kültür sanat

Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'

  1. Kültür Sanat
  2. Kitap

Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'

Suriye son yıllarda Türk-Rus ilişkilerinin odağındaki ülke. 2015'te uçak düşürülmesiyle patlak veren kriz aşıldı ve Rusya ile dostane ilişkiler yeniden tesis edildi. Suriye bundan 60 yıl önce de o dönemde Sovyetler Birliği olan Rusya ile Türkiye ilişkilerini, küresel bir boyut alan bir krizin içine sürüklemişti. Hatta gerilim o boyuta varmıştı ki, o dönemin iki süper gücünden biri olan Sovyetler Birliği, Suriye sınırına asker yığan Türkiye'yi, "Roketler uçmaya başlayabilir" diye tehdit etmişti. O krizin hikayesi, Gencer Özcan, Evren Balta ve Burç Beşgül'ün derlediği "Kuşku ile komşuluk" kitabında anlatıldı.



Türkiye'nin son yıllarda Rusya ile ilişkilerindeki belirleyici konu Suriye iç savaşı oldu. 24 Kasım 2015'te Türkiye'nin Rusya'ya ait savaş uçağını düşürmesiyle patlak veren ve ilişkilerin koptuğu krizden çıkış, 26 Haziran 2016'da kamuoyuna açıklanan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yazdığı mektupla başladı. Rus tarafının "özür", Türkiye'nin "kusura bakmasınlar" ifadesiyle öne çıkardığı mektupla tamirine girilen iki ülke ilişkilerindeki normalleşmenin, Erdoğan'ın 03 Mayıs 2017'deki ziyaretinde tamamlandığı Putin tarafından açıklandı.

58 yıl önce de yaşanmıştı

2015'ten başlayarak yaşanan bütün bu gelişmelerin odağındaki Suriye, Türkiye ve Rusya arasında ilk kez bir kriz meselesi olmuyordu. Bütün bunların yaşanmasından 58 yıl önce de Türkiye, Suriye sınırına asker yığmış ve "Üçüncü Dünya Savaşı"nın telaffuz edildiği bir bölgesel ve uluslararası krizin tam merkezinde kendine yer bulmuştu.

"Kuşku ile Komşuluk" kitabında

Soğuk Savaşın Ortadoğu'daki şekillenmesinin gerçekleştiği 1957'de yaşananlar, Gencer Özcan, Evren Balta ve Burç Beşgül'ün derlediği İletişim Yayınları'ndan çıkan "Kuşku İle Komşuluk" adlı kitapta yer aldı. İki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel panoramasının ortaya konduğu kitapta yer alan Kaan Kutlu Ataç'ın "Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-Rusya İlişkilerinde Suriye Boyutu" adlı makalesinde, 1957'de savaşın eşiğine gelinen sıcak günler anlatıldı.

Soğuk Savaş Ortadoğu'da

ABD'de yönetiminin ilk döneminde bulunan Başkan Eisenhower'ın izlediği Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ni (SSCB) çevreleme siyaseti çerçevesindeki başlıca çekişme alanlarından biri de dünya petrol rezervlerinin önemli bir bölümünü barındıran Ortadoğu'ydu. SSCB'nin güney kanadında bölgesel bir savunma paktı örme çabası çerçevesinde ABD Dışişleri Bakanı John Foster Dulles 1953'te Ortadoğu ülkelerine bir gezi gerçekleştirir. Dulles'ın izlenimi, Arap dünyasının liderliği için mücadele eden Cemal Abdül Nasır'ın Mısır'ının ve Suriye'nin böyle bir bölgesel paktı oluşturmak için başlangıç olamayacağıydı.

Mısır ve Suriye'nin farklı öncelikleri

Çünkü ABD ile bu iki ülkenin öncelikleri arasında farklılıklar vardı. ABD, "uluslararası komünizmden" endişe ederken Mısır için yakın ve açtık tehlike, İsrail ve İngiliz emperyalizmi; Suriye için ise Türkiye'nin bu ülkeye yönelik "emperyalist emelleri", Filistinli mülteciler sorunu, Arap-İsrail çatışması ve ABD'nin sağlayacağı ekonomik ve askeri yardımlardı.

