Enerji uzmanları, AB'nin İran'ın petrol ihracıyla ilgili yeni yaptırımlarının BM tarafından da kabul görmesi halinde, ham petrolünün yaklaşık 3'te 1'ini bu ülkeden temin eden Türkiye'nin petrol tedarikinde zorlanabileceği uyarısında bulundu.
Avrupa Birliği'nin (
AB),
İran'ın ham
petrol ihracatı konusunda yeni yaptırım kararları alması gözleri bu ülkeden
petrol ithal eden ülkelere çevirdi.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) 2010 verilerine göre dünya hem
petrol üretiminin yaklaşık yüzde 12'sini gerçekleştiren
İran'ın en önemli tedarikçileri arasında
Çin,
Hindistan,
Japonya ve Güney Kore yer alırken, Kasım 2011'de ham petrolünün yaklaşık yüzde 35'ini bu ülkeden temin eden Türkiye için
İran önemli bir kaynak olmayı sürdürüyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölümü başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Satman, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
İran'a
AB tarafından yeni yaptırımların uygulanacağının belli olduğunu vurgulayarak, bu konuda
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın olası yaptırım halinde
AB'nin değil BM'nin kararını dikkate alınacağına dair sözlerini anımsattı.
Türkiye'nin
petrol ihtiyacının yarıdan fazlasını
İran,
Rusya ve Kazakistan'dan karşıladığını belirten Prof. Dr. Satman, bu ihtiyacın 3'te 1'lik bölümünü ise tek başına
İran'ın karşıladığını söyledi.
İran'a
petrol ihracatı konusunda olası bir yaptırımın bu ülkenin dünya
petrol üretimindeki payı göz önünde bulundurulduğunda ciddi sonuçlar doğuracağını dile getiren Satman, "Dünyada artık oturmuş bir
petrol arz ve talep dengesi var.
Çok küçük artış ya da düşüş bile bu dengeyi bozmaya yetiyor.
İran gibi dünyanın
petrol üretiminin yaklaşık 10'da 1'ini karşılayan bir ülkeye yaptırım bu ülkeden
petrol alan Türkiye başta olmak üzere tüm ülkeleri olumsuz etkiler. Türkiye'nin de
petrol ithalinin yaklaşık yüzde 35'ini bu ülkeden yapması yaptırımın bize etkisinin boyutuyla ilgili yeterli bilgiyi veriyor."
"Petrol fiyatlarındaki artışı tetikler"TMMOB Petrol Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kul da
İran'ın yakınlığından dolayı
petrol nakliyle ilgili avantajlarının olduğuna dikkati çekerek, petrolün Nijerya ve
Venezuela gibi uzak ülkelerden ithalinin maliyetleri artıracağını söyledi.
Türkiye'nin
petrol tüketiminde yaklaşık yüzde 90 oranında dışa bağımlı olduğu düşünüldüğünde maliyetlerdeki artışın ciddi rakamlara ulaşmasının söz konusu olacağını vurgulayan Kul, "
İran dünyanın en önemli
petrol üreticilerinden biri. Günlük 3 milyon varilin üzerinde üretime sahip. Bunun da yaklaşık yarısını
Çin ve
Hindistan'a satıyor. Türkiye'de
İran için önemli bir alıcı konumunda. Ülkemizin ham
petrol ihtiyacının 3'te 1'inin
İran'dan karşılandığı düşünüldüğünde olası bir olumsuzluk bizim enerji faturamıza ciddi bir yük getirebilir" dedi.
Avrupa'nın sanayi gelişimini tamamladığını buna paralel olarak enerji tüketiminde belirli bir düzeyi yakaladığını, ama Türkiye'nin gelişmeye devam ettiğini ve enerji ihtiyacının her geçen gün artığını belirten Mehmet Kul, yaptırımın uygulanmaya başlamasıyla
petrol fiyatlarının yükselmeye devam edeceğini, bunun da Türkiye ekonomisine ve dolayısıyla vatandaşlara olumsuz etkisinin olacağını dile getirdi.
Maliye Bakanlığı tarafından geçen yıl hazırlanan "Ekonomik Veriler" raporuna göre Türkiye'nin ithal ettiği ham
petrol miktarı ile ithalata ödediği tutar yıllara göre, şu şekilde gerçekleşti.
YILLAR İTHAL EDİLEN HAM PETROL MİKTARI İTHALATA KARŞI ÖDENEN (bin ton) (milyar dolar) ------ ------------------------------ ----------------------
2002 23,707 4,1
2003 24,028 4,8
2004 23,917 6,1
2005 23,389 8,6
2006 23,786 10,7
2007 23,445 11,8
2008 21,833 15,6
2009 14,219 6,4
2010 16,873 9,6