Cem Garipoğlu'nun babasına tahliye

Münevver Karabulut'un öldürülmesine ilişkin davada, Cem Garipoğlu'nun babası Mehmet Nida Garipoğlu'nun da araların da bulunduğu tutuklu dört sanığın tahliyesi kararlaştırıldı.

30.04.2010 Cuma 08:16
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan Mehmet Nida Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur'un tahliyesine karar verdi.

Böylece, davanın tek tutuklu sanığı olarak Cem Garipoğlu kaldı.

Münevver Karabulut cinayetinin bugünkü diruşmasında haklarında tahliye kararı verilen baba Mehmet Nida Garipoğlu Silivri Ceza İnfaz Kurumu'ndan çıktı.

Garipoğlu'nu karşılayan vatandaşların basın mensuplarının görüntü almaması için etten duvar örmeleri dikkat çekti.

Baba Garipoğlu'nun, ellinde siyah torbalar ile cezaevi aracından indiği görüldü.

DURUŞMADAN

Münevver Karabulut cinayetine ilişkin, Cem Garipoğlu, babası Mehmet Nida Garipoğlu ve annesi Tülay Makbule Garipoğlu'nun da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davanın 2. duruşması yapıldı.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Habib Kurt, Mehmet Karakayalı, Ahmet Batur ile tutuksuz sanıklar Tülay Makbule Garipoğlu ve Hayyam Garipoğlu katıldı.

Hayyam Garipoğlu: "Hiçbir ilgim yok"

Savunmasını yapmaya başlayan Hayyam Garipoğlu, Cem Garipoğlu'nun kaçırılmasında ve saklanmasında hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi.

Olayı sabaha karşı kız kardeşi Handan Güleç'in kendisini aramasıyla öğrendiğini ifade eden Garipoğlu, olayı öğrendikten sonra Cem'in teslim olması için emniyetle işbirliği yaptığını ve kardeşi Mehmet Nida Garipoğlu'na da telkinlerde bulunduğunu söyledi.

Garipoğlu, hukukçu bir aileden geldiklerini, suç işleyenin cezasınıçekmesi gerektiğine inandıklarını kaydetti.Davanın tutuklu sanıklarından Ahmet Batur'un olay gecesi kendisinigördüğüne dair beyanının doğru olmadığını, neden böyle söylediğini bilmediğini ifade eden Garipoğlu, şirketlerinde 400 araç bulunduğunu, şoförün kendisini içinde gördüğünü söylediği araçtan da en az 10 tane bulunduğunu anlattı.

Hayyam Garipoğlu, "Ahmet Batur ya yanlış ya da hayal gördü ya da ticari rakiplerimizle ilişkisi var. Bana zarar veriyor" diye konuştu.

Anne Garipoğlu: "Suçlamaları kabul etmiyorum"

Cem Garipoğlu'nun annesi Tülay Makbule Garipoğlu da hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini bildirdi.

Olay günü evde gördüğü kusmuğa benzer lekenin duvarla süpürgelik arasında olduğunu, hiçbir şekilde, herhangi bir leke silmediğini, zaten daha önce silinmiş olduğunu anlatan Tülay Makbule Garipoğlu, diğer lekeleri kendisine polislerin gösterdiğini söyledi.

Tülay Makbule Garipoğlu, evin hiçbir yerinde kan lekesi fark etmediğini anlattı. Olay günü saat 12.00 gibi, kızlarıyla birlikte evden çıktığını, akşamsaat 19.00 sıralarında da yine kızları ve büyük kızının İngilizce öğretmeniyle birlikte eve girdiğini belirten Tülay Makbule Garipoğlu, eve geldiklerinde oğlu Cem'i görmediğini ifade etti.

Kızı, öğretmenden ders alırken, kendisinin de diğer kızıyla birlikte başka bir odada oturduğunu, orada çok sayıda telefon görüşmesi yaptığını dile getiren Tülay Makbule Garipoğlu, oğlu Cem'i saat 21.00 sıralarında öğretmeni yolcu ederken, orta katta oturma odasının önünde gördüğünü anlattı.

