Nişanda katliam: 44 ölü

Nişanda katliam: 44 ölü

Türkiye, tarihindeki en büyük silahlı saldırı olayını yaşadı. Haber Mardin'in Mazıdağı ilçesinden geldi. Bilge köyünde iki gencin nişan törenini basan silahlı saldırganlar, kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden tam 44 kişiyi öldürdü. Saldırının sebebi, ilk bilgilere göre ne terör ne kan davası. Sebep, husumet. Olayla ilgili olarak 12 kişi gözaltında. Üstelik zanlılar öldürdükleri insanların akrabası. Saldırganların iki gencin evlenmesini istemedikleri için katliamı gerçekleştirdikleri sanılıyor.

Saldırıda 6'sı çocuk, 17'si kadın 44 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. Olayda, gelin ve damat da hayatını kaybetti.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, saldırıda ölen kadınlardan 3'ünün hamile olduğunu söyledi.

Olayla ilgili 12 kişi gözaltına alındı. Köyde sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Saldırı sonucu 250 nüfuslu köyün dörtte biri öldü. Saldırının, şimdiye kadarki en kanlı olay olduğu belirtiliyor.

ÖLENLERİN İSİMLERİ


"Köy muhtarı Hacı Halim Çelebi, Hüseyin Çelebi (1), Abdulvahap Çelebi, Cemil Çelebi, Cemil Çelebi, Abdulkadir Çelebi, Mehmet Çelebi, Kenan Çelebi, Ali Çelebi, Şükrü Çelebi (15), Kerim Çelebi, Murat Çelebi, Savaş Çelebi, Halil Çelebi, Salih Çelebi, Halime Çelebi, Şükran Çelebi (6), Arife Çelebi, Şükriye Çelebi, Sevgi Çelebi, Muhittin Çelebi, Fesih Çelebi, Abdullah Çelebi (3), Emine Çelebi, Zekiye Çelebi, Mehmet Salih Çelebi, Salih Çelebi, Yıldız Çelebi, Seniha Çelebi, Şehmuz Çelebi, Seyri Çelebi, Neriman Çelebi, Sevim Çelebi, Yasemin Çelebi (6), Ayhan Çelebi, Mithat Arı, Habib Arı, Ruşen Arı (3), Kafiye Arı, Abide Akyol, Orhan Akyol, Kevser Akyol, Mehmet Akyol ve köy imamı Hacı Kazım Bozan."



Mezarlar kazıldı, 43 kişi toprağa verildi

Saldırının ardından köyde iş makineleri mezar kazdı.

Saldırıda yaşamını yitiren 44 kişiden otopsileri yapılan 39 kişinin cesedi gruplar halinde Bilge Köyüne getirildi.

Hayatını kaybeden 39 kişinin cenazesi, kılınan namazın ardından toprağa verildi. Cenaze törenine Vali Hasan Duruer, Mazıdağ Kaymakamı Aytaç Akgül, ölenlerin yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Öte yandan, silahlı saldırıda hayatını kaybeden Arı ailesinden damat Habib Arı ile babası Mithat, annesi Kafiye ile 3 yaşındaki kız kardeşi Ruşen Arı'nın cenazesi Diyarbakır'da toprağa verildi.

Yaşamını yitiren 4 kişi Yeniköy Camisinde kılınan cenaze namazından sonra Yeniköy Mezarlığı'na defnedildi. Defin işlemi sırasında kadınlar ağıt yaktı.

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, DTP Diyarbakır milletvekilleri Gültan Kışanak ve Aysel Tuğluk, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de cenaze törenine katıldı.

Silahlı saldırıda hayatını kaybedenler arasında bulunan köy imamı Hacı Kazım Ozan'ın cenazesi de, memleketi
Ankara'nın Beypazarı ilçesine gönderildi. Ozan yarın toprağa verilecek.

YARALILARIN DURUMU

Saldırıdan yaralı kurtulan 3 kişiden 1'inin durumu ağır. Sol omzundan yaralanan 3 yaşındaki çocuk ise hızla iyileşiyor. Yaralılardan biri Mardin Devlet Hastanesi'nde, 2'si Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyor.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aytekin Sır, tedavisi süren 18 yaşındaki Hediye Çelebi'nin aşırı kan kaybettiğini bu yüzden hayati tehlikeyi atlatamadığını açıkladı. Genç kız şu anda solunum cihazına bağlı.

3 yaşındaki Medine Çelebi'nin ise akciğerlerinde kısmen zedelenme meydana geldiği belirtildi. Ama bu yaraya rağmen çocuğun genel sağlık durumu iyi.

