Bahçeli'den zehir zemberek sözler

Bahçeli'den zehir zemberek sözler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Başbakan Erdoğan Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı sıfatı ile eski dostlarını yüzüstü bırakırken, bu mübarek ayda vefa duygularından ne kadar mahrum olduğunu açıkça göstermiştir" dedi.

Bahçeli, Ankara Ülkü Ocakları'nın Karşıyaka İş Merkezi'nde düzenlediği iftara katıldı.

İftarın ardından yaptığı konuşmada, yaşanan çağda savaşların, sosyal krizler, etnik temelli sorunlar, çevre felaketleri ve terörün istikrarsızlık yarattığını anlatan Bahçeli, 1096'da başlayan Haçlı Seferleri'nin hala tam olarak amacına ulaşamadığını ve ısrarını sürdürdüğünü söyledi.

Tunus'ta başlayan halk hareketini "kasırga" olarak niteleyen Bahçeli, bu kasırganın Libya'yı vurduğunu ve Şam'ın kapısına dayandığını, bundan sonra hangi ülkeleri kapsamına alacağının da az çok belirlik kazandığını bildirdi.

Libya'da Kaddafi'nin yaşadıklarının ibretlik ve ders niteliğinde olduğuna işaret eden Bahçeli, NATO'nun yol açması ile muhaliflerin önemli yerleri ele geçirdiğini ve sözde özgürlük ve demokrasi adı altında şekillenen Libya'da muhaliflerin sevinç gösterilerini ABD ve Fransa bayraklarını öperek gösterdiğini anımsatan Bahçeli, benzer görüntülerin daha önce Irak işgalinde görüldüğünü, arkasından da ülkede büyük karışılıklar yaşandığını kaydetti.

"Başbakan sırtını döndü"

Müslüman toplumların adeta Batının oyun alanı haline geldiğini ifade eden Bahçeli, şöyle dedi: "Müslüman toplumların, ayaklarına vurulan prangalara sessiz kalması ve uluslararası stratejik hesaplara kurban edilmesi telafisi çok zor olacak bir alçalma ve hezimettir. Müslüman Arap ülkelerinin uzaktan kumanda ile yönetilmeleri, insani değerleri Batılılarının penceresinden ele almaları ve doğal kaynaklarından dolayı tahakküme maruz kalmaları bizim açımızdan üzüntü vericidir."

Suriye'nin durumuna işaret eden Bahçeli, bundan sonra Ortadoğu'nun denkleminin yeniden kurulacağını bildirdi.

Bahçeli, şöyle devam etti: "Bu gelişmeler karşısında AKP hükümetinin aldığı pozisyon ve içine girdiği çarpık ilişkiler ağı, ülkemizi yeni sıkıntıların içerisine sürükleyecektir. Başbakan Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanı sıfatı ile eski dostlarını yüzüstü bırakırken, bu mübarek ayda vefa duygularından ne kadar mahrum olduğunu açıkça göstermiştir. Dün 'dostum, kardeşim' dediği otokrat kişiler Batının yeni konsepti çerçevesinde görevlerinden uzaklaştırılırken Başbakan, rol çalma ve Büyük Ortadoğu Projesi'ni hazmettirmek amacıyla hepsine sırtını dönmüştür.

Küresel güç merkezlerinin planları, komşu coğrafyalara uzanırken Başbakan Erdoğan'ın buna mihmandarlık yapması ve kraldan çok kralcı kesilmesi ülkemizin saygınlığı ve milletimizin yüksek erdemi bakımından utanç vericidir.

Gerek Suriye, gerekse Libya muhaliflerinin Türkiye'de ağırlanması, destek verilmesi ve hatta parasal yardımda bulunulması kabul edilemez bir durum ve hesabı mutlaka sorulacak iki yüzlülüktür. Bizim için öncelikle komşu coğrafyaların istikrarı ve bütünlüğü önemli olmalıdır ve her ülke kendi meselesini kendi sosyal ve ekonomik dinamizmi ile çözebilmelidir. Eğer Suriye veya Libya'ya değişim gerekli ve mümkünse bunun yolu iç dinamiklerin harekete geçmesi ve yöneticilerin bu ihtiyaca açıkça cevap vermelerinden geçecektir."

"Arap toplumunu sırtından bıçakladı"

MHP lideri, "Türkiye'yi Ortadoğu'nun bulanık ve dipsiz kuyusuna Batının sesi ve mayın tarayıcısı olarak indirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur" dedi.

AK Parti hükümetinin, Müslüman Arap toplumunu sırtından bıçakladığını ileri süren Bahçeli, şunları kaydetti: "Başbakan Erdoğan, komşu ülkelerin iç sorunlarına küresel güçlerin yanında hizalanarak bu kadar taraf olmuşken, bundan böyle ülke olarak bölgesel itibar ve inandırıcılığımızdan nasıl bahsedebilecektir? İflas eden dış politika ile Türkiye'nin hak ve hukukunu muhataplarına karşı nasıl savunacaktır? Başkalarının iç karışılıklarına bu kadar açık müdahil olduktan sonra kendi içimizdeki meselelere taraf olmaya çalışacak ülkelere tutarlılık adına ne söyleyecektir ve nasıl duruş serileyecektir?

Türkiye'yi Ortadoğu'nun bulanık ve dipsiz kuyusuna Batının sesi ve mayın tarayıcısı olarak indirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu itibarla Dışişleri Bakanının Trablus'un muhaliflerce ele geçirilmesi üzerine hemen destek vermek amacıyla Bingazi'ye gitmesi ve Batının planları doğrultusunda mesajlar vermesi sorunludur ve başka problemlere kapı aralayacaktır. Gerçekten de komşu coğrafyalardaki depremlerin ülkemizin etnik ve mezhep fay hattını çatlatması büyük badirelere neden olabilecektir.

Üstelik Tunus'ta başlayarak Akdeniz kıyı şeridi boyunca ilarleyen Ortadoğu kaousunun yoluna en sonunda İran ve Türkiye çıkacaktır. 940 yıldır Türk milletinin Anadolu'yu yurt tutmasını içine sindiremeyenler, yavaş yavaş emellerine muaffak olmaktadır. Bu bariz tehlikeyi fark edemeyen AKP hükümeti ön tarafta İsrail ile kavga ederken, arka tarafta ittifak içine girmiş ve İran'ın çevresini boşaltmak için hamleler yapmıştır.

Nitekim geçtiğimiz yıl NATO'nun füze savunma sistemini ülkemize konuşlandırma kararı ve hükümetin de seve seve onay vermesi buna net kanıttır. AKP hükümeti 'One Minute'nin şişirdiği sanal kahramanlık havası ve bunun yarattığı uygun ortam eşliğinde Müslüman Arap toplumunun önce sempatisini kazanmış sonra da sırtından hançerlemiştir. Geriye dönüp baktığımızda bunun AKP'nin ve Başbakanın klasik bir alışkanlığı ve karakteri olduğu ortaya çıkacaktır. Bu günler mutlaka geçecek ve Türkiye taşıdığı yükten mutlaka kurtulacaktır. İşte o zaman gerçekler meydana çıkacak ve yüzde 50 oy almış bir zihniyetin karanlıkta kalan yüzü ve maskelenmiş niyetleri herkes tarafından anlaşılacaktır."

{$ item.Title $}
{$ item.Title $} © {$ item.Files[0].Sources[0] $}
{$ item.Title $}
{$ item.Title $}
{$ photo.Metadata.Title $}
ilgili haberler
 
LG
MD
SM
XS