Mahkeme Heyeti Başkanı'nın "Olay günü Cem Garipoğlu ile kaç kere telefonla görüştünüz?" sorusu üzerine anne Garipoğlu, evden çıktıktan sonra 5 kere görüştüklerini, ilk arayışında Cem'in kendisine karnının acıktığını ve evde yemek olup olmadığını sorduğunu, son olarak da eve geldiğinde Cem'i aradığını, o zaman açmayan oğlunun, ikinci arayışında cevap vererek, eve gelmekte olduğunu söylediğini kaydetti.Tülay Makbule Garipoğlu, "Cem ben eve geldikten sonra gelmiş. Kapıaçılınca bir alarm sesi olur ama ben duymadım. Kaçta geldiğini bilmiyorum. Saat21.00 sıralarında evde gördüm" diye konuştu.

"Testereden haberim yoktu"

Garipoğlu, oğlu Cem Garipoğlu'nun testere aldığına dair bir bilgisi bulunmadığını, kuru sıkı tabancası olduğunu da polisler bulduktan sonra öğrendiğini anlatarak, şöyle konuştu:

"Ben, olaydan sonra 40 gün bekledim. Sürekli gazete ve televizyonlardabu olaydan bahsediliyordu. O yapmamıştır, çıkar gelir diye evi kapamadım. Bazenannemde, bazen görümcemin yanında kalıyordum. Her yerde bu olaylar konuşuluyor. Bu olaylar soruluyordu. O nedenle kızları bile okula gönderemiyordum. Kızları uzaklaştırmak için Rusya'ya gittim. Rusya'ya gitmeden öncede polis ifadeye çağırmıştı. Orada, Rusya'ya büyük oğlumun yanına gideceğimi söyledim. Bana yurtdışına çıkış yasağım olmadığını söylediler. Rusya'ya 20 günlük vizemiz vardı. 20 günün ardından oradan ABD'ye geçtik. Oradaki konsolosluğa telefonumu ve adresimi bıraktım. Bu duruşmaya da ifade vermek için ABD'den geldim. 13 yaşındaki kızımın ABD'deki okulunun bitmesine 1.5 ay kalmıştı. Bir şeylerle oyalanmamız lazımdı. Yoksa ben çıldırırdım."

Karnı ağrıdı, revire gönderildi

Tutuklu sanık Cem Garipoğlu, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya gecikmeli olarak getirildi.

Amcası Hayyam Garipoğlu ile annesi Tülay Makbule Garipoğlu'nun ifadelerinin alınmasının ardından bir diyeceği olup olmadığı sorulan Cem Garipoğlu, cezaevinden duruşmaya rahatsızlığı nediyle geç getirildiğini söyledi.

Garipoğlu, "Biraz rahatsızım, karnım ağrıyor, revire gitmek istiyorum" dedi. Bunun üzerine Cem Garipoğlu'nun Bakırköy Adliyesindeki Adli Tabibe gönderilmesine karar veren mahkeme heyeti başkanı, duruşmaya öğle arası verdi.

Duruşmaya, tanıkların dinlenilmesiyle devam edileceği öğrenildi.

Cem'in annesi ağladı, Münevver'in annesi tepki gösterdi

Tülay Garipoğlu duruşmaya öğlen arası verildiği sırada gözyaşlarına boğuldu. Hıçkırarak ağlayan Tülay Makbule Garipoğlu'na, Münevver Karabulut'un annesi Nagehan Karabulut, "Neden ağlıyorsun, benim ağlamam lazım" diye bağırdı.

Münevver Karabulut cinayetine ilişkin yedi sanığın yargılandığı davada Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir'in, cesedin incelenmesiyle ilgili olay yeri görüntülerinden oluşan CD'yi projeksiyon makinesiyle duruşma salonunda izletmek istemesine sanık avukatları tepki gösterdi.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümüne, Cem Garipoğlu ve babası Nida Garipoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuklu beş sanık ile tutuksuz yargılanan anne Tülay Makbule Garipoğlu ve Hayyam Garipoğlu katıldı.

Duruşmada aralarında Münevver Karabulut'un okul arkadaşlarının da bulunduğu 12 kişi tanık olarak dinlendi.

Yapı marketinde tesisatçı olarak çalıştığını söyleyen tanık İdris Ciritçi, saat 14.00-15.00 sıralarında Cem Garipoğlu'nu, içinde testere bulunan beyaz poşetle marketten çıkarken gördüğünü kaydetti.

Münevver Karabulut'un okul arkadaşı Pelin Keleş de Cem Garipoğlu ile Karabulut arasındaki ilişkinin gayet düzgün olduğunu belirterek, "Münevver eteğini nadiren kısa giydiği zamanlarda aralarında tartışma olurdu. Münevver buna
kızdığını söylerdi. Cem, 'Eteğin çok kısa' diye uyarıyordu. Her ilişkide olabilecek kıskançlıklar oluyordu. Dikkat çekecek bir tartışmaları yoktu.Birbirlerini seviyorlardı ki beraberdiler" şeklinde konuştu.