3 bakan bölgede

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, bölgede.



3 bakan silahlı saldırıda yaralanan Murat Çelebi'yi hastanede ziyaret etti. Bakanlar daha sonra karayoluyla saldırının yaşandığı Bilge köyüne gitti.

Köyde yakınlarını kaybeden vatandaşlara baş sağlığı dileğinde bulunan Bakan Atalay, "Türkiye bir hukuk devletidir, hiçbir suç cezası kalmaz. Yapılan saldırı insanlık dışıdır. Hastanedeki cenazeler otopsinin ardından toprağa verilecek" dedi.

Atalay, "Gözaltına alınan zanlılar üzerinde çalışmaların sürdüğünü, savcı ekibinin de zenginleştirildiğini" söyledi.

Bakan Atalay, "Tabii çok üzücü bir olay. O evi de gittim gördüm. Olayın meydana geldiği yer tam bir vahşet. Yaşlılar, çocuklar, kadınlar, hamile kadınlar... Tabii dayanılır gibi değil. Çok acı bir köy ortamı, ama bütün birimlerimiz çalışıyor" diye konuştu.

Bakanlar daha sonra köyden ayrılarak, Mardin'e geri döndü.

CHP heyet gönderdi

CHP, silahlı saldırıyla ilgili araştırma yapmak üzere kente 4 kişilik bir heyet gönderdi. Saldırının gerçekleştiği köyde incelemelerde bulunacak olan CHP'liler, bölge halkı ve ilgililerle konuşup bilgi alıyor.

Heyet, alınan bilgilerle Merkez Yürütme Kurulu'nda sunulmak üzere bir rapor da hazırlayacak.

Silahlı saldırı olayıyla ilgili Adana Adli Tıp Kurumu'ndan bir ekip de bu kente gönderildi. Ekip otopsi çalışmalarına katılacak olan mak 3 doktor ile 2 teknisyenden oluşuyor.

DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Diyarbakır milletvekilleri Gülten Kışanak ve Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile bazı DTP'li belediye başkanları, Mardin Devlet Hastanesi'ne gelerek saldırıda yaralanan Murat Çelebi'ye geçmiş olsun dileklerini ilettiler.

Bu arada, Bilge köyüne gelişmeleri 500 metre uzaklıktan izleyen gazeteciler, Mardin Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, canlı yayınların infiale neden olduğu gerekçesiyle uzaklaştırıldı.



NELER YAŞANDI?

Dün saat 20:30 sıralarında köylüler, eski köy muhtarı Cemil Çelebi'nin kızının nişanı için Çelebi ailesinin evinde toplandı.

Görgü tanıklarının ifadesine göre nişan ve düğün yemeğinin ardından erkekler ve kadınlar ayrı odalarda namaza durdu.

Bu sırada, köye gelen ve 4-5 kişi oldukları sanılan maskeli saldırganlar evi uzun namlulu silahlarla taradı.

Saldırganlar silahla ateş ettikleri kişilerin ölüp ölmediğini de kontrol etti.

Yaklaşık 15 dakika süren saldırıya, köyün 3 ayrı bölgesinde nöbet tutan korucular karşılık verdi.

Saldırganların, nişanlanan Sevgi Çelebi'nin köydeki bir yakınlarıyla evlenmesini istediklerini, taleplerinin yerine getirilmemesi ve kızın başkasıyla evlendirilmek istenmesi üzerine olayın meydana geldiği iddia edildi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, saldırıda 6'sı çocuk 17'si kadın toplam  44 kişinin öldüğünü, 3 kişinin de yaralandığını, 8 kişinin de gözaltına alındığını açıkladı.

Bakan Atalay, gözaltına alınan kişilerle ilgili, "Hepsi bu köyden, aralarında başka soyadları da var, ama çoğunluğu maalesef ölenlerin de şu anda fail diye gözaltına alınanların da çoğu aynı soyadı taşıyor" dedi.

Aynı köyde yaşadıkları bildirilen 8 kişinin sorgusu Mazıdağı İlçe Jandarma Komutanlığı'nda yapılıyor. Atalay, ilk bilgilere göre saldırının akraba aileler arasında husumetten kaynaklandığı yönünde olduğunu söyledi.



Gelin ve damat da hayatını kaybetti

Saldırıda ölenlerin 21'i Çelebi ailesinden. Saldırıda gelin Sevgi Çelebi, damat Habip Arı ile imam Kazım Ozan'ın da öldüğü bildirildi.