ABD tam desteği Ankara'da bulur

Dulles'ın, ABD'nin endişeleriyle bire bir örtüşen desteği bulduğu ülke ise Türkiye olur. Ankara'yı ziyaretinde dönemin Başbakanı Menderes, "Sovyetler'in güneyden kuşatılması yönündeki güçlü desteğini" teyit eder ve Ortadoğu'da bir savunma örgütünün bel kemiği olabilecek Türkiye'nin öncelikli rol alabileceği mesajını verir. Bağdat Paktı da bu temel üzerinde kurulur. Bölgede emperyalist tepkilerin hedefindeki İngiltere'nin de üye olduğu paktın kurucularından Türkiye ile ilgili de Araplar, "Osmanlı geçmişini tekrar canlandırmak amacında olduğu" endişeleri taşımaktadır. Bu durum da Bağdat Paktı, amacınına aksine, Sovyetler'in etki sahalarını artırabileceği bir zemin hazırlar. Bağdat Paktı da Ortadoğu ülkelerinin endişelerinden çok ABD ve Türkiye'nin çıkarları temelinde yapılanınca, bir süre sonra da İngiltere'nin çıkarlarına daha çok hizmet eder hale gelince fazla uzun ömürlü olmaz.

Süveyş Savaşı

Süveyş Savaşı'nın ardından da Ortadoğu, pek çok yönden bugüne kadar süre gelen konumlanmaların ve sorunların biçimlendiği krizleri yaşar.

U-2'lerden habersiz Menderes'in mesajı

Savaştan sadece 9 gün sonra Başbakan Menderes 15 Kasım 1956'da ABD'nin Ankara Büyükelçisi Avra M. Warren'a bir memorandum ileterek, Moskova'dan şikayet eder. Mısırda güçlenen ve askeri dikkatini Suriye'ye yoğunlaştıran Sovyetler'in bölgede yerel savaş çıkartma noktasına gelmeleri muhtemeldir. Menderes'e göre, Türkiye'nin durumu çok hassastır; Rus uçakları, Türk toprakları üzerinde uçmaktadır. Uluslararası teamüller çerçevesinde Rus uçaklarının ihlallerine karşı önleme yapılacaktır. Suriye'nin bir Rus askeri üssü haline geldiğini söyleyen Menderes, Rus uçak ve gemileriyle Suriye'ye Türk hava sahası ve boğazları üzerinden personel ve savaş uçaklarının da bulunduğu malzemeler taşındığını ileterek, ABD'nin desteğini ister. Ancak Amerika'nın en önemli istihbarat kaynaklarından biri olan U-2 casus uçaklarının operasyonlarından Türkiye'nin henüz haberi yoktur. Dolayısıyla meselenin aslında haberdar olan Beyaz Saray, Menderes'in mesajından pek etkilenmez.

Sovyetler'le yakınlaşma

Süveyş Savaşı'yla birlikte Sovyetler'in Mısır ve Suriye ile ilişkileri yakınlaşır. Moskova bölgeye askeri teçhizat, silah ve teknik personel yardımı ile desteği verir; Suriye'ye demonte halde jetlerin yanı sıra askeri malzemeler gönderilir. Sovyet-Suriye yakınlaşması Türkiye basınında ihanet olarak yer alır.

Eisenhower Doktrini

10 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Gelişmelere ABD'nin tepkisi, başkanın adıyla anılan Eisenhower Doktrini olur. Bolşeviklerin Ortadoğu'da hakimiyet kurmak istediklerini düşünen Eisenhower, yerel bir çatışma tehdidinin küresel bir savaşa dönüşme riskinden de kaçınmak arzusundadır. Bu nedenle yerel savunma güçlerine daha az bağımlı olmak isteyen Eisenhower, Ocak 1957'de Kongre'den ABD Silahlı Kuvvetlerini bölgede konuşlandırma yetkisi ister ve alır.

Ürdün krizi tetikliyor

11 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Bölge ülkelerinin iç siyasetindeki bazı gelişmeleri, uluslararası komünizmin yayılmacılığıyla bağlantılı gören Eisenhower Doktrini'ne sığınan ilk lider, tahtını sallantıda hisseden Ürdün Kralı Hüseyin olur. "ülkenin bütünlüğünün bir komünizm tehdidi altında bulunduğunu" açıklayan Kral Hüseyin, Süvey Savaşı'ndan beri ülkede bulunan Suriye birliklerinin ülkeden çekilmesini ister. ABD, Ürdün'e on milyon dolar acil mali yardımda bulunarak, Doğu Akdeniz'deki 6. Filo'yu da alarma geçirir. Suriye'nin bu ülkeye karşı harekete geçeceğini düşünen ABD, Türkiye'den de Suriye sınırına askeri yığınak yapmasını ister. Ankara, Washington'un bu talebini öyle büyük bir heyecanla yerine getirir ki, Washington Türkiye'nin Suriye topraklarına girmesi ihtimaline karşın bu kez Menderes yönetimini uyarmak zorunda kalır.