Cem Garipoğlu'nun kız kardeşinin İngilizce öğretmeni Sinan Erciyes de olay günü giriş ve çıkışlarda Cem Garipoğlu'nu görmediğini, evde de herhangi bir terslik olmadığını söyledi.

Evde alkol kokusu almadığını ve kan lekesi de görmediğini ifade eden Erciyes, "Derse başladığımda biz Sakine Hanım'ın odasındaydık. Ders çalıştırdığım sırada kapı zili ve alarm duymadım. Tülay Makbule Garipoğlu ile küçük kızı yanımızda değildi. Makbule Hanım'ın ben eve girerken ve evden çıkarkenki yüz ifadesi normaldi. Herhangi bir telaşı yoktu" diye konuştu.

Garipoğlu ailesinin evine temizliğe giden Şennur Kasa da olaydan iki yıl önce işe başladığı dönemde Cem Garipoğlu'nun dolabında tırtıllı ekmek bıçağı bulduğunu ve bu bıçağı mutfağa götürdüğünü söyledi.

Kasa, haftada üç gün temizliğe gittiği evde Cem Garipoğlu'nun alkol ve testere gibi şeyler aldığını görmediğini dile getirdi.

Tülay Makbule Garipoğlu da bu bıçak olayını hatırlamadığını belirterek, tırtıllı ekmek bıçakları olduğunu söyledi. Cem Garipoğlu'nun evinin bulunduğu sitede bekçilik yapan Refik İmamoğlu da 14 villanın bekçisi olduğunu, etrafta sürekli dolaştığını, Cem Garipoğlu'nu evden tekerlekli valizle çıkarken gördüğünü, sorduğunda da Antalya'ya gideceğini söylediğini anlattı.

Kamera hala bozuk

İmamoğlu, villanın arka tarafında kalan kameranın o dönemde bozuk olduğunu, yöneticiye söylemesi üzerine tamir edilen kameranın tekrar bozulduğunu ve halen de bozuk olduğunu kaydetti.

Tanıkların dinlenmesinin ardından söz alan Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, sevk maddeleri, istenen cezaların alt ve üst sınırları aynı olmasına rağmen şoförün tutuklu olarak yargılandığını ifade ederek, "Delilleri
karartmada kurumlardaki etkinliği nedeniyle daha ehil olan Hayyam Garipoğlu mudur, şoför Ahmet mi? Hayyam Garipoğlu ve Tülay Makbule Garipoğlu'nun tutuklanmamış olması çok manidardır. Suç delillerinin daha fazla gizlenmemesi için tutuklanmalarını talep ediyoruz" dedi.

"Münevver Karabulut'un cesedine otopsi sırasında sperm bulaşması gibi olaylar nedeniyle Adli Tıp Kurumunun saygınlığının tartışılır hale geldiğini" söyleyen Epözdemir, iki gömlek ve içliğin, teknik ve uzman bilirkişilerin katılımıyla keşfe benzer bir uygulamayla taraf avukatlarının katılacağı bir ortamda incelenmesini istedi.

Avukat Epözdemir, ardından 15 dakikalık bir sunum hazırladığını dile getirerek, "Cinayetin tek başına işlenmediğini, çelişkilerin ortaya çıkarılması, delillerin tek başına karartılamayacağını göstermek için bu CD'yi savunma yaparken kullanmak için hazırladık. Savunma avukatı geçen celse harita üzerinde savunma yaptı. Adil yargılama yönünden bize de bu CD'yi izletme fırsatının verilmesini istiyoruz" diye konuştu.

Epözdemir, bu CD'nin, dosyada deliller arasındaki olay yeri inceleme CD'si olduğunu ifade ederek, ancak CD izletilirken müvekkilleri Süreyya ve Nagihan Karabulut'un duruşma salonundan çıkmak istediklerini anlattı.

Cem Garipoğlu'nun avukatı Aytekin Kaya da olay yeri görüntüleriyle ilgili oluğu için CD'nin izletilmesine itirazları olduğunu belirterek, "Dosyada bulunan CD'yi izleterek savunma yapılmasını anlamıyorum. Şu anda bu CD'nin izletilmesi aşamasına gelinmedi. Zaten her şey ortada. Bütün ne varsa söylenmiş. Eğer illa izletilecekse heyet önceden görsün, incelesin. Orada ceset var. Onu mu izleyeceğiz?" şeklinde konuştu.