Saldırıda ayrıca damadın annesi Kafi Arı, kız kardeşi 4 yaşındaki Ruken Arı (4), evde bulunan köy imamı Kazım Ozan da yaşamını yitirdi. Saldırıda damat ve gelinin yakınlarından 40 kişi de hayatını kaybetti.

Olayda yaralanan 3 yaşındaki bir çocuk ve 16 yaşında bir genç kızın Diyarbakır'da, diğer kişinin ise Mardin'de  tedavisi sürüyor.

Korucu köyü Bilge'ye giriş ve çıkışlar sıkı denetim altında. Mazıdağı Kaymakamlığı, Bilge köyünde sokağa çıkma yasağı ilan etti.

Mardin Vali Yardımcısı Ahmet Ferhat Özen, olayın terör saldırısı ile ilgisinin bulunmadığını söyledi. Saldırı ile ilgili bölgede geniş çaplı araştırma başlatıldı.



Uyuyakalınca düğüne gidemedi

Bu arada, yaklaşık 4 yıldır Bilge köyünde öğretmen olarak görev yapan Sadık Akbulut, davetli olduğu düğüne uyuyakaldığı için gidemedi, bu sayede ölümden kurtuldu.

Öğretmenin eşi Bedia Akbulut, köy lojmanında oturduklarını, olay saatinde evde bulunduklarını belirterek, şunları anlattı:

"Uzun süredir görev yaptığımız için köydekilerle çok samimiyiz. Çelebi ailesi bizi de düğüne davet etmişti. Ancak eşim dinlenmek için uzanmış ve uykuya dalmıştı. Bende kendisini uyandırmak istemediğim için düğüne gidemedik. Saat 21.00 sıralarında silah seslerini duyunca uyanan eşim ışıkları hemen kapattı. Çok yoğun şekilde silah sesi duyuyorduk. Sonra silah sesleri kesildi. Dışarı çıktığımızda Çelebi ailesinin evine saldırı yapıldığını ve çok sayıda kişinin öldüğünü öğrendik. Köydeki herkes çok büyük korku yaşıyor. Yaşadıklarımıza inanamıyoruz.Biz saldırganı görmedik. Köylülerden bazıları saldırganları gördüklerini, 4 kişi ve yüzlerinin maskeli olduğunu söylüyor."

GÖRGÜ TANIKLARI ANLATTI

46 yaşındaki Osman Çelebi: "Amaçları bizi silmekti"

Olayda yakınlarını kaybeden köylülerden Osman Çelebi, saldırıyı ablasının çocuklarının gerçekleştirdiğini, amaçlarının geride şahit bırakmadan kendilerini tamamen ortadan kaldırmak olduğunu savundu.

İçişleri bakanı Atalay ile görüşen Çelebi, "Sayın Bakanım, aramızda bir sorun yoktu. Dünden beri herkes bu konunun peşinde. Ama buradaki herkes biliyor ki aramızda en ufak bir husumet, dargınlık yok. Bunlar öz ablamın çocukları. Onların amacı bizi tamamen silmek ve olayı terör örgütüne mal etmekti. Ama Allah bırakmadı. Yeğenim olay yerinden kaçmayı başardı. Ayrıca başka yaralılar da var her şey açığa çıktı" dedi.

15 yaşındaki Hülya Çelebi: "Saldırgan bana ateş açtı"
Mazıdağ'ın Bilge Köyü'nde yaşanan katliama tanık olanlar gördükleri ağlayarak anlattı. Katliamda annesi, babası ve 9 yakınını kaybeden 15 yaşındaki Hülya Çelebi, nişana evde peynir yaptığı için gitmediğini söyledi.



Katliamını yaşandığı ev komşu evde oturduklarını belirten Hülya Çelebi, "Saat 21.00 sıralarında silah sesleri duydum. Ben nişanda silah atarak eğlendiklerini düşündüm, ancak bir süre sonra çığlık ve feryat sesleri duyunca evden çıktı. Tam bu sırada elinde silahlı ve başıhda şapka olan birini gördüm. Beni görünce ateş açtı. Ben evimizin önünde kendimi yere atarak kurtuldum. Silah sesleri kesildiğinde komşumuzun evine gittiğimde herkes kanlar içindeydi. Babam ve ablamı kanlar içide gördüm. Ablam delik deşik olmuş ve ölmüştü. Ama amcamın kızının gözleri açık bana bakıyordu. O ölmemişti. Bu manzarayı ömrüm boyunca unutamam. Allah bu acıyı kimseye göstermesin, bunu yapanlar cezasız kalmasın. Başımızı bu felaketi neyi getirdiler" dedi.

