Tarihte bugün: 10 ağustos

Tarihte bugün: 10 ağustos

Türk milletinin idam hükmü anlamına gelen Sevr Antlaşması 1920'de İstanbul hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalandı.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri, savaştan sonra yenilmiş devletlerle ayrı ayrı barış antlaşmaları yapmışlardı. Osmanlı Devleti ile hemen barış yapmaya yanaşmıyorlardı.
 
Hazırlayacakları barış şartlarını Osmanlı hükümetine kabul ettireceklerinden emindiler. Fakat mütarekeden sonra, aradan geçen iki sene içinde, milli kurtuluş hareketi başlamış, Ankara'da yeni bir Türk hükümeti kurulmuştu.
 
Bu sırada İtilaf Devletleri, San Remo Konferansı'nda Osmanlı devletine teklif edecekleri barış şartlarını hazırlayarak, 22 nisan 1920'de Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak barış konferansına davet ettiler.
 
Padişah, eski Sadrazam Tevfik Paşa'nın başkanlığında bir heyeti Paris'e gönderdi. 30 nisanda Mustafa Kemal, TBMM hükümetinin kurulduğunu bütün devletlerinin dışişleri bakanlıklarına bildirdi.
 
Bu suretle, İstanbul hükümetine kabul ettirecekleri barış şartlarını Türk milletinin ve yeni hükümetin kabul etmeyeceğini haber vermek istemişti.
 
Paris'e gelen Tevfik Paşa, barış şartları kendisine bildirildiği zaman, "barış şartları bağımsız bir devlet kavramı ile bağdaşamaz" diyerek görüşmelere girmedi. Esasen İtilaf Devletleri arasında da bir birlik yoktu.
 
Fransa güney cephesinde Ankara hükümeti ile mütareke yapmıştı. Müttefikler arasındaki bu anlaşmazlık barış görüşmelerini uzattı.
 
İtilaf Devletleri, barış şartlarını diplomasi yoluyla kabul ettiremeyeceklerini anlayınca, Yunanların Anadolu içlerine doğru ilerlemelerine izin verdiler. Bir taraftan da İngilizler Mudanya ve Bandırma'ya asker çıkardı.
 
Tevfik Paşa'nın barış görüşmelerini terk ederek geri dönmesi üzerine İstanbul Hükümeti, Damat Ferit Paşa başkanlığında ikinci bir heyet gönderdi.
 
Eski Milli Eğitim Bakanı Hadi Paşa, eski Danıştay Reisi filozof Rıza Tevfik, Bern Büyükelçisi Reşat Halis'ten meydana gelen heyet Paris'e giderek, Osmanlı devleti için ebedi bir leke olan Sevr Antlaşması'nı imzaladı.
 
TBMM Hükümeti bu antlaşmayı tanımadı. Meclis Misak-ı Milli'ye yemin ederek, Türk topraklarının parçalanmasına müsaade etmeyeceğini dünyaya ilan etti.
 
Mustafa Kemal, idamımıza hükmeden düşmanlarımıza karşı daha azimkarane ve daha kuvvetli mukavemet çarelerini düşünmek gerektiğini söyleyerek bu antlaşmayı tanımadığını belirtti.
 