ABD'de 'Suriye komünizme mi kayıyor?' endişesi

12 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Ürdün'de yaşananların ardından Suriye'deki seçimlerde Meclis'e Komünist Parti üyesi ve solcu milletvekilleri girer. Bir rafineri inşaatı ihalesinde ABD şirketleri ve Sovyet bloğu arasındaki çekişmenin kazananı bir Çekoslovak firması olur. Peşi sıra Sovyetler Birliği, Suriye'nin tarım üretiminin yarısını satın alır, Suriye'ye indirimli fiyatlarla silah satar.

ABD'nin darbe planı açığa çıkıyor

13 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Bunlar süregiderken Suriye yönetimi İngiltere'ye casusluk yapan bir şebekeyi ortaya çıkarıp tutuklar. Ardından da Şam, 1 Temmuz 1957'de ABD'nin hükümeti yıkmaya yönelik bir komplosunun ortaya çıkarıldığını dünyaya duyurur. Suriyeli üst düzey subayların ABD istihbaratıyla bağlantısına yönelik batı basınında da haberler çıkar. Bu durum Sovyetler Birliği, Suriye yakınlaşmasını hızlandırır; 6 Ağustos'ta Sovyetler Birliği ile Suriye arasında, silah satışı ve alt yapı yatırımlarını kapsayan askeri ve ekonomik anlaşma imzalanır. 12 Ağustos geldiğinde ise Şam, ABD ile arasındaki ipleri kopartan ABD'nin hükümeti devirme planını ortaya çıkarır.

Türkiye'nin sihirli formülü: 'Suriye komünizme kayıyor'

14 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Bu arada Suriye'nin komünizme doğru kaydığı yönündeki endişeler, Ankara için ABD'nin siyasi, mali ve askeri desteğini garanti eden sihirli formül olarak işe yarar. 1956 sonlarına doğru Türkiye ekonomisindeki kötü gidişatın da etkisiyle, bölgesel krizleri müttefiki ABD'den daha fazla mali ve askeri yardım alabilmek adına fırsata çevirmenin yolunu bulmuş gibi görünen Menderes hükümeti de 3 Eylül'de harekete geçer: "Eğer Araplar bir girişimde bulunmayacaksa, komünizmin kontrol ettiği Suriye'ye müsamaha gösterilmeyecek, Suriye üzerinde tek taraflı harekete geçilecektir." Washigton Türkiye'nin bu çıkışına yeşil ışık yakar ve Türk hükümetini cesaretlendirir. Bu arada Suriye krizini, iç siyasetin aracı haline getiren Menderes, 4 Eylül'de, 1958'de yapılması gereken genel seçimlerin erkene alındığı kararını açıklar.

Sovyetler'in yanıtı

15 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
10 Eylül'de Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Gromyko, Moskova'da düzenlediği basın toplantısında konuşur. SSCB'nin Suriye ilişkilerindeki suçlamaları uydurma olarak niteler ve ABD'nin Ortadoğu'ya ve Suriye'ye müdahale etmek için bunu bir bahane olarak kullandığını belirtir.

'Türkiye sınırına asker yığılsa' tehdidi

16 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Sovyetler Birliği Başbakanı Nikolay Bulganin'in de aynı gün Menderes'e bir mektup gönderek Sovyetler'in Türk askerinin sınıra konuşlanması ve Amerikan askeri malzemelerinin gönderilmesi gerçeğini gözardı etmeyeceği uyarısında bulunur. Bulganin, "Acaba Türkiye kendi sınırlarına yabancı askeri birliklerin yığınak yapması durumunda ne hissedecektir?" diye de tehditte bulunur.