Hiç kimseyle bir husumetleri ve kan davası olmadığını söyleyen Hülye Çelebi, "Bunu kimin yaptığını bilmiyorum, köyümüzden bazı kişiler yakalanmış. Bence bunu o yakalananlar yapmıştır" diye konuştu.

14 yaşındaki Sultan Çelebi: "Film seyretmek hayatımı kurtardı"
Katliamda anne, babası ve iki kardeşini kaybeden 14 yaşındaki Sultan Çelebi, nişana televizyonda film seyrettiği için gitmediğini söyledi.

Televizyon izlerken silah sesleri duyduğunu belirten Sultan Çelebi, "Yaklaşık 15 dakika sürdü. Silah sesleri kesildikten sonra nişanın olduğu eve gittim. Her taraf ceset doluydu. Ben kendimden geçmişim, ailemi kaybettim. Şimdi ben na yapacağımı bilemiyorum" diyerek gözyaşı döktü.

Sosyolog Ertem: "İmhaya yönelik bir eylem"

Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doçent Doktor Rüstem Erkan 44 kişinin hayatını kaybettiği katliamı CNN TÜRK'e değerlendirdi.

Erkan, "Mardin'deki katliam oluş biçimiyle daha önce bölgede işlenen töre ya da gelenek kökenli cinayetlerden çok farklı, imhaya yönelik bir eylem var" dedi.
 
TEPKİLER

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, saldırıyla ilgili olarak, "Böyle bir ilkellik, vicdanlarda derin yaralar açan bu vahşet, hiçbir şekilde izah edilemez. Yaşadığımız çağda, töre, kan davası ve husumet gibi kavramların insan hayatının önüne geçiyor olması, toplum olarak herkesin ciddi şekilde düşünmesi ve sorgulaması gereken bir konudur" dedi.

Gül, "Bir daha böyle acıların yaşanmaması için, gerek bireysel gerek kurumsal olarak her düzeyde gayret gösterilmesi gerekmektedir. Bu menfur saldırıda yakınlarını kaybeden ailelerimizin acılarını yürekten paylaşıyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, yaralılarımıza acil şifa dileklerimi iletiyorum. Saldırganların ve tüm sorumluların bir an önce adalet önüne çıkarılmasını temenni ediyorum" dedi.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, silahlı saldırıyı kınayarak, "Şu ana kadar belli olan sayıya göre 45 vatandaşımızın katledilmesi karşısında dehşete kapıldığımı ifade etmek istiyorum" dedi.

Ölenlerden büyük çoğunluğunun kadın ve 6'sının çocuk olduğunu belirten Toptan, "Bu vatandaşlarımızın katledilmesinin söylenebilir kesinlikle hiçbir gerekçesi olamaz. Böyle bir vahşetin günahsız çocuk ve kadınlara karşı işlenmesinin kabul edilebilir hiçbir nedeni olamaz. Şunu bilmek lazım; bu tür katliamları yapanların yanına bunlar kar kalmaz. Mutlaka adalet karşısında hak ettikleri cezayı bulacaklardır. Bundan hiç kimsenin zerre kadar şüphesi olmamalıdır. Şayet bu bir aile içi kavga yahut aileler arası kavga ise herkese sükunet tavsiye ediyorum. Vatandaşlarımızdan adaletin en doğru kararı vereceğine inanmalarını rica ediyorum" dedi.

Köksal Toptan, herkese sükunet tavsiyesini tekrarlayarak, "Sükunetle olayların gelişmesini ve bu işi yapanların cezalarını mutlaka çekeceğinin bilinmesini istiyorum" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Mardin'deki saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı diledi. Başbakan "Hiçbir töre, hiçbir gelenek, hiçbir anlayış bu katliamı mazur gösteremez" dedi. Bölgedeki üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına bu tür olayların yeniden yaşanmaması için çalışmaları çağrısı yaptı.

AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn, Mardin'deki silahlı saldırı nedeniyle derin şok ve üzüntü yaşadığını bildirdi. Rehn, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıda ölenlerin ailelerine ve yakınlarına başşağlığı dileyerek katillerin en kısa zamanda adalete teslim edileceğine inancını dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, Mardin'deki silahlı saldırıya ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e başsağlığı mesajı gönderdi: "Mardin ilinde düğün töreni sırasında meydana gelen ve çok sayıda insanın ölümüne yol açan trajik olayı derin üzüntü duygusu ile öğrenmiş bulunmaktayız. Zat-i alilerinize, bu vahşice saldırının kurbanlarının ailelerine ve yakınlarına en içten başsağlığı dilerim."
{$ nextTitle $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS