Mesela deri kurumaları meydana geliyor.

Bu dönemde üreme sisteminde değişiklikler ortaya çıkıyor. Kişi ağrılı cinsel ilişkiler yaşıyor, üreme organlarında, göğüslerde küçülmeler ve sarkmalar meydana geliyor"

Menopozda klimakterik dönem

Yrd. Doç. Dr. Gülbu Tanrıverdi, menopoz öncesi ev sonrası dönemi kapsayan klimakterik dönemin 40-45 yaş aralığında başladığını ve yaşlılığa kadar devam ettiğini bildirdi.

Bu dönemde, östrojen hormonlarının azaldığını ve hatta bitme noktasına geldiğini vurgulayan Tanrıverdi, şunları kaydetti:

"Menopoz döneminde bu hormon ya bitiyor, ya da bitecek kadar azalıyor. Artık yumurta olmadığı için östrojen de salgılanmıyor ve menopozdan sonraki değişiklikler yaşlılığa kadar devam ediyor. Menopoz öncesi 2-6 yıllık bir dönem ile menopoz sonrası postmenopoz 6-8 yıllık bir dönemdir. Bunların hepsini içine alan dönem de klimakterik dönemdir. Ayrıca bir de vazomotor dönem vardır. Bu dönemde, sıcak basması ve gece terlemeleri gibi değişiklikler yaşanır. Bunların nedenleri hala daha tam olarak aydınlanamamıştır. Fakat vazomotor değişiklikler üzerinde stresin ve beslenme şeklinin çok büyük etkisi olduğu düşünülüyor. Mesela Asyalı kadınlarda sıcak basması çok komik rakamlardadır ama Avrupalı kadınlarda bu sayı oldukça yüksektir. Yani bu da, beslenme ve yaşam şeklinin bu şikayet üzerinde etkili olduğunu gösteriyor."

Menopoz döneminde beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç Dr. Gülbu Tanrıverdi, farklı besin çeşitleri tüketilmesi gerektiğini söyledi. Tanrıverdi, örneğin tahıl, meyve, sebze, haftada en az bir defa baklagillerden bir besin, her gün kepekli ekmek, haftada iki defa balık tüketilmesinin önemini vurgulayarak, katı yağlardan uzak durulmasını ve zeytinyağı tüketimine ağırlık verilmesini önerdi.