Suriye-Mısır birleşiyor, kriz ivme kazanıyor

17 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
14 Eylül'de Suriye ile Mısır Şubat 1958'de tek bir devlet çatısı aldında birleşecekleri kararını aldıklarını dünyaya duyurur. 18 Eylül'de Suriye ekonomisinin kalkınması konusunda temaslarda bulunmak üzere Sovyet heyeti Şam'a gelir. 21 Eylül'de ise bir destroyer ve kruvazör, süresi billi olmayan bir iyi niyet ziyareti kapsamında Lazkiye limanına demirler. Bu ziyaret, Suriye Genelkurmay Başkanı El Bizri'nin ABD 6. Filosu'nun Türk karasularında güç gösterisi yaptığı iddilaranını hemen ardından gerçekleşmiştir. Bu gelişmeye paralel olarak Sovyetler de Türkiye'yle olan sınırları boyunca askeri yığınak yapar.

Menderes'in Sovyetler'e yanıtı

18 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Menderes Bulganin'in mektubuna 30 Eylül'de cevap verir: Suriye'nin ihtiyacından fazla bir şekilde silahlandığını belirtir. Sovyetler'in bu ülkenin hamiliğini yapmasından şikayet eder, Türkiye'nin tedbirlerinin kendini korumak için olduğunu ve herhangi bir saldırı niyeti bulunmadığını ifade eder ve Sovyetler'e de bölge ve Suriye üzerinde yürüttüğü politikalardan vazgeçmesini tavsiye eder.

Sovyetler Birliği: 'Roketler de uçmaya başlayabilir'

19 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Sovyetler'in mesajı, Doğu Almanya Büyükelçiliği'nin 7 Ekim 1957'de New York Times'ta yayımlanan demecindedir: "Savaş anında Türkiye bir gün bile dayanamaz. Savaş çıkarsa biz Türkiye'ye yakınız fakat siz Amerikalılar uzaktasınız. Silahlar ateş etmeye başlarsa roketler de uçmaya başlayabilir. O zaman bu konuda düşünmek için dahi geç kalınmış olur."

Nizip-Cerablus sınırında çatışmalar

20 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
8 Ekim'de uluslararası kamuoyu Nizip-Cerablus sınırında Türk jandarmalarla Suriye polisleri arasındaki küçük çaplı çatışmaları haber almaya başlar. Suriye Dışişleri Bakanı, BM Genel Sekreterine bir mektup göndererek, Suriye sınırında yığınak yapan Türk ordusunun yarattığı tehlikeden bahseder.

CIA: 'Türkiye, ABD'nin niyetlerini yanlış değerlendiriyor'

21 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev'in tehdidi, Ankara'nın Suriye'ye baskı politikasını etkilemez. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin bu tutumundan endişelidir. Dulles'a 14 Ekim'de sunulan bir raporda, Suriye'nin açık ve ikna edici saldırgan bir tutumu olmaksızın Türkiye'nin tek taraflı bir müdahalede bulunmasının Amerika'yı zor durumda bırakacağı belirtilir. Türkiye'nin, Suriye sınırında düzenleyeceği tatbikatların ve Suriye üzerinden gerçekleştirdiği uçuşların çatışmaya dönüşmesi endişesini CIA de taşımaktadır. CIA'e göre Türkiye, Suriye konusunda ABD'nin niyetlerini muhtemelen yanlış değerlendirmektedir.

ABD: 'Sovyetler saldırırsa karşılıksız kalmaz'

22 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Kruşçev'e cevap da ABD'den gelecektir. Dulles 16 Ekim'de yaptığı basın toplantısında Türkiye'ye Suriye veya Sovyetler'den bir saldırı gerçekleşirse bunun karşılıksız kalmayacağını, ABD'nin de yalnızca savunmada kalmayacağını belirtir.

Karşılıklı askeri mesajlar

23 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Sovyetler ve Mısır'ın Lazkiye'deki askeri varlığına ABD, 18 Ekim'de 6. Filosu'na bağlı savaş gemilerinin İzmir limanını ziyaretiyle cevap verir. ABD'nin bu hamlesine Moskova 23 Ekim'de, İkinci Dünya Savaşı'nın ünlü kahramanı Savunma Bakan Yardımcısı Mareşal Konstantin Rokossovski'yi Trans-Kafkas Askeri Bölgesi Komutanı atamasıyla karşılık verir. SSCB'nin on sekiz askeri bölge komutanının yalnızca dördünün mareşal rütbesinde olduğu ve bölgenin Ortadoğu'ya açılan kapıyı kontrol ettiği göz önüne alınırsa bu atama dikkat çekicidir.

Rus donanması Karadeniz'de, NATO uçakları Doğu Akdeniz'de

24 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Sovyetler'in Kafkasya'da kara birlikleri, Karadeniz'de ise donanma birlikleri tatbikata başlar. Tam da bugünlerde NATO'nun Akdeniz'deki planlı tatbikatlarından Red Epoch (Kızıl Çağ) ile ilgili bir basın açıklaması gelir. Suriye'deki gelişmeler göz önüne alınarak NATO Başkomutanı General Norstad imzasıyla yapılan basın açıklamasında tatbikatın rutin olduğu ve Türkiye anakarası ile Kıbrıs'ın ortasından geçen kuzey-güney çizgisinin doğusundaki alanda yapılan uçuşların tatbikata dahil olmadığı belirtilir.

Suriye, BM'ye başvuruyor

25 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Bölgede bu gelişmeler yaşanırken Suriye, 15 Ekim'de BM Genel Kurulu'na müracaat ederek, konunun Genel Kurul gündemine alınmasını talep eder. Suriye'nin sunduğu memorandumda, "Suriye sınırındaki Türk birliklerinin Suriye'nin güvenliğine, açık bir askeri tehdit olduğu belirtilir. Suriye hava sahasında yaşanan ihlaller, Suriye kara sınırından bu ülkeye yapılan saldırılar ve sınır çatışmaları, kışkırtıcı eylemlerin amacı yabancı bir etkiyle Suriye politikasının etkilenmesi veya Suriye hükümetinin devrilmesidir. BM Sözleşmesi çerçevesinde gereğini yerine getirmelidir. BM, sınırdaki sorunu yerinde incelemek üzere bir komisyon kurmalı ve sonucu kurula sunmalıdır." Sovyet delegasyonu da Suriye'nin önerisini destekler. Genel Kurul Suudi Arabistan'ın aracılık inisiyatifinin sonucunun beklenmesine karar vererek bu konudaki gündemi 22 Ekim'e erteler.

26 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
22 Ekim'de Menderes, BM Genel Kurul'nda görüşmeler başlamadan önce ABD Ankara Büyükelçisiyle görüşür. Türkiye açısından Suriye krizi hiç olmadığı kadar ciddi boyuttadır ve Türkiye, Suriye sınırı boyunca askeri hazırlık durumunu muhafaza edecektir.

Kruşçev: 'Barışa! barışa!'

27 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
Suriye meselesi 12 Ağustos'ta Suriye'de darbe girişiminin açığa çıkarılmasıyla birden bire krize dönüştüğü gibi aynı hızda ivmesini kaybeder. Kruşçev, Moskova'da Türk Büyükelçiliği'nin 29 Ekim resepsiyonuna katılır ve "barış işareti" olarak resepsiyona katıldığını" söylerek kadehini kaldırır: "Barışa! barışa! Savaş isteyen kahrolsun! Bırakın tek başına savaşsın! Fakat niye savaş konuşuyoruz ki? Savaş olmayacak".

Zayıf düşünce dost, güçlenince rakip

28 / 28
Türkiye ve Rusya 60 yıl önce de Suriye krizi yaşamıştı: 'Roketler uçmaya başlayabilir'
"Kuşku ile Komşuluk" adlı kitapta Türk-Rus ilişkilerinde "kurucu mit" işlevine sahip olarak nitelenen, "Sovyetler'in Türkiye'den toprak ve Boğazlar'da üs talebi" olarak yer eden meselenin aslı da Behlül Özkan'ın "1945 Türkiye-SSCB Krizi" adlı makalesinde anlatılıyor. İki ülkenin ortak tarihinden Rus Kilisesi’nin Tarihsel Rolü'ne, ekonomik ilişkilerden enerji ve Avrasyacılığa kadar pek çok konunun değişik yazarların makaleleriyle masaya yatırıldığı kitapta Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin yükselişi ve gerilemesini 1992-2015 yılları arasında değerlendiren Şener Aktürk, "zayıf düştüklerinde dost, güçlendiklerinde rakip, iki jeopolitik aktör" olarak niteliyor.
{$ nextTitle $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}

{$ item.Description $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

{$ item.Category.Title $}

{$ item.Title $}

ilgili haberler

 
LG
MD
SM
XS