Tutuklu sanık Mehmet Nida Garipoğlu'nun avukatı Metin Feyizoğlu da müvekkilinin olay yerinde olmadığını belirterek, maktulenin ailesinin yanında Cem Garipoğlu'nun ailesinin de bir travma yaşadığını, müvekkilinin de CD'yi izleyerek
bu manzarayı görmek isteyeceğini sanmadığını, izlememe hakkı olduğunu kaydetti.

Bunun müvekkiline sorulmasını isteyen avukat Feyizoğlu, bu işlemin esas hakkındaki mütalaadan sonraki aşama olduğunu dile getirdi.

Tutuksuz sanık Hayyam Garipoğlu'nun avukatı Orhan Kaya da avukat Rezan Epözdemir'in müvekkiliyle ilgili "tutuklanmaması manidardır" sözleriyle ve müvekkilinin kurumlardaki etkinliğinden söz ederken anlatmak istediğini
açıklamasını talep etti.

Avukat Epözdemir de bunun trajik bir cinayet olmasının yanında hunharca işlenmiş bir cinayet olduğunu belirterek, Hayyam Garipoğlu'nun tutuklu yargılanması gerektiğini söyledi.

Savcı talebin reddini istedi

Duruşmada söz alan diğer sanıkların avukatları da CD izletilmesi yönündeki talebe karşı çıktı.

Bu talebe ilişkin görüşünü açıklayan savcı da CD'nin müdahil tarafın savunma beyanlarını kapsar şekilde hazırlanması halinde izletilmesinde bir sakınca olmadığını ancak dosyadaki deliller arasındaki olay yeri inceleme CD'si olduğunun belirtildiğini, dosyadaki açık delil taraflarca bilindiğinden talebin reddedilmesini istedi.

Mahkeme heyeti başkanı da CD'nin avukatların önlerinde bulunan ekrandan da izletilip izletilmeyeceğini sordu. CD'nin ekrandan izletilebileceğinin belirtilmesinin ardından sanık avukatları söz alarak, duruşmaya kısa bir süre ara verilmesini, bu sırada mahkemenin talebi değerlendirmesini istedi.

Davada, sanıklar Tülay Makbule Garipoğlu ile Hayyam Garipoğlu'nun tutuklanması yönündeki talep reddedildi.

Cem Garipoğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 16 Temmuz'a erteledi.

Duruşmanın ardından gazetecilerin tahliyelere ilişkin sorularını yanıtlayan Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, "İlahi adaletin dediği olur. Ben yandım, başka babalar yanmasın. Kaç tahliye verildi? Nedeni, niçini sorgulanmadan verilen bir tahliye kararıdır. Ben mürekkep yalamadım. Hukuktan anlamıyorum ama anladığım bir şey var, adaletin önünde çaresiz kalmış bir babayım" diye konuştu.

İddianameden...

Dava iddianamesinde, katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun babası Mehmet Nida Garipoğlu'nun, "Tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak etmek"ten ağırlaştırılmış müebbet, Hayyam Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur'un "suçluyu kayırmak", anne Tülay Makbule Garipoğlu'nun da "suç delillerini yok etmek, gizlemek veya değiştirmek" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.

Yaş küçüklüğü dikkate alınarak hakkında, "Tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek" suçundan 18 ile 24 yıl arasında hapis cezası istemiyle Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan Cem Garipoğlu'nun dosyası da 11 Şubatta yapılan ilk duruşmada, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gerekçesiyle bu davayla birleştirilmişti.

"Delilleri karartma ve değiştirme" suçlaması ile 6 yıla kadar hapsi istenen Tülay Makbule Garipoğlu, 13 aydır yurtışındaydı.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye dönen anne Garipoğlu, "Keşke benim oğlum ölseydi de bunlar yaşanmasaydı" şeklinde açıklama yapmıştı.

Bir önceki duruşmada anne Garipoğlu ile Hayyam Garipoğlu için mahkemeye zorla getirilme kararı çıkarılmıştı.

Münevver Karabulut'un ailesinin avukatı dün mahkemeye bir dilekçe vererek Tülay Makbule Garipoğlu ile Cem Garipoğlu'nun amcası Hayyam Garipoğlu'nun tutuklanmasını istedi.