"Türkiye insan haklarını korumada geriledi"

"Türkiye insan haklarını korumada geriledi"

"Türkiye insan haklarını korumada geriledi"

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye'de geçen yıl ifade özgürlüğündeki kısıtlamalar nedeniyle yargılanan ve cezalandırılan kişilerin sayısında artış olduğunu savundu.

Merkezi ABD'de bulunan örgütün Örgütün (HRW) yayımladığı "Dünya Raporu 2008"de, Türkiye'de insan haklarının korunması konusunda son zamanlarda gerileme yaşandığı ileri sürüldü.
 
Raporda, 2007 yılında ifade özgürlüğündeki kısıtlamalar nedeniyle yargılanan ve cezalandırılan kişilerin sayısı ile "uluslararası insan hakları hukukuna aykırı tartışmalı mahkeme kararı" sayısında artış olduğu kaydedildi.
 
Gazeteci Hrant Dink cinayeti öncesi ve sonrasındaki gelişmelerin ayrıntılı biçimde değerlendirildiği raporda, "ifadenin suç sayılmasının, Türkiye'de insan haklarının korunmasının önündeki en büyük engel olduğu" görüşü dile getirildi.
 
Raporda, Hrant Dink'in 2006 yılında yazılarından ve konuşmalarından dolayı sık sık kovuşturmaya uğradığı ve Türk Ceza Kanunu'nun 301'nci maddesi uyarınca yargılandığı için olumsuz bir şekilde gündeme geldiği belirtildi.
 
Raporda, Hrant Dink'in oğlu ve Agos gazetesinin editörü Arat Dink ve gazetenin imtiyaz sahibi Serkis Seropyan'ın da 301'nci madde uyarınca "Türklüğü aşağılamak" suçundan bir yıl ceza aldıkları, cezalarının daha sonra ertelendiği hatırlatıldı.
 
Türkiye'de insan hakları savunucusu bazı kişilerin ölüm tehditleri aldığı, derneklere yönelik "uzun ve yorucu kayıt prosedürleri ile yasal kısıtlamaların" devam ettiğini öne sürülen raporda, hükümetin 301'nci madde gibi ifade özgürlüğü önündeki engelleri kaldırma konusunda gerekli adımları atmadığı eleştirisine yer verildi.
 
Raporda, DTP hakkında açılan kapatma davasının hala Anayasa Mahkemesi'nde beklemede olduğu, birçok parti yetkilisi hakkında çeşitli ifadelerinden ötürü dava açıldığı kaydedildi.
 
Türkiye'de mahkemelerin hak ihlali ve görevi kötüye kullanma ile suçlanan güvenlik güçleri mensuplarına karşı müsamaha gösterdiği iddia edilen raporda, Kızıltepe'de Ahmet ve Uğur Kaymaz'ın öldürülmesi davasında sanık olan dört polis memurunun beraat etmeleri bu iddialara örnek gösterildi.
 
Küba ve Venezuella'ya suçlama
 
Raporda, 18 aydır iktidarı kardeşi Raul Castro'ya devreden Küba lideri Fidel Castro'nun dizginleri devretmesinin "hiçbir değişikliğe yol açmadığı" belirtildi.
 
Küba hükümetinin tutuklamalara, suç işlemeye, siyasi nedenlerle kısıtlamalara ve işten atmalara devam ettiği gibi eleştirilen yer aldığı raporda, Kübalıların sistematik olarak ifade özgürlüğü, özel yaşam, toplanma ve dernek kurma gibi temel haklarından yoksun kaldığı kaydedildi.
 
Raporun Venezuela ile ilgili kısmında, Devlet Başkanı Hugo Chavez'in sosyalist rejiminde basının bağımsızlığının ciddi ölçüde kısıtlandığı, ülkenin en eski ve popüler kanalı Radio Caracas Television'un (RCTV) kapatılmasıyla örneklendirildi.
 
İsrail'in haziran ayında Hamas'ın kontrolüne geçen Gazze Şeridi'ne uyguladığı ablukanın eleştirildiği raporda, bu uygulamanın bir "toplu cezalandırma" olduğu ifade edildi.
 
HRW raporunda, "İsrail'in Gazze ablukası, burada yaşayan insanları ihtiyaç duydukları yiyecek, yakıt ve ilaçtan mahrum bırakmaktadır. Bu, uluslararası kanunları ihlal eden bir toplu cezalandırmadır" ifadesine yer verildi.
 
İnsan haklarının 2007'de Irak'ta daha da kötüleştiği belirtilen raporda, Amerikan ordusunun Şubat 2007'de başlattığı güvenlik planına rağmen bu ülkede sivillerin öldürülmesinin ve etnik temizliğin devam ettiği kaydedildi.
 
Raporda, Çin'in insan hakları konusunda verdiği sözleri tutmadığı ve bu yıl Çin'de düzenlenecek Olimpiyat Oyunları dolayısıyla, uluslararası toplumun bu ülkeye baskı yapması istendi ve "Olimpiyat Oyunları dolayısıyla Çin'e uluslararası baskı yapılması, bu ülkedeki insan haklarının iyileşmesine katkı sağlayabilir" denildi.
 
Sudan'ın batısındaki sorunlu bölge Darfur konusuna da yer verilen raporda, bu bölgede sivillere yapılan kötü muamele eleştirildi ve "2007 boyunca çatışan taraflar, sivillere karşı kötü davranmıştır" denildi.