Sevr Antlaşması'nın hükümleri
 
1 - Osmanlı devleti, İstanbul ve çevresi ile Anadolu'da küçük bir toprak parçasından ibaret olacak, fakat Osmanlılar, antlaşma hükümlerine saygı göstermezlerse ve uymazlarsa, İstanbul da ellerinden alınacaktı. Osmanlı sınırları, Trakya'da Midye'nin çok daha doğusundan başlayarak Büyük Çekmece Gölü'ne inecek, bu hattın batısında kalan Trakya, Yunanistan'a verilecekti. Güney sınırı ise İskenderun Körfezi ile Antalya Körfezi arasında bulunan Karataş Burnu'ndan başlamak suretiyle Antep, Urfa ve Mardin'i dışta bırakarak Irak sınırına varacak.
2 - Boğazlar, savaş zamanında bile bütün devletlerin gemilerine açık bulundurulacak ve özel bir bayrağı ve bütçesi olan bir Avrupa komisyonu tarafından kontrol edilecekti.
3 - İngiliz, Fransız, İtalyan ve Japonlardan kurulacak bir komisyonun adli kapitülasyonların yerine geçmek üzere, koyacağı bir usulü Osmanlılar kabul edeceklerdi. Kapitülasyonlardan bütün müttefik uyrukları yararlanacaktı.
4 - İngiliz, Fransız, İtalyan ve Osmanlılardan kurulacak bir komisyon, Türkiye'nin servetini düzenleyecek, bütçe üzerinde son sözü söyleyecek, Türk parasının cins ve miktarını belirleyecek ve bu komisyonun onayı olmadıkça Osmanlı devleti iç ve dış borç alamayacaktı. Yıllık gelir, bu komisyon tarafından, komisyonun ve işgal kuvvetlerinin masrafları, savaş sırasında zarar görmüş olan Müttefik Uyruklarının zararları için ayrıldıktan sonra geri kalan, Osmanlılar için harcanacaktı. Osmanlı üyeleri, bu komisyonda yalnızca danışman olarak bulunacaktı.
5 - Azınlıklar her derecede okul açabilecekti.
6 - Türkiye'nin askeri kuvveti, 10 bini jandarma olmak üzere 50 bin olacak ve top bulunmayacaktı. Subayların yüzde 15'ini müttefik veya tarafsız devletler subayları oluşturacak, zorunlu askerlik hizmeti olmayacaktı.
7 - Osmanlı donanması sınırlı olacak, askeri uçak bulunmayacaktı. Türk Silahlı Kuvvetleri, müttefik komisyonlarının kontrolünde olacaktı.
8 - Antlaşmanın uygulanmaya başlamasından bir süre sonra Kürtler, Doğu Anadolu'da bağımsız bir kuruluş meydana getirmek isterlerse ve onların bu istekleri Cemiyet-i Akvam tarafından kabul edilip Osmanlılara tavsiye edilirse, Osmanlılar bu tavsiyeyi yerine getireceklerdi.
9 - Van, Erzurum, Bitlis ve Trabzon illerinin bulunduğu alanda, bir Ermenistan devleti kurulacak, sınırlarının tayini ABD Başkanı'nın hakemliğine bırakılacaktı.
10 - Hicaz, bağımsız bir devlet olacak, Osmanlılar Mısır üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek, Suriye, Irak ve Filistin için alınan bütün kararları da kabul edecekti.
11 - Oniki Ada, İtalyanlara, Akdeniz'deki diğer adalar Yunanlara bırakılacaktı.
12 - İzmir, Türk egemenliğinde kalacak, fakat Osmanlı devleti, egemenlik haklarını Yunanistan'a bırakacak, İzmir kalelerinden birinde Türk bayrağı dalgalanacaktı.
 
Ayrıca Suriye Fransa ve Irak İngiltere'ye veriliyordu. Sevr, ölü doğan bir antlaşma oldu. Türkiye'yi parçalayan ve Türklerin bağımsızlığını yok edip kölelik durumuna düşüren bu antlaşma, TBMM'nin direnç ve inancını artırdı.
 
İtilaf Devletleri, işledikleri tarihi yanılgıyı bir sure sonra göreceklerdi. TBMM, bu antlaşmayı hiç dikkate almadan Türk ulusunun bağımsızlığını ve Misak-ı Milli'yi silahının gücüyle kabul ettirmek için mücadelesine devam etti.
 
Günün diğer önemli olayları
 
1792: Fransa'da krallık kaldırıldı.
1876: Padişah V. Murat akli dengesini yitirdiği gerekçesiyle tahttan indirildi.
1893: İlk dizel motor prototipi Almanya'da Krupp fabrikalarında denendi.
1898: Ressam Elif Naci, Gelibolu'da dünyaya geldi.
1914: İngiliz donanmasından kaçan Alman zırhlıları 'Goeben' ve 'Breslau', Çanakkale'den geçerek Osmanlı devletine sığındı. Bu zırhlılara 'Yavuz' ve 'Midilli' adları verildi.
1920: 'Yenigün' gazetesi Ankara'da yayımlanmaya başladı.
1950: Bulgaristan'ın asimilasyon politikası üzerine Türkiye'ye göç başladı. 1951'e kadar 150 binden fazla Türk göç etti.
1952: Harlem basketbol takımı gösteri maçları için İstanbul'a geldi.
1954: Murat Güler, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk Türk yüzücü oldu.
1982: Ermeni asıllı Türk vatandaşı Artin Penik, ASALA'yı protesto etmek için Taksim meydanında kendini yaktı.
1994: Türkiye'nin ilk uydusu Türksat 1B, Fransız Guyanası'ndaki Kourou Üssü'nden fırlatıldı. Böylece Türkiye, uzayda uydusu olan 18 ülke arasına girdi.
1997: Güney Afrika Cumhuriyeti, insan hakları ihlalleri ve Kıbrıs sorununu gerekçe göstererek Türkiye'ye askeri helikopter satışını durdurdu.
 
Tarihte bugün arşivi

Ekim ayı arşivi
Kasım ayı arşivi
Aralık ayı arşivi
Ocak ayı arşivi
Şubat ayı arşivi
Mart ayı arşivi
Nisan ayı arşivi
Mayıs ayı arşivi
Haziran ayı arşivi
Temmuz ayı arşivi
1 ağustos
2 ağustos
3 ağustos
4 ağustos
5 ağustos
6 ağustos
7 ağustos
8 ağustos
9 ağustos